![]() |
||||||||||
| Anasayfa | Genel Bilgiler | Coğrafya | İdari Yapı | Sosyal ve Kültürel Yapı | Tarih ve Mitoloji | Turizm-Gezi | Ulaşım-Konaklama | Resimler | Haberler | Ziyaretçi |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
BARTIN ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ |
|

Bartın Çevre Gönüllüleri Grubu Yöneticisi
"Washington’
daki başkan bize mesaj gönderip bizden toprak almak istediğini söylemiş fakat toprak, gökyüzü nasıl alınır ve satılır, bu fikir bize çok yabancıdır. Eğer biz suyun tazeliğini, havanın keskinliğine sahip değilsek onu nasıl satabiliriz? Bu
toprakların her köşesi halkımız için kutsaldır, her parıldayan çam ağacı iğnesi, her kumsal, her karanlık ormanın sisi, her vadi, her uğuldayan böcek. Hepsi insanımın hatıralarında ve tecrübelerinde kutsaldır.
Ağacın damarlarından geçen hayat suyu gibi bizim damarlarımızda da kanın geçtiğini biliyoruz. Biz doğanın bir parçasıyız, doğa da bizim bir parçamızdır. Çiçekler kız kardeşlerimiz, ayılar, geyikler, kartallar da erkek
kardeşlerimizdir. Kayalık zirveler, kokulu çayırlar, atın vücudunun teri ve insan, hepsi aynı ailedendir. Irmaklardan parlayarak akanlar sadece su değil, atalarımızın kanıdır. Eğer topraklarımızı satarsak onun kutsallığını hatırlamalısınız.
Göllerdeki temiz sudaki her yansıma benim insanımın hikâyesini anlatır. Suyun sesi benim babamın babasının sesidir. Nehirler bizim kardeşimizdir, susuzluğumuzu giderir, kanolarımızı taşır ve çocuklarımızı doyurur.
Eğer biz bir gün size toprağımızı satarsak, siz de çocuklarınıza öğretin bu nehirler bizim kardeşimizdir, bu yüzden sizde bir kardeşe gösterdiğiniz bütün inceliği onlara göstermelisiniz. Hava Kızılderili insanlar için
değerlidir onla nefesimizi paylaşırız, insan, hayvan, ağaç herkes aynı nefesi paylaşır. Eğer sizin teklifinizi kabul edersek bunu tek bir şartla kabul ederiz, oda beyaz adamın doğaya kardeşi gibi davranması şartıdır.
Eğer toprağımızı satarsak, havanın bizim için çok değerli olduğunu hatırlamanız gerekir, bizle desteklediği bütün hayat ile birlikte ruhunu paylaşır. Dedemize nefesini veren rüzgâr aynı zamanda onun son nefesini de paylaştı,
aynı rüzgâr çocuklarımıza ruhlarını kazandırdı. Eğer toprağımızı size satarsak sizde onu kutsal kabul etmelisiniz ve insanlara çayırların güzel kokusunu taşıyan rüzgârı tadabilecekleri yeri vermelisiniz.
Çocuklarınıza bizim çocuklarımıza öğrettiklerimizi öğretecek misiniz? Onlara toprağın anaları olduğunu söyleyecek misiniz? Toprağa düşen, toprağın bütün çocuklarına düşer diyecek misiniz?
Biz şunu biliriz: Doğa ve toprak insana ait değildir, insan doğaya aittir. Her şey bizi birleştiren kan gibi iç içedir. İnsan hayatın örgüsünü örmedi, o sadece onun içinde bir iptir. Bu örgüye ne yaparsa sonunda kendine
yapar. Bir tek şey biliyoruz, bizim Tanrımız, sizin de Tanrınızdır. Doğa onun bir parçasıdır ve ona zarar vermek onun yarattıklarına hakarettir.
Sizin kaderiniz bizim için muammadır, Bütün buffalolar katlolursa ne olacak? Bütün vahşi atlar evcilleştirilirse ne olacak? Ormanın gizli bölümleri insanların ağır kokuları ile dolunca, bütün tepeler konuşan tellerle
çevrilince ne olacak? Kartal nereye uçacak? Atımıza ve ava elveda demekle ne kazanacağız? Bu bizim için yaşamın bitişi fakat hayatta kalma mücadelemizin başlangıcı olacak.
Son Kızılderili öldüğünde ve onun vahşi dünyası ve hatıraları vadideki bulutun gölgesi olduğunda bu kumsal ve orman burada kalacak mı? Halkımın ruhu kalacak mı?
Biz doğayı, yeni doğmuş bir çocuğun annesinin kalp atışını sevdiği kadar severiz. Eğer topraklarımızı size satarsak onu bizim sevdiğimiz kadar sevin ve ona bizim baktığımız gibi bakın. Bu toprakları satın aldığınız halin
hatırasını zihninizden silmeyin. Çocuklarınız için onu koruyup sevin, tıpkı Tanrının hepimizi sevdiği gibi Biz doğanın bir parçası isek siz de öylesiniz.
Doğa bizim için çok kıymetlidir, sizin içinde öyle olmalı. Tek bildiğimiz birey var: Tanrı birdir ve hiçbir insan Kızıl veya Beyaz ondan ayrı değildir. Hepimiz Kardeşiz…
Çocuklarınıza bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretin.
Toprak bizim anamızdır.
Ve toprağa tükürülmez. Toprak insana değil, insan toprağa aittir.
İnsan hayat dokusunun içindeki bir liftir sadece...
Beyaz adam neyi satın almak istiyor?
Gökyüzünü ve toprakların sıcaklığını mı?
Koşan antilopların çabukluğunu mu?
Biz size bunları nasıl satabiliriz?
Ve siz nasıl satın alabilirsiniz?
Seattle
(DUWARMISH KIZILDERİLİSİ)

Ergin BOZKURT
Bartın Çevre Gönüllüleri Grubu Kurucusu
AMASRA' YA TERMİK SANTRAL NEDEN KURULMASIN DİYORUZ
1- Amasra ve çevresi sahil kıyı şeridi ve iç kesimler dâhil olmak üzere zaten Orman Bakanlığının Çevre Düzenleme Planında orman
liman ve balıkçı barınakları turizm yerleşim alanı ve tarımsal alana izin verilmekte. Fakat ağır sanayi ve enerji yatırımları Filyos Yatırım Havzasına kaydırılmalıdır deniliyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Bakanlık kendi koyduğu
kuralı deliyor.
2- Termik santralin kurulacağı Gömü ve Tarlaağzı köyü sakinleri yerlerinden edilecek. Göçe zorlanacaktır. Yatağan termik santrali kurulduğunda da
ayni film oynanmış 5 köy ve bir kasaba tamamen boşaltılarak Gökçeadaya yerleştirilmiştir. Yani yöre halkı vatanlarından sürülecektir.
3- Bölgenin şirketin üreteceğini söylediği enerjiye ihtiyacı yoktur. Olası enerji ihtiyaçları çok daha düşük maliyetler ve çevreye adaptasyonuyla
rüzgardan ve güneşten yararlanılarak giderilebilir. Öyle ki Amasra tepesi ve civar tepeler rüzgar tribünlerinin kurulmasına elverişlidir.
4- Kömür çıkaracağını vaat ederek ve bölgenin işsizlik sorununu koz olarak kullanmaya çalışarak vaatlerde bulunan şirket Çin'den getirdiği işçilerle
bu konuda bile samimiyetsiz olduğunu ortaya koymuştur.
5- Şirketin üreteceğini söylediği enerji miktarını üretmek için kendi raporlarına göre yılda 6,5 milyon ton kömür kullanılacaktır. Bu kömürün çıkması
için alacaklarını söyledikleri işçi sayısı ise 350 dir. Bu kömürün çıkması için 1 işçinin hiç izinsiz çalışması durumunda günde 51 ton kömür çıkarması gerekir ki böyle bir verimlilik dünya üzerinde hiçbir işletmede yoktur. 350 kişiyle yılda
6,5 milyon ton kömür çıkarmanın imkansızlığını TTK nın 2008 yılında 9685 işçiyle 2,5 milyon ton olduğunu söylersek daha iyi anlarsınız…
6- Ayrıca Amasra kömürünün 3000 kalori olduğunu biliyorsak ve firmanın raporunda 5800 kalori üzerinden hesap yaptığını okuyorsak yılda 6,5 milyon ton
kömür yerine 13 milyon kömür çıkarması gerektiğini hesaplayabilecek kadar matematiğimiz olduğunu ve aptal olmadığımızı söyleyebiliriz.
7- Ve yukarda ki hesaplamalardan şirketin yurt dışından kömür desteği alacağını kestirmek zor olmasa gerek. Yani ülkeye ekonomik yarar yerine zararı
olduğunu alınacak kömür ve getirilecek işçi ile söylemek bir borçtur bizim için.
8- Daha önce şirket kuracakları termik santralin son teknoloji olan Akışkan Yataklı Yakma sistemine sahip bir santral olacağını söylerken bakanlığa
sunduğu raporda 1960 ların teknolojisi olan Pulvarize Yakma sistemine sahip bir santral olacağını belirtmiştir. Bu da daha önce kullanılmış ve eski teknoloji bir sistem santralin sökülerek buraya kurulacağı ihtimalini güçlendiriyor. Bunun
ne kadar sağlıklı olacağını siz düşünün…
9- Kömürleri yıkamak için 1 günde kullanılacak tatlı su miktarı 42.750 ton dur. Oysa Bartın halkının günlük su tüketimi 50.200 ton dur. Yani firmanın
bir günlük su kullanım miktarı Bartın halkının günlük su tüketimine yakındır… Yani güzel kavşak suyu kaynaklarımızın Yani kullanacakları kaynak suyu miktarı Bartın halkının bir günlük tüketimi olan halktan ziyade şirkete hizmet edecek ve
zamanla tükenecektir.
10- Yıkamada kullanılan suyun tekrar geri dönüşümünde su kimyasallar maddelerle karışacağı için denizdeki canlı popülasyonları bu kimyasallarla hızla
azalacaktır. Bu da Bartın da balıkçılığın ve temiz denizin bitmesi demektir.
11- Bartın halkının bir yılda tükettiği kömürü şirket bir günde kullanacaktır. Hava kirliliğinin boyutlarını siz düşünün.
12- Termik santralin doğaya verdiği tahribatı tek bir örnekle açıklayalım. Yatağan termik santralinin kurulumundan yalnızca 4 yılda 4200 hektar orman
sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. Ve bu kayıplara bağlı olarak toprak kayması olayları görülmeye ve hızla artmaya başlanmış su kaynakları kurumuştur.
13- Şirketin kül ve cüruf atıklarını depolaması için ki bu kül ve cüruf miktarı 13 milyon ton kömür kullanıldığında 2.200.000 tondur. Bu kadar miktar
atığı depolayacak alan için sizce ne yapılacak?
14- Çıkan duman ve küllerin Amasra'nın rüzgar etkisine bakıldığında yerleşim yerlerini ne hale getireceğini düşünelim… bu atıkların solunum yolu ile
astım ve kansere neden olduğunu düşünün…
15- Bir yatırım düşünün ki sadece 2000 mw elektrik üretecek ama bunun yanında yaklaşık 150 km2 lik bir alanı çöle çevirecek bitkileri su kaynaklarını
kurutacak ormanları yok edecek denizi bataklığa çevirecek insanları hastalıklara boğacak… ve bunu yöre halkı kabul edecek…
Oturun bir kez daha düşünün…
Amasra’da Termik Santrale Karşı Durmak Bartın'da Yaşama ve Geleceğe Sahip Çıkmaktır…

Handan DEMİR
Bartın Çevre Gönüllüleri Grubu Yöneticisi
BATISINA TERMİK SANTRAL DOĞUSUNA HİDROELEKTRİK SANTRAL KURMA HAYALLERİYLE...
DOĞUDAN BATIDAN KARADENİZ' E GÖZ DİKTİLER...
DENİZİ...YEŞİLİ ,DOĞAYI ÜSTÜNDE YAŞAYAN İNSANLARI VE GELECEĞİ HİÇE SAYARAK...
|
Bu sayfada yayınlanmış olan resimlerin telif hakları www.yesilcakraz.com sitesine aittir. KAYNAK GÖSTERİLEREK DAHİ YAYINLANAMAZ
|
|||||
|
|