|
|
||||||||||
|
|
HABERLER
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
27 Aralık 2010
BİR ZAMANLAR AKKONAK KÖYÜNDE TAPINAK ŞÖVALYELERİ Mİ VARDI?

Akkonak Köyü çeşmesinin ön yüzünde bulunan şövalye haçları ne anlama geliyor?
Çevresinde ve içinde birçok tarihi eser bulunan Akkonak Köyü'ndeki çeşmenin üzerinde bulunan T şeklindeki büyük haç ve bu büyük haçın iki tarafında bulunan iki şövalye haçı Akkonak Köyü ve çevresinin tarihini değiştirecek bir öneme sahip olabilir.
Daha önce kimsenin dikkatini çekmeyen bu kabartma figürdeki semboller yürüyüşlerimizden biri sırasında çekmiş olduğumuz fotoğrafları incelerken bizim dikkatimizi çekti. Bu kabartmadaki kompozisyonun bir benzeri hiç bir yerde yok. Ortadaki T şeklindeki büyük haç Hıristiyanlığın en eski dönemlerinde kullanılan bir haç türü. (SLANIONI HAÇI) . Bu haçın aşağıya doğru uzanan kısmının iki tarafında 2 tane eşit kollu haç bulunuyor.Bu eşit kollu haçlar şövalye haçı olarak biliniyor. Özellikle tapınak şövalyelerinin simgesi olan bu haç formuna daha sonraki yüzyıllarda Malta ve Rodos şövalyelerinin sembollerinde de rastlanmaya başladı.Haçın altında da çatal kuyruklu bir yılan motifi bulunuyor. Bu kabartma levhanın ilginç özellikleri bununla da kalmıyor. Kompozisyon bir kare sistemi oluşturuyor. Bir kenarı 29 cm olan bu figürün ölçüsü, tapınak şövalyelerinin kullandığı şifrelerde rastlanan 58 sayısının yarısı oluyor.
Bilindiği gibi Tapınak Şövalyeleri kendi mesajlarını esrarlı matematik ve geometri sembolleri ile şifreliyorlar ve en çok kullandıkları şifreleme yöntemi karesel dörtlü sistem.
Burada tespit edilen özelliklerin spekülatif değerlendirmeler olduğu düşünülebilir, Ancak çeşmenin üzerindeki daire içinde görülen eşit kollu haçların şövalye haçları olduğu kesin olarak anlaşılıyor.
Eğer bu bilgilerin ışığında Tapınak Şövalyelerinin Akkonak' ta bulunmuş oldukları kanıtlanırsa bölgenin tarihi ile ilgili çok önemli bilgilere erişilmiş olacak.. Tapınak şövalyeleri eğer Akkonak ta yaşadıysa bu muhtemelen Bizans veya Ceneviz dönemlerinde mümkün olabilir. Her halükarda uzmanlar ve araştırmacılar tarafından bu heyecan verici bulgunun üzerine gidilmesi gerekmektedir.
Aşağıda verilen ansiklopedik bilgilerden de anlaşılacağı üzere Tapınak Şövalyeleri yüzyıllarca dünya ticareti ve özellikle deniz ticareti üzerinde egemen olmuş ve büyük bir servete hükmetmişlerdi. Özellikle son dönemlerine doğru Cenevizlilerle kolonilerde ortaklaşa çeşitli ekonomik faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu sebeple, eğer Tapınak Şövalyeleri' nin bu bölgede yaşadılarsa muhtemelen Bizans ve ondan sonraki Ceneviz dönemlerinde bu bölgede bulunmuş olmaları akla yatkın geliyor.
Bu bilgilerin kesinleşmesi için Akkonak ve çevresinde geniş bir tarihi araştırma yapılması ve eldeki bulguların yeniden yorumlanması önemli bir gerekliliktir. Yeşil Çakraz olarak bu konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.
Akkonak Köyü’ nün Tarihi İle ilgili Yeni bilgiler
Akkonak köyünün tarihi ile ilgili olarak Viyana Üniversitesi'nden Erken Bizans Dönemi Uzmanı Avusturyalı bir araştırmacı olan Klaus BELKE tarafından yazılan PAPHLAGONIEN UND HONORIAS isimli bir kitap vardır. Kitap Avusturya’ da yayınlanmış olup henüz Türkçe’ ye tercüme edilmemiştir. Bu kitabın Akkonak Köyü ile ilgili olan bölümünü tercüme ettirdim. Bu kitapta Akkonak köyünden Tripisili olarak bahsedilmekte ve bununla ilgili şu bilgiler yer almaktadır:
“Tripisili, bir yer ismi olup, doğal bir liman özelliği taşımaktadır. Eski adıyla (tarihsel) Paphlagonien denilen sahil şeridi üzerinde olup Amasra ve Kromna arasındadır. Akkonak koyunun500 m batısı antik Erythinoi’ nin 3 km kuzeyinde ve Deliklişile burnunun hemen yanındadır. Geç ortaçağ. Ve erken yeniçağlarda ortaya çıkan sahil şeridi ve deniz haritalarında (Portulan, Periplus) Deliklişile burnunun kuzeyinde olup bölgenin en belirgin doğal çıkıntısı olan bu burnun(Deliklişile Burnu) yanındaki bölgeye Tripisili adı verilmektedir ve bir dil şeklinde denize doğru uzanmakta olan bu kara parçası Amasra ile Kromna arasındadır. Bu ismin bir parçası olan “şile” kelimesine Karadeniz kıyılarında sıkça rastlanmakta olup kökeni eski Yunancadır. Deliklişile Burnu’nun hemen doğusunda bulunan bu koy, sakin havalarda tam bir doğal gemi ve tekne sığınağı olarak kullanılabilir ve 100 metre genişlik, 150 metre derinlik ihtiva etmektedir. Bugün bile küçük bir dere ağzı olan bu koyda küçük balıkçı tekneleri kendilerine sığınak bulabilmektedir. Deliklişile Burnu ismini, denizin bir dil şeklinde uzanmakta olan kara parçasının altında açmış olduğu mağara şeklindeki deliklerden almıştır. Bu uzantı üzerindeki yamaçta herhangi bir kale veya sur şeklinde yapıya rastlanmasa da eski bir kuyunun (İnsan eliyle örülmüş) yapı kalıntılarına rastlanmıştır.”[1]
BELKE Klaus. Paphlagonien und Honorias.. Verlag der Österrichischen Akademie der Wissenschaften. Wien 1996. page: 278-279
Yine Akkonak koyunun batı kıyısında ikiz kayaların karşısına gelen bir yerde küçük bir duvar örgüsü ve insan eliyle yapılmış etrafında veya içinde motifler bulunan bir kuyu(veya sarnıç) bulunmaktadır. Yine köy halkından sözlü olarak edinilen bilgilerde göre bu kuyunun yakınlarındaki düzlük bir alanda bir kilise ve eski mezar yerlerinin olduğu bilinmektedir.
Ayrıca aynı yerde Akkonak köyünün sahil kısmından 100 m uzaklıkta ve dere yatağının içinde 50–60 cm çapında ve 2 buçuk metre uzunluğunda bir mermer sütun bulunmaktadır. Bu mermer sütun derer yatağının denize yaklaşık 100 m uzağında ve ortalama 2 metrelik bir toprak tabakasının altında yatık vaziyette bulunmaktadır.Bütün bunlar bize Akkonak köyü'nde eski bir antik yerleşim yerinin bulunduğunu işaret etmektedir.
TAPINAK ŞÖVALYELERİ HAKKINDA GENEL BİLGİ
NASIL ORTAYA ÇIKTILAR?
Tapınakçıların ortaya çıkışı, tarih derslerinden herkesin çok iyi bildiği bir olaya kadar uzanır. 1.
Haçlı Seferi. 1095 yılında Clermont Konseyi Papa 2. Urban'ın başkanlığında toplanır. Zengininden fakirine, asilinden köylüsüne bütün Hıristiyanları tek bir çatı altında birleştirmeyi amaçlayan toplantıdan kutsal toprakları Müslümanların
elinden ne pahasına olursa olsun kurtarmak için savaş çağrısı yapılır. Büyük bir ilgiyle karşılanan bu çağrıdan bir yıl sonra 1096'da yaklaşık 30000 kişiden oluşan haçlı ordusu İstanbul üzerinden de geçerek 1099'da Kudüs'e varır ve nihayet
kutsal toprakları Müslümanların elinden alırlar ve Hıristiyan Kudüs Krallığı kurulur. Aslında belki de, Kudüs'ü almak işin kolay kısmıdır. Kudüs alınmıştır
ancak daha önemli olan onu elde tutabilmektir. Bu bağlamda, Avrupa'dan Kudüs'e bir göç başlar; yüzlerce askeri tarikat kurulur. Bu küçük tarikatlar kısa süreler içinde yok olup gider ama kurulacak olanlardan bir tanesi Avrupa'ya
hükmedecektir.
TARİKATIN KURULUŞU
Kudüs'ün fethinden yaklaşık 20 yıl sonra Hugues de Payns (Payns'lı Ugo) liderliğinde dokuz şövalye
Kudüs'e gelir ve dönemin kralı 2. Baudouin'in huzuruna çıkarlar. Hugues de Payns, Kudüs'e gelen Hıristiyan hacıların mallarını ve canlarını koruma görevine talip olduklarını söyler. Yoksulluk, erdenlik ve itaat andı içerler. Böylece iki yüz
yıl boyunca Avrupa'ya hükmedecek olan tarikat böyle basit bir biçimde "İsa'nın yoksul Şövalyeleri" adıyla kurulur. Bu ne salt bir manastır tarikatı ne de sadece bir askeri tarikattır. Tapınakçılar hem asker hem rahiptir. Bir çok kaynağa
göre tarikatın büyük üstadı Hugues de Payns ile Kudüs Kralı 2. Baudouin önceden tanışırlar ve dostturlar. Bu iddiayı destekleyecek bir biçimde Kudüs kralı tarikata Kral Süleyman'ın tapınağının da bulunduğu bölgeyi tahsis eder. Böylece
tarikat, yüzyıllar boyunca anılacağı isimle anılmaya başlar: Tapınak Şövalyeleri. Aslında tarikatı saran gizem perdesini daha kuruluş aşamalarında görmek mümkündür. Dokuz kişiden oluşan küçücük bir askeri grup hangi güçle Hıristiyan
hacıları koruyacaktır? Onlara neden tam da Süleyman'ın tapınağının bulunduğu bölge verilmiştir? Tarikatın gerçek kuruluş amacı gerçekten de hacıları korumak mıdır?
TARİKATIN GELİŞİMİ
Kudüs Krallığı gelişmektedir. Kudüs kutsaldır. Kudüs zengindir. Kudüs sırdır, gizemdir. Kudüs'e gidip Müslümanlarla savaşmak,
canını feda etmek sevapların en büyüğüdür. Fakirsen Kudüs'e gidersin, zenginleşirsin. Suçluysan Kudüs'e gidersin, bir haçlı olursun günahlarından arınırsın. Sana yemek verirler, zırhlar giydirirler, yatırırlar; yeni bir hayatla yeniden
doğarsın. Avrupa'dan, özellikle fakirler ve suçlular dalgalar halinde Kudüs'e göç eder. Kendilerine tahsis edilmiş gizemli bölge ve Kudüs Kralı'nın desteğiyle en popüler örgüt haline gelmiş olan tapınakçılara katılırlar. Tarikat için suçlu
olman, aforoz edilmiş olman önemli değildir; her geleni Hıristiyancı kabul ederler. Tarikat büyümektedir. Yukarıda belirtildiği üzere sahip olduğu bölgenin ve gizemli havasının etkisiyle tarikat Avrupalı asillerin de ilgisini çekmektedir.
1120'li yıllarla birlikte, içinde kontların da bulunduğu bir çok Avrupalı asil tapınakçı olur.
TARİKATIN KURALLARI
Tarikatın amblemi bir at üzerinde arka arkaya oturmuş iki şövalyedir. Aziz Bernard bir at üzerine iki şövalye yerleştirerek
hem yoksulluğu vurgulamış hem de tarikatın rahip-asker çift yönlülüğüne vurgu yapmıştır;ancak ileriki zamanlarda bu amblem hakkında bile komplo teorileri üretilecektir.
Şövalyeler, zırhlarının üzerine beyaz ve üzerinde kırmızı tapınakçı haçı basılı kıyafetler giyeceklerdir. Sancakları, siyah-beyazdır.
Tarikatın kuralları Aziz Bernard tarafından " Regula Pauperum Commilitonum Christi et Templi Salomonis" adıyla kaleme alınır.
Çok sıkı ilkelerle çevrelenmiş, çok sert bir tüzüktür bu. İki kişi bir kaptan hiç konuşmadan yemek yiyecektir, tan sökerken kalkılacaktır, cuma günleri tövbe günü olacaktır, Büyük Üstada kayıtsız şartsız itaat edilecektir, bir kadınla
cinsel ilişkiye girmek yasaktır hatta şövalyeler anneleri ve kız kardeşlerinden başka bir kadını öpemezler, saçlara özen göstermek zayıflıktır bu sebeple saç taramak, sık sık yıkanmak yasaktır, kavga etmek yasaktır, bir kadınla alışveriş
yasaktır, iftira yasaktır, öç almak için bir Hıristiyancı yaralamak yasaktır, köpekler ve kediler dışında birine hayvan bağışlamak yasaktır, bir şövalyenin atının başı boş dolaşması yasaktır, üstadın mührü kırılamaz, geceleri kışladan
ayrılmak yasaktır, sinirle cüppeyi yere atmak yasaktır, tarikatın şövalyelere verdiği parayı izin almadan harcamak yasaktır, sinirle "Müslümanlara katılacağım" demek yasaktır, kürklü kıyafetler yasaktır, ucu kıvrık ayakkabılar yasaktır...
Bunlar gibi onlarca yasak...
TARİKATIN BÜYÜMESİ
Buradan sonrasını takip etmek zordur. İlk kurulduğu andan tarikat aldığı bağışlarla sürekli büyümüş
ve zenginleşmiştir. Aldıkları bağışlar, küçümsenecek cinsten değildir. Aragon Kralı imparatorluğundaki bir bölgeyi tamamen onlara bağışlamıştır hatta varis bırakmadan ölecek olursa tüm imparatorluğunu tapınakçılara bırakacaktır. Onlarca
kaleleri vardır artık, Portekiz Kralı onlara uçsuz bucaksız ormanlar bağışlamıştır, papalık sürekli muazzam bağışlar yapmaktadır. Tarikat Avrupa'da komutanlıklar kurar, kendi kaleleri vardır, kendi toprakları vardır, kendi ormanları vardır.
Artık işler karışmıştır. Artık tapınakçı olmak, Filistin'e gidip çöllerde bir arkadaşınla bir tastan konuşmadan yemek yemek, saçlarını yıkamamak, kadın yüzü görmeden senelerce çöl sıcağında zırhlar içinde at üzerinde adam öldürmek demek
değildir. Avrupalı biri evinden çıkıp pekala tapınakçı olabilir artık. Avrupa'da örgütlenirler. Asiller tapınakçı olur. Yoksulluk andı içmiş İsa'nın Yoksul Şövalyeleri tarikatının Avrupa'da uçsuz bucaksız toprakları, bitmez bir servetleri
vardır. Avrupalı tapınakçılar bankacılığı icat eder. Bankacılık iddia edildiği üzere Rönesans Floransa'sında değil tapınakçılar zamanında doğmuştur. Tarikatın Avrupa komutanlıkları tarikatın servetini yönetir. Topraklar alır, kaleler yapar.
Faizle borç para verirler. O dönemlerde yolculuk tehlikelidir. At üstünde yıllarca bir yerden bir yere seyahat etmek zorundasındır. Üzerinde para taşımak aptallıktır. Filistin'e mi gideceksin? Tarikatın avrupadaki bir komutanlığına gider
paranı onlara verir bunun karşılığında bir makbuz alırsın. Sonra Filistin'e gider, tarikatın oradaki komutanlığında makbuzunu verir, paranı alırsın. Çek hesabını tarikat bulmuştur.
Tarikat çok fazla büyür. Aziz Bernard'ın desteğiyle Papa olan 2. Innocent onlara ayrıcalık sağlar.
Artık tarikatın kendi kilisesi vardır. Papalık onları ayrı bir kilise olarak tanır. İş çığrından çıkar. İsa'nın yoksul şövalyeleri, bir çok uluslu şirket olur. Ayrıcalıkları inanılmaz ölçülerdedir. Kendi topraklarında kendi yasaları vardır;
ne papaya ne krala hesap vermeyeceklerdir. Kendi topraklarında vergi toplama hakları vardır artık, taşınmazları üstünde her hakları saklıdır. Her seviyeden kişi tapınakçı olur. Artık tapınakçılar her yerdedir... Kapılarına krallar gelmekte
ve onlardan çok büyük faiz oranlarıyla borç para almaktadır. Krallıkları onlar yönetir. Kutsal topraklar tapınakçıların elindedir. Papalığı bile yönetir hale gelmişlerdir...
TARİKATA KARŞI BÜYÜYEN TEPKİ
1244'te Kudüs düşer. 1291'de Akka Kalesi'de Müslümanların eline geçince tapınakçılar amaçsız
kalmışlardır. Öyle ya, onlar kutsal toprakları korumakla görevli amansız şövalyelerdir ama şimdi ellerinde hiç bir şey yoktur. Tarikat amacından sapmıştır. Tarikat askeri bir tarikattır. Ama şimdi nerede ne için savaşacaklardır. Kudüs'ün
düşüşüyle tarikat bir tefeci kuruluş haline dönüşür. Doğu'daki şövalyeler zırhları içinde, amaçsız kalmış bir şekilde Kudüs'teki kalelerini, tapınaklarını, miğferlerini, kılıçlarını düşleyerek amaçsızlık içinde savrulurken batıdaki Avrupa
komutanlıkları servetlerine servet katmakta, uçsuz bucaksız bir serveti yönetmektedir.
Dönemin İngiltere Kralı olan ve kendisini onursal bir tapınakçı olarak gören Aslan Yürekli
Richard'dan Kıbrıs Adası'nı alırlar. Kıbrıs artık şövalyelerin yeni toprağıdır. Burada Kudüs'ü yeniden ele geçirmenin planlarını kurmaktadırlar.
Tarikat ilk kuruluş yıllarından itibaren Avrupa'daki yoksul halkın sempatisini kazanmıştır. Büyük
Üstat, bir azizdir. Tarikat, kutsal toprakların bekçisidir, yoksulluk içinde Hıristiyanlığın kutsal topraklarının bekçiliğini yapan efsanevi birer yenilmez savaşçıdır onlar. Oysa şimdi durum farklıdır. O zavallı, destan yazan şövalyeler ve
en başlarında büyük üstatları satın aldıkları bir adada krallar gibi yaşamakta, tarikatın avrupa komutanlıkları faizle borç para vermekte, halktan ağır vergiler almaktadır.
Yine aynı zamanlarda Başta Fransa Kralı Philip olmak üzere bir çok krallıkta da tapınakçılara
karşı büyük bir öfke oluşmaya başlar. Kolay değil, Fransa Kralı'nın hazinebaşı bir tapınakçıdır. Fransa'nın parasını bile kral değil, tapınakçılar yönetmektedir. Büyük üstat bir kralla eş değer düzeydedir, papa üzerinde hakimdir; uçsuz
bucaksız toprakları yönetir, vergiler toplar. Yoksulluk andı içerek kurulmuş, kutsal toprakları korumakla görevli bir tarikat, kutsal topraklardan millerce açıktaki bir adadan sonsuz bir servet yönetmektedir. Bu durumda artık onlara nasıl
iyi gözle bakılabilir?
Aslında Kral Philip ilk olarak onlarla birleşmeyi dener ve tarikatın onur üyesi olmak ister. Bu
isteği büyük üstat tarafından reddedilir. Artık oy yaydan çıkmıştır. Philip, papaya tapınakçılarla hospitalitleri birleştirmeyi ve tek bir çatı altında toplamayı önerir. Kıbrıs'taki tahtından kalkıp yanına da bir kaç şövalye alarak büyük
üstat Jaqcues de Molay gelir ve papaya bir ültimatom verir. Oyunu de Molay kazanır...
Ancak, özellikle Fransa'da tarikata olan tepki gittikçe büyümektedir ve tarikat hakkında çok ciddi
söylentiler dolaşmaktadır. Asıl amaçlarının kutsal toprakları korumak değil, zenginleşmek olduğu, aç gözlü ve vicdansız oldukları, şeytana tapındıkları, erkek erkeğe seks yaptıkları kulaktan kulağa yayılır.
Kral Philip bir mahkeme kurar ve tapınakçılara yönelik suçlamaları sıralar. Tapınakçılar din
kuralları dışına çıkarak zengin olmuşlardır, tapınakçılar "bafomet" denen bir kafa figürüne tapınmakta ve şeytani ayinler yapmaktadır, erkek erkeğe seks yapmaktadırlar, erginlenme törenlerinde haça tükürüp üstüne tuvaletlerini
yapmaktadırlar, tarikata giriş töreninde İsa'yı yadsımaktadırlar, büyük üstat üyelerin günahlarını affetmektedir ve erginlenme törenlerinde "Utanç Öpücüğü" denen bir safha yer almakta ve tarikata girecek olan kişi büyük üstadı arka
tarafından öpmektedir.
Ardından Papa 3.Innocent Kral Philip'in baskılarına daha fazla dayanamaz ve "de İnsolentia
Templariorum'u yayınlar. Burada tapınakçıların küstahlıklarına yer verilmektedir. Aslında papanın öncelikli amacı olayı tapınakçılara en az zarar gelecek şekilde sonlandırmaktır ve bu buyruğu yayınlayarak Philip'i biraz olsun frenlemeyi
amaçlamıştır.
KOVUŞTURMA
Oysa Philip'in durmaya niyeti yoktur. Kovuşturma başlar. Bu normal bir kovuşturma değildir. Çelişkilerle,
gizemlerle dolu bir kovuşturma...
Kral Philip kovuşturma işinin başına en amansız iki adamı, Nogaret ve Marigny'i verir. Ardından Esquieu de
Florian adında bir kişi sahneye çıkar. Suçu yüzünden hapis yatmakta olan de Florian hapishanede ölüm cezasına çarptırılmış suçlu bir tapınakçıyla karşılaştığını iddia eder. Florian'ın yalanları resmi kovuşturma da gerçek tanıklığa dönüşür.
Papa 5. Clement göstermelik de olsa resmi bir kovuşturma başlatır. Tapınakçılar hem papalık hem de Fransa Krallığı tarafından kovuşturulmaktadır. Büyük üstat Jacques de Molay suçlamaları reddeder ve kendisini kovuşturan papayla birlikte bir
kral gibi törenlere katılmaya, servetini yönetmeye devam eder.
1307'nin Eylül ayında, Philip tüm vergi memurlarına ve kethüdalarına mühürlü bir mesaj gönderir.
Tapınakçıların tüm mallarına el konulmasını ve topluca tutuklanmalarını buyurur. Bir ay gibi bir süre sonra tapınakçıların mallarına el konulmuş ve yüzlerce tapınakçı tutuklanıp zindanlara atılmıştır. Zaten kovuşturma döneminin
gizemlerinden biri budur. Uçsuz bucaksız toprakları olan, muazzam bir servet sahibi, her yere, krallığın içlerine kadar sızıp krallığı yönetir hale gelmiş tapınakçılar bu süre zarfında hiç bir şey olmamış gibi davranmaya devam etmişlerdir.
Kralın emri ve tutuklanmalarına kadar olan bir aylık süre içinde hiç bir şekilde bir önlem almamışlar, gelen icra memurlarını içeri buyur edip bütün mal varlıklarını teslim etmiş; tutuklanmalara hiç bir direnç göstermemiş ve buyrun
tutuklayın demişlerdir. Papadan ve Fransa Kralı'ndan da fazla gücü olan bu adamlar neden böyle davranmışlardır?
Philip, işkence aletlerini, demir çubukları, kazıkları hazırlar. İşkence altında bir çok tapınakçı
ölür. Bir çoğu ise suçlarını itiraf eder. İtiraf ettikleri şeyler azımsanacak şeyler değildir; büyük üstadı arka tarafından öptüklerini, haça tükürdüklerini, İsa'ya küfür ettiklerini, Meryem'in bakireliği yadsıdıklarını, birbirlerini
becerdiklerini, bir kedi başına tapındıklarını ve bunun gibi türlü şeyi itiraf ederler. Bu da tuhaftır. Yıllarca çöllerde ter içinde Müslümanlara karşı kutsal toprakları savunmuş bu eli kanlı gözü kara adamların hiç biri tutuklanmaya
direnmemiş, kendilerine ne suçlama yöneltiliyorsa gözlerini kırpmadan itiraf etmişlerdir. Paris'te büyük üstat Jacques de Molay bile, tüm bu suçları işlemiş olduğunu itiraf eder. Bu davranışları, tarikatın yer altına kayma planı olduğu
söylencesini ortaya çıkaracaktır.
Papa, olayın büyüdüğünü görür ve kovuşturmayı tamamen kendi denetimine almak ister. Philip, papanın
amacının kovuşturmayı tapınakçılara en az zarar gelecek şekilde sonuçlandırma amacı güttüğünü bilmektedir. Papa bir kaç kişiyi yakıp tarikatı kısa süreliğine kapatmak isterken kral tam tersine olayın iyice büyümesini amaçlamaktadır.
Büyük üstat Jacques de Molay ardından tüm itiraflarını yadsır. Ardından ertesi yıl, üçüncü ifadesinde
taktik değiştirir ve susar, sadece papanın huzurunda konuşacağını söyler.
1310 yılında bir kaç yüz şövalye, kendilerine söz hakkı verilmesini ister ve önceki ifadelerinin
hepsini yadsırlar. İtiraf ettikleri hiç bir şeyi yapmamış olduklarını ve o ifadeleri işkence altında vermiş olduklarını belirtirler. Ancak Nogaret kozunu oynar. Bu kez de onları o dönemin en büyük suçlarından biri ile "relaps" suçunu
işlemiş olmakla, yani yalan yere itiraf edip and içmiş olmakla itham eder. İtiraflarını geri alan şövalyeleri ölüm cezasına çarptırır.
Büyük Üstat hala tutukevinde papanın huzurunda kendisini savunacağı günü beklerken papa tarikatın
mallarını Hospitaler'e devreder.
1314'te, papa ile kral anlaşır ve Notre Dame'ın avlusunda büyük üstad Jacques de Molay ölüm cezasına
çarptırılır. Kararı duyan Jacques de Molay yolun sonuna geldiğini bilmektedir. Yaklaşık 7 yıldır hapis yatmış olan yaşlı büyük üstad, onurlu bir şekilde ölmeye karar verir. Kendisinin de biraderlerinin de suçsuz olduklarını, eğer bir ihanet
varsa onu da yalan yere ifade veren biraderlerinin yaptığını, kendisinin bunu yapmayacağını haykırır. Jacques de Molay'da relaps suçunu işlemiştir. Cite adasında kazıklar dikilir, odunlar hazırlanır ve büyük üstad Jacques de Molay bir kaç
gün içinde diri diri yakılır...Ölmeden önce adı kaynaktan kaynağa değişen bir biraderine görevini devrettiği ve tarikatın yer altına kayması emrini verdiği söylenir.
1312 yılında papa 5. Clement yayınladığı .Vox in Excelso adlı fermanıyla tarikatı resmen kapatır. Bu
fermanda tapınakçıların şeytana tapındıkları ve birbirleriyle homoseksüel ilişki yaşadıkları belirtilmiştir ve tarikat resmen yok olur.
25 Aralık 2010
ÇAKRAZ' DA 2010 YILININ SON DÜĞÜNÜ
Hatipler Köyü' nden Ali ÇEVİK' in oğlu KORAY ÇEVİK, Şenyurt Köyü'nden Oya KAZGUÇ' la evlendi
Çakraz' da yılın son düğünü bugün yapıldı. Hatipler Köyü'nden Ali ÇEVİK' in oğlu Koray ÇEVİK, Şenyurt Köyü'nden Oya KAZGUÇ ile hayatını birleştirdi. Sahildeki ALAY MOTEL de yapılan düğünde gelin ve damat Mahalli Sanatçı Yıldıray' ın söylediği şarkı ve türkülerin eşliğinde misafirlerle beraber eğlendiler.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak KORAY - OYA ÇEVİK çiftini tebrik ediyor ve kendilerine ömür boyu mutluluklar diliyoruz.
22 Aralık 2010
ÇAKRAZ' DA AŞURE ZİYAFETLERİ BAŞLADI
Bugün Çakrazşeyhler Köyü halkının ortaklaşa hazırladığı aşure ziyafetine çok sayıda vatandaş katıldı
Çakraz ve çevresinin en güzel geleneklerinden biri olan aşure geleneği devam ediyor. Bugün Çakrazşeyhler köyü' nün aşure ziyafeti vardı. Köy halkının ortak katkılarıyla ve ortaklaşa hazırladıkları aşure ziyafetine çok sayıda vatandaş katıldı. Çakrazşeyhler Köyü Muhtarı Cengiz KOÇER' in evinin bulunduğu sokakta kurulan kazanlarda kadınlar tarafından pişirilen aşure, sokağa kurulan masalarda halka ikram edildi. Çakraz ve çevresinde yüzyıllardır devam eden aşure geleneğine göre çevredeki her köy belirli bir günde malzemelerini köy halkının ortaklaşa almış olduğu aşure yemeği hazırlanarak meydanlarda halka ikram ediliyor. Aşurenin hazırlanmasından misafirlere ikram edilmesine kadar geçen her aşamada, halk sosyal dayanışmanın en güzel örneklerinden birini vererek elbirliği ile gönüllü olarak yer alıyor..Çakraz' daki aşure geleneği ile ilgili olarak sitemizin SOSYAL ve KÜLTÜREL YAPI bölümünden gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz. Sizleri bugünkü aşure ziyafeti ile ilgili resimlerle baş başa bırakıyoruz...
18 Aralık 2010
OKULUMUZDA AŞURE GÜNÜ DÜZENLENDİ
Hüseyin Kadir Yüksel (Ortada)
Sınıf Öğretmeni Hüseyin Kadir YÜKSEL' in öncülüğünde düzenlenen etkinlikte öğrencilere aşure ikram edildi
Cuma Günü okulumuz tarihinde bir ilk yaşandı. 1/A Sınıfı Öğretmeni Hüseyin Kadir Yüksel' in öncülüğünde öğrenci velilerinin de katılımıyla AŞURE ETKİNLİĞİ düzenlendi.Öğrenci velilerinin aralarında iş bölümü yaparak hazırlamış oldukları Aşure Öğrenci ve öğretmenlere dağıtıldı. Okulda güzel bir gelenek olarak başlayan AŞURE GÜNÜ' nde dağıtılan aşure öğrenci ve öğretmenler tarafından çok beğenildi. Öğrenciler küçük plastik kaplar içinde sunulan aşureye büyük ilgi gösterdiler.
Öğrenci velileri, öğretmen ve öğrenciler bu geleneğin her yıl tekrarlanması dileyerek Öğretmen Hüseyin Kadir YÜKSEL' e teşekkür ettiler.
Bu milli ve anlamlı geleneğimizi yaşatma konusunda gösterdiği çabadan dolayı Hüseyin Kadir YÜKSEL' i kutluyor ve benzer etkinliklere devam etmesini diliyoruz
12 Aralık 2010
YÜKSEKLERDE KAR VAR
Güneydeki Akçaotluk zirvesinde kar var
Dün gece yılın ilk karı civardaki yüksek tepelere düştü. Merkezde ise kar yok..Soğuk hava Çakraz' ı etkilemeye devam ediyor İki gündür devam eden fırtına şiddetini kaybetti.
11 Aralık 2010
BEKLENEN SOĞUK HAVA DALGASI GELDİ
Şiddetli fırtına ile birlikte yağmur da başladı
Avrupa' yı kasıp kavuran soğuk hava dalgası Balkanlar üzerinden girerek yurdun büyük bölümünü etkisi altına aldı. Buna bağlı olarak Çakraz' da da Dünden itibaren başlayan şiddetli fırtına ev yağmur bu gün de devam etti. Hava sıcaklıkları da önemli ölçüde düştü. Bu gece saat 21.00 civarında yağmur, sulu kara dönüşmeye başladı.
9 Aralık 2010
BAŞKAN CEMAL AKIN' A ÇAKRAZ' DA BÜYÜK İLGİ
"BEN HEPİNİZİN BAŞKANIYIM VE KAPIM HERKESE AÇIK..."
Bartın' ın başarılı Belediye Başkanı Cemal Akın ve MHP Bartın İl Başkanı Sezai Bilgin Çakraz' da vatandaşlarla Sohbet etti
Bartın Belediye Başkanı Cemal AKIN ve Milliyetçi Hareket Partisi Bartın İl Başkanı Sezai Bilgin Beraberinde Bartın ve Amasra ilçesi' nin yöneticileri ile birlikte Çakraz' a geldi. Kahvehanede vatandaşlarla sohbet eden Belediye Başkanı Başkan Cemal AKIN ve İl Başkanı Sezai BİLGİN yaptıkları Konuşmalarda Bartın' ın çeşitli sorunları ve ülke gündemi ile ilgili olarak vatandaşlarla sohbet ettiler. Başkan Cemal AKIN Bartın 'ın sorunları
ile gece gündüz durmadan, dinlenmeden çalıştıklarını belirterek, başkanlığa seçildiği günden bugüne kadar Bartın'ın önemli birçok sorununu hallettiklerini ve şu anda Bartın'da mevcut işsizliğe çare olabilecek, vatandaşlara iş imkanı sağlayacak yatırımların gerçekleşmesi için çalıştıklarını ve bu konuda da büyük ilerleme sağlayacaklarını söyledi.
Bartın Belediye Başkanı Cemal AKIN konuşmasının bir bölümünde vatandaşlara : "Ben her ne kadar Bartın Belediye Başkanı olsam da yine hepinizin başkanıyım. Her türlü sorununuz için kapım hepinize açıktır. Biz bize herhangi bir sorunu için gelene nereli olduğunu, hangi siyasi partiye oy verdiğini sormayız. Sadece sorununun ne olduğunu sorarız ve yapabileceğimiz ne varsa o sorununun çözümlenmesi için onu yaparız...Kapımız hiçbir siyasi, sosyal ve kişisel ayrım yapmaksızın herkese açıktır." dedi. Başkan Cemal AKIN' ın bu sözleri vatandaşlardan büyük alkış aldı..
Daha sonra Çakraz sahilindeki kahvehaneleri ve esnafı ziyaret eden Başkan Cemal AKIN ve beraberindekiler vatandaşlarla görüştükten sonra Çakraz' dan ayrıldılar..
20 Kasım 2010
ALİ TEZEL VEFAT ETTİ
Ali TEZEL' in cenazesi yarın toprağa verilecek
Çakrazova Köyü halkından Hüseyin TEZEL' in babası Ali TEZEL bugün öğle saatlerinde geçirdiği ani rahatsızlık sebebiyle vefat etti. Ölümü büyük üzüntü yaratan Ali TEZEL' in cenazesi yarın toprağa verilecek.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak "ALİ TEZEL' e" Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
17 Kasım 2010
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ ÇAKRAZ' DA VATANDAŞLARLA
BAYRAMLAŞTI
Çakraz Turizm Derneği' ni de ziyaret eden TUNÇ, çalışmalarla ilgili bilgi aldı
AK PARTİ Bartın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi ve AK PARTİ Grup Yönetim Kurulu üyesi Av. Yılmaz TUNÇ Kurban Bayramı dolayısıyla ziyaret ettiği Çakraz' da vatandaşlarla bayramlaştı. Beraberinde AK PARTİ İl İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, AK PARTİ İl Başkanı Yakup ULUPINAR ve diğer parti yöneticileri ile birlikte Saat 15.30 sıralarında Çakraz' gelen AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz TUNÇ, önce Çakraz Turizm Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği' ni ziyaret etti. Burada Dernek yöneticileri ve vatandaşlarla bir süre sohbet eden TUNÇ, Çakraz' daki alt yapı ve kanalizasyon çalışmaları hakkında dernek yöneticileri ile görüştü ve derneğin bu konuda yapmış olduğu çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Daha sonra Dernekten ayrılan Yılmaz TUNÇ sahildeki çay bahçelerinde oturan vatandaşlarla tek tek bayramlaştı ve Çakraz' dan ayrıldı
16 Kasım 2010
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN KURBAN BAYRAMI
DOLAYISIYLA
BİR KUTLAMA MESAJI YAYINLADI

Kutlama mesajında birlik beraberlik ve dayanışma duygularına vurgu yapan TUNÇ vatandaşların bayramını kutladı
AK PARTİ Bartın Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu üyesi ve AK PARTİ Grup Yönetim Kurulu üyesi Av. Yılmaz TUNÇ Kurban Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Mesajında birlik, beraberlik, kardeşlik duygularına vurgu yapan milletvekilimiz, kurbanın paylaşma anlamına geldiğini belirterek, dargınlıkların unutulmasına, insanlığın barışına ve millet olarak huzurlu bir geleceğe vesile olmasını dileyerek vatandaşların bayramını kutladı. Milletvekimizin bayram mesajını aynen yayınlıyoruz
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN KURBAN BAYRAMI KUTLAMA MESAJI
Bayramlar, sevinçlerin paylaşıldığı, gönüllerin coştuğu, kalplerin yumuşadığı, akraba ve komşuların ziyaret edildiği, öksüz ve yetimlerin sevindirildiği, misafirlerin tebessümle karşılandığı, ikramların yapıldığı mutlu günlerdir.
Millet olma irademizi diri tutan; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı pekiştiren, rahmet ve bereket dolu bir Kurban Bayramına ulaşmış bulunuyoruz.
Kurban paylaşmaktır, Kurban yakınlaşmaktır. Paylaşma ve yakınlaşmanın doruğa çıktığı bu müstesna günlerin dargınlıkların unutulmasına, insanlığın barışına, millet olarak huzurlu bir geleceğe vesile olmasını temenni ediyor,
Bu mutlu günde tüm milletimizin ve Bartınlı hemşerilerimin mübarek Kurban Bayramını tebrik ediyor, sevdikleriyle birlikte mutlu ve huzurlu nice bayramlar diliyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
Bartın Milletvekili
TBMM Adalet Komisyonu Üyesi
AK Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi
10 Kasım 2010
ATATÜRK' Ü ANDIK
Ölümünün 72. yılında Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK yüreklerimizdeydi
Aramızdan ayrılışının 72. yıldönümünde Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK, tüm yurtta olduğu gibi Çakraz' da da anıldı. okulumuzda yapılan anma töreninde Okul Müdürü Naci YILDIZ tarafından Atatürk büstüne çelenk konulmasından sonra saat dokuzu beş geçe saygı duruşu yapıldı ve ardından İstiklal Marşı söylendi. Daha sonra bayrak yarıya indirildi. Bunun ardından öğrenciler çeşitli konuşmalar yaptılar. şiirler okudular. Marş söylediler ve oratoryo sundular.
30 Ekim 2010
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLANDI
Okulumuzda yapılan kutlama töreninde öğrenciler çeşitli etkinlikler sergilediler
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Çakraz' da da okulumuzda yapılan bir törenle kutlandı. Şiddetli yağış sebebiyle okulumuzun giriş salonunda yapılan kutlama töreninde öğrenciler çeşitli etkinlikler sergilediler. Şiirler okundu ve oratoryo sundular.
29 Ekim 2010

28 Ekim 2010
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI DOLAYISIYLA BİR KUTLAMA MESAJI YAYINLADI

Türkiye' nin ekonomik ve siyasal alanda kaydettiği gelişme seviyesine vurgu yapan TUNÇ, hedeflerinin Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiye' yi dünyanın 10. büyük ekonomisi yapmak olduğunu söyledi
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ Av. YILMAZ TUNÇ’UN
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA MESAJI
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının en olumsuz şartları aşarak yükselttikleri bağımsızlık ruhu ve ülkeyi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarma azmi ile kurdukları Cumhuriyetimizin 87. kuruluş yıldönümünü milletçe kutlamanın sevinci içerisindeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti bu gün dünyanın 17. büyük ekonomisi Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi haline gelmiştir. Avrupa Birliği ile müzakere aşamasında olan ülkemiz aynı zamanda İslam Konferansı Teşkilatının Genel Sekreterliğini üstlenmiş ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine 151 ülkenin desteğini alarak seçilmeyi başarmış dünyada söz sahibi bir ülke konumuna gelmiştir.
Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizi dünyanın 10. büyük ekonomisi yapmaktır. Özellikle son yıllarda; Eğitimde, Sağlıkta, Adalette, Ekonomide, Dış Politikada, Sosyal politikalarda ve Bayındırlık alanında gerçekleştirilen hizmetlerle ülkemiz Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyetler hedefine doğru hızla ilerlemektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Milletimizin ve Bartınlı hemşerilerimizin Cumhuriyet Bayramını kutluyor, bu vatanı bizlere emanet eden başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ
17 Ekim 2010
CEYHAN TEZEL' İN OĞLU SÜNNET OLDU
Babası gurbette olan küçük Çağlar Eser TEZEL sitemiz aracılığı ile gurbetteki babasına poz verdi
Erol TEZEL' in torunu ve Ceyhan TEZEL' in oğlu olan Çağlar Eser TEZEL dün sünnet oldu. Ailesi, akrabaları ve komşularının da katıldığı sünnet töreninde Erol TEZEL' in evinde mevlit okundu. Babası Ceyhan TEZEL' in gemici olarak gurbette olduğu sırada sünnet olan Küçük Çağlar sünnet giysileriyle kameramıza poz verdi. Biz de YEŞİL ÇAKRAZ olarak Çağlar Eser TEZEL' e geçmiş olsun diyor ve başta babası Ceyhan TEZEL ve Dedesi Erol TEZEL olmak üzere tüm yakınlarına gözün aydın diyoruz ve gurbetteki babasına Çakraz' dan gönül dolusu selam ve sevgilerimiz gönderiyoruz ve Çağlar Eser TEZEL 'in resimleriyle baş başa bırakıyoruz.
13 Ekim 2010
AMASRA KAYMAKAMI MEHMET YILDIZ ÇAKRAZ' DA
Okul ziyaretleri kapsamında okulumuzu ziyaret eden Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ öğretmenlerle görüştü ve okulda incelemelerde bulundu
Amasra Kaymakamı Mehmet Yıldız yeni eğitim ve öğretim yılının başlangıcı dolayısıyla Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK ile birlikte okulumuzu ziyaret etti. Ziyarette İlçe Milli eğitim Şube Müdürü Mehmet KAYRAK da hazır bulundu. Okul Müdürü Naci YILDIZ tarafından karşılanan Kaymakam Mehmet YILDIZ öğretmenler odasında okulumuzun öğretmenleri ile sohbet etti ve yeni gelen öğretmenlerle ta ve idarecilerle tanıştı. Okulun ve öğretmenlerin sorunları hakkında bilgi alan Kaymakam Mehmet YILDIZ daha sonra okulumuza gelen Akıllı Tahtayı incelemek üzere beraberindekilerle okul kütüphanesine geçti. Burada akıllı tahtanın kullanımı ile ilgili olarak okulumuzun Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Perihan CEYLAN' dan bilgi alan Mehmet YILDIZ, daha sonra okulumuzun Matematik Öğretmeni Şafak Can ÖZTÜRK' ün örnek bir sunumunu izledi. daha sonra bir süre Okul Müdürü Naci YILDIZ' ın odasında okul yöneticileriyle görüştü. Daha sonra okulumuzun bahçesinde yeni yapılan basketbol sahasını inceleyen Kaymakam Mehmet YILDIZ beton zemindeki çatlaklar ve silinen boyaları inceleyerek bilgi aldı.
Bu incelemelerden sonra ziyaretlerini tamamlayan Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK ve Amasra İlçe Milli eğitim Şube Müdürü Mehmet KAYRAK' la birlikte okulumuzdan ayrıldı
OKULUMUZDA TRAFİK SEMİNERİ
Amasra Jandarma Trafik Yetkilileri Tarafından okulumuzun öğrencilerine trafik İle ilgili bilgiler verildi
Amasra Jandarma Trafik Yetkilileri tarafından Okulumuzda düzenlenen bir seminerde öğrencilere trafik kuralları ile ilgili bir seminer verildi. Seminer Jandarma Başçavuş Yavuz Akın, Uzman Jandarma 5 kıdemli Çavuş Zeyit BAYRAKÇI, ve Uzman Jandarma 5 kıdemli Çavuş Aziz KAYA' dan oluşan 3 kişilik bir ekip tarafından verildi. 4cü ve 5ci sınıf öğrencilerinin ilgiyle dinledikleri seminer sırasında öğrencilerin seminer etkinliğine katılmakta büyük bir istek gösterdikleri, sorular sordukları ve semineri veren Jandarma Başçavuş Yavuz AKIN' ın sorularına cevap verdikleri görüldü. seminer çalışmasının sonunda Jandarma Trafik Yetkilileri okulumuzdan ayrıldılar. Öğrenciler, seminerin çok hoşlarına gittiğini ve yararlı olduğunu söylediler.
9 Ekim 2010
KIŞ KENDİSİNİ ERKEN HİSSETTİRMEYE BAŞLADI
Çakraz' hava sıcaklığı hissedilir derecede düştü ve iki gündür de fırtına ve yağmur var
Tüm yurdu etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava Çakraz' da da kendini hissettiriyor. İki gündür başlayan yağış zaman zaman fırtına ile birlikte devam ediyor. Hava sıcaklarında görülen ani düşüş evlerde ve kahvehanelerde sobaların erken yakılmasına sebep oldu. Dünden bu yana Çakraz' daki kahvehanelerde sobalar kurulup yakılmaya başladı.Yağışlı havanın önümüzdeki hafta da devam edeceği tahmin ediliyor. Dün gece hava sıcaklığının 7 - 8 dereceye düştüğü gözlendi. Yarın gece de 3 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. Bugün ise en yüksek sıcaklık gündüz 12 derece civarında olacak. Pazar gününden itibaren hava sıcaklığının yağmura rağmen yeniden yükselmeye başlayacağı ve önümüzdeki hafta ortalarında gündüz 18 dereceyi bulacağı tahmin ediliyor. Fırtına ve yağmur halen devam ediyor.
30 Eylül 2010
KIŞ HAZIRLIKLARI BAŞLADI
Yufkalar açılıyor
Çakraz' da kış hazırlıkları başladı. Artık kışlık turşu, reçel, tarhana yufka ve benzeri yiyecek maddeleri hazırlanıyor. Biz de yakınımızda şahit olduğumuz güzel bir geleneğin resimlerini sizlere sunmayı düşündük. Birkaç kadın bir araya gelmiş ve birlikte yardımlaşarak yufka açıyorlar. İşte resimler...
29 Eylül 2010
DUYARLI BİR İNSANDAN ÖRNEK BİR DAVRANIŞ
Akkonak Köyü' nden Mesure TUNÇ 1800 EURO değerinde bir Jeneratör alarak okulumuza bağışladı
ONLAR ARTIK ELEKTRİK KESİNTİSİ YÜZÜNDEN KALORİFERLER ÇALIŞMADIĞI ZAMAN ÜŞÜMEYECEKLER
Akkonak Köyünden Merhum Laz Rıza' nın büyük torunu Aslan Bey' İn torunu Mesure TUNÇ bir jeneratör alarak okulumuza hediye etti. Tatil amacıyla köyüne gelen Mesure TUNÇ Çakraz' da yaz kış sürekli olarak meydana gelen programlı ve programsız elektrik kesintileri sebebiyle okulun faaliyetlerinde sıkıntılara yol açtığını öğrenince 1800 EURO değerinde bir Jeneratör alarak okulumuza hediye etti. Okulda hiç bir öğrencisinin bulunmamasına rağmen örnek Vatandaş Mesure TUNÇ' un bu davranışı Çakraz' da büyük takdir topladı.
Bilindiği gibi yıllardır Çakraz' da sürekli olarak programlı ve programsız elektrik kesintileri meydana geliyordu. Özellikle kışın soğuk günlerinde elektrik kesilmesi sebebiyle kalorifer sistemi de devre dışı kaldığı için öğrencilerimiz üşüyor ve eğitim- öğretim faaliyetleri aksıyordu. Okulun bilgisayar sistemleri de bu ani elektrik kesintilerinden olumsuz etkileniyor arıza yapıyor, bilgisayar sınıfında da eğitim ve öğretim faaliyetlerine ara verilmek zorunda kalınıyordu. Mesure TUNÇ tarafından okulumuza hediye edilen jeneratör okulun tüm sistemlerini çalıştıracak kapasitede bir jeneratör olduğu için artık öğrencilerimiz kaloriferlerin çalışmaması yüzünden üşümeyecek ve okulun da faaliyetleri aksamayacak.
Daha önceden de toplumsal sorunlara duyarlı bir kişi olan Mesure TUNÇ en son Akkonak Köyünde yapılan mermer yükleme rıhtımının çevreye zarar vermesi sebebiyle engellenmesi için yürütülen kampanyada da en önde mücadele eden bir aktivist olarak tanınıyor. Okula bundan önceki son bağış geçtiğimiz yıllarda KOÇER OTEL' in sahibi ve işletmecisi Zeki KOÇER İn yapmış olduğu sandalye bağışıdır. O yıl turizm işletmecisi Zeki KOÇER 2 milyar dolayında bir para ödeyerek okulumuza sandalye alıp bağışlamıştı. Mesure TUNÇ 'un bağışı da bu yönden ikinci olaydır.
YORUM
TEŞEKKÜRLER MESURE TUNÇ
Akkonak Köyü'nden Mesure TUNÇ' un bu davranışı tüm Çakrazlılara ve Çakraz çevresinde yaşayan vatandaşlara örnek olacak özellikte bir davranıştır. Kendisi Çakrazlı değildir. Okula devam eden öğrencisi de yoktur. Ama onun toplumsal sorunlara duyarlı olan yüreği, kendisini bu duyarlı davranışa yöneltmiştir. Oysa Çakraz' da bu kadar işletmeci esnaf ve sanatkar vardır ve bunların bir çoğunun halen okula devam etmekte olan çocukları vardır. Ama bu güne kadar bu anlamda bir fedakarlık Sayın Zeki KOÇER Bey haricinde hiç biri tarafından yapılmamıştır. İlla ki bu kadar büyük bağış olması da gerekmemektedir. Mütevazı oranda küçük bağışlar bile Çakraz Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu için büyük değer ve anlam ifade edecektir. Çünkü burada okuyan çocuklar Çakraz ve çevresinin çocuklarıdır. Büyüdüklerinde, bir iş veya mevki sahibi olduklarında yine Çakraz' ın gurur ve övünç kaynağı olacak ve Çakraz' a hizmet edeceklerdir. Dolayısıyla da bundan Çakraz yarar görecektir.
Eğitim, meyvelerini geç veren bir faaliyettir ama sonucu kesindir. İyi bir eğitim ve öğretim almış olan bireylerin çevreye ve topluma sağlayabileceği katkı üzerinde fazla söz söylemeye gerek yoktur. Çünkü bu kesin bir sonuçtur. Okulda kaliteli bir eğitim ve öğretimin verilmesi de devletin yanı sıra vatandaşların da okula ve eğitime gönüllü katkılarda bulunması sayesinde mümkün olacaktır.
Biz YEŞİL ÇAKRAZ olarak, Mesure TUNÇ isimli duyarlı vatandaşımızı bu örnek fedakarlığı sebebiyle gönülden kutluyor, bu davranışın diğer vatandaşlara da örnek olmasını diliyor; okula ve eğitime katkı anlamında gücü yeten herkesi bir kez daha düşünmeye davet ediyoruz...
Teşekkürler Mesure TUNÇ....Okulumuz adına binlerce teşekkür...
23 Eylül 2010
ÇAKRAZŞEYHLER KÖYÜ MUHTARI CENGİZ KOÇER' İN ANNESİ ÜMMÜ KOÇER VEFAT ETTİ
Ümmü KOÇER'in cenazesi yarın öğle namazından sonra toprağa verilecek
Çakrazşeyhler Muhtarı Cengiz KOÇER' in annesi Ümmü KOÇER vefat etti. Dün ani bir felç geçiren Ümmü KOÇER hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Yapılan tüm müdahalelere karşın kurtarılamayan Ümmü KOÇER vefat etti. Ümmü KOÇER ' in cenazesi yarın öğle namazından sonra kılınacak olan cenaze namazının ardından Çakrazşeyhler Mezarlığı' ın da toprağa verilecek.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak "Ümmü KOÇER" e Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
12 Eylül 2010
ÇAKRAZ VE ÇEVRESİNDEKİ KÖYLERİN RESMİ OLMAYAN İLK SONUÇLARI
HAYIR oyları önde çıktı
Çakraz' da Anayasa değişikliği için yapılan halkoylaması sona erdi. Sakin geçen halk oylaması saat 17:00 da sona erdi ve bu saatten sonra sandıklar açılmaya başladı. Açılan sandıklardan alınan resmi olmayan sonuçlara göre Çakraz ve çevre köylerde HAYIR oyları öne çıktı.
YEŞİL ÇAKRAZ web sitesi olarak ,resmi olmayan kesin sonuçları sandık başlarından ve telefonla aldığımız bilgiler doğrultusunda aşağıdaki tabloda yorumsuz olarak bilgilerinize sunuyoruz
KÖYLER |
EVET |
HAYIR |
AKKONAK |
53 | 42 |
| ALİOBASI | 64 | 121 |
| ÇAKRAZBOZ | 58 | 61 |
| ÇAKRAZOVA | 39 | 100 |
| ÇAKRAZŞEYHLER | 69 | 180 |
| HATİPLER | 12 | 64 |
| KARAKAÇAK | 74 | 126 |
| ŞENYURT | 31 | 111 |
| TOPALLAR | 39 | 22 |
TOPLAM |
439 | 727 |
11 Eylül 2010
ÇAKRAZ' DA KAZA
Şantiye mevkiinde iki aracın çarpışması sonucu iki kişi hafif şekilde yaralandı
Bu akşam saat 20:30 sıralarında Şantiye mevkiinde iki araç çarpıştı. Çakraz' dan ana yola çıkmak üzere olan 34 VMN 44 plakalı araçla, Bartın yönünden gelen 74 BL 220 plakalı araç şantiye önünde çarpıştı. Meydana gelen çarpışmada iki kişinin hafif yaralandı. Yaralılar gelen ambulansla hastaneye kaldırılırken araçlarda da hasar meydana geldi. Olay yerine gelen Jandarma Trafik Ekibi kaza ile ilgili incelemelere başladı.
10 Eylül 2010
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ ÇAKRAZ' DA VATANDAŞLARLA BAYRAMLAŞTI
Milletvekili TUNÇ Çakraz Turizm Derneği' ni de ziyaret ederek Çakraz' ın sorunlarının çözümü ile ilgili olarak dernek yöneticileri ile görüştü
AK PARTİ Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ beraberinde AK PARTİ il Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR ve Parti yöneticileri ile birlikte bu akşam vatandaşlarla bayramlaşmak amacıyla Çakraz' a geldi. Kahvelerde ve çay bahçelerindeki vatandaşlarla bayramlaşan TUNÇ, çoğunluğunu Türkiye' nin çeşitli yerlerinden Çakraz a tatil amacıyla gelen vatandaşlarla bayramlaştı,bazı vatandaşların masalarına oturarak sohbet etti. Sohbetler genellikle önümüzdeki pazar günü yapılacak olan referandum ile ilgiliydi. Vatandaşlara referandumda niçin evet denilmesi gerektiğini anlatan AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz TUNÇ, zaman zaman vatandaşların sorularıyla ve referandum maddelerinin bazılarıyla ilgili itirazları ile karşılaştı. TUNÇ yapılan itirazları ve konu ile ilgili olarak vatandaşların sordukları soruları cevaplandırdı ve açıklamalar yaptı. Bu arada broşürler de verdi.
Samimi ve uygar konuşmalarla geçen bayramlaşma sohbetlerinden sonra, Milletvekili AV. Yılmaz TUNÇ Çakraz Turizm Derneği' ni de ziyaret etti. Burada bir süre dernek yöneticileri ve vatandaşlarla görüşen Yılmaz TUNÇ, Çakraz' ın sorunlarının takipçisi olduklarını söyleyerek özellikle kanalizasyon sorununun çözümü için çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
AK PARTİ Hükümeti döneminde yaptıkları en önemli hizmetlerden birinin Karadeniz Otoyolu Projesinin Bartın- Çakraz arasındaki kesiminin bitirilmesi olduğunu söyleyerek, ayrıca Çakraz' ın su sorunun da halledildiğini, Çakraz ve çevre köylerdeki köy içi yollarının düzeltildiğini de sözlerine ekledi.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY' ın geldiği sırada yaşanan küçük tatsızlıktan dolayı bakanın üzüldüğünü ve Çakrazlılara bu üzüntüsünü belirtmek üzere kendisiyle mesaj gönderdiğini de belirterek kanalizasyon projesi ile ilgili işlemlerin yürütüldüğünü söyledi.
Vatandaşlarla sohbet sırasında bazı vatandaşların hayır oyu vereceklerini belirtirken tasarıyı okumadıklarının anlaşıldığını ve sadece muhalefet partilerinin söyledikleri şeyleri kendisine ifade ettiklerini de belirten AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz TUNÇ, bugün çok sayıda köy ve beldeyi ve bir de ilçeyi dolaştıklarını ve ziyaret ettikleri yerlerde yaşayan vatandaşların büyük bir çoğunluğunun evet oyu vereceklerini tahmin ettiğini ifade etti.
Buradaki sohbetten sonra Milletvekili AV. Yılmaz TUNÇ Çakraz halkından referandumda EVET oyu kullanmalarını beklediklerini ifade ederek beraberindekilerle Çakraz' dan ayrıldı.
22 Ağustos 2010
DÜN BOĞULMAKTAN KURTARILARAK HASTANEYE KALDIRILAN KADIN BİTKİSEL HAYATA GİRDİ
Dün boğulmak üzere iken Çakrazlı gençler tarafından denizden çıkarılan ve çevrede bulunan sağlıkçı ve doktorların olağanüstü ilk yardım çabalarıyla hayata döndürülerek nefes almaya başlayan F.Ö ' nün kaldırılırmış olduğu Bartın Devlet Hastanesi' nde bitkisel hayata girdiği öğrenildi.
21 Ağustos 2010
BOĞULARAK ÖLMEK ÜZEREYKEN KURTARILDI
Yapılan uyarılara rağmen şiddetli dalgada denize girmekte ısrar eden bir kadın son anda kurtarıldı
Dernek yönetimi tarafından anons edilmesi, kumsala tabelalar konulması ve işletmecilerin uyarılarına rağmen şiddetli dalgada denize giren bir kadın boğularak ölmek üzereyken son anda kurtarıldı. Kadının açık denize çekildiğini gören Çakrazlı gençler, şiddetli dalgalara rağmen derhal denize atlayarak boğulmakta olanlara doğru yüzdüler. Boğulma tehlikesi geçirenlerden adının F. Ö olduğunu öğrendiğimiz kadın baygın halde sahile getirildi ve çevrede o anda bulunan bazı doktorlar tarafından ilk tıbbi müdahaleler yapıldı. Bu arada Ambulans da çağırıldı. Uzun süren ilk yardım müdahalelerine ambulans geldikten sonra da hasta ambulansa taşınarak içeride devam edildi. Herkesin ümidini kesmiş olduğu bir anda ambulanstan gelen haber herkesi sevince boğdu. İçeride devam eden tıbbi müdahaleden sonra hastanın yeniden nefes almaya başladığının öğrenilmesi üzerine sahilde olayı seyreden halk sağlık görevlilerini ve Ambulansı yol boyunca alkışlamaya başladı.
18 Ağustos 2010
ÇAKRAZLILAR DONDU KALDI
Bakan GÜNAY' ın Kurucaşile'ye giderken uğradığı Çakraz' da yaşanan tatsız olay Çakraz halkını üzdü
Amasra' dan Kurucaşile'ye gitmekte olan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY, kendisine hediye vermek amacıyla yolda bekleyen Çakrazlıları görünce arabasını durdurarak indi ve kendisine Çakraz Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Emekli öğretmen Fahri ÇINAR tarafından verilen tekne maketini inceledi. Ayaküstü sohbet sırasında Çakrazlılara şu gölgeye gidelim diyerek beraberindekilerle şantiye önündeki trafo direğinin yanına doğru yürürdü. Bu sırada direğin dibine atılmış olan birkaç boş pet şişe ve bazı çöpleri gören Kültür ve Turizm bakanı Ertuğrul GÜNAY,sinirlenerek köy muhtarını sordu. Yanına gelen Çakrazşeyhler Muhtarı Cengiz KOÇER' e bu çöplerin neden burada olduğunu soran Bakan GÜNAY, muhtarın ramazan dolayısıyla lafının üzerine "Bir de benden yatırım istiyorsunuz. Bu çöpü kaldırmak için yardıma mı ihtiyaç var? Hadi...Hadi..." diyerek kendisini karşılayanlarla vedalaşmadan arabasına bindi ve yoluna devam etti.
Bakanın bu davranışı üzerine donup kalan Çakrazlı vatandaşlar üzgün olarak geri döndüler.
Kendileriyle konuştuğumuz vatandaşlar, çöplerin bulunduğu yerin karayolları bölgesi ve yolcu taşıyan otobüs ve minibüslerin indirme - bindirme yaptıkları bir yol kenarı olduğunu ve bu çöplerin de buradan inip binen yolcular tarafından atılmış olduğunu, bunu engellemenin mümkün olmadığını belirterek, bakanın bu yaklaşımının kendilerini üzdüğünü söylediler. Bir vatandaş da, " Çakraz' dan Bartın' a kadar olan 30 km lik yol boyunca asfalt kenarında 10 veya 20 metre aralıklarla sürekli pet şişe ve çöp atıklarının olduğunu ve bu durumun karayolu boyunca Bartın' a kadar devam ettiğini belirterek, bunu sorumlusunun kim olduğunu merak ediyorum." dedi.
Bir başka vatandaş da işlek bir karayolu üzerindeki her noktayı sürekli kontrol etmenin güçlüğüne dikkat çekerek bu sorunun muhtarın gücünü aştığını ve muhtara karşı haksızlık edildiğini söyledi.
Bu akşam da köy kahvelerinde bakanın bu davranışı gündemdeydi.Vatandaşların ortak duygusu üzüntü ve ortak düşüncesi de muhtara ve dolayısıyla Çakrazlılara karşı haksızlık yapıldığı yolundaydı. Vatandaşlar özellikle hiç vedalaşmadan arabasına binerek yoluna devam eden Bakan Ertuğrul GÜNAY' ın davranışı karşısında donup kaldıklarını ve bunun hiç beklemedikleri bir davranış olduğunu özellikle belirttiler.
10 Ağustos 2010
RAMAZAN AYI BAŞLADI
Çakraz' da bu gece ilk teravih namazı kılındı
Müslümanlar için en kutsal ay olan Ramazan ayı bugün başladı. ramazan ayının ilk teravih namazı da bu akşam Çakrazşeyhler camiinde kılındı.Bu gece de Ramazan ayının ilk orucunu tutmak için sahura kalkılacak.İmsak vakti saat 04:05 olarak açıklandı. İmsak vakti dolduktan yarım saat sonra da camide sabah namazı kılınacak. Ramazan ayı boyunca da Çakrazşeyhler camiinde hatim indirilecek.
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN
RAMAZAN AYI KUTLAMA MESAJI

Rahmet, Merhamet ve Kurtuluş ayı olan mübarek Ramazan ayına ulaşmanın sevinci içerisindeyiz. Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu bu kutlu ayda bireyler olarak ibadetin mutluluğunu tadarken, toplum olarak ta dayanışmanın, kaynaşmanın, paylaşmanın, fakir ve fukarayı gözetmenin en güzel örneklerini yaşarız.
Bu güzel ayda, dinimizin evrensel mesajlarını manevi dünyamızda inşa ederek, dayanışma, kaynaşma ve paylaşma ile doruk noktasına çıkan güzel hasletlerimizi en iyi şekilde yaşamanın gayreti içerisinde olacağız. Kırgınlıkların, çekişme ve kavganın yerine huzur ve barışı kardeşliği hâkim kılmak için çalışacağız. Sosyal ve kültürel hayatımızı Ramazan ayının değerleriyle zenginleştireceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan ayının tüm Bartınlı hemşerilerimiz, milletimiz, ülkemiz, bütün İslam âlemi ve insanlık için huzur ve barış getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum
ÇAKRAZ BOŞALDI
Tatilcilerin büyük bir çoğunluğu döndüler
Tarihinin en yoğun ziyaretçi akınına uğrayan Çakraz dünden itibaren tenhalaşmaya başladı. Ramazan ayı' nın başlangıcı dolayısıyla hem otel ve motellerde kalanlar, hem de yazlığa gelenlerin büyük bir kısmı geri dönmeye başladılar. Tatilcilerin dönüşü bugün de devam ediyor. Yazlık evlerin büyük bir kısmı boşaldı. İşletmelerin bazıları da Ramazan ayı hazırlıklarına başladılar. Özellikle bazı işletmelerin Ramazan ayı boyunca iftar ve sahur menüleri hazırlayacakları öğrenildi.
7 Ağustos 2010
ÇAKRAZ' DA KAZA
Çakraz yakınındaki Kestanelik mevkiinde bir tur otobüsü şarampole devrildi.
Çakraz' da bugün öğle saatlerinde meydana gelen kazada bir tur otobüsü, Kestanelik mevkiindeki keskin dönemeçte şarampole yuvarlanarak devrildi. Kazada kesin olmayan ilk bilgilere göre 2 si ağır olmak üzere48 civarında yaralı olduğu öğrenildi. Yaralılar Kurucaşile ve Bartın' dan gelen ambulanslarla Bartın devlet hastanesine kaldırıldı. Kaza sebebiyle Çakraz- Bartın karayolu uzun süre araç trafiğine kapandı. Görgü tanıklarının ifadesine göre olay şöyle gelişti. Çakraz istikametine doğru gelen 06 KPT 28 plakalı tur otobüsü kestanelik mevkiindeki keskin dönemeçte aşağıdan karşı yönden gelen başka bir yolcu otobüsü ile karşılaştı. O sırada keskin virajın eğimli tarafında kenardan virajı almaya çalışırken şarampole devrildi. Kazada çoğu cam kırıkları sebebiyle olmak üzere 48 yolcu yaralandı. Otobüs şoförünün de ağır yaralılar arasında olduğu öğrenildi.
Durumu hafif olan yaralılara ilk müdahaleler yapılıyor
2 Ağustos 2010
ÇAKRAZ' DA GÖRÜLMEMİŞ YOĞUNLUK
Çakraz' daki bütün otel, motel ve pansiyonlar doldu. Merkezdeki otel ve pansiyonlarda yer bulamayan vatandaşlar çevre köylerdeki ev pansiyonlarına yerleştiler.
Çakraz ve çevresinde tarihinde görülmemiş bir ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Geçtiğimiz on gün içinde Çakraz merkezdeki tüm otel, motel ve pansiyonlar doldu. Çakraz' da yer bulamayanlar Çakraz' ın çevresindeki Bozköy, hatipler, Çakrazova, Şenyurt ve Topallar köylerindeki evlerde kalıyorlar. Buna rağmen yer bulamayan ziyaretçiler geri dönüyorlar. Cumartesi ve Pazar günü kumsalda adım atacak yer yoktu.Çakraz' da halk ve işletmeciler Çakraz' ın tarihinde böyle bir ziyaretçi yoğunluğunun görülmediğini belirttiler.
Web sitemizin bu yoğunlukta büyük katkısı oldu. Gerek çevremizde kulak misafiri olduğumuz veya gerekse kendileriyle yüz yüze görüştüğümüz bir çok misafir, YEŞİL ÇAKRAZ web sitesine bir şekilde ulaştıklarını, bu sitede gördükleri resimlerden ve almış oldukları bilgilerden etkilendiklerini ve bu sebeple tatil tercihlerini Ege ve Akdeniz kıyıları yerine Çakraz için kullandıklarını belirttiler.
26 Temmuz 2010
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN
BERAAT KANDİLİ KUTLAMA MESAJI

Kurtuluş, af ve arınma gibi anlamlara gelen ve aynı zamanda Mübarek Ramazan ayının müjdecisi olan, Berat gecesine kavuşmanın sevinci içerisindeyiz. Berat Gecesi, insanlığa suç ve yanlışlardan kaçınmaları ve günahlardan arınmaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Milletimizin birlik ve beraberlik duygularının, sosyal dayanışma ve kaynaşma özelliklerinin doruğa çıktığı kandil geceleri kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlamamız için büyük bir fırsattır.
Bu duygu ve düşüncelerle milletimizin ve bütün İslâm âleminin Berat Kandilini kutluyor, bu gecede yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların arınmamıza vesile olmasını diliyor, Berat kandilinin insanlığa barış ve huzur getirmesini Yüce Allah'tan diliyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
Ak Parti Bartın Milletvekili
20 Temmuz 2010
ÇAKRAZ' DA HAVA AÇIK
Batı Karadeniz bölgesini etkisi altına alacağı belirtilen yağışlı hava Çakraz' a uğramadı.
Meteoroloji yetkililerinin Batı Karadeniz'de gök gürültülü sağanak yağış tahminine rağmen Çakraz bu yağışlı havadan etkilenmedi. Bu sabah itibarıyla Çakraz sıcak ve güneşli bir güne merhaba dedi.Sabah saatleri itibarıyla Çakraz' da açık ,bulutsuz bir hava var ve hava sıcaklığı 32 derece civarında seyrediyor. Deniz suyu sıcaklığı da 25 derece.
19 Temmuz 2010
OKUL YOLU ÇAKRAZ' IN ÇÖPLÜĞÜ MÜ?
Okul sokağına konulan iki çöp konteyneri okul sokağını Çakraz' ın çöplüğü haline getirdi
Çakraz' ın temizlik sorunu çeşitli boyutlarda devam ediyor. Birçok yere konulan çöp konteynerleri bu konteynerlere yakın bina sakinleri tarafından bulundukları yerden kaldırılırken okul sokağındaki iki çöp konteyneri neredeyse bütün Çakraz' ın çöp atma yeri haline geldi. Saraykent sitesinden tutun, Çakrazşeyhler içinden gelenler kadar bütün cadde boyunca herkesin çöplerini attığı bir yer haline gelen okul yolu bu kadar çöp için yetersiz kalan iki çöp kutusu yüzünden taşan çöpler ve diğer atıklarla bir çöplük manzarasına bürünüyor. Saraykent sitesinde ve diğer yerlerde oturanların çöp konteynerlerini koku sebebiyle kendi başlarına kaldırmaları sonucu kabak okul sokağında oturanların başına patlıyor. Sokak sakinleri defalarca muhtarlığa şikayette bulundukları halde bir sonuç elde edemediler.Köy muhtarlığının yerleştirdiği yerlerdeki çöp konteynerlerinin kaldırılmasına ses çıkarmayan muhtarlık okul sokağının haline de seyirci kalmaya devam ediyor.
Konteynerlerden taşan çöpler arasında yemek atıklarından altı değiştirmiş çocukların bebek bezlerine kadar aklınıza gelebilecek her şey var. Bu bebek bezler ve diğer atıklar köpekler tarafından parçalanarak etrafa bütün pisliklerini yayınca sokağın durumu dayanılmaz bir hal alıyor.
Bu durumun ne kadar süre devam edeceğini de sokak sakinleri ile birlikte biz de merak ediyoruz.
18 Temmuz 2010
ÇAKRAZ' DA TURİZM HAREKETLİLİĞİ BAŞLADI
Diğer turistik bölgeler gibi turizm hareketliliği açısından son yılların en durgun mevsimini yaşayan Çakraz son üç gündür hareketlendi
Son yılların en durgun dönemini yaşayan Çakraz' da , üç gündür esnafın yüzü gülmeye başladı.Tur mevsiminin canlı geçmesine karşılık yaz sezonunda Haziran ayından bu yana büyük bir durgunluk gözlenen Çakraz' da son üç gün büyük bir canlılık gözleniyor otel ve motellerle bazı pansiyonların da Temmuz ayı sonuna kadar dolu olduğu öğrenildi.
Bu yaz su sıkıntısı çekilmeyen Çakraz' da kirlilik ve gürültü ile sık sık yaşanan elektrik kesintileri misafirlerin ve halkın en büyük şikayet kaynağını oluşturdu. Zamanında alınmayan çöpler çevreye yaymış oldukları kokularla insanları rahatsız ederken çoğu Çakraz' a dışarıdan gelen bazı magandaların arabalarındaki müzik setlerinin sesini sonuna kadar açarak sahilde ve ana caddede turlamaları ziyaretçiler ve Çakrazlı vatandaşları oldukça rahatsız etti. Yine bazı işletmelerin de müşterilerine sundukları müzikli yemeklerde de çevreyi rahatsız edici düzeyde ses kirliliği yaşandı. Ayrıca eksozları bozuk veya çıkarılmış bazı otomobil ve motosikletlerin yapmış oldukları kulakları tırmalayan gürültü bir çok insanı çileden çıkardı. elektrik kesintileri ise başta işletmeler olma üzere halkı ve ziyaretçileri çileden çıkarmaya devam etti. Çakraz gibi turistik bir beldede yaz günü ve fırtına veya yağmur gibi hiçbir olumsuz hava koşulu olmayan bir dönemde bu kadar sıklıkla elektrik kesintisi yaşanması ve durumun bilinmesine rağmen elektrik şirketi yetkilileri tarafından bir türlü çözümlenemeyen bu sorun da bu yaz sezonuna damgasını vuran en önemli sıkıntılardan biri olmayı sürdürüyor.
Bu yıl denetimlerin de gevşek olduğu ve sahilde araba park etme yasağının çok defa özellikle bazı kişiler tarafından delindiği de gözleniyor.
Bütün bu olumsuzluklara karşı en başta yerel yöneticiler olmak üzere tepki göstermeyen otel ve işletme sahipleri ile diğer yetkililerin sessiz ve etkisiz kalışı da manidar bulunuyor. Almış olduğumuz bilgilere göre en başta işletmelerinde ziyaretçi ağırlayan işletme sahiplerinden idari ve kolluk makamlarına bu konularda ciddi hiçbir başvuru yapılmadığı öğrenildi.
Çakraz' ın dünyaya açılan kapısı ve tüm Çakrazlıların sesi olan YEŞİL ÇAKRAZ olarak başta yerel yöneticiler ve işletme sahipleri olmak üzere tüm halkımıza bu konularda sessiz kalmamaları ve gerekli yasal tepkilerini, ilgili makamlara ve kişilere göstermeye çağırıyoruz. Yetkililerden de bu başvuruların dikkate alınarak titizlikle değerlendirilmesini ve gerekenin yapılmasını talep ediyoruz.
Çakraz' daki bu düzensizlik ve başı boşluk bu şekilde devam eder ve en başta Çakrazlılar ve Çakraz' ı yönetenler olmak üzere buradan ekmek yiyen her tür işletmeci, bu sorunlara karşı bu şekilde etkisiz ve yetkisiz kalmaya devam ederlerse Çakraz' da bir süre sonra turizmin gelebileceği olumsuz noktayı söylemeye gerek yoktur.
27 Haziran 2010
DÜNYACA ÜNLÜ MET MÜHENDİSLİK ŞİRKETİ' NİN ELEMANLARININ GELENEKSEL ÇAKRAZ BULUŞMASI ÖZMENLER OTEL' DE GERÇEKLEŞTİ
Konuklar, Ünlü Aşçı BEYKOZLU KAMİL USTA' nın muhteşem balık ve balık ürünleri menüsü ve canlı müzik eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar gecenin tadını çıkardılar
Dünyaca ünlü MET MÜHENDİSLİK LTD ŞİRKETİ çalışanlarının 7ci Geleneksel Çakraz Buluşması dün gece Çakraz' ın en ünlü turizm işletmelerinden biri olan ÖZMENLER OTEL' de gerçekleşti. Konuklar her yıl İstanbul' dan özel olarak gelen lezzet ustası BEYKOZLU KAMİL USTA' nın hazırladığı birbirinden lezzetli balık ve balık ürünlerinden oluşan muhteşem menü ve canlı müzik eşliğinde gecenin geç vakitlerine kadar eğlendiler. Şirket Yetkilileri bu faaliyeti yedi yıldır düzenli olarak gerçekleştirdiklerini belirterek, Çakraz' da ve ÖZMENLER OTELDE bir araya gelmenin çok güzel olduğunu belirterek bu etkinliklerine gelecek yıllarda da devam edeceklerini belirttiler. ÖZMENLER OTEL' de görmüş oldukları konukseverliğin kendilerini çok etkilediğini ve bu yüzden her yıl burayı seçtiklerini ifade ettiler.
MET MÜHENDİSLİK ŞİRKETİNİ TANIYALIM
MET MÜHENDİSLİK, Rusya'nın çeşitli bölgelerinde, Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Afganistan, Cezayir, Makedonya ve Romanya'da faaliyet gösteren elektromekanik taahhüt firmasıdır.Adı geçen ülkelerde, tasarımdan işin teslimine kadar tüm süreçlerde hizmet vererek, anahtar teslim pek çok projeye imzasını atmıştır.
Tamamlanan ve halen devam etmekte olan işlerle ilgili bilgiler www.met-muh.com.tr adresinden alınabilir.MET, hizmet verdiği geniş coğrafyada, 100 kişilik merkez kadrosu ve 700'e varan şantiye personeliyle, yürüttüğü işlerin teknik gereklerinden taviz vermeden, uluslarası müteahhit firmalarla iş ortaklığı felsefesi çerçevesinde, nitelikli ve kaliteli ürün ortaya çıkarmayı temel prensip olarak ortaya koymaktadır
Faaliyet gösterdiği inşaat sektöründe insan faktörünün en önemli unsur olduğunun bilinciyle, MET, gücünü uzun yıllardır bir arada çalışan ve genişleyen uzman kadrosundan almaktan gurur duymaktadır.
ÇAKRAZ' DA YILIN İLK DÜĞÜNÜ
Hakan KAYA ve Cansu EYŞİ hayatlarını birleştirdiler
Çakraz' da 2010 yılının ilk düğünü dün akşam yapıldı. Alaattin Motel' in İşletmecisi Alaattin KAYA' nın oğlu Hakan ile Kurucaşile' den Hüseyin EYŞİ' nin kızı Cansu EYŞİ, CAFE GÜR aile Çay Bahçesi' nde yapılan güzel bir düğünle hayatlarını birleştirdiler. Düğünde Bartın yöresinin geleneksel adeti olan KÖÇEKLER de düğüne renk kattılar. Düğün başlamadan önce köçekler sahilde herkesin ilgi ve hayranlıkla seyrettiği güzel gösteriler yaptılar. Köçekler oyunlarına düğün boyunca da devam ettiler. Düğüne her iki tarafın yakınları ile Çakraz ve çevre köylerden gelen çok sayıda davetli katıldı. Konuklar müzik eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlendiler.
KÖÇEKLER
| 20 HAZİRAN 2010 TÜRKİYE SALDIRI ALTINDA
SANA DAR GELMEYECEK MAKBERİ KİMLER KAZSIN? GÖMELİM GEL SENİ TARİHE DESEM SIĞMAZSIN
|
17 Haziran 2010
AMASRA KAYMAKAMI MEHMET YILDIZ ÇAKRAZ' DA HALKLA BULUŞTU
Toplantıya İl Genel Meclisi Üyeleri, Çakraz Turizm Derneği Başkanı, Köy Muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı
Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ bugün Çakraz' da halkla buluşarak Çakraz' ın sorunlarını konuştu ve halkın istek ve şikayetlerini dinledi. Toplantıya AK PARTİ il Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA, Çakraz Turizm Derneği Başkanı Fahri ÇINAR, Çakrazşeyhler Muhtarı Cengiz KOÇER ve çevre köylerin muhtarları ile Çakraz halkı hazır bulundu.
Önce Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ bu toplantının amacı ile ilgili olrak bilgi verdi ve katılımcılardan Çakraz ve çevresinin sorunları ile ilgili dilek ve şikayetlerini dinlemek istediğini söyledi. Köy muhtarları, dernek başkanı ve vatandaşlar en önemli sorunun kanalizasyon ve alt yapı sorunu olduğunu belirttiler. Şahin Tepesi' ndeki yazlık konutlarda oturan vatandaşlar sitelerinde su sorunu olduğunu belirttiler. Ayrıca Dernek Başkanı Fahri ÇINAR, anayolu Sahile bağlayan caddenin kenarında evlerin lağım ve atık sularının taştığı kesimdeki sorunu dile getirdi. Bir bayan da sahildeki çay bahçelerinin sahilin tamamını parselleyip kapattığını ve serbest oturup dinlenebilecekleri oturma banklarının bu işletmeler tarafından kaldırıldığını ve vatandaşın mağdur olduğunu dile getirdi.
Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, Kanalizasyon projesinin büyük ve son derece ayrıntılı çalışmalar gerektirdiğini ancak eğer halkın maddi katkısı da olursa sorunun daha kolay halledilebileceğini belirtti.
Dere kirliliği ve derenin ıslahı ile dere kenarına bir yürüyüş yolunun yapılması isteği de dile getirildi. Muhtarlardan bazıları çöp konteynırlarının yetersiz olduğunu ve en az 10 tane konteynır gerektiğini belirtti. İşletmecilerden Ali ÖZMEN küçük bir yolcu iskelesinin yapılmasının tekne turlarıyla gelenler için büyük kolaylık sağlayabileceğini söyledi. Dernek başkanı Fahri ÇINAR, kamyon trafiğinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek kamyonlar Hatipler köyü içinden geçen yolun kullanılmasının uygun olacağını belirtti. Vatandaşlar ayrıca sık sık meydana gelen ve vatandaşlarla işletmecileri ve esnafı mağdur eden elektrik kesintilerin bir çözüm getirilmesi gerektiğini ifade ettiler. Yine BARTIN ile Çakraz arasında uygun yerlere Çakraz ile ilgili baş üstü tabelalarının konulmasının iyi olacağı da kaymakam Mehmet YILDIZ' a ifade edildi.
Vatandaşların dileklerini dinleyen ve tek tek not alan Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, kendilerinin görevlerinin halka hizmet etmek olduğunu belirterek, kendi imkanlarıyla yapabilecekleri her şeyi yapacaklarını, daha büyük çözümler için ilgili yerlere ulaşacaklarını ve sorunları dile getirerek çözüm talebinde bulunacaklarını söyledi.
Sorunların vatandaş ve devlet işbirliği ile daha kolay çözümlenebileceğini ifade eden Kaymakam Mehmet YILDIZ, ilk olarak ana cadde üzerindeki lağım ve atık su taşkınlarının oluşturduğu çevre kirliliğinin geçici olarak çözümü ile ilgili olarak ilgililere emir verdi. Taşkının olduğu kesimde bir tespit çalışması yapan yetkililer, bu kesimin üzerinin kapatılması ve bir boru sistemiyle geçici olarak boş bir tarlaya bu atık ve suların aktarılmasını sağlayacaklarını söylediler.
Vatandaşların göstermiş olduğu ilgiden memnun olduğunu söyleyen Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, toplantıya katılanlara teşekkür etti. Vatandaşlar da sorunlarına ilgi gösterdiği için Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ' a teşekkür ettiler. Vatandaşlarla vedalaşan Kaymakam Mehmet YILDIZ Çakraz' dan ayrıldı.
OKULUMUZUN YILSONU TÖRENİ
MUHTEŞEM OLDU
Törene Amasra İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK, ÇAKIROĞLU
Ailesi, Amasra Akaryakıt Depo Komutanı Mehmet ÖZDEMİR, AK PARTİ İl Genel
Meclisi Üyesi Uğur TİMUR ve CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA
katıldı
Okulumuzun her yıl düzenlenen geleneksel Yılsonu Töreni büyük bir coşku ile yapıldı. Yılsonu Töreninde öğrenciler çeşitli gösteriler sundular. Gösteriler Tören sırasında törene katılan konuklar tarafından sınıf birinci, ikinci ve üçüncülerine hediyeler verildi. Yılsonu törenine Amasra İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK, ÇAKIROĞLU Ailesi’ nin üyeleri Doğan ve Mine ÇAKIROĞLU, Amasra Akaryakıt Depo Komutanı Mehmet ÖZDEMİR, AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA ve emekli öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Diplomaların dağıtımından sonra konuklar topluca sahildeki ÇINARALTI Aile Çay Bahçesi’ ne gittiler. Burada konuklara çay meşrubat ve pasta ikram edildi














15 Haziran 2010
ÇAKRAZ' DA ÖNEMLİ TOPLANTI
Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ' ın katılacağı toplantı 17 Haziran Perşembe günü saat 14:00' de yapılacak
Çakraz bu hafta önemli bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Çakraz' ın sorunları ve turizm ile ilgili konularda Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ vatandaşlarla görüşecek. Sahildeki çay bahçesinde yapılacak olan toplantıya Çakraz Turizm Derneği Başkanı Fahri ÇINAR ve dernek yöneticileri ile birlikte çevre köylerin muhtarları, turizm işletmelerinin sahipleri ve halk katılacak. 17 haziran Perşembe günü saat 14:00 da yapılacak olan toplantıda, Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ' ın vatandaşların görüşlerini dinleyerek ve Çakraz' ın sorunlarının çözümü ve turizm yatırımları ile ilgili açıklamalar yapması bekleniyor.
OKULUMUZDA ŞİİR DİNLETİSİ YAPILDI
Büyük Şair Ümit Yaşar OĞUZCAN' ın anıldığı şiir dinletisinde, şairin hayatı anlatıldı ve şiirlerinden örnekler verildi
Okulumuzun sosyal ve kültürel alanda sürdürmekte olduğu faaliyetler okulların tatile gireceği son haftada da başarıyla sürdürülüyor. Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni M. Özlem KIRMA' nın başarılı rehberliğinde hazırlanan şiir dinletisinde Büyük Şairimiz Ümit Yaşar Oğuzcan anıldı. slayt gösterileri eşliğinde büyük şairin hayatından kesitler sunuldu ve şiirlerinden örnekler okundu. Şiir dinletisini hazırlayıp sunan öğrencilerimiz başarılı ve duygulu sunumlarıyla dinletiye katılanlara unutulmaz anlar yaşattılar.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak değerli öğretmenimizi ve onun rehberliğinde şiir dinletisini hazırlayıp başarıyla sunan öğrencilerimizi kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.
13 Haziran 2010
OKUL BAHÇESİ DÜZENLENİYOR
Bahçeye yeni bir voleybol alanı yapılıyor
Okul bahçesinin yeniden düzenlenmesi kapsamında yeni bir voleybol sahasının yapımına bugün başlandı. Voleybol standartlarına uygun bir alan olacağı bildirilen alanın yapımıyla ilgili olarak bir iş makinesi bu sabah çalışmaya başladı. Önce uygun bir zemin oluşturulacak olan voleybol alanı daha sonra betonla kaplanacak ve direkler dikilecek. Bu şekilde okulumuz çevrede standartlara uygun ilk voleybol sahasına sahip bokul olma özelliği kazanmış olacak.
ÇAKRAZ İÇİN YENİ BİR UMUT
ÇAKRAZ VE AMASRA TURİZM DERNEKLERİ MİLLETVEKİLİ TUNÇ İLE BİRLİKTE KÜLTÜR BAKANI GÜNAY’ I ZİYARET ETTİLER
Çakraz Kanalizasyon Sorunu çözülecek
AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, beraberinde Kurucaşile Belediye Başkanı Mehmet SAYIN, AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, Çakraz Turizm Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Fahri ÇINAR, yönetim kurulu üyeleri Selahattin GÜRPINAR, Ali ÖZMEN, Amasra Turizm Derneği Başkanı Hasan CENGİZ ve Çakraz Muhtarı Cengiz KOÇER ile birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY’ ı ziyaret ederek, Amasra ve Çakraz’da yapılan yatırımlar ile ilgili görüş alışverişinde bulundular.
Çakraz tatil beldesinin kanalizasyon sorununun da konuşulduğu görüşmede, Milletvekili TUNÇ’ un Çakraz’ ın kanalizasyon projesinin yatırım programına alınması talebine Bakan GÜNAY olumlu bakarak, sorunun çözümü için gerekli çalışmaları başlatacaklarını söyledi.
Görüşmenin sonunda Çakraz Turizm Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Fahri ÇINAR, Bakan GÜNAY’ a Çakraz yapımı orijinal ölçekte çektirme maketi hediye etti.
Kurucaşile Belediye Başkanı Mehmet SAYIN, AK Parti İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, Çakraz Turizm Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Fahri ÇINAR, yönetim kurulu üyeleri Selahattin GÜRPINAR, Ali ÖZMEN, Amasra Turizm Derneği Başkanı Hasan CENGİZ ve Çakraz Muhtarı Cengiz KOÇER, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY’ ı ziyaretin ardından Milletvekili Yılmaz TUNÇ’ u da makamında ziyaret ederek, görüş alışverişinde bulundular. Amasra ve Çakraz Turizm dernekleri başkan ve üyeleri ile Çakraz Muhtarı Milletvekili TUNÇ’ a “Amasra ve Çakraz için gerçekleştirdiğiniz çalışmaları takdirle karşılıyoruz, teşekkür ediyoruz” dediler.
8 Haziran 2010
ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN DÜZENLEDİĞİ YARIŞMADA İKİNCİ OLDUK
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen yarışmada ikinci olan ekibimize ödülleri Bartın Çevre ve Orman İl Müdürü Zeki ŞALTU tarafından okulumuzda verildi.
Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen çevre ile ilgili yarışmada Cansu ÇETİN, Meltem KAZGUÇ ve Büşra AKKAYA isimli 8/A sınıfı öğrencilerinden oluşan ekip, hazırlamış oldukları bir Powerpoint sunusu ile ikinci oldular. Derece alan öğrencilerimize ödülleri Okulumuza gelen Bartın Çevre ve Orman İl müdürü Zeki ŞALTU tarafından bizzat verildi. Öğrencilerimizi tebrik eden Bartın Çevre ve Orman İl Müdürü Zeki ŞALTU, başarılarının devamını diledi.
6 Haziran 2010
MUSTAFA KAPTAN TRT BELGESELİNDE..
Çakraz' ın Ünlü Gemi Maket Ustası Mustafa Kaptan, TRT' nin bölgemizle ilgili olarak hazırlamakta olduğu bir belgesel programında yer alacak
Çakraz' ın ünlü gemi maketi ustası MUSTAFA KAPTAN TRT' nin bölgemiz ile ilgili olarak hazırlamakta olduğu bir belgesel programda tanıtılacak. Bu amaçla Çakraz' a gelen TRT ekibi dün Çakraz' da Mustafa KAPTAN' ın maket atölyesinde çekim yaptı. Mustafa KATAN' ın minyatür bir tersaneyi andıran atölyesinde daha önce yapılmış olan tekne maketlerini hayranlıkla inceleyen ekip Mustafa Kaptanla da bir röportaj yaptı. Röportajın TRT' de ne zaman yayınlanacağı ileriki günlerde belli olacak ve biz de Çakraz' ın tanıtımı açısından önemli bulduğumuz bu belgeselin yayın tarihi ve saatini sizlere duyuracağız.
28 Mayıs 2010
KARADENİZ' İN MUHTEŞEM ÇOCUĞU VOLKAN KONAK ÇAKRAZ' DA
FOTO: Salih TİRYAKİ
Bartın Çilek Festivali dolayısıyla ilimizde bulunan Kuzeyin Oğlu Volkan KONAK Çakraz' a geldi
Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu en muhteşem sanatçılardan biri olan Volkan KONAK, her yıl düzenlenen geleneksel Çilek Festivali dolayısıyla Bartın' a geldi. Bu akşam üzeri Çakraz' da YAKAMOZ BALIK EVİ' nde balık yemek üzere Çakraz' a gelen Volkan KONAK, Çakrazlıların büyük ilgisiyle karşılaştı. Bir anda karşılarında Karadeniz'in Muhteşem Çocuğu Volkan KONAK' ı karşılarında görenler ne yapacaklarını bilemediler. Türk Halkının gururu dev sanatçı, alçak gönüllü ve içten tavırlarıyla halkımızın kendisine gösterdiği büyük hayranlık beğeni ve takdir duygularını pekiştirdi. Çocukların Volkan KONAK' a ilgisi ise olağanüstüydü. Muhteşem sanatçı çocukların isteğini kırmayarak onlarla fotoğraf çekildi.
Haberimizin yayına hazırlandığı şu sıralarda Volkan KONAK YAKAMOZ BALIK EVİ' n de bulunuyor. Şimdi sizi VOLKAN KONAK' ın Çakraz' da çekilen ilk görüntüleri ile baş başa bırakıyoruz.
Halkın Sanatçısı...Halkın içinde, halkla beraber...
Gençleri de kırmadı
VOLKAN KONAK'
Volkan KONAK' ın Çakraz' da olduğunu öğrendiğimizde heyecanlandığımızı itiraf etmeliyiz. Türkiye' nin yetiştirmiş olduğu ender sanatçılardan biri ile görüşebilecek miydik?... Görüşme teklifimizi nasıl karşılayacaktı?... Bu sorular beynimizi kurcalıyordu. Öyle ya.. Halkın büyük desteği ile yükselip şöhreti yakaladıktan sonra daha sonra halktan koparak, ona tepeden bakan nice sanatçı gördüğümüz için, doğal olarak milyonların sevgilisi ve ilgi odağı olan karşımızdaki kişinin tavrının nasıl olacağını kestirmemiz mümkün değildi.Öte yandan değişik zamanlarda içten tavırlarına şahit olduğumuz bu değerli insanın bu tip sanatçılara benzemeyeceğini de düşünmeden edemiyorduk. Bu karmaşık düşünceler içinde yanına vardığımızda karşımızda alçak gönüllü ve bir o derece de zarif ve içten bir insan vardı. Bizi ayakta karşıladı. ve masalarına buyur etti.
Kendisine bize zaman ayırdığı için teşekkür ederek söze başladık. Aslında aklımızda birçok soru vardı ve bir röportaj için gitmiştik. Ama masaya oturduktan sonra iş röportajdan çıkıp samimi bir sohbete dönüştü.
23 Mayıs 2010
HAVANIN YAĞMURLU OLMASI SEBEBİYLE DOĞA YÜRÜYÜŞÜ ERTELENDİ
Yürüyüş 30 Mayıs pazar günü yapılacak
Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği tarafından planlanan ve Çakraz çevresindeki "Kuyupınarı - Orman İçi - Küçükören - Çakraz" parkurunda yapılacak olan uzun doğa yürüyüşü havanın yağmurlu olması sebebiyle gelecek hafta pazar gününe ertelendi. Derneğin FACEBOOK' taki sayfasında, Dernek başkanı Kubilay MENTEŞ tarafından yapılan kısa açıklamada "Havanın yağmurlu olması sebebiyle gezimiz iptal edilmiştir." denildi.
22 Mayıs 2010
ÇAKRAZ DOĞA TUTKUNLARININ İLGİSİNİ ÇEKMEYE DEVAM EDİYOR
Yarın Çakraz' da Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği' nin Doğa Yürüyüşü Var
Çakraz ve çevresindeki doğa yürüyüşü yolları doğaseverlerin ilgisini çekmeye devam ediyor.Bu hafta da Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği' nin düzenlediği uzun bir doğa yürüyüşü yapılacak. Sitemizin yöneticisi Salih TİRYAKİ' nin rehberliğinde gerçekleştirilecek doğa yürüyüşü Çakrazboz Köyü' nün Kuyupınarı Mahallesinin doğu çıkışındaki orman yolundan başlayacak. Orman yolunu takip ederek yürüyüşe devam eden grup daha sonra Topallar Köyü Küçükören Mahallesi' nin batısında bir kesimden ormandan çıkarak yolu takip ederek Küçükören' e gelecek. Küçükören' deki kısa dinlenmeden sonra ekip köyün güneyindeki yamaçtaki patika yolları takip ederek değirmen ve şelalelerin bulunduğu bölgeye gelecek. Buradan yine orman içinden bir yolu takip ederek Şenyurt Köyü Göçebe Mahallesi' ne varacak olan ekip, buradan yine yaya olarak Şenyurt köyü üzerinden Çakraz' a dönecek. Çakraz' daki dinlenme, yemek ve çay molasından sonra yürüyüş grubu geldikleri araçla Bartın' a dönecekler. Yürüyüş etkinliğinin 4 veya 5 saat süreceği tahmin ediliyor.
Geçtiğimiz hafta da aynı dernek üyeleri 20 kişilik bir grupla Akkonak köyündeki Karacakaya yürüyüşünü gerçekleştirmişti. Bu yürüyüşe katılanlar yürüyüş boyunca karşılaştıkları doğa manzaraların muhteşemliği karşısındaki hayranlıklarını gizleyememişler ve en kısa zamanda yeni yürüyüş güzergahları üzerinde başka yürüyüşler yapmak istediklerini belirtmişlerdi.
Dernek Başkanı Kubilay MENTEŞ Çakraz ve çevresinin çok muhteşem doğal zenginliklere sahip olduğunu ve dernek olarak tüm doğa aşıklarının dikkatini Çakraz ve çevresine çekmeyi amaçladıklarını söyleyerek, aslında şimdiye kadar bu konunun ihmal edilmiş olmasından üzüntü duyduklarını söylemişti.
Geçtiğimiz hafta yapılan yürüyüşün fotoğraflarını teknik sebeplerle yayınlayamamıştık. Şimdi sizleri Akkonak Köyü Karacakaya parkurunda yapılan doğa yürüyüşünün resimleriyle baş başa bırakıyoruz.
KARACAKAYA YÜRÜYÜŞÜNDEN RESİMLER
19 Mayıs 2010

AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA VE GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLAMA MESAJI
19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Samsun'a ayak bastığı, milletle birlikte bağımsızlık ve özgürlük yürüyüşünü başlattığı gündür. Dönemin çok ağır şartlarına rağmen, azim, inanç, fedakarlık ve gönül birliğiyle, ülkeyi işgal edenlere karşı durularak, tarihte eşine az rastlanır bir destan yazılmıştır.
Aziz şehitlerimizin canları pahasına savundukları bu cennet vatan üzerinde kurulan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin istikbali, bu istiklal şuuruyla yetişen gençlere emanet edilmiştir
Bu milletin neler ortaya koyabileceğini, neler başarabileceğini, 19 Mayıs'ta yakılan meşale ve arkasından alnımızın akıyla sürdürdüğümüz başarılı istiklal mücadelesi ortaya koymuştur. Bu konuda bundan sonra da Atatürk'ün manevi rehberliğinde, çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne, O'nun gösterdiği hedefe ülkemizi, milletimizi çıkarmak bizim idealimiz olmalıdır. Atatürk'ün bize göstermiş olduğu muasır medeniyet seviyesine ulaşmak, bu seviyenin üstüne çıkmak hedefimizin bir tezahürüdür, bir gereğidir.
Unutmamalıyız ki, ancak gençlerine güvenen, gençlerini en iyi şekilde yetiştiren milletler gelecekte de var olabilirler. Onun için bütün çabamız, geleceğimizin güvencesi gençlerimizin yarınlara en iyi şekilde hazırlanmasına imkan sağlamak ve onlara müreffeh bir ülke bırakmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gençlerimizin nice büyük başarılarıyla taçlanacak ve ebediyen yaşayacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, bütün milletimizin, Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Mücadelemizin bütün kahramanlarını rahmetle, şükranla anıyorum.
Av.Yılmaz TUNÇ
AK Parti Bartın Milletvekili
18 Mayıs 2010
ÇAKRAZ' DA EL SANATLARI SERGİSİ
Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ tarafından açılış yapılan sergide, Çakrazlı bayanların hazırladıkları hepsi birbirinden güzel eserler sergilendi
Amasra İlçe Milli eğitim Müdürlüğü tarafından Amasra Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan el sanatları kursu öğrencilerince hazırlanan birbirinden güzel eserler düzenlenen bir sergi ile Çakraz' da ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.
Açılışı Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ tarafından yapılan sergide Çakrazlı hanımların bütün bir yıl boyunca Öğretmenleri Fatma AKTAŞ rehberliğinde titizlikle hazırlamış oldukları hepsi birbirinden güzel eserler sergiyi gezenler tarafından büyük beğeni topladı. Serginin açılış törenine Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK, Amasra Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdür vekili Sema ENGİN, İlçe milli eğitim Şube Müdürleri, Kurs öğrencileri ve vatandaşlar katıldı.
Serginin açılış töreni Türkiye Cumhuriyeti' nin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve ebediyete intikal etmiş öğretmenlerin manevi huzurunda yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve ardından söylenen İstiklal Marşı ile başladı. Daha sonra kürsüye gelen Amasra Halk eğitim Merkezi ve A. S. O. Müdür vekili Sema ENGİN Çalışmalar ile ilgili bilgi verdi. Daha sonra Kürsüye gelen Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, yapmış olduğu konuşmada Kurs öğrencilerini ve öğretmeni tebrik ederek bu çalışmalara katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
Daha sonra El Sanatları Kursu' na katılan öğrencilere başarı belgeleri verildi. Belge töreninin ardından sergi salonuna geçildi. Burada Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ, eşi ile birlikte açılış kurdelesini kesti.Sergilen bütün eserleri dikkatle inceleyen Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ ve beraberindekiler zaman zaman Kurs Öğretmeni Fatma AKTAŞ ve öğrencilerden bazı eserler ile ilgili bilgi aldılar.
Daha sonra sahilde kurs öğrencilerinin sunmuş olduğu yemeğe katılan konuklar
13 Mayıs 2010
EMEKLİ ÖĞRETMEN MUSTAFA YILMAZ VEFAT ETTİ
Mustafa YILMAZ' ın cenazesi bugün ikindi namazından sonra toprağa verilecek
Çakraz' ın emekli öğretmenlerinden Mustafa YILMAZ, Ankara' da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Mustafa YILMAZ' ın cenazesi bugün Ankara' dan Çakraz' a getirilerek ikindi namazından sonra kılınacak olan cenaze namazını ardından köy mezarlığında toprağa verilecek. Geçtiğimiz yıllarda bypass ameliyatı da geçiren Mustafa YILMAZ uzun bir süredir çeşitli rahatsızlıklarından dolayı tedavi görmekteydi. Emekli öğretmenimizin vefatı Çakraz' da büyük üzüntü yarattı.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak "Mustafa YILMAZ" a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
10 Mayıs 2010
ÇAKRAZ' IN SAHİBİ VAR MI?...
Ana caddenin ortasında kanalizasyon atıkları taşıp müthiş bir tehlike yaratırken, hiçbir yetkili tedbir almak gereğini hissetmiyor.
Hiç kimse oralı değil.
Acaba bu atıklar yüzünden bir salgın hastalık ortaya çıktığı zaman mı tedbir alınacak?
Bu ilgisizlik ne zamana kadar devam edecek?
En önemli soru:
ÇAKRAZ' IN SAHİBİ VAR MI?...
9 Mayıs 2010
AKKONAK KÖYÜ CAMİİ'NİN BAHÇESİ YENİDEN DÜZENLENDİ
Özel İdare Müdürlüğü'nün malzeme katkısı ve köyden sağlanan iş gücü ile bahçenin zeminine beton döküldü
Akkonak Köyü Camii' nin bahçesi yeniden düzenlendi. Özel İdare' nin malzeme katkısı ve köyden karşılanan iş gücü ile tamamlanan çalışmada bahçenin toprak olan zeminine beton döküldü. Toplam maliyeti yaklaşık 5.000TL civarında tutan çalışmadan sonra bahçenin çamur ve tozdan kurtulduğu öğrenildi. Akkonak Köyü Muhtarı Naci TUNÇ devlet ve halkın işbirliği ile bitirilen çalışma sayesinde vatandaşların cami bahçesinde daha rahat oturup dinlenebileceğini, toz ve çamurdan etkilenmeyeceğini belirtti.
ÇAKRAZBOZ KÖYÜ'NDEN OSMAN OĞLU HASAN BALCI (Balcıların Hasan Aga)VEFAT ETTİ
Hasan BALCI' nın cenazesi bugün öğle namazından sonra toprağa verilecek
Çakrazboz Köyü halkından Merhum Osman Oğlu Hasan BALCI (Balcıların Hasan Aga) vefat etti. Hasan BALCI' nın cenazesi bugün öğle namazından sonra kılınacak cenaze mazının ardından Çakrazboz Köyü' nde toprağa verilecek.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak "Hasan BALCI" ya Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
8 Mayıs 2010
BÖLGEMİZDEKİ MERMER OCAĞI VE AKKONAK' TAKİ RIHTIM İNŞAATI ULUSAL BASININ GÜNDEMİNDE YER ALMAYA DEVAM EDİYOR
Birkaç gün öncesinde VATAN GAZETESİ' nde peş peşe yer alan mermer ocağı ile ilgili haberlerden sonra, bugün de CUMHURİYET GAZETESİ, Akkonak kıyısında yapımı devam eden rıhtım inşaatını haber yaptı
Bölgemizde birkaç yıldır üretimini sürdüren özel bir şirkete ait mermer ocağı ile ilgili olarak Vatan Gazetesi' nde yayınlanan ve şirketin kuruluşu, sahipleri ve faaliyetleri hakkında çeşitli iddialar öne sürülen Kerim ÜLKER imzalı haberden sonra bugün de Cumhuriyet Gazetesi' nde iç sayfada aynı şirketin mermer sevkiyatı için kullanmak üzere Akkonak köyü sahilinde yapımını sürdürdüğü rıhtım inşaatı ile ilgili bir haber yayınlandı. Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan Turay KÖSE ve Murat KIŞLALI imzalı haberde "Eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe'nin ailesine ait olan Pekar Grubu'nun madencilik şirketi Karayel AŞ'nin, Amasra'da işlettiği mermer madenlerine liman sağlamak için, aynı adreste olan Alkan Madencilik'e Amasra Akkonak' ta bir liman tesis edildiği ortaya çıktı." denilerek olayın gelişme aşamaları anlatılıyor.
ARTIK BİR DANIŞTAY' IMIZ DA OLDU
Çakraz' daki özel bir otopark işletmesinde çalışmaya başlayan "ATİK" lakaplı Bayram Ali Ferhat' ın işletmenin yazıhanesinin camına koyduğu resim ve yazı ilgi kaynağı oldu
Geçtiğimiz hafta Çakraz' daki özel bir otopark işletmesinde çalışmaya başlayan "ATİK" lakaplı Bayram Ali FERHAT, işe başladığı gün otopark işletmesinin yazıhanesinin camına yerleştirdiği yazı ve resim ilgi kaynağı oldu. Yazıhanenin yol tarafına bakna camın kenarına yerleştirdiği kağıt levhaya DANIŞTAY Bayram Ali yazan FERHAT, başlığın altına da cep telefonunu yazmayı ihmal etmedi. Olayın kahramanı Bayram Ali FERHAT vatandaşlar tarafından tebessümle karşılanan yazının yanında gururla poz verdi.
26 Nisan 2010
İKİ ÖĞRENCİMİZİN BAŞARISI
Melek GÜRGÜN Zehra Özge ÇETİNKAYA
Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK öğrencilerimiz ve velileriyle
3/A Sınıfı Öğrencileri Melek GÜRGÜN ve Zehra Özge ÇETİNKAYA Amasra' da düzenlenen konserde gitar çaldılar
Fatih Sultan Mehmet İlköğretim Okulu' nun düzenlediği 23 Nisan etkinliğinde Okulumuzun 3/A sınıfı öğrencileri Melek GÜRGÜN ve Zehra Özge ÇETİNKAYA gitarlarıyla konserde görev aldılar. Başarılı bir performans sergileyen öğrencilerimiz profesyonellere taş çıkarttılar. Çok başarılı geçen konserden sonra Amasra İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK öğrencilerimizi tebrik etti. Yetenekli öğrencilerimiz ilk defa böyle geniş bir etkinliğin içinde yer almaktan dolayı heyecanlı ama mutlu olduklarını söylediler. Öğrencilerin velilerinin de kızlarının başarısını gururla seyrederken çok mutlu oldukları gözlendi. Sınıf öğretmenleri Salih TİRYAKİ de öğrencileriyle gurur duyduğunu belirterek öğrenci velilerine çocuklarına bu imkanı sağladıklarından dolayı teşekkür etti.
25 Nisan 2010
DOĞA SEVERLER ÇAKRAZ' DA
Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği tarafından, Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü' nün organizasyonuyla planlanan Çakraz - Bozköy Doğa Yürüyüşü Etkinliği bugün gerçekleştirildi
Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği' nin Bartın İL Kültür ve Turizm Müdürlüğü' nün organizasyonuyla düzenlediği ÇAKRAZ-BOZKÖY Doğa Yürüyüşü etkinliği bugün gerçekleştirildi. Yürüyüş etkinliğine ataması Tekirdağ' a çıkan Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet ALTAŞ, Bartın İl kültür Müdürü Vekili Ayşegül YAYLI, Bartın Güzel Sanatlar ve Turizm Derneği Başkanı Kubilay MENTEŞ ve dernek üyelerinden oluşan yaklaşık 60 kişilik bir grup katıldı. Saat 12.00 sıralarında iki otobüsle Çakraz' a gelen grup, Sağlık ocağının arkasındaki mezarlık yanından çıkan patikayı takip ederek Çakraz' ın batısındaki tepelerdeki patikalardan Bozköy Plajına inip tekrar geri döndüler. Yürüyüş güzergahı boyunca Çakraz ve çevresinin güzelliklerini kuş bakışı seyreden yürüyüşçüler görmüş oldukları doğal güzellikler karşısındaki hayranlıklarını ifade ettiler. Sitemizin yöneticisi Salih TİRYAKİ de yürüyüş grubuna rehberlik katkısında bulundu
Dönüşte Çakraz sahilindeki çay bahçelerinde oturup dinlenen ve kumanyalarını yiyen yürüyüşçüler saat 15.30 sularında otobüsleriyle Çakraz' dan ayrıldılar. Dernek Başkanı Kubilay MENTEŞ ve İl Kültür Turizm Müdür vekili Ayşegül YAYLI yürüyüşten çok memnun kaldıklarını ileriki dönemlerde de benzer etkinlikler düzenleyeceklerini söyledi. sitemizin yöneticisi Salih TİRYAKİ de kendisinin bütün bütün etkinliklerin her aşamasında seve seve gereken katkıyı yapabileceğini söyledi.
23 Nisan 2010
ÇOCUKLARIN BAYRAM COŞKUSU
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlandı
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Çakraz' da büyük bir coşkuyla kutlandı.Tören,öğrencilerin Çakraz içinden sahildeki cadde boyunca yaptıkları bando eşliğindeki tören yürüyüşü ile başladı. Yürüyüşün ardından okula dönüldü. İlk olarak Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU iki öğrenci eşliğinde okulun önündeki Atatürk büstüne çelenk koydu. Ardından Türkiye Cumhuriyeti' nin kurucusu Ulu Önder ATATÜRK ve silah arkadaşlarının manevi huzurunda yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU ve Bilişim Teknolojileri öğretmeni Perihan CEYLAN günün anlam ve önemi ile ilgili birer konuşma yaptılar.
Bu konuşmaların ardından öğrenciler şiir, ve gösterilerini sunmaya başladılar. Çok sayıda müzikli gösterinin sunulduğu törenin sonunda çeşitli yarışmalar da yapıldı. Bu yıl halkın 23 Nisan törenine katılımın önceki yıllara göre daha da fazla olduğu gözlendi
BAYRAM TÖRENİNDEN RESİMLER
İKİ GİTARCIMIZ DA VARDI
3/A Sınıfı Öğrencileri Zehra Özge ÇETİNKAYA ve Melek GÜRGÜN gitarla çalmış oldukları şarkılarla törene ayrı bir renk kattılar
9 Nisan 2010
ÇAKRAZ VE ÇEVRESİNİN BİLİNEN EN YAŞLI KADINI HATİCE KAHRAMAN 103 YAŞINDA VEFAT ETTİ
Hatice KAHRAMAN' ın cenazesi Ovacık Köyü' n de Toprağa verildi
Çakraz ve çevresinin bilinen en yaşlı kadını Hatice Kahraman vefat etti. 103 yaşında hayata veda eden Hatice KAHRAMAN' ın cenazesi bugün ovacık köyü camiinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Hatice KAHRAMAN' a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
4 Nisan 2010
ANA CADDENİN KENARINDAN TAŞAN LAĞIM ATIKLARI VE PİSLİKLER HALK SAĞLIĞI AÇISINDAN TEHLİKE SAÇIYOR
Atıkların oluşturduğu korkunç görüntü ve pis koku insanları rahatsız ediyor
Kanalisazyon sisteminin olmayışından dolayı, yol kenarındaki evlerin fosseptik çukurlarından taşan lağım ve atık suları ile pislikler yol kenarında birikerek etrafa mikrop saçıyor. Halk sağlığı için büyük bir tehlike yaratan bu durum bugüne kadar bir türlü çözümlenemedi. Tam da turizm sezonuna hazırlanan Çakraz' da bu durum turizm açısından da büyük bir sorun oluşturuyor. Yol kenarında arabalarından inen turistleri bu çirkin koku ve görüntü karşılıyor. Bu durum özellikle yazın nüfusu 6 - 7 bini bulan Çakraz için daha da önem arz etmekte. Daha geniş halk kitlelerinin sağlığını tehlikeye atacak olan bu duruma bir an önce çözüm bulunması gerekiyor. İleride ortaya çıkması muhtemel salgın hastalıklara da davetiye çıkaran bu durum vatandaşların da tepkisine yol açıyor. Başta Sağlık Müdürlüğü olmak üzere tüm ilgileri göreve çağıran vatandaşlar bu konun çözümlenmemesine tepki gösteriyorlar
3 Nisan 2010
TUR MEVSİMİ BAŞLADI.

İşletmeler yeni döneme hazırlanıyor
Nisan ayının girmesiyle birlikte Çakraz' da TUR mevsimi başladı. Bu akşam ALAY MOTEL ' de yılın ilk tur grubu konaklayacak. Çakraz' da genellikle Mart-Nisan Aylarından başlayarak Haziran ayı başına kadar olan dönem genellikle tur mevsimi olarak adlandırılıyor. Öte yandan Çakraz' daki turistik işletmeler yeni turizm dönemi için hazırlıklara başladılar. Birçok işletme otel ve pansiyonlarında temizlik ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.
ŞEHİT AHMET TELLİ İLKÖĞRETİM OKULU
NURETTİN ÇAKIROĞLU KÜTÜPHANESİ YENİDEN DÜZENLENDİ
Yeri değişen kütüphanede kitaplar DEWEY Desimal Sistemi'ne göre düzenlenerek hizmete girdi
Yıllardır okulun zemin kat girişindeki küçük odada hizmet veren Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu Nurettin ÇAKIROĞLU kütüphanesi İkinci kattaki resim atölyesine taşındı. Daha önce Resim Öğretmeni kerim BOZ ' un kullandığı ve öğrencilerin resim dersi çalışmalarını yürüttüğü resim atölyesi, Resim Öğretmen Kerim BOZ' un Amasra Lisesi' ne atanması dolayısıyla boş kalmış ve kullanılmıyordu. Okul Kütüphanesi ise eski müdür yardımcısı odası' nda hizmet veriyordu. Bu yıl artık kullanılmayan resim atölyesi yeniden düzenlenerek kütüphane bu atölyeye taşındı. Okulumuzun Kültür Edebiyat ve Kütüphanecilik Kulübü Rehber Öğretmeni Salih TİRYAKİ' nin rehberliğinde yürütülen çalışmalar sonucunda kitap sayımı ve sınıflandırması da yapılarak Kitaplar açık raf ve DEWEY desimal sitemine göre düzenlendi. Rehber Öğretmen Salih TİRYAKİ, "Bu sistemde kitaplar konu ve yazar adına göre sınıflandırılıyor. Böylece okuyucu aradığı konu ve yazara daha çabuk ulaşabiliyor." dedi.
Kütüphanenin yeni salona taşınmasından sonra öğrencilerin kütüphaneye daha çok ilgi göstermeye başladıklarını, kütüphane salonunun daha geniş olması sebebiyle öğrencilerin daha rahat okuyup çalışabildiklerini belirten Salih TİRYAKİ, halen üç bine yakın kitap bulunan kütüphanede ödünç kitap verme servisinin de kurulduğunu bu şekilde okuyucuların eve kitap alabildiklerini de sözlerine ekledi. Kütüphanenin özellikle edebiyat eserleri açısından hem sayı, hem de çeşit yönünden çok zengin olduğunu söyleyen Salih TİRYAKİ, kütüphane hizmetini halka da götürmek istediklerini ve bunu için hazırlık yaptıklarını açıklayarak şöyle dedi:
"Kütüphane yeni salonunda faaliyete geçtikten sonra öğrenciler teneffüs ve öğle arası dinlenmelerde artık sadece bilgisayar odasında değil kütüphanede de vakit geçirmeye başladılar. Öğretmenlerin verdikleri ödev ve araştırma çalışmalarını internet yerine artık kütüphanede bulunan kaynaklardan yararlanarak hazırlamaya başladılar. Bu durum eğitim ve öğretim açısından çok olumlu bir değişim ve gelişmedir. İnternetten ulaşılan birçok bilgi ve belgenin eksik veya yanlış olma ihtimali var. Ama yazılı kaynaklar her zaman daha güvenilir ve kalıcı bilgileri barındırmaktadır. Yine okulun en önemli işlevi, toplumla bütünleşmek ve toplum hayatının gelişmesine katkı yapmaktır. Bu anlamda okul kütüphanesinin halka da açılması ve özellikle ödünç kitap verme servisi hizmetinin okul dışındaki vatandaşlara da ulaştırılması toplumun kültür ve bilgi alanındaki gelişmesine, "OKUYAN ve DÜŞÜNEN BİR TOPLUM" haline gelmesinde büyük katkı sağlayacaktır. Vatandaşlar okula gelerek ister okul kütüphanesinin salonunda okuyarak veya çalışarak, ister ödünç kitap alarak okul kütüphanesinden yararlanabilir. Bu sebeple vatandaşlarımızı okul kütüphanesinden yararlanmaya çağırıyoruz.."
2 Nisan 2010
KÜTÜPHANELER HAFTASI KUTLANDI
Kütüphaneler haftası dolayısıyla okulumuzda açılan kitap sergisi de büyük ilgi gördü
Kütüphaneler Haftası dolayısıyla bugün okulumuzda bir etkinlik düzenlendi. Okulumuzun Kütüphanecilik kulübü öğrencileri, Kütüphanecilik Kulübü Rehber Öğretmeni Salih TİRYAKİ' nin rehberliğinde düzenledikleri etkinlikte kütüphanelerin önemi, kütüphanelerden yararlanma ve kütüphanecilik haftasının anlam ve önemi ile ilgili konuşmalar yapıldı ve şiirler okundu. Daha sonra yine Kütüphanecilik Kulübü öğrencileri tarafından hazırlanan kitap sergisi gezildi. Sergi öğretmen ve öğrenciler tarafından büyük beğeni topladı.
1 Nisan 2010
OKUMA YAZMA BİLMEYEN VATANDAŞLARA YÖNELİK KURS DEVAM EDİYOR
Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışmada okuma-yazma bilmeyen vatandaşlara okuma yazma eğitimi veriliyor
Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan ve okuma yazma bilmeyen vatandaşlara okuma ve yazma becerisi kazandırmayı amaçlayan kurs, okulumuzun Ana Sınıfı Öğretmeni Esra ÖBEKÇİ yönetiminde başarıyla devam ediyor. Muhtarlık tarafından okuma yazma bilmediği tespit edilen 6 kadın vatandaşımız kursa devam ediyor. Öğretmen Esra ÖBEKÇİ kurs çalışmasının iyi gittiğini ve kursa katılan kadınların okuma ve yazma öğrenmek için büyük çaba gösterdiklerini belirterek kursun sonucunda bu vatandaşların okuma yazmayı öğreneceğinden emin olduğunu söyledi.
30 Mart 2010
İŞTE KAYBETTİĞİMİZ GÜZELLİKLER
Bu maviliğin yerinde şimdi kaya ve toprak var
Bu güzellikler artık yok
Bazı şeylerin değeri onları kaybettikten sonra anlaşılır. Ama artık çok geçtir. Onları geri getirmek mümkün değildir.
Yukarıdaki resimlere bakıp da içi sızlamayan bir insan olabilir mi?
Bu güzelliğin yok edilmesine seyirci kalanlar, destek çıkanlar, susanlar ve tepki vermeyenler...
İşte bir cennetin bitişi..
Şimdi içiniz rahat mı?.....
Artık bu kumsalda çocuklar deniz kabukları toplayamayacaklar..
Çünkü bu kumsal yok
Sakız Kayası toprak ve taş yığınlarının altında kaldı.
Akkonak sahili öldü..
Herkesin başı sağ olsun....
29 Mart 2010
İŞTE AKKONAKTAKİ RIHTIM!..
Çakraz' ın çevresindeki cennet gibi kıyılarından biri olan Akkonak kıyısına yapılan rıhtım inşaatı hızla sürüyor
Bölgemizdeki bir mermer işletmesinin, ürettiği mermerleri deniz yoluyla nakledebilmek için Akkonak köyü sahilinde kurmaya başladığı rıhtımın yapımı büyük bir hızla devam ediyor. Çalışmaların şu anki aşamasında Akkonak sahilinin batı kesimindeki kısmın dolgu çalışması sürdürülüyor. Dolgu amacıyla çok sayıda mermer blok denizi doldurmak amacıya suya bırakılıyor. Sahilin giriş kısmından itibaren yapılan dolgunun yüksekliği, kumasalın dolgu yapılmayan kısmına göre yaklaşık 1 veya 1 buçuk metre yükseldi. Sahilin batı kesimindeki çakıllı kumsalın tamamen ortadan kalkmış durumda. Dolgu yapılan alanın, ilerideki İKİZ KAYALAR denilen iki kayanın olduğu kısma kadar ilerleyeceği öğrenildi.
Öte yandan rıhtım inşaatı için dolgu malzemesi olarak kullanılan büyük mermer bloklarını taşıyan kamyonların Akkonak yolunu tamamen bozduğu görüldü. Yoldaki asfaltın yer yer bozulduğu, bazı kesimlerde de çöküntüler oluştuğu görüldü.
Araç trafiğinin de sahil kesimindeki ev ve pansiyon sahiplerinin bazılarının yoğun kamyon trafiğinin oluşturduğu toz ve ve gürültü kirliliği ile trafik tehlikesi sebebiyle ev ve pansiyonlarını satmayı düşündükleri ve bir vatandaşın da yol kenarındaki evini bırakıp Bartın' a yerleştiği de öğrenildi
20 Mart 2010
TOPALLAR KÖYÜ'NDEN HAYRETTİN ALTINOK VEFAT ETTİ
ALTINOK' un cenazesi bugün ikindi namazından sonra toprağa verilecek
Topallar Köyü halkından Naim ALTINOK' un oğlu Hayrettin ALTINOK vefat etti. Hayrettin ALTINOK' un cenazesi bugün ikindi namazından sonra kılınacak olan cenaze namazının ardından Topallar Köyü'nde toprağa verilecek.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak HAYRETTİN ALTINOK' a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
18 Mart 2010
ÇANAKKALE' DE DÜNYANIN EN BÜYÜK GÜÇLERİNİN GURURUNU KIRDIĞIMIZ GÜN

TÜRK' ÜZ BÜTÜN BAŞLARDAN ÜSTÜN OLAN BAŞLARIZ
Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir.
Çanakkale Boğazı’nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul’a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
1914 yılında I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İtilaf devletleri bu isteklerini gerçekleştirme fırsatının doğduğuna inandılar. Bu inançla İngiltere ve Fransa işbirliği yaparak 3 Kasım 1914 günü alacakaranlıkta Bozcaada’dan Boğaz’ın ağzına doğru yaklaştılar. Buradan istihkamlarımıza doğru ateş açtılar, İngilizler Seddülbahir ve Ertuğrul tabyalarını, Fransızlar da Anadolu yakasında Kumkale ve Orhaniye tabyalarını havantopu ile dövdüler. Cephaneliğimize isabet eden top mermisiyle on bir ton barut havaya uçtu, subay ve erlerimiz şehit düştü, İngiliz Donanma Komutanı Amiral Carden Çanakkale önlerinde gösteriler yaptı, düşman denizaltıları boğazı geçmeye kalktılar.
24 Kasım 1914 günü bir Fransız denizaltısı Boğaz sularında görüldü. bu denizaltıyı gören topçularımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladı. 2 Aralık günü İngiliz denizaltısı da bir deneme yaptı. Derinden engelleri aşarak Boğaz’a girdi. Yediyüzelli metre ilerde bulunan Mesudiye zırhlısına torpil atarak bu gemimizi batırdı. Zırhlımızda bulunan subaylardan on’u ve erlerimizden yirmi dördü şehit düştü.
19 Şubat 1915 günü düşman savaş gemileri öğleye kadar uzun menzilli bir bombardımana girişti. Boğaz’a iyice sokuldular. Tabyalarımız akşama doğru düşman savaş gemilerine karşılık verdi. Ertuğrul ve Orhaniye tabyalarından atılan ateş karşısında düşman oldukça bocaladı.İtilaf devletleri gemileri diledikleri gibi ilerleyemiyor, amaçlarına ulaşamıyordu. Lodos fırtınasını başarısızlıklarının nedeni olarak görüyorlardı. Havalar düzelince yeni saldırılar düzenlendi. Yine sonuç alınamayınca düşman gemilerine komuta eden Amiral Carden görevden alındı. Yerine 17 Mart 1915 günü Robeck atandı. Yeni komutan 18 Mart 1915 günü donanmayla Boğaz’a saldıracağını, yakında İstanbul’da olacağını Londra’ya bildirdi.
Bu arada Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı Albay Cevat Çobanlı 17/18 Mart gecesi boğaz’a mayın hattı döşenmesi emrini verdi. Aldığı emir gereği Binbaşı Nazmi Bey Nusret Mayın gemisi ile o gece yirmi altı mayın, Boğaz’a on birinci hat olarak döşendi. Boğaz’daki mayın sayısı on bir hat olarak 400′ü aşmıştı.
18 Mart 1915
İngiliz ve Fransız savaş gemilerinden oluşan, o dönemin en büyük deniz gücü, üç filo olarak sabahleyin Çanakkale Boğazı’na girdi.
Bu donanmanın ilk grubunu oluşturan filoda, İngilizlerin Queen Elizabeth zırhlısı ile İnflexible, Lord Nelson ve Agamemnon savaş gemileri bulunuyordu.
İkinci grupta İngiliz Kalyon Kaptanı komutasında Ocean, İrresistible, Wengeance Majestic gibi savaş gemileri yer almıştı. Üçüncü filo ise Prince, Bouvet, Suffren gibi Fransız savaş gemilerinden oluşuyordu.
İngilizler ve Fransızlar zayıf Türk savunmasını kolayca susturarak Boğaz’ı kolayca geçebileceklerim umuyorlardı. Bu umut ve güvenle 18 Mart 1915 günü düşman savaş gemileri şiddetli bir ateşe başladılar. Rumeli Mecidiyesiyle merkez bataryaları şiddetli bir ateşe tutuldu. Boğazdaki düşman gemileri Hamidiye istihkamlarına yüklendi. Bunu gören Dardanos bataryaları ateşi üzerlerine çekmeye çalıştı. Az sonra, tüm gemiler, Dardanos’a saldırdı. Dardanos tabyamız saldırılara şiddetle karşı koydu. Bu arada Mesudiye tabyası da ateşe başlamıştı. Mesudiye üzerine ateş açılınca Hamidiye onun yardımına koştu. Bu arada kıyı bataryalarımız düşman üstüne ateş yağdırmaya başladılar. Bunalan düşman kaçmak isterken topçu atışlarıyla karşılaşıyordu. Düşman gemilerine göz açtırılmıyordu. Karşılıklı bu korkunç bombardıman bir saat kadar sürdü. Bu karşılıklı bombardımanı bir yabancı yazar şöyle anlatıyor:
"«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütunları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu."
Bombardıman sırasında Türk tabya ve bataryaları büyük zarar görmüştü. Amiral Robeck Fransız gemilerini geri çekerek İngiliz savaş gemilerini ileri sürdü. Tam bu sırada müthiş patlamalar oldu. Bouvet ve Suffren savaş gemileri mayına çarparak sarsıldılar, manevra kabiliyetini kaybettiler. Bir gece önce Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlar görevlerini yapmışlardı. Boğazın berrak sulan üzerinde bir dev gibi yatan Bouvet ve Suffren’e tarihi Hamidiye bataryamızın keskin nişancıları ateş açtılar. Çanakkale Geçilmez kitabının yazarı Alan Moorehead olayı şöyle anlatıyor.
« Saat 13.45′de Suffren’in az gerisindeki Bouvet müthiş bir patlamayla sarsıldı. Güverteden göğe kesif bir duman yükseldi. Gittikçe hızlanarak yana yattı, devrilip gözden kayboldu. Olayı görenlerden birinin ifadesine göre «Bir tabak, suda nasıl kayıp giderse o da öylece kayıp gitti.»
Türk tabyaları, Boğaz’ı geçmeye çalışan düşman gemilerine durmadan ateş ettiler. Bu arada düşman Boğazdaki mayınları temizlemek için mayın tarayıcılarını boğaza soktu. Tabyalarımız mayın tarayıcılarına ateş açtılar. Açılan ateş yağmur gibi yağmaya başlayınca düşmanlar panik içinde kaçtılar. Bu arada düşman savaş gemilerinden İnflexible, İrressitible büyük hasar gördü. Batanlar oldu. Daha sonra Queen Elisabeth ve Agamemnon yaralandı. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı’nı denizden aşamadılar. Büyük kayıplar vererek : Çanakkale Boğazı’nın geçilemeyeceğini öğrendiler.
İtilaf devletleri Çanakkale Boğazı’nın savaş gemileri ile aşamayınca bu kez çıkarma yapmayı planladılar. Artık Çanakkale kara savaşları başlıyordu. Kara savaşında düşmanın nereden çıkarma yapabileceği tartışıldı. Mustafa Kemal Kabatepe ve Seddülbahir’den, Alman komutan Von Sanders ise Bolayır ve Anadolu yakasından çıkarma yapılabileceği görüşündeydi. Alman komutanı Von Sanders’in görüşü ağır bastı, ve askerler o yöreye yerleştirildi.
Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal’in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen’de Conkbayır’da, savaştı. Cephanesi biten askerlere :
— Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— «Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conkbayır’a doğru ilerliyordu. Bu arada Mustafa Kemal, Anafartalar Grup Komutanlığına atandı. Anafartalar Savaşı’nda düşmanın attığı şarapnel misketi Mustafa Kemal’in göğsüne isabet etti. Ancak cebindeki saate çarptığından bir şey olmadı.
Kısa sürede Türk ordusu her yerde büyük başarılar kazandı. Düşman şaşkına döndü, bozguna uğradı.
Çanakkale kara savaşlarının en önemli cepheleri; Kumkale, Beşike, Bolayır, Seddülbahir, Anbumu, Kabatepe, Conkbayırı ve Anafartalar’dır. 19 – 20 Aralıkta Anafartalar ve Arıburnu cephesi, 8-9 Ocak’ta Seddülbahir düşmanlar tarafından boşaltıldı. Böylece 1915 baharında parlak umutlarla karaya ayak basan birleşik düşman ordusu 1916 kışında bozguna uğrayarak çekip gitti.
Çanakkale savaşlarında 250 binin üzerinde askerimiz şehit düştü. Düşman kayıpları ise bu rakamın üstündedir.
Çanakkale savaşlarının unutulmaz kahramanı, Anafartalar Grup Komutanı Mustafa Kemal’in başarısı ilerde başlayacak Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın kaynağı oldu.
Bağımsızlığımızı savunmak, yurt topraklarımızı korumak için yapılan savaşlar kutsaldır. Çanakkale, Ulusal Kurtuluş Savaşımız kutsal destan savaşlara birer örnektir
17 Mart 2010
MART KAPIDAN BAKTIRIR, KAZMA KÜREK YAKTIRIR
Aliobası, Topallar, Bozköy, Kuyupınarı, Konuklar ve Ovacık' ta yoğun bir kar, Çakraz' da ise yağmur var
Hava sıcaklığının düşmesinin ardından Çakraz ve çevresi yağışlı bir havanın etkisi altında kaldı. Çakraz içinde yağmur ve karla karışık yağmur yağarken yüksek kesimlerdeki köylerde yoğun bir kar yağışının olduğu öğrenildi. Kar yağışı halen devam ediyor. kar yağışının özellikle Aliobası, Topallar, Küçükören, Kuyupınarı, Ovacık, Konuklar ve Çakrazboz köylerinde etkili olduğu bildiriliyor. Hava sıcaklığı da düşmeye devam edecek. Gece geç saatlerde hava sıcaklığının sıfırın altında 3 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.Şu ana kadar kar yağışının devam etmekte olduğu köylerde ciddi bir ulaşım sorununun yaşanmadığı da öğrenildi.
ÇAKRAZ' DA EKMEK FİYATI YİNE DÜŞÜRÜLDÜ
250 gr ekmek 50 kuruştan satılmaya başlandı
Çakraz' da ekmeğin fiyatı yeniden 50 kuruşa düştü. Buna bağlı olarak da gramı düşürüldü. Yaklaşık bir ay önce ekmeğin gramı 300 e ve fiyatı da 75 kuruşa çıkan ekmek yine eski fiyat ve gramajına düşmüş oldu. Bunun sebebinin yine rekabet olduğu öğrenildi.
KIŞ GERİ GELDİ
Bugün öğle saatlerinde yağmur başladı ve hava sıcaklığı da hissedilir derecede düştü
Bir süredir devam eden bahar havası gitti. Yerine kış günlerini hatırlatan soğuk hava geldi. Bugün hava sıcaklığının hissedilir derecede düşmesiyle birlikte, öğle saatlerinde yağmur da başladı.
11 Mart 2010
ÇAKRAZ' DA BU SABAH ERKEN SAATLERDE HAFİF BİR DEPREM OLDU

Boğaziçi Üniversitesi
Kandilli
Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
ULUSAL
DEPREM İZLEME MERKEZİ
3.4 şiddetindeki depremin etkisi, fazla hissedilmedi.
Çakraz' da bu sabah erken saatlerde hafif bir deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ULUSAL DEPREM İZLEME MERKEZİ verilerine göre Saat 05:53 sıralarında meydana gelen depremin şiddeti 3.4 olarak belirlendi. Depremin etkisi fazla hissedilmedi.
9 Mart 2010
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ AMASRA ŞUBESİ'NİN, 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA ÇAKRAZ' DA DÜZENLEMİŞ OLDUĞU ETKİNLİK MUHTEŞEM OLDU
Kutlama etkinliğine AKP Amasra İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, Atatürkçü Düşünce Derneği Bartın Şubesi Başkanı Murat İZLER, Atatürkçü Düşünce Derneği Amasra Şubesi Başkanı Yurdanur Topçu, Çakraz ve çevresindeki Köylerle Bartın ve Amasra' dan gelen çok sayıda kadın katıldı
Atatürkçü düşünce Derneği Amasra Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla dün gece Çakraz' daki YAKAMOZ BALIK EVİ' nde düzenlediği etkinlik büyük ilgi gördü. kutlama etkinliğine AK PARTİ Amasra İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, Atatürkçü Düşünce Derneği Bartın Şubesi Başkanı Murat İZLER,Atatürkçü Düşünce Derneği Amasra Şubesi Başkanı Yurdanur TOPÇU, Çakraz ve çevresindeki köylerle Amasra ve Bartın' dan gelen çok sayıda kadın katıldı. Törenin başlangıcında Amasra Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Yurdanur TOPÇU tarafından "Kurtuluş savaşı' nın Kahraman Türk Kadınları" konulu slayt gösterisi sundu. Daha sonra mikrofona davet edile Atatürkçü Düşünce Derneği Bartın Şube Başkanı Murat İZLER davet edildi. Murat İzler kadınların toplumdaki yeri ve önemi ile dünya kadınlar gününün anlamı hakkında bir konuşma yaptı. konuşmanın ardından Atatürkçü Düşünce Derneği Amasra Şubesi Türk Halk Müziği Korosu Yurdun değişik yörelerinden derlenmiş olan türkülerden oluşan bir Türk Halk Müziği konseri sundu. konserin ardından konuklar hep birlikte yemek yediler. Yemeğin ardından konuklar canlı tekrar müzik eşliğinde gecenin ilerleyen saatlerine kadar eğlendiler.
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ, 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA BİR KUTLAMA MESAJI YAYINLADI
Mesajında Kadınlarımızın toplumsal yapının kurulmasındaki önemine değinen TUNÇ, görevlerinin kadınlara hak ettikleri değeri vermek olduğunu vurguladı
Kadınlarımız, huzurlu ve mutlu bir aile yapısının tesis edilmesinde ve, güçlü bir toplumsal yapının kurulmasında her zaman en önemli rolü oynamışlardır.
Bütün fedakarlığı ile ailenin temel taşı olan kadınlarımız, vatana ve milletine faydalı, geleceğinden emin fertler yetiştirmek için olağan üstü gayret göstermektedir.
Son yıllarda Kadınlarımızın sosyal hayata ve çalışma hayatına katılmaları ile ilgili önemli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bundan sonra da görevimiz toplumun yarısını oluşturan kadınlarımızı ihmal etmeden, onlara hak ettikleri değeri vermektir.
Bu vesileyle başımızın tacı olan ve yarınlarımızın mimarı kadınlarımıza sağlık, huzur ve mutluluk dileklerimle saygılarımı sunuyor, 8 mart dünya kadınlar gününü kutluyorum
Av. Yılmaz TUNÇ
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ
8 Mart 2010
8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ OKULUMUZDA YAPILAN ANLAMLI VE ZENGİN İÇERİKLİ BİR PROGRAMLA KUTLANDI



Okulumuzun Türkçe Öğretmeni M. Özlem KIRMA rehberliğinde hazırlanan etkinlikte öğrencilerimiz bir de tiyatro gösterisi sundular
8 Mart DÜNYA KADINLAR GÜNÜ dolayısıyla okulumuzda bir tören düzenlendi. Başarılı Türkçe Öğretmenimiz M. Özlem KIRMA' nın rehberliğinde hazırlanan zengin programda öğrencilerimiz, günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptılar ve şiirler okudular. Törenin sonunda okulumuzun 8/A Sınıfı öğrencileri, Büşra FERHAT, Melisa SARIOK, Dilek ÖZDEMİR, Gizem YALÇIN, Alberk KOÇER,Atakan YILDIZ, Recep KAYA, Cansu ÇETİN, Büşra AKKAYA ve Berk KAYA' dan oluşan bir ekip güzel bir tiyatro gösterisi sundular.
Töreni Okul yöneticileri ve öğretmenlerle öğrenciler ilgiyle izlediler. Törenin bitiminde, programı hazırlayan ve uygulayan ekip uzun süre alkışlandı.
7 Mart 2010
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ AMASRA ŞUBESİ, 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA YARIN ÇAKRAZ' DA BİR ETKİNLİK DÜZENLİYOR
Bugün Saat 18:00' da başlayacak olan etkinlikte slayt sunumu eşliğinde çeşitli konuşmalar yapılacak ve kadınlardan oluşan koro bir müzik ziyafeti verecek
Atatürkçü düşünce Derneği Amasra Şubesi, bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Çakraz' da bir etkinlik düzenliyor. Saat 18:00 da Çakraz' daki ünlü i YAKAMOZ BALIK EVİ' nde düzenlenecek olan etkinlikte slayt gösterileri eşliğinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü' nün anlamı ve Türkiye' de kadının durumu ve sorunları ile ilgili konuşmalar yapılacak. Etkinlik sırasında Atatürkçü Düşünce Derneği Amasra Şubesi' ne üye kadınlardan oluşan bir koro da katılımcılara bir müzik ziyafeti sunacak. Etkinliğe çok sayıda kadının katılması bekleniyor.
3 Mart 2010
KARAKAÇAK KÖYÜ'NDEN MERHUM RAİF ÖZDİLKURAL' IN EŞİ ZÜHRE ÖZDİLKURAL VEFAT ETTİ
Zühre ÖZDİLKURAL' ın cenazesi bugün toprağa verildi
Karakaçak Köyü halkından merhum Raif ÖZDİLKURAL' ın eşi Zühre ÖZDİLKURAL dün vefat etti. Zühre ÖZDİLKURAL' ın cenazesi Karakaçak Köyü Camii' nde kılınan cenaze namazını ardından toprağa verildi. ÖZDİLKURAL' ın vefatı Ailesi, yakınları ve köy halkını üzüntüye boğdu
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Zühre ÖZDİLKURAL' a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
KUYUSUNA BAK, SANTRALİNİ AL
HEMA' nın kurmak istediği termik santralden önce, açmış olduğu kuyular çevreyi kirletmeye başladı
BARTIN OLAY Gazetesi' nde dün yayınlanan bir haberde, Amasra' ya termik santral kurmaya çalışan HEMA şirketinin Kaman Köyü yakınlarındaki kuyularından çıkan atıkların dereyi kirlettiği bildiriliyor. Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin ÇETİN, Bartın Çevre İl Müdürü Zeki ŞALTU ve beraberindeki uzmanlar ve gazetecilerden oluşan bir heyet Kaman Köyü deresinde bir inceleme yaptı. Yapılan incelemede, dere yatağının gri bir renge büründüğü ve son derece kirli aktığı görüldü.
Dere yatağındaki kirli sudan örnekler alındıktan sonra HEMA Mühendisleri, bu kirliliğin kuyudan çıkan posanın yağmurla birlikte suya karışmış olabileceğini belirttiler.
Geçtiğimiz yıl haziran ayı ortalarında da yine Kaman deresindeki toplu balık ölümlerinin görülmesi üzerine yapılan incelemede de HEMA 2 kuyusundan çıkan zehirli atıklar yüzünden kirlenme oluştuğunu açıkladılar. Bu toplu balık ölümlerine sebep olan kirlenmenin sorumlusu olarak görülen HEMA şirketine o tarihte para cezasının da kesildiği, verilen bilgiler arasında.
Bu son olay Termik Santralin kurulması konusunda kararsızlık yaşayan herkesin bu konudaki düşüncelerini yeniden gözden geçirerek bu santralin dünyanın göz bebeği Amasra ve çevresine vereceği zararları tahmin ederek termik santral projesinin uygulamasına karşı çıkmaları gerektiğini gösteriyor.
28 Şubat 2010
ÇAKRAZBOZ KÖYÜ' NDEN İHSAN ÇILGIN VEFAT ETTİ

İhsan ÇILGIN' ın cenazesi ikindi namazından sonra toprağa verilecek
Adana' da yaşayan Çakrazboz Köyü' nden Çolakların İhsan ÇILGIN geçirmiş olduğu bunalım sebebiyle Adana' daki evinin çatı katından atlayarak hayatına son verdi. İhsan ÇILGIN' ın Adana' da oturduğu evinin icra yoluyla satılmasından sonra bunalıma girdiği ve icra işlemleri sırasında evdeki eşyaların taşınması sırasında bunalıma girerek çatı katından kendini boşluğa attığı öğrenildi. Cenazesi bu sabaha karşı Çakrazboz Köyü' ne getirilen İhsan ÇILGIN, bugün ikindi namazından sonra kılınacak olan cenaze namazının ardından, Çakrazboz Köyü'nde toprağa verilecek.
İhsan ÇILGIN' ın ölümü ailesi ve yakınları ile halkı büyük üzüntüye boğdu..
YEŞİL ÇAKRAZ olarak İhsan ÇILGIN' a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
27 Şubat 2010
MHP İL BAŞKANI SEZAİ BİLGİN' E ÇAKRAZ' DA BÜYÜK İLGİ
MHP İl Başkanlığı tarafından bir süredir devam ettirilen köy ziyaretleri çerçevesi içinde Bartın MHP İl Başkanı Sezai BİLGİN Yanında il yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Çakraz' da vatandaşlarla sohbet etti
MHP İl Başkanlığı tarafından uzun bir süredir yürütülen köy ziyaretlerinde birine Çakraz da eklendi. Dün akşam Çakraz' ı ziyaret eden MHP İl Başkanı Sezai BİLGİN başkanlığındaki MHP Bartın İl ve ilçe yöneticilerinden oluşan bir heyet, Çakraz' da Durak Kahvehanesinde vatandaşlarla bir sohbet toplantısı yaptı. Çakraz' a yakın çevre köylerden gelen çok sayıda vatandaş ve köy muhtarlarının da katıldığı sohbette bir konuşma yapan MHP İl Başkanı Sezai BİLGİN Bartın' ın ve Ülkenin sorunlarına değinerek gündemi değerlendirdi.
Konuşmasında hükümeti eleştiren Sezai BİLGİN, "Türkiye' de sürekli olarak, hükümete bağlı yandaş medya aracılığı ile yapay gündemler yaratılarak gerçek gündemin vatandaşın gözünden kaçırılmaya çalışıldığını söyleyerek, AK Parti ne zaman ekonomik, siyasi ve sosyal herhangi bir konuda sıkışırsa, derhal ya başörtüsü sorununu,ortaya atıp mağdur rolü oynuyor, ya da Ergenekon veya Balyoz adı verilen davalarla ilgili tutuklama ve gözaltına alma dalgaları başlatıyor. Özellikle yandaş medya aracılığı ile vatandaşın dikkati etkili bir şekilde bu tip yapay konularla meşgul edilirken, iktidarın sebep olduğu işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk gibi konular, Ermeni açılımı,Kürt açılımı gibi Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü tehdit edecek olan projelerin bir bir uygulanması için adımlar atılmaktadır. Vatandaş yapay gündemle ilgilenirken bunlar vatandaşın gözünden kaçırılmaktadır.
En son İçişleri Bakanı Beşir ATALAY ile ilgili olarak TBMM de görüşülen Habur sınır kapısında PKK militanlarının törenle karşılanması skandalı ile ilgili gensoru önergesinin hemen öncesinde yine darbe iddiaları ile ilgili bir tutuklama dalgası başlatılmış ve bu şeklide halkın gündeminden bu skandal kaçırılmaya çalışılmıştır." dedi.
AKP' nin sürekli olarak vatandaşların en hassas olduğu dini duygularını istismar ederek, bunları çözmek yerine oy amacıyla bu sorunlardan yararlanmaya çalıştığını söyleyen MHP İl Başkanı Sezai BİLGİN Başörtü sorununun çözümü için MHP nin kendilerine destek verdiğini hatırlatarak, AKP' nin o zaman hazırladığı bir yasa tasarısının, hazırlandığı şekliyle Anayasa Mahkemesinden mutlaka döneceğini, oysa kendilerinin bu tasarıya yapmak istedikleri düzenleme ile yasa tasarısının Anayasa Mahkemesinden dönmesi ihtimalinin olmadığını AKP yöneticilerine söyledikleri halde onların, bu yasa tasarısının Anayasa Mahkemesi' nden döneceğini bile bile kasıtlı olarak tasarıyı o şekilde gönderdiklerini ve doğal olarak da Anayasa Mahkemesi'nden bu tasarının geri döndüğünü belirtti. "Eğer o zaman bizim dediğimiz şekliyle bir tasarı hazırlansaydı mutlaka yasalaşacaktı ve sorun çözülecekti. Ama Sorun Çözülünce de AKP'ni elinden istismar konusu olan bir konu daha ortadan kalkmış olacaktı." diyen Sezai BİLGİN, AKP nin bile bile elindeki istismar edeceği bir kozu kaybetmek istemediği için, başörtüsü sorunu ile ilgili yasa tasarısını Anayasa Mahkemesi' nden dönecek şekilde hazırladığını sözlerine ekledi. AKP' nin İmam Hatip ve Meslek liseleri ile ilgili katsayı sorununda da aynı şeyi yaptığını, sorunları çözebilecek siyasal gücü olduğu halde kasıtlı olarak benzer uygulamalarla çözümsüz kalmasını sağladığını söyleyen MHP İl Başkanı Sezai BİLGİN, hükümetin sadece istismar yaptığını ve bu yüzden de sorunları çözümsüz bıraktığını ifade etti.
Muhtıra ve darbe iddialarına da değinen MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN, demokrasiye dışarıdan yapılan müdahalelerin AKP nin değirmenine su taşıdığını ve en zor anılarında bu tip müdahalelerin AKP yi içine düştüğü durumdan kurtardığını söyledi. 27 Nisan muhtırası verilmeden önce AKP nin, uygulanan ekonomik ve sosyal politikalardaki yanlışlıkları sebebiyle % 30' lara düşen oy oranını 27 Nisan' da Eski Genel Kurmay Başkanı Yaşar BÜYÜKANIT tarafından kaleme alınan E-Muhtıradan sonra birden 10 puanın üstünde arttığını ve bunu olayın AKP' yi seçimde düşeceği durumdan kurtardığını söyledi.
Konuşmasında Bartın ve Çevre sorunlarına da değinen MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN, Bartın İli' nin en önemli sorunlarının başında işsizliğin geldiğini ve diğer sorunların buna bağlı olarak arttığını söyleyerek, Bartın'da özellikle gemi tersaneleri ve haddehanelerin büyük bir iş ortamı sağlayacağını ve binlerce kişiye iş imkanı sağlayacağını söyledi. HEMA tarafından kurulması düşünülen termik santralin mutlaka engellenmesi gerektiğini, MHP olarak bu termik santralin yapımını engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını söyleyen Sezai BİLGİN daha sonra vatandaşların çeşitli sorularını cevaplandırdı.
Bir vatandaşın şu anda MHP nin oy oranlarının ne seviyede olduğu şeklindeki sorusuna MHP İL Başkanı Sezai BİLGİN "En son kamuoyu araştırmalarından çıkan sonuçlara göre "AKP: % 28, MHP %22 ve CHP %21.75 " diyerek cevap verdi.
Yaklaşık üç saat süren sohbet toplantısının sonunda vatandaşlara siyasi görüşünüz ne olursa olsun hiç bir ayrım yapmaksızın her vatandaşın sorunlarıyla ilgileneceklerini belirterek hangi konuda olursa olsun vatandaşların hiç tereddüt etmeden kendilerine ulaşmasını istedi, Eğer yapılabilecek bir şey varsa mutlaka yapacaklarını da sözlerine ekledi.
Daha sonra vatandaşlarla vedalaşan MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN beraberindekilerle birlikte Çakraz' dan ayrıldı
20 Şubat 2010
AMASRA AYAKTA
BİR İLÇE HAYKIRIYOR

"TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ!.."
AMASRA ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ' NİN BASIN AÇIKLAMASI MİTİNGE DÖNÜŞTÜ
Miting gibi basın açıklamasına CHP Bartın Milletvekili Rıza YALÇINKAYA, Amasra Belediye Başkanı Emin TİMUR, Amasra ve Bartın'daki iktidar ve muhalefet partilerinin il ve ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri ve Amasra içinden ve çevre köylerden gelen kalabalık bir halk topluluğu katıldı
HEMA isimli şirketin Amasra' da yapmayı düşündüğü termik santrale karşı Amasra Çevre Birlikteliği' nin basın açıklaması mitinge dönüştü. Miting gibi gerçekleşen basın açıklamasına CHP Bartın Milletvekili Rıza YALÇINKAYA, Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taner ÇETİN, Amasra Belediye Başkanı Emin TİMUR, MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN, Amasra ve Bartın' daki iktidar ve muhalefet partilerinin İl ve ilçe başkanları, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve derneklerin temsilcileri, Amasra halkı başta santralin yapılması düşünülen Gömü ve Tarlaağzı köyünden olmak üzere Amasra' nın köylerinden gelen çok sayıda vatandaş katıldı.
Basın Açıklaması sırasında Konuşmacılar termik santral ile ilgili düşüncelerini dile getirdiler. Termik santralin yapımına neden karşı olduklarını anlattılar ve mücadelelerinin süreceğini belirttiler.

MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN: "MHP Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ bize ne yaparsanız yapın ama bu santrali Amasra' ya kurdurmayın" diye talimat verdi."
Basın açıklamasına tüm ilçe örgütleriyle birlikte katılan MHP Bartın İl Başkanı Sezai BİLGİN, yaptığı konuşmada Ankara' da MHP Genel Başkanı Dr. Devlet BAHÇELİ' ye termik santral konusu ile ilgili bir rapor sunduklarını ve bilgi verdiklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Sayın Bahçeli' nin daha önce gelmiş olduğu Amasra'yı çok beğendiğini ve burada bir ev satın almak için bize talimat verdi. Biz de Komisyoncu arkadaşlarla temastayız. Sayın BAHÇELİ bize "Böyle güzel bir ilçeye termik santral yapılır mı? Sizler mutlaka bu termik santralin yapımını engellemelisiniz" dedi. Biz MHP olarak böyle güzel bir beldeye termik santral yapılmasına karşıyız."
"Genel Müdürü Görevden Alın"
CHP Bartın Milletvekili Rıza YALÇINKAYA da mitingde bir konuşma yaparak konu ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Termik santralle ilgili olarak yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi veren Rıza YALÇINKAYA ; termik santralle yapımıyla ilgili olarak Şirketin bile itiraz etmediği bir rapora TTK Genel müdürlüğü' nün itirazda bulunduğunu söyleyerek "Bu nasıl iştir size ne oluyor? " diye sordu. Milletvekili YALÇINKAYA bu genel müdürün derhal görevden alınması gerektiğini belirtti.
Basın açıklamasına destek veren siyasetçi ve bürokratlar bir arada.
Ortada Amasra Belediye başkanı Emin TİMUR, onun solunda Bartın Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Taner ÇETİN ve onun sağında da CHP Bartın Milletvekili Rıza YALÇINKAYA
ÇAKRAZ ve BOZKÖY de oradaydı
Amasra' da yapılan miting gibi basın açıklamasına Çakraz Turizm Derneği ve Çakrazboz Köyü Güzelleştirme Derneği' nin öncülüğünde çok sayıda vatandaş da katıldı
SANTRALİN YAPILMASI DÜŞÜNÜLEN GÖMÜ VE TARLAAĞZI' NDAN GELEN KALABALIK BİR GRUP DA GÖSTERİDE YER ALDI
Amasra' da yapılan protesto gösterisi ve basın açıklamasında Santralin yapılaması düşünülen GÖMÜ ve TARLAAĞZI köylerinden de çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar Slogan ve alkışlarla köylerine yapılması düşünülen termik santrale tepkilerini ortaya koydular
BASIN AÇIKLAMASINA ÇOK SAYIDA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ DE KATILARAK DESTEK VERDİ
Bartın ve çevresinden gelen çevre dostu çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcileri de gösteride yer aldı.
ÇAKRAZ' DAN EN KÜÇÜK ÇEVRECİ
Basın açıklamasına Çakraz' dan katılanlar arasında minik bir çevreci de vardı.Elindeki üzerinde "TERMİK SANTRALE HAYIR" yazan flamayı BARIŞ AKARSU' nun heykeli önünde gururla salladı. Minik çevreci yetişkinler sanki "BARIŞ ABİMİN KEMİKLERİNİ SIZLATMAYIN!." der gibiydi
14 Şubat 2010
AMASRA ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ' NİN SUNUMU ÇAKRAZ' DA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
CHP Amasra İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA ile birlikte AK Parti Amasra İlçe Yöneticisi Tahsin ALACA, MHP Amasra İlçe Başkan Yardımcısı Mustafa BALCI da toplantıya katılarak destek verenler arasındaydı
AMASRA ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ bugün beraberlerinde Amasra' daki iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcileri ile çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sendikacıların da katıldığı bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıya Amasra CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA, AK PARTİ Amasra İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Tahsin ALACA, Amasra MHP İlçe Başkan Yardımcısı Mustafa BALCI, Amasra Çevre Birlikteliği Grubu olarak Hüseyin Çoban, EĞİTİM SEN' temsilen Öğretmen Recai ÇAKIR, Öğretmen Kerim BOZ ve Çakrazlılar katıldılar.
Slayt gösterisi eşliğinde yapılan sunum sırasında
konuşmacılar Amasra' da HEMA ve yabancı ortağı olan şirketin kurmayı planladığı
termik santralin zararlarının sadece Gömü, Tarlaağzı ve Amasra ile
sınırlı kalmayacağını, kuş uçuşu
Konuşmacılar, bu kadar geniş bir alanın sahil kesiminde başta turizm ve balıkçılık faaliyetlerinin sona ereceğini, iç kesimlerde ise termik santralin dumanıyla oluşacak olan asit yağmuru ve zehirli gazlardan dolayı başta sebze, meyve ve tahıl üretimi olmak üzere tüm tarımsal üretime darbe vuracağı gibi, bölgenin muhteşem orman varlığının da bu zarardan etkileneceğini söylediler. Konuşmacılar yine bu doğal alanın göreceği zarardan, bölgedeki hayvan ve bitki hayatının da etkileneceğini, başta nadir bulunan bitki ve hayvan türleri olmak üzere çok sayıda canlı türünün de yok olacağını belirttiler.
Şirket Halkı Yanıltıyor
Sadece Tarlaağzı ve Gömü köyleri değil Kazpınarı' nı, Bostanlar ve Uğurları da yerinden kaldırsalar yetmez, Arıt yol ayrımına kadar kül sahası yapmaları gerekir. Kül sahamız yeterli değil diye ATİM den eski galeri ve kömür ayaklarını istediler. Olumsuz cevap aldılar. Şimdi raporlarında diyorlar ki, kömür çıkardığımız yere külleri koyacağız. Bu memleketin insanları uzaydan gelmediler, bu memleketin insanları madenci; bunun olamayacağını biliyorlar. 40 yıllık Amasra Kömür İşletmesi kömür çıkarttığımız yerlere kül konamaz diyor. Onlar daha bir kilo kömür çıkartmadan kömür külleri yeraltına koymaktan söz ediyorlar. Çevre Bakanlığı bunların çevre düzeni planına itirazınızı reddederken 'halkın desteği yok' dedi.
HEMA dışında ikinci şirket neden santral kuracaktır. Bakanlığa ÇED başvurusu yaptığı tarihte bu şirket Enerji Piyasası Denetleme Kurumundan lisans almış mıdır? Batı Karadeniz Elektrik Üretim AŞ. nereden çıkmıştır. Bu şirketin devlete ve millete karşı kömür üretmekle ilgili bir taahhüdü, sorumluluğu var mıdır? HEMA geçen sene nisan ayında kömür çıkarmış olacaktı, ya da redevans karşılığı TTK' ya para ödeyecekti. Yapamadı ek süre verildi. Bu yeni şirketin kömür çıkartma diye bir mecburiyeti bile yok ki, işçi alsınlar ve kömür çıkartsınlar. Bartın ve Amasra'nın geleceği için herkesi sosyal barışı korumaya, hukuka, kurallara ve planlara uygun davranmaya çağırıyoruz. Çevre Bakanlığına sesleniyoruz: bu başvuruyu reddediniz. Yatırımcı firmalara sesleniyoruz: Başvurularınızı geri çekiniz ve kömür çıkarmak olan görevinize devam ediniz. 20 Şubat'a kadar halk toplantılarına ve bilgilendirmelere devam edilecek. Bu sürede Çevre Bakanlığı başvuruyu reddetmez veya dosya geri çekilmezse, 20 Şubat'ta geleceğimizi koruma mücadelemiz her alanda devam edecek. Bizi çöplüğe atmak isteyenleri bu defa biz çöp poşetlerine koyacağız.
Termik santrale İşçi alınacağı yalan!..
Şirket, termik santral için çevreden çok sayıda işçi alacağını ifade ederken de yalan söylüyor. Çünkü burada çalıştıracağı işçiler en az asgari ücretle olacak. Oysa Şirket ÇİN' den düşük ücretle işçi getirip çalıştırmak varken neden daha fazla ücret vereceği Türk işçi çalıştırsın ki? İşçi çalıştırma konusunda yalan söyleyen şirket vatandaşın termik santral konusundaki düşüncelerini değiştirmeye çalışıyor.
İktidar ve muhalefet el ele
AK PARTİ İLÇE YÖNETİCİSİ TAHSİN ALACA VE MHP AMASRA İLÇE İKİNCİ BAŞKANI MUSTAFA BALCI
Amasra' da yapılması düşünülen termik santralin engellemesi için yapılan çalışmalarda Türkiye' de uzun zamandır görmeye hasret kaldığımız bir iktidar ve muhalefet dayanışması gözlemleniyor. Termik santrale karşı mücadele başta iktidarda bulunan AK PARTİ yönetimi ile birlikte muhalefet Partileri Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi olmak üzere tüm iktidar ve muhalefet temsilcilerini de bir araya getirdi. İktidar ve muhalefet örnek bir dayanışma ve işbirliği sergiliyorlar.
AK PARTİ Amasra İlçe Yöneticisi Tahsin ALACA iktidar partisi olarak Amasra da termik santral yapılmasına karşı olduklarını ve bunu kurdurmayacaklarını belirtti. MHP Amasra İkinci Başkanı Mustafa BALCI da MHP teşkilatı olarak bu konuda aynı görüşte olduklarını ve termik santralin engellenmesi için üzerlerine düşen her şeyi yapacaklarını ve bu yoldaki tüm çalışmaları destekleyeceklerini belirtti
Çakrazlı vatandaşların ilgi ile dinlediği konuşmaların sonunda konuşmacılar dinleyenlerin sorularını cevaplandırdılar. Vatandaşlar 20 şubatta yapılacak olan basın açıklamasına katılacaklarını belirterek, konuşmacıların sunumundan çok yararlandıklarını ve termik santralin kurulmasını engellemek için ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını ifade ettiler.
DAYANIŞMA GENİŞLİYOR
Çakraz Seyahat Minibüsleri Basın 20 Şubat' taki Açıklamasına Katılmak İsteyen Vatandaşları Bedavaya Taşıyacak
Halkın Termik santrale karşı tepkisi büyük bir toplumsal dayanışmaya dönüştü. Çakraz- Bartın ve Çakraz- Amasra arasında yolu taşıyan ÇAKRAZ SEYAHAT MİNİBÜS İŞLETMESİ' nin 20 Şubat' ta yapılacak olan basın açıklamasına katılmak isteyen vatandaşları ücretsiz olarak basın açıklamasına götürecekleri öğrenildi. Buna göre gerek Çakraz ve gerekse çevre köylerden basın açıklamasına katılmak isteyen vatandaşlar Çakraz minibüsleri tarafından basın açıklamasına ücretsiz olarak taşınacak. İşletmenin almış olduğu bu karar halk arasında büyük bir takdir topladı. görüşlerine başvurduğumuz vatandaşlar şirketin almış olduğu kararla çevre sorunlarına ne kadar büyük değer verdiğinin görüldüğünü belirttiler.
"ZEHİR SOLUMAK İSTEMİYORUZ!"

CHP Amasra İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA, YEŞİL ÇAKRAZ' a gelişmeleri değerlendirdi
CHP Amasra İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA, Termik Santral ile ilgili olarak Çakraz' da yapılan Sunuma katıldı. Bu sunum sırasında kısa bir konuşma da yapan Orhan ÇAÇA termik santral yapımı ile ilgili düşüncelerini açıkladı ve herkesi etkin olarak bu mücadeleye katılmaya çağırdı. Bu arada Çakraz2ın sesi YEŞİL ÇAKRAZ' a da bir demeç veren CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA, yapılmak istenenin doğaya, çevreye ve Amasra' ya karşı işlenecek olan bir cinayet olduğunu söyledi. Orhan ÇAÇA özetle şunları söyledi:
"Bilindiği gibi küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir çölleşme olgusu var. Bu çölleşme olgusu güneyden başlayarak kuzeye doğru ilerliyor. Çölleşme olgusundan etkilenmeyecek olan bölgelerden birinin de Batı Karadeniz olduğu düşünülürse, gelecek 10 yıl içinde Bartın, Amasra ve özellikle Çakraz geleceğin önemli bir turizm merkezi haline gelecek. Çünkü çölleşme ve küresel ısınma yüzünden Ege ve Akdeniz bölgesindeki yoğun turizm hareketliliği buralara yönelecek. Sahip olduğu muhteşem doğal güzellikleri, tertemiz denizi ve pırıl pırıl kumlarıyla daha şimdiden Türkiye ve dünyanın dikkatini çekmeye başlayan Karadeniz kıyıları ve özellikle Bartın, Amasra ve Çakraz sahilleri geleceğin en büyük turizm merkezi olmaya adaydır. Durum böyle iken sanki başka hiç bir yer kalmamış gibi Amasra' nın bu santral yapımı için seçilmesini anlamıyoruz. Çünkü bu santral bütün bu potansiyeli yok edecek. bu yüzden iktidar ve muhalefetle birlikte tüm sivil ve resmi kuruluşların, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların derneklerin daha etkin ve dayanışmalı olarak bu santrale karşı çıkmalarını bekliyoruz."
13 Şubat 2010
AMASRA ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ YARIN ÇAKRAZ' DA
Yarın Çakraz' a gelecek olan grup Çakraz halkına termik santralin Çakraz ve çevresine nasıl zarar vereceğini anlatacak
AMASRA ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ' nden bir grup yarın Çakraz' a geliyor. Saat 16.00 sıralarında Çakraz' a gelecek olan konuşmacılar, Çakraz halkına Amasra' da kurulması planlanan termik santralin Çakraz ve çevresine ne kadar zarar vereceğini anlatan bir konuşma ve sunum yapacaklar. Bilindiği gibi Amasra' ya HEMA ve yabancı ortağı tarafından yapılması planlanan termik santralin yapımını engellemek için çeşitli sivil toplum kuruluşları geniş çaplı bir çalışma yapıyorlardı. Çakraz' da konu hakkında görüşlerini aldığımız birçok kişi, halkın ve toplumun bu kadar karşı çıkmasına rağmen inatla termik santral inadını sürdüren şirkete ve ortaklarına ateş püskürüyor. Buraların küresel ısınmaya bağlı çölleşme olgusundan en az etkilenecek olan yerler arasında bulunması sebebiyle önümüzdeki yıllarda Türkiye' nin en önemli turizm merkezlerinden biri haline geleceğini belirten vatandaşlar, Türkiye' de zaten azalan orman varlığının ve doğal güzelliklerin son örneklerinin bulunduğu Karadeniz bölgesinin ve özellikle BARTIN, AMASRA, KURUCAŞİLE, ULUS, KASTAMONU bölgesinin de doğal güzelliğini yitirmesi sonunda bu bölgenin ve Türkiye'nin büyük ekonomik kaybının büyük olacağını sözlerine eklediler.
11 Şubat 2010
ÇAKRAZ' DA EKMEĞE ZAM
Dünden itibaren 300gr ekmek 75 kuruştan satılmaya başlandı
Dünden
itibaren Çakraz2 da ekmek fiyatları yeniden belirlenerek 300gr ekmek 75
kuruştan satılmaya başlandı. Kendileriyle konuştuğumuz fırıncılar, zaten
ekmeğin bu fiyatının daha geçen yıl belirlenmiş olduğunu fakat rekabet yüzünden
yine 50 kuruştan satmaya devam ettiklerini belirterek artık yine 75 kuruşluk
fiyat uygulamasına başladıklarını belirttiler. Gerçekten de geçen yıl 250 gr
ekmek kısa bir süre 75 kuruştan satılımış fakat bir
süre sonra fiyatı 50 kuruşa indirilmişti. Şimdi ekmeğin ağırlığı
7 Şubat 2010
DERENİN YATAĞI DEĞİŞTİ
Dere köprünün altından iki kola ayrılarak, bir kolu eski mecrada akarken; diğer kolu da Alay Motel'in hizasında denize dökülmeye başladı
Dalgaların etkisiyle kumsaldaki kum hareketine bağlı olarak Çakraz deresinin mecrası değişerek batı ve doğuya doğru iki koldan akmaya başladı. Dalgalar dere üzerindeki köprünün altındaki kısmı büyük ölçüde kumla doldurunca, dere iki kola ayrıldı. Kollardan birisi sahilin doğusuna doğru eski mecrasında akmaya ve doğu ucundan dökülmeye devam ederken, bir kolda batı yönünde akarak kumsalın Alay Motel hizasına gelen kesiminden denize dökülmeye başladı. Kumsalın köprü hizasından başlayarak Alay Motel hizasına kadar olan kesiminde kumsalın genişliği neredeyse yarı yarıya azaldı. Bu yüzden de yazın gençlerin plaj voleybolu oynadığı alanın da yarısı gitti. Olay vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı. Görüşlerine başvurduğumuz bazı vatandaşlar benzer bir olayın 30 yıl kadar önce bir kez daha meydana geldiğini ve derenin yine mecrasını değiştirerek Aslan' ın Cavit Amcanın evlerinin hizasından döküldüğünü ifade ettiler.
Çakraz' da yıllardır dalgaların etkisiyle kumdaki yığılmaların değiştiği ve bazen sahilin doğu kesiminde genişleme olurken batı kesiminde daralma; bazen de bunu tersi olduğu bilinen bir gerçek. BU sebeple vatandaşlar dere ve kumsaldaki bu değişikliğin geçici olduğunu ve dalga hareketine bağlı olarak durumun yine eski haline geleceğini söylediler
5 Şubat 2010
"ZEHİR SOLUMAK İSTEMİYORUZ!..."


Hema Endüstri A.Ş
tarafından Tarlaağzı Köyü'ne yapılması planlanan termik santral Amasra'da
düzenlenen gösteriyle protesto edildi. Gösteriye katılan vatandaşlar pankart
açıp, slogan atarak termik santrale "Hayır" dedi. Yapılan
konuşmalarda santralin zararları anlatılarak projenin durdurulması istendi.
Tarihi ve turistik ilçe Amasra'da termik santral kurmak isteyen Hema Endüstri A.Ş. cumartesi günü yapılan eylemle protesto edildi. Amasra Kültür Park'ta yapılan termik santral eylemine Amasra Belediye Başkanı Emin Timur, Belediye Meclis Üyeleri, Amasra ve Bartın Çevre Birlikteliği üyeleri, Amasra Çevre Birlikteliği bileşenleri ve destek kuruluşları, Amasra Turizm Derneği, Amasra Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Amasra Su Ürünleri Kooperatifi, Gömü ve Tarlaağzı Su Ürünleri Kooperatifi, Gezi Tekneleri Kooperatifi, Amasra Yelken Kulübü, Amasra Spor Kulübü, ÇEKÜL, KESK, Atatürkçü Düşünce Derneği, Amasra Mahalle ve Çevre Köy Muhtarları, Amasra İl Genel Meclisi Üyeleri, CHP, AK Parti, MHP, DSP, ÖDP İlçe Başkanlıkları, Amasra Belediye Başkanlığı ve Amasra Meclisi Üyeleri, Genel Maden İşçileri Sendikası Amasra Şube Başkanlığı yöneticileri, maden işçileri, üniversite öğrencileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Kömür çıkartılmasına karşı değiliz
Bartın Çevre Meclisi Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Şevki Bayraktaroğlu ; "Şu an içinde bulunduğumuz coğrafya dünya medyasının da yakından ilgilendiği gibi dünyanın en güzel yerlerinden bir tanesidir. Bu coğrafyada yaşayan bizler, buraya sahip çıkmadığımız zaman burada yaşama hakkını ortadan kaldırmış olacağımızı açıklamak istiyoruz. Çocuklarımızın da rahat, huzurlu, güvenli yaşaması için elimizden gelen bütün çabayı ortaya koymamız gerekmektedir. Kuşkusuz içinde bulunmuş olduğumuz ortamda enerjiye ihtiyacımız vardır. Bunu inkar etmek haksızlık olur. Ama bu enerji politikasını tutarlı bir şekilde yapmadığımız zaman aklımıza gelen ilk çözümü ortaya koymak zorundayız. Kömür çıkartılmasına karşı değiliz. Yeraltı zenginlik kaynaklarımızın değerlendirilmesi taraftarıyız" dedi.
Amasra Karadeniz'in gözbebeğidir
Amasra'da çıkarılan kömürün çok değerli olduğunu kaydeden Bayraktaroğlu; "Amasra taşkömürlerini en uygun bir şekilde nasıl değerlendirebileceğimizi ortaya koymamız gerekmektedir. Termik santralin kuruluş amacı düşük kalorili kömürlerin elektrik enerjisi için kullanılmasını sağlamaktadır. Amasra taşkömürünün kalorisi 5 bin 800 civarındadır. Bu kadar yüksek kalorili bir kömürü termik santralde değerlendirme çabası anlaşılır gibi değildir" diye konuştu. Amasra Turizm Derneği Başkanı Hasan Cengiz ise; "Bilindiği gibi Hema A.Ş. tarafından Tarlaağzı Gömü mevkiinde termik santral kurulmak istenmektedir. Kömür çıkartmak için Amasra'ya gelen bu şirketin gerçek niyeti de ortaya çıkmıştır. Yıllardan beri termik santral yapılmaması için mücadele veriyoruz. Amasra'mız Karadeniz'in gözbebeğidir. Türkiye'de turizm hareketinin ilk başladığı yer konumundadır. Amasra halkı ve esnafı tüm geleceğini turizme bağlamıştır" şeklinde konuştu.
Amasra'da turizm sona erecek
Cengiz; "Yapılacak olan gemi yanaşma iskelesi Cenova Şatosu, Bedesten projesi ve Belediye Başkanlığımızın geleceğe dönük ciddi projeleri hayata geçtiğinde Amasra turizmde çok önemli bir cazibe merkezi olacaktır. Halen Amasra'da sadece turizmden para kazanan esnaf sayısı 230 civarındadır. Bu işletmelerde çalışan sayısı ise bin kişidir. Bu kişileri aileleri ile hesapladığımız zaman 4 bin kişi ediyor. Derneğimizin yönetim kurulunun yaptığı istatistikî çalışmalar neticesinde Amasra'ya gelen ziyaretçi sayısı 450 bin kişi civarındadır. Amacımız bu rakamı 800 bin kişiye çıkartmaktır. Bu turizm canlılığı Bartın'a ciddi bir kaynak olarak geri dönmektedir. Amasra'ya termik santral yapıldığı takdirde Amasra turizmi bitecektir. Tabi burada İnkum ve Çakraz'da unutmamamız lazım. Buralarda
turizmden para kazanan yerlerdir. Bu nedenle Hema Endüstri A.Ş. yetkililerinin bu yanlıştan bir an önce vazgeçmesi gerekmektedir" ifadesini kullandı.
Yıkıcı etkileri olacak
Bartın Mimarlar Odası Başkanı Kemal Çucukçuoğlu da; "Santral yöredeki flora, fauna, deniz, akarsu ve yer altı suları üzerinde yıkıcı etkiler yapacaktır. Yörede bulunan 7 endemik bitki türü tehlike altında kalacaktır. Dünyaca önemli Küre Dağları Milli Parkı termik santralden yoğun miktarda zarar görecektir. Termik santral, astım, amfizem, akut ve kronik akciğer hastalıkları, damar hastalıkları, sinir hastalıkları ve kanser gibi ölümcül hastalıklara neden olacaktır. Bartın merkez ve Amasra'da hem kentte, hem de köyde yaşayanların, İnkum ve Amasra'daki turistik etkinliğe katılanların, buralarda ikinci konuta sahip olanların, Kurucaşile ve Ulus'taki doğal varlıkların ve yerel meslek sahiplerinin, tarım, turizm veya ormancılıkla uğraşanların, balıkçılık yapanların, Amasra Taşkömürü İşletmesi'nde çalışanların, Kastamonu, Karabük ve Zonguldak'ta yaşayanların ve ülkemizde yaşayan tüm insanların farklı şekillerde olsa da termik santral inşasından zarar göreceği çok açıktır" şeklinde konuştu.
Santral her şeyi alt üst edecek
Daha sonra söz alan Amasra Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ali Rıza Dönmez de yaptığı konuşmada; "Amasra'da yıllardır kömür çıkarmaya, turizme, balıkçılığa ve tarıma bağlı ekonomi devam etmektedir. Termik santral girişimi turizm, balıkçılık ve tarım konusunda diğer sektörleri, diğer iş sahalarını ve diğer gelir kaynaklarını olumsuz etkileyecektir. Amasra'da ruhsatlı işyeri sayısı 400'dür. Bunun 202 tanesi turizm işi yapan işyeridir, en az 600 çalışanı ile ve 202 işyeri sahibi demektir; Termik santral konusu yıllardır kanayan yaramız oldu. Yatırım yapmak isteyen turizm yatırımcıları bu sebeple yatırım yapamadılar. Acaba kurulursa bu var olan çalışan kişi sayısı ne olacak. O zaman insanlara işsizliğe çare diye termik santralı göstermemek lazım. Termik santral yapılırsa, Amasra turizm bölgesi olmaktan çıkarılırsa yatırım yapan arkadaşların bu zamana kadar ki emekleri boşa gidecektir. Turizmle geçimlerini sağlayan el sanatları esnafının geleceği meçhul olacaktır. Esnaflarımızın üzerinde oynanan oyunu, termik santrali kabul etmeseler de ediyormuş gibi basına yansıtılmasını esefle kınıyoruz. Günlerdir bölgemizde devam eden bereketli bir balıkçılık vardır, bireysel balıkçıların tuttukları Çinakop balığı bile bölgemize bir hareket getirmiştir. Acaba düşünülen termik santralin kurulması sonrası atık suların denizi ısıtmasıyla balıkçılık olabilir mi? Amasra esnafları olarak termik santral kurulmaması için mücadele vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Turizm yatırımı yapsınlar
Amasra Belediye Başkanı Emin Timur, termik santralin 3 bin yıllık tarihi olan Amasra'ya yapımı en son düşünülecek uygulama olduğunu söyledi. Başkan Timur, Hema'nın ilçeye termik santral yerine turizm yatırımları yapmasını istedi. Timur, "Amasra 3 bin yıllık tarihiyle turizm ve tarih kentidir. Amasra'ya ne yapılmaz deseler, tek yapılmayacak şey termik santraldir. Biz Amasralılar ve Bartınlılar kesinlikle termik santral istemiyoruz. Hema yetkilileri tanıtımlarında trilyonluk turizm yatırımları olduğunu söylüyorlar. Peki niçin Amasra'ya gelip turizm yatırımı yapmayıp ta termik santral yapıyorsunuz? Biz Amasra'nın turizm kasabası olarak kalmasını sağlayacağız" dedi.
'ÇED başvurusu reddedilsin'
Amasra Çevre Birlikteliği Sözcüsü Hüseyin Çoban düzenlenen termik santral eyleminde yaptığı konuşmada, 20 yıldan bu yana 4. defa termik santral meselesi ile uğraştıklarını kaydetti. Hüseyin Çoban; "10 yıldır Hema'nın 'kömür çıkarmaya geldik', 'halk istemezse yapmayız', 'başka yere kuracağız' sözleriyle uğraştık. Bütün dünyanın küresel ısınmadan söz ettiği şu günlerde biz herkesin terk etmeye başladığı termik santral ile yatıp kalktık. Üstelik bunu Amasra gibi dünyanın gözü adı verilen bir yerde yaptık. Küllerle çevreye yayılan, havaya uçuşan ve yeraltı sularına karışan kadmiyum, civa, kurşun arsenik gibi ağır metallerin içme sularına karışarak hastalıklara sebep olacağı görmemek için günahkâr olmak lazım. Bu ağır metallerle kirlenen toprak ananın verimini düştüğünü bilmemek için sağır olmak lazım. Topraktan yeterli verimi alamayınca kimyasal gübreler kullanarak toprağı daha da zehirlediğimizi görmemek için kör olmak lazım. Doğal enerji kaynakları varken bunlardan faydalanmak yerine çocuklarımıza kirli bir dünya bıraktığımızı bile bile kirletici termik santrallerde ısrar etmek günahkârlık değil de nedir?" dedi.
Belediye Meclisimiz karar aldı
Hüseyin Çoban; "Üç ili kapsayan Çevre düzeni Planının değiştirilmemesi ve Termik Santralın yapılmaması için mücadele ettik. Mayıs ayında Amasra'ya balık yemeye gelen Çevre Bakanına karşı protesto yürüyüşü yaptık 'Sizi tekrar balık yemeye bekliyoruz ama Çevre Düzeni Planı değişirse ve termik santral kurulursa sizin de bizim de balık yeme şansımız kalmaz' dedik. Daha sonra Bartın ve Amasra'da termik santral istemiyoruz diyen insanlardan binlerce imza topladık, Ankara'ya ulaştırdık. Belediye Meclisi termik santral istemiyoruz diye karar aldı, Amasra Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Turizm Derneği, Balıkçı Kooperatifi ve sivil toplum kuruluşları termik santral istemiyoruz diye yazılar yazıp Kaymakamlık aracılığıyla Çevre Bakanlığına ulaştırıldı. Haziran ayında Çevre Düzeni Planına yasal süresi içinde termik santral kurmak için itiraz eden ve Amasra Turizm bölgesi olmaktan çıkarılsın diyen Hattat Holding'in isteği Çevre Bakanlığı tarafından reddedildi. Çevre Düzeni Planı olduğu gibi kabul edilmişti" diye konuştu.
Bu başvuru nereden çıktı
Çevre Düzeni Planı değişmeden yapılan ÇED başvurusunu anlayamadıklarını ifade eden Çoban; "İyi niyetli her insan gibi bizlerde düşünmüştük ki bu durumda Amasra bölgesine termik santral kurulamaz, vazgeçilir ve firma çıkarmakla yükümlü olduğu kömür üretimi işine bir an önce başlar. Şimdi görüyoruz ki Hattat Holding Amasra ve çevresinin turistik ve tarihi değerlerine, balıkçılığına, tarımına ve bunlara bağlı ekonomisine, Bartın ve Amasra'nın geleceğine, genç -yaşlı bütün insanlarımızın sağlığına tehdit oluşturacak termik santral girişiminden vazgeçmemiştir. Şimdi görüyoruz ki plan değişikliğini kabul ettiremediği Çevre Bakanlığına Termik Santral için Çevre Etki Değerlendirme raporu için müracaatta bulunmuştur. Hem de 1200 Megavat olan termik santral gücünü ikiye katlayıp 2 bin 600 Megavat'lık santral için başvuru dosyasını bakanlığa vermiştir. Soruyoruz, basının ve halkın da bu soruları sormasını istiyoruz: Çevre Düzeni Planı değiştirilmeden termik santral yapılması mümkün değildir. Çevre Düzeni Planının izin vermediği termik santral için ÇED başvurusunu bakanlık nasıl kabul etmiştir?" şeklinde konuştu.
Turizmi yok sayamazsınız
Termik santral girişiminin turizmi yok saymak manasına geleceğini belirten Çoban; "Soruyoruz; Çevre Düzeni Planı değişsin diye bakanlığa baskı mı yapılmaktadır? Soruyoruz; firmanın önünü açacak ne gibi girişimler olmuştur. Hukuku ve kuralları zorlayarak hiçbir yere varılamaz, bir firmanın bir bölgenin geleceğini etkileyecek girişimlerde bulunması kabul edilemez. Amasra da yıllardır var olan sosyal barış ortamı bu girişimlerle bozulmaktadır. Termik santral girişimi turizm, balıkçılık ve tarım konusunda diğer sektörleri, diğer iş sahalarını diğer gelir kaynaklarını yok sayarak gelmektedir. Amasra da ruhsatlı işyeri sayısı 400 dür, bunun 202 tanesi turizm için çalışan işyeridir. Bu en az 600 çalışanıyla ve 202 tane iş yeri sahibi demektir. Amasra Limanlarında 365 tane tekne vardır. Balıkçılıkla ve turizmle geçinen 400 kadar denizci termik santralın suyunu ısıtacağı yavaş yavaş balıkların azalacağı denizden geçinmektedir. Yüzlerce memur binlerce genç yaşlı insan Bartın ve çevresinde termik santralin asit yağmurlarına, küllerine tozuna dumanına mahkûm edilecektir" ifadesini kullandı.
Sosyal barışı bozmayın
Amasra Çevre Birlikteliği Sözcüsü Hüseyin Çoban sözlerini şöyle sürdürdü: "Tekrar ediyoruz; Hukuku ve kuralları zorlayarak hiçbir yere varılamaz, bir firmanın bir bölgenin geleceğini etkileyecek girişimlerde bulunması kabul edilemez. Amasra da yıllardır var olan sosyal barış ortamı bu girişimlerle bozulmaktadır. Mühendisler ve Mimarlar, firmanın bakanlığa verdiği raporun değerlendirmesini yaptılar. Görülüyor ki firma işine gelen şeyleri abartmış, gelmeyenleri yok saymış. TTK internet sitesine bakın Amasra bölgesindeki çıkartılabilir miktar kömür - görünür rezerv 180 milyon tondur diyor. Onlar biz sondaj yaptık 500 milyon ton kömür var, 100 sene buradayız diyorlar. Sizin sondajlarınızı daha devlet onaylamamış, Maden Tetkik Arama onaylamamış, TTK dikkate almamış. Neden abartıyorsunuz, kuracağınız o iki koca santrale bu bölgenin kömürü yetmeyecek ve ithal kömür getireceksiniz de bunun ortaya çıkmasını mı gizliyorsunuz. Yatağan'ın 4 katı, Çan ve Çatalağzı termik santrallerinin 8 katı termik santral yapmaya kalkıyorsunuz.
Kül konusunda gerçeği söylemiyorlar
Sadece Tarlaağzı ve Gömü köyleri değil Kazpınarı'nı, Bostanlar ve Uğurları da yerinden kaldırsanız yetmez, Arıt yol ayrımına kadar kül sahası yapmanız gerekir. Kül sahamız yeterli değil diye ATİM den eski galeri ve kömür ayaklarını istediniz. Olumsuz cevap aldınız. Şimdi raporunuzda diyorsunuz ki, kömür çıkardığımız yere külleri koyacağız. Bu memleketin insanları uzaydan gelmediler, bu memleketin insanları madenci; bunun olamayacağını biliyorlar. 40 yıllık Amasra Kömür İşletmesi kömür çıkarttığımız yerlere kül konamaz diyor. Siz daha bir kilo kömür çıkartmadan kömür külleri yeraltına koymaktan söz ediyorsunuz. Çevre Bakanlığı Çevre düzeni planına itirazınızı reddederken 'halkın desteği yok' dedi. Siz kalkıp 5 köyde ve Amasra'nın mahallerinde izinsiz anket yaptırmaya kalktınız. Yönlendirmeli sorularla halkın termik santralini desteklediğine kimi inandıracaksınız? Devlet İstatistik Enstitüsü'nün onaylamadığı anketin geçerli olmadığını bilmiyor musunuz? Alışveriş ettiğiniz esnafı Hema'nın yatırımlarını destekliyor diye haberler yaptırarak neden kullanıyorsunuz. Son olarak herkesin şu durumdan sonuç çıkartmasını istiyoruz. Santral neden iki katı büyüklüğe çıkarılmıştır.
Şirketin lisansı var mı?
Hema dışında ikinci şirket neden santral kuracaktır. Bakanlığa ÇED başvurusu yaptığı tarihte bu şirket Enerji Piyasası Denetleme Kurumundan lisans almış mıdır? Batı Karadeniz Elektrik Üretim AŞ. nereden çıkmıştır. Bu şirketin devlete ve millete karşı kömür üretmekle ilgili bir taahhüdü, sorumluluğu var mıdır? Hema geçen sene nisan ayında kömür çıkarmış olacaktı, ya da rödevans karşılığı TTK'ya para ödeyecekti. Yapamadı ek süre verildi. Bu yeni şirketin kömür çıkartma diye bir mecburiyeti bile yok ki, işçi alsınlar ve kömür çıkartsınlar. Bartın ve Amasra'nın geleceği için herkesi sosyal barışı korumaya, hukuka, kurallara ve planlara uygun davranmaya çağırıyoruz. Çevre Bakanlığına sesleniyoruz: bu başvuruyu reddediniz. Yatırımcı firmalara sesleniyoruz: Başvurularınızı geri çekiniz ve kömür çıkarmak olan görevinize devam ediniz. 20 Şubat'a kadar halk toplantılarına ve bilgilendirmelere devam edilecek. Bu sürede Çevre Bakanlığı başvuruyu reddetmez veya dosya geri çekilmezse, 20 Şubat'ta geleceğimizi koruma mücadelemiz her alanda devam edecek. Bizi çöplüğe atmak isteyenleri bu defa biz çöp poşetlerine koyacağız.
İktidar olarak bizde karşıyız
AK Parti Amasra İlçe Başkanı Hasan Balcı da konuşmasında; "Bizler de Adalet ve Kalkınma Partisi ilçe teşkilatı olarak hepimiz termik santrale karşıyız. Bu yönde de Çevre Birlikteliğini sonuna kadar desteklediğimizi de unutmayınız. Milletvekilimiz Yılmaz Tunç'un da çabalarıyla Amasra'mıza büyük gemilerinde yanaşabileceği iskele yapılıyor. Bu konuda kendisi de; 'biz Amasra'da turizme çok büyük önem veriyoruz. O yüzden biz de termik santrale sonuna kadar karşıyız. Hükümetimiz Amasra'nın turizm alanında gelişmesinden yanadır' demişti. Amasra'ya termik santral kurulmasını istemiyoruz" dedi.
TÜRK MÜHENDİS VE MİMARLAR ODALARI BİRLİĞİ (TMMOB) 'ne BAĞLI ODALARIN TEMSİLCİLERİ AMASRA'DA KURULMASI DÜŞÜNÜLEN TERMİK SANTRALİN ÇEVREYE VERECEĞİ ZARARLARLA İLGİLİ KAMUOYUNA BİR BİLDİRİ YAYINLADI
Bildiride Amasra' da HEMA tarafından yapılması düşünülen termik santralın çevreye ve bölgeye nasıl zarar vereceği anlatıldıktan sonra termik santralin yapılmasının engellenmesi için hiçbir siyasi görüş ayrımı yapılmadan her kesimin katılacağı bir platform kurulması gerektiği ifade edildi.
Çakraz da bu santralin çevreye vereceği zarardan etkilenecek
Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) ' ne bağlı Odaların temsilcileri Amasra' da HEMA tarafından kurulması düşünülen termik santralin çevreye ve bölgeye vereceği zararların anlatıldığı ve siyasi görüş ayrımı yapmadan, milletvekilleri, belediye başkanları, İl Genel Meclisi, Bartın Belediye Meclisi, Amasra Belediye Meclisi, diğer belediye meclisleri, Üniversite, Muhtarlar, Baro, Tabipler Odası, Kent Konseyi, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası ve diğer bütün teknik ve mesleki odalar, Sendikalar, Derneklerin temsilcilerinin içinde bulunacağı bir platformun en kısa zamanda kurulması gerektiğini belirttiler.
Bu santralin zararlı etkilerinin Bartın, Zonguldak, Karabük Ulus ve Kurucaşile dahil çok geniş bir alana yayılacağı belirtilen rapordan anlaşıldığına göre Çakraz ve çevresi de bu felaketten nasibini alacak.
Rapor tüm çevrelerde büyük yankı yarattı. YEŞİL ÇAKRAZ olarak durumun ciddiyeti dolayısıyla "Cihanın Göz Bebeği" olarak tanımlanan Güzel Amasra'mız ve çevresinin , nasıl bir felaketle karşı karşıya kalacağı konusunda halkımızı aydınlatmak amacıyla bu bildiriyi aynen yayınlıyor ve burada belirtilen hususlar çerçevesi içinde herkesi işbirliği ve mücadeleye çağırıyoruz.
Bartın Kamuoyuna,
Hattat Holding tarafından Amasra’ya yapılması planlanan 660 MW x 4 = 2640 MW
gücündeki santralin, yöredeki doğayı, tarihi, kültürü ve toplumsal değerleri
bitirme projesi olduğu çok açıktır. Santralin yöre ve ülke ekonomisine yarardan
çok zarar getireceği de ortadadır. Bu nedenle santrale karşı yapılacak
mücadelenin partiler üstü bir anlayışla, tüm toplum kesimlerinin desteğini
sağlayacak şekilde örgütlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Türk Mühendis ve
Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB)’ne bağlı odaların Bartın temsilcileri olarak,
Amasra Termik Santrali’nin kurulmasına karşı yapılacak olan mücadelenin
Bartın’da yaşayan tüm insanları temsil edecek bir platform aracılığıyla
yapılması gerektiğini düşünüyoruz.
Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Süreci ülkemizde genelde yatırımcı-sermayedar
lehine, yöre halkı ve çevre aleyhine sonuçlanan bir süreçtir. Yapılan ÇED
Halkın Katılımı Toplantısı’nda halkın %100’ünün karşı olmasına rağmen, ÇED
olumlu kararıyla yapılmasına izin verilen projeler vardır. Bu yüzden Bartın
Halkının ileride olumsuz etkileneceği aşikar olan
böyle bir girişimden kurtulması için en kısa süre içinde ortak bir platform
kurarak birlikte ve tek ses olarak hareket edilmesi gerekmektedir. Bölük
pörçük, ötekini dışlayan, katılıma açık olmayan, toplumun geniş kesimlerini
temsil etmeden ve bilimsel bilgi üretmeden yapılacak bir mücadelenin başarıya ulaşması
çok zordur. Bu nedenle; siyasi görüş ayrımı yapmadan,
milletvekilleri, belediye başkanları, İl Genel Meclisi, Bartın Belediye
Meclisi, Amasra Belediye Meclisi, diğer belediye meclisleri, Üniversite,
Muhtarlar, Baro, Tabipler Odası, Kent Konseyi, Bartın Ticaret ve Sanayi Odası
ve diğer bütün teknik ve mesleki odalar, Sendikalar, Derneklerin
temsilcilerinin içinde bulunacağı bir platformun en kısa zamanda kurulması
gerekmektedir.
Amasra Termik Santral Entegre Projesi ÇED Başvuru Dosyası tarafımızdan
incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda Türkiye Mühendis ve Mimarlar Odaları
Birliği’ne bağlı odaların Bartın temsilcileri olarak hazırladığımız ve Bartın
Üniversitesi’nden Doç. Dr. Erdoğan Atmiş tarafından
kaleme alınan 16 sayfalık “Teknik Rapor”u, bütün toplum kesimleriyle paylaşmaya
hazırız. Raporumuzun platform kurma çalışmalarına yardımcı olacağını umuyoruz.
Ayrıntılarını daha sonra kamuoyuna açıklayacağımız raporumuzun sonuç kısmı
aşağıdadır:
“Kurulması düşünülen Amasra Termik Santrali’nin doğa, çevre ve toplum üzerinde
oluşturacağı dışsal maliyetler dört ana başlık altında detaylı olarak
irdelenmiştir. Bu tespitler aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
1. Bölgeyle ilgili olarak hazırlanmış olan mevcut plan ve raporlarda termik
santral kurulmasına kesinlikle yer yoktur,
2. İlgili plan ve raporlarda Bartın ili için; (organik) tarım, ormancılık,
ticaret, tarım ve ormancılığa dayalı sanayi ve eko-turizme dayalı bir kalkınma
modeli önerilmektedir.
3. Adı geçen şirketin samimiyeti, taahhütlerini yerine getirmemiş olması
nedeniyle sorgulanmaktadır.
4. Bartın Halkı Bartın’a zarar verecek her türlü girişime karşı çok duyarlıdır.
Gerektiğinde tepkisini örgütlü olarak topluca verebilmektedir. Bartın Halkı
Amasra Termik Santrali’nden 26.5 kat daha küçük Mobil
Santrali Bartın’da kurdurmamıştır. Amasra Termik Santrali’nin kurulmasına karşı
olduğunu, toplanan 25.000 imzanın yanı sıra yapılan çeşitli etkinliklerle
göstermiştir.
5. Bölgenin kurulacak bir termik santralden elde edilecek elektrik enerjisine
gereksimi yoktur. Rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir
enerji kaynaklarının inşası bölge için daha yararlı olacaktır.
6. Şirketin sahada kömürü çıkarmasında ve tüm ülkeye veya ülke dışına
pazarlamasında bir sakınca görülmemektedir.
7. Şirkete kömür çıkarması için devredilen Amasra ve Kandilli yer altı maden
ocaklarının rezervi termik santralin 49 yıllık üretim gereksinimini karşılamaktan
çok uzaktır.
8. Amasra’daki 350 kişilik yer altı işçi sayısıyla termik santralin yıllık
kömür gereksiniminin karşılanması mümkün değildir.
9. Farklı veriler değerlendirildiğinde termik santralde kullanılacak yerli kömür
miktarı oransal açıdan kullanılacak ithal kömürden daha az olacaktır.
10. Bartın Halkı termik santralin ekonomik, toplumsal ve çevresel etkilerinden
olumsuz etkilenecektir. Bu durumu kullanılacak kömürün yerli veya ithal olması
değiştirmemektedir.
11. Termik santral teknolojisinin ve kullanılacak kömürün ithal olması ulusal
ekonomiye, dolayısıyla tüm topluma yarardan çok zarar getirecektir.
12. Termik santral flora, fauna, deniz, akarsu ve yer
altı suları üzerinde yıkıcı etkiler yapacaktır. Yörede bulunan 7 endemik bitki
türü tehlike altında kalacaktır. Dünyaca önemli Küre Dağları Milli Parkı termik
santralden yoğun miktarda zarar görecektir.
13. Termik santral insan sağlığı üzerinde ölüme kadar uzanan zararlı etkiler
yapacaktır. Bunlar; Astım, amfizem, akut ve kronik akciğer hastalıkları, damar
hastalıkları, sinir hastalıkları ve kanserdir. Termik santralin olumsuz
etkilerinin yaşam kalitesini bozması ve ortalama yaşam süresini kısaltması
muhtemeldir.
14. Santralin Kurulacağı yerde bulunan Tarlaağzı ve Gömü köylerinin
boşaltılması veya köylülerin göç etmek zorunda kalması olasılığı vardır.
15. Santralin kurulmasıyla birlikte yöredeki konutların (özellikle İnkumu ve
Amasra’da bulunanlar) değerinin düşmesi beklenmektedir.
16. ÇED Başvuru dosyasında cevher zenginleştirme (Lavvarlama) işleminden ve bu
işlem sonucunda oluşacak atıkların (Muhtemelen 318,5 milyon ton) nasıl
depolanacağı konusunda bir bilgiye rastlanmamıştır. Bunun yanı sıra 49 yılda 72
ile 108 milyon ton arasında birikmesi beklenen kül ve cürufun da nereye
depolanacağı şüphelidir.
17. Şirket yetkililerinin termik santral ve yer altı maden işletmelerinde 10-11 bin işçiyi çalıştıracaklarını vaat etmesine rağmen,
ÇED Başvuru Dosyası’nda tüm bu tesislerde toplam 1200 işçinin çalıştırılacağı
açık bir şekilde yazılmaktadır.
Geniş bir muhasebe yapıldığında; Bartın merkez ve Amasra’da
hem kentte, hem de köyde yaşayanların, İnkumu ve Amasra’daki turistik etkinliğe
katılanların, buralarda ikinci konuta sahip olanların, Kurucaşile ve Ulus’taki
doğal varlıkların ve yerel meslek sahiplerinin, tarım, turizm veya ormancılıkla
uğraşanların, balıkçılık yapanların, Amasra Taşkömürü İşletmesi’nde
çalışanların, Kastamonu, Karabük ve Zonguldak’ta yaşayanların ve ülkemizde
yaşayan tüm insanların farklı şekillerde olsa da termik santral inşasından
zarar göreceği çok açıktır. Hatta termik santral ve diğer tesislerde
toplam 1200 kişinin çalıştırılacağı, bunun çoğunun da dışarıdan getirileceği
düşünüldüğünde santralde iş bulma umudu taşıyan işsizlerin de bu süreçte derin
bir hayal kırıklığı yaşayacağını söylemek mümkündür.”
Mahmut Demirok Elektrik
Mühendisleri Bartın İl Temsilciliği
D. Nezih Turhan Harita ve Kadastro Mühendisleri Bartın İl Temsilciliği
Sevgi Görmüş Peyzaj Mimarları Odası Bartın İl Temsilciliği
Refik Bilaloğlu Jeoloji Mühendisleri Odası Bartın İl Temsilciliği
Figen Kemik Ziraat Mühendisleri Odası Bartın İl Temsilciliği
Kemal Çubukçuoğlu Mimarlar Odası Bartın İl
Temsilciliği
Gürhan Balta Makine Mühendisleri Odası Bartın İl Temsilciliği
Doç. Dr. Erdoğan Atmiş Bartın Üniversitesi Türkiye
Ormancılar Derneği Temsilcisi
4 Şubat 2010
KAR ŞİDDETLENDİ
İkindi saatlerinden itibaren kar yağışı zaman zaman tipiye dönüşerek devam ediyor.
Çakraz ve çevresi yoğun kar yağışı altında. Gece başlayan kar yağışı ikindi saatlerinden itibaren tipiye dönüşerek devam ediyor. kar yağışının etkisinin çevre köylerde daha fazla etkili olduğu ve bazı köy yollarının kar yağışı sebebiyle ulaşıma kapandığı öğrenildi. Öte yandan Çakraz ile Bartın ve Amasra arasındaki yolda da ulaşım zorluklara rağmen kesilmedi. Ancak kış şartlarına hazırlıksız olarak yola çıkan birçok aracın yolun özellikle Bozköy kesiminde yola kaldığı öğrenildi. Yine Çakraz' ı Kurucaşile' ye bağlayan yol da şu anda ulaşıma açık. Sürücülerin hava koşullarını göz önüne alarak yola hazırlıklı çıkmaları, araçlarında kış şarlarına uygun lastik kullanmaları, yanlarında takoz, zincir ve çekme halatı bulundurmaları ve araçlarını dikkatli kullanmaları gerektiği bildiriliyor.
YAĞMUR KARA DÖNÜŞTÜ
Çakraz' da kar yağışı zaman zaman şiddetlenerek devam ediyor
Birkaç gündür yağmur ve karla karışık yağmur olarak aralıklarla devam eden yağış, dün geceden itibaren kara dönüştü. Haberin yayına hazırlandığı öğle saatlerinde Çakraz' da kar yağışı aralıklarla devam ediyor. Kar yağışının çevredeki Topallar, Aliobası, Kuyupınarı, Konuklar, Ovacık, Bozköy gibi yüksek kesimlerde yer alan köylerde daha da şiddetli olduğu öğrenildi.
ARKADAŞIMIZ KERİM HOCA' NIN BİR BEBEĞİ OLDU

Geçtiğimiz yıllarda okulumuzda görev yapan ve Şu anda Amasra Lisesi'nde Resim öğretmeni olarak görev yapan Arkadaşımız Kerim BOZ' un bebeği dünyaya geldi. Yağız adı verilen bebeğin sağlıklı olduğu öğrenildi.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Kerim-Nurhan BOZ çiftini kutluyor, Yağız bebeğe sağlıklı, mutlu ve uzun bir ömür diliyoruz
3 Şubat 2010
ÇAKRAZ' DA FIRTINA VE YAĞMUR ETKİLİ OLUYOR
Dün gece ve bugün çeşitli aralıklarla elektrik kesintileri de meydana geldi
Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı hava etkisini sürdürüyor. Dün gece başlayan yağmur ve fırtına devam ediyor. Fırtına sebebiyle elektrik hatlarında meydana gelene arızalardan dolayı Çakraz' da sık sık ve çeşitli aralıklarla kısa ve uzun süreli elektrik kesintileri yaşanıyor. Çakraz' ın güneyindeki yüksek kesimlerde ise kar yağışının başladığı öğrenildi.
MİLLETVEKİLİ TUNÇ, ÇAKRAZ-KURUCAŞİLE YOLU İÇİN
2 MİLYON TL ÖDENEK AYIRDIKLARINI SÖYLEDİ

AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, Çakraz-Kurucaşile Karayolunun 2010 yatırım programına aldıklarını belirterek, yolun ihalesi için gerekli olan 2 milyon TL. ödeneği ayırdıklarını, Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünce ihale hazırlıklarının yapıldığını, yolun Kurucaşile’ye kadar tamamının ihale edilerek yapımına başlanacağını ve yıl içerisinde ek ödeneklerle yol çalışmalarının hızlanacağını söyledi.
Milletvekili TUNÇ, Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM ile birlikte 5 Temmuz 2009 tarihinde çift yol açılış töreninin ardından Kurucaşile Ahşap Yat ve Tekne Festivali için Kurucaşile ilçesine Bartın’dan karayolu ile gittiklerini ve Sayın Bakanın yolun durumunu bizzat yerinde gördüğünü ve yolun yapılacağı müjdesini Kurucaşile’de verdiğini belirterek; “2010 yılı yatırım programında Çakraz-Kurucaşile Karayolunun ihalesi için gerekli ödeneğin ayrılmasını sağlayan Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali YILDIRIM’ a teşekkür ediyorum” dedi.
AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, bir bölgenin kalkınması, bir şehrin gelişmesi için ulaşımın çok önemli olduğunu belirterek, AK Parti iktidarının tüm ülke genelinde ve Bartın’da her alanda olduğu gibi karayolu çalışmalarında da önemli icraatlara imza attığını ve atmaya devam edeceğini söyledi.
MİLLETVEKİLİ YILMAZ TUNÇ, DUBLE YOL ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ
AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, Bartın’da yapımı devam eden duble yol çalışmalarında incelemelerde bulunarak, 2010 yılında da Bartın’da ulaşım alanında önemli icraatlara imza atmaya devam edeceğiz” dedi.
“Bartın-Safranbolu duble yolu önemli”
Milletvekili TUNÇ, Bartın-Safranbolu arasında Bartın İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen duble yol çalışmalarını yerinde inceledi. Bartın-Safranbolu duble yolunun önemli olduğunu söyleyen TUNÇ, bu yolun Safranbolu-Amasra arasında turizm açısından, Karabük Demir Çelikle Bartın Limanı arasında da sanayi ve ticaret açısından çok önemli olduğunu belirterek, tur otobüslerinin ve demir çelik taşıyan tırların yoğun olarak kullandığı bu yolu duble yapmakla Karabük ve Bartın illeri arasındaki ulaşımın rahatlayacağını söyledi.
“Bartın-Amasra duble yolunu 1 yılda yaptık”
Milletvekili
TUNÇ, Bartın-Amasra arasındaki
“Çakraz-Kurucaşile yolunu yatırım programına aldık, ihalesini yapacağız”
Amasra-Çakraz yolunu 2008 yılında hizmete açtıklarını belirten TUNÇ, Çakraz-Kurucaşile arasını da yatırım programına aldıklarını, 2010 yılında ihale edilerek çalışmaların başlayacağını söyledi.
Kozcağız-Perşembe, Kozcağız-Hasankadı, Kozcağız-Kumluca-Abdipaşa yollarının standardını yükseltiyoruz”
Kozcağız-Perşembe yolundaki kamulaştırma çalışmalarını 2010 yılında bitirmeye çalışacaklarını belirten Milletvekili Yılmaz TUNÇ, geçen yıl iyileştirme çalışmaları gerçekleştirdikleri, Kozcağız-Hasankadı-Yenice yolu ve Kozcağız-Kumluca-Abdipaşa yollarının standardının yükseltilmesi ile ilgili gerekli çalışmaları yapacaklarını söyledi.
“Ulus çevre yolu ve köprülerini 2010’da tamamlayacağız”
AK Parti Bartın Milletvekili Av.Yılmaz TUNÇ, Ulus ilçesinde de çevre yolu çalışmalarını başlattıklarını belirten TUNÇ, Ulus ilçe girişindeki Samat köprüsünün yanına yeni bir köprü inşa ederek, yolun gidiş geliş olmasını sağlayacaklarını ve ilçe çıkışında da Ulus çayı üzerinde inşasını başlattıkları viyadük çalışmasını 2010 yılı içerisinde tamamlayacaklarını söyledi.
“Bartın-Arıt-Aydınlar yolunun tamamını ihale ettik”
Milletvekili
TUNÇ, Bartın-Arıt-Aydınlar karayolunun
2 Şubat 2010
HAVA YİNE SOĞUDU
Çarşamba ve perşembe günleri etkili kar yağışı bekleniyor
Bir kaç gündür adete bahar günlerini hatırlatan hava şartları dün akşamdan itibaren değişmeye başladı. Dün akşam başlayan yağmur aralıklarla halen devam ederken hava sıcaklığı da düşmeye başladı. Balkanlar üzerinden gelen ve tüm yurdu etkilemeye başlayan yeni soğuk hava dalgasının Çakraz ve çevresini de etkisi altına alacağı tahmin ediliyor. Meteoroloji kaynakları çarşamba ve perşembe günleri etkili kar yağışını olacağını belirterek vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı. Ayrıca hava sıcaklıklarını daha da düşeceği tahmin ediliyor.
30 Ocak 2010
ÇAKRAZOVA KÖYÜ'NDEN HASAN ÖZPINAR VEFAT ETTİ
ÖZPINAR' ın cenazesi öğle namazından sonra toprağa verilecek
Çakrazova Köyü halkından Hasan ÖZPINAR dün gece vefat etti. Hasan ÖZPINAR uzun bir süreden beri rahatsızlığı dolayısı ile tedavi görmekteydi. Hasan ÖZPINAR Çakraz' da yıllardır toplum yararına önemli sosyal ve siyasal faaliyetlerde aktif olarak yer almış aydın kişilerden biriydi.
Hasan ÖZPINAR' ın cenazesi bugün öğle namazından sonra kılınacak olan cenaze namazının ardından toprağa verilecek. Hasan ÖZPINAR'ın vefatı çevrede büyük üzüntü yarattı.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Hasan ÖZPINAR' a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
26 Ocak 2010
GÜNEŞ AÇTI
Sabah 10:30 saatlerinde Çakraz' dan Görüntüler
Kar yağışı etkisini kaybetti
Birkaç gündür ara sıra hızlanarak fakat zaman zamanda duran kar yağışı bugün öğle saatlerine doğru etkisini kaybetti. Sabah saatlerinde bir ara lapa şeklinde yağan kar yağışı yine kesildi. Saat 10:30 sıralarında Çakraz' ın güneyinde Aliobası, Topallar ve Bozköy tarafında seyrek bulutlar var. Kuzey de deniz tarafından ise yeni bir bulut tabakası geliyor. U arada bu sabah yine sizler için resim çektik. Bir yanda güneş ve aynı anda da lapa lapa kar.
25 Ocak 2010
DÜN AKŞAM HAFİF KAR YAĞIŞI OLDU
Çakraz hafif bir kar örtüsü ile kaplandı.
Çakraz dün gece başlayıp aralıklarla devam eden hafif bir kar yağışı sebebiyle ince bir kar örtüsü ile kaplandı. Çevre köylerde ise kar yağışının daha çok olduğu ve kar kalınlığının daha da yükseldiği öğrenildi. Hava sıcaklığı da çok düştü. Sizleri bu sabah çekmiş olduğumuz resimlerle baş başa bırakıyoruz.
24 Ocak 2010
KAR ÇAKRAZ' I ŞİMDİLİK TEĞET GEÇTİ. ÇEVRE KÖYLER İSE KAR ALTINDA
Kar yağışı çevredeki yüksek köylerde etkili oluyor. Ovacık' ta kar kalınlığı 20 santimi geçti.
Günlerdir beklenen etkili kar yağışı Çakraz' ı etkilemezken, güneydeki yüksek
köylerden Aliobası, Topallar, Küçükören, Kuyupınarı,Ovacık,
Konuklar ve Bozköy' de etkili oldu. Ovacık köyünde kar kalınlığının 20
santimetreyi geçtiği öğrenildi. Diğer köylerde de durumun aynı olduğu
bildiriliyor. Topallar Köyü Muhtarı Şaban BAYRAK' tan telefonla almış olduğumuz
bilgilere göre Topallar köyünde de kar kalınlığının
23 Ocak 2010
AKŞAM SAATLERİNDE ÇIKAN FIRTINA ETKİLİ OLUYOR
Fırtına sebebiyle Çakraz' da ara sıra elektrik kesintileri meydana geliyor
Bugün akşam saatlerinde çıkan fırtına etkili olmaya başladı.Fırtına sebebiyle zaman zaman elektrik kesintileri de yaşanıyor. denizdeki dalgaların yüksekliği de arttı. Bazı seraların muşambaları söküldü. Öte yandan yarından itibaren Çakraz' da etkili kar yağışı bekleniyor. Hava sıcaklıkları de gece sıfırın altında seyredecek. Meteoroloji uzmanları pazar günü etkili olacak olan kar yağışının pazartesi günü şiddetini kaybederek karla karışık yağmur ve kar şekline dönüşeceğini ve salı ve çarşamba gününden itibaren de bölgenin yeniden parçalı, çok bulutlu bir havanın etkisine gireceğini belirtiyorlar. Ancak yağışlı havanın gitmesinden sonra da sıcaklıklar düşmeye devam edecek. pazartesi günü gece en düşük sıcaklık sıfırın altında 4 derece iken salı günü sıfırın altında 6 ve çarşamba günü de sıfırın altında 8 dereceye kadar düşecek. Aynı tarihlerde gündüz en yüksek sıcaklık sıfır derece ile 2 derece arasında olacak. Salı, çarşamba ve perşembe günlerinde gece saatlerinde çok düşük olarak seyredecek hava sıcaklıkları dolayısıyla vatandaşların don olayına karşı tedbirli olmaları gerekiyor
22 Ocak 2010
KORKULAN OLMADI
Çakraz' da güneşli bir sabah başladı
Dün yüksek kesimlerde kar, Çakraz' da da karışık yağmur olarak görülen yağışlı hava etkisini kaybetti. Bu sabah Çakrazlılar parçalı az bulutlu ve zaman zaman güneşin kendini gösterdiği güzel bir güne başladı. Yukarıdaki kesimlerde gece boyunca kar yağışının aralıklarla devam ettiği ve kar kalınlığının yer yer 10 santimi bulduğu öğrenildi. Esas yağışın hafta sonu geleceğini söyleyen uzmanlar SİBİRYA SOĞUKLARI' na hazır olmamızı tavsiye ettiler
21 Ocak 2010
KAR GELDİ
Çakraz' ın yüksek kesimlerinde kar yağışı başladı. Çakraz' da da öğle saatlerinde karla karışık olarak başlayan yağış kar şekline dönüşmeye başladı
Beklenen kar yağışı Çakraz ve çevresinde başladı. Dün gece Çakraz' ın yüksek
kesimlerinde başlayan kar yağışı aralıklarla devam ederken öğle saatlerinde de
Çakraz' da karla karışık olarak başlayan yağmur kara dönüşmeye başladı. Çevre
köylerde dün gece başlayan kar yağışı sebebiyle kar kalınlığının 4-
20 Ocak 2010
KAR GELİYOR
Meteoroloji yetkilileri yarından itibaren Bartın ve çevresinde kar yağışı beklendiğini bildiriyor.
Bartın ve çevresi yarından itibaren soğuk ve yağışlı bir havanın etkisine giriyor. Meteoroloji yetkileri Yarından itibaren Bartın ve çevresinde kar yağışının başlayacağını ve hafta sonunda da yoğunlaşacağını açıkladılar. Hava sıcaklıklarında da önemli düşüşler görülecek. Yarından itibaren başlayan kar yağışı cuma ve cumartesi günleri karla karışık yağmur şeklinde devam ederken pazar günü yoğun ve etkili bir kar yağışı başlayacak. Kar yağışının hafta içinde de etkili olacağı öğrenildi. Perşembe günü gündüz 4 derece ve gece 2 derece olan hava sıcaklığı cuma günü gündüz 5 derece ve gece de sıfırın altında 1 derece olacak. Pazartesi gününe kadar Bartın ve çevresinde hava sıcaklığının sıfırın altında 5 dereceyi bulacağı belirtiliyor.
"ANA - KIZ OKULDAYIZ"
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan "ANA - KIZ OKULDAYIZ" kampanyası ile ilgili olarak okulumuzda Amasra İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK' ün de katıldığı önemli bir toplantı yapıldı
Milli eğitim Bakanlığı tarafından tüm Türkiye' de başlatılan "ANA-KIZ OKULDAYIZ" kampanyası ile ilgili olarak okulumuzda önemli bir toplantı yapıldı. Toplantıya Amasra İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK, Amasra Müftüsü Şahin YILDIRIM, Amasra İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Mustafa GÖKDAĞ, Amasra İlçe Halk eğitim Merkezi Müdürü Sema ENGİN, Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU, Köksal Toptan İlköğretim Okulu Müdürü Hasan Atay, Okul müdür yardımcıları, Avara ve Çakraz bölgesindeki köylerin Muhtarları ve Camilerin imamları katıldı.
Toplantıda Muhtarların köylerdeki okuma -yazma bilmeyenlerin tespit edilmesi ile ilgili yapacakları çalışmalarla ilgili bilgiler verildi. Toplantıda Bartın İli' nin okuma - yazma oranı en düşük illerin arasında yer aldığı vurgulanan toplantıda, eğitimciler, muhtarlar ve imamlarla birlikte koordineli bir çalışma yapılması gerektiği üzerinde durularak, "ANA-KIZ OKULDAYIZ" kampanyasının bölgedeki uygulamalarının başarılı biçimde yürütülmesi amacıyla bir komisyon kuruldu. Komisyonda Çakraz' dan Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU ile Çakraz Camii İmamı Muhammed GÜNEY ve Avara bölgesinden de Köksal Toptan İlköğretim Okulu Müdürü Hasan ATAY ile Avara Merkez Camii İmamı Sabahattin DİKYOL görev aldılar.
Toplantının bitiminden sonra Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK ve beraberindekiler, Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU' nun odasına geçerek biri süre dinlendiler. Kısa bir sohbetten sonra konuklar okulumuzdan ayrıldılar.
19 Ocak 2010
OKULUMUZDA ŞİİR DİNLETİSİ
7/A Sınıfı Öğrencilerinin, Türkçe Öğretmeni M. Özlem KIRMA rehberliğinde hazırlayıp sundukları şiir dinletisi büyük beğeni topladı
Okulumuzdaki kültür etkinlikleri bütün hızıyla devam ediyor.Bugün 7/A sınıfı öğrencilerinin Türkçe Öğretmeni M. Özlem KIRMA rehberliğinde hazırlayıp sundukları ŞİİR DİNLETİSİ öğrenci ve öğretmenlerden büyük ilgi gördü ve takdir topladı. Türk Edebiyatı' nda serbest vezin hareketinin ilk öncülerinden olan Büyük Türk Şairi Orhan Veli KANIK' ın eserlerinden oluşan şiir dinletisi 7/A sınıfı öğrencileri tarafından duygu dolu bir hava içinde dinleyicilere sunuldu. Slayt gösterisi eşliğinde sunulan Orhan Veli Şiir Dinletisi'nin sonunda Türkçe Öğretmeni Özlem KIRMA öğretmen ve okul yöneticileri tarafından tebrik edildi.
12 Ocak 2010
GİRGİN AİLESİ' NİN ACI GÜNÜ
Karakaçak Köyü'nden Emin GİRGİN' in torunu, Nabi GİRGİN' in oğlu Mert GİRGİN vefat etti
Karakaçak Köyü'nden Nabi GİRGİN' in oğlu Mert GİRGİN tedavi olduğu hastanede kurtarılamayarak vefat etti. Doğuştan itibaren rahatsızlığı olan Mert Girgin' in vefatı ailesini acıya boğdu. Mert GİRGİN' in cenazesi bugün ikindi namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından Karakaçak Köyü' nde gözyaşları içinde toprağa verildi.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak MERT GİRGİN' e Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
5 Ocak 2010
BİR ZAMANLAR RAKİPLERİNİN KORKULU RÜYASI BİR ÇAKRAZSPOR VARDI
Yıl 1979
Çakrazspor kadrosu
Ayakta soldan sağa: Ahmet ÖZMEN, İbrahim TEZEL, Ömer YELKENCİ, Cemil KAYA, Osman ÖZPINAR, Rıdvan ÖZMEN ve Turan KAYA
Oturanlar soldan sağa: Fahrettin KELEŞ, Hoşafçı ZEKİ, Hasan ÖZPINAR, Ertuğrul GÜRPINAR ve Cumayanı' ndan merhum Hüseyin (soyadı bilinmiyor)
60'lı 70'li yılların Çakraz'ı sanki sosyal hayat açısından şimdikine göre daha hareketliymiş. Her yeni ulaştığımız bir bilgi, belge ve resim bu düşünceyi daha da kuvvetlendiriyor. İşte Bu Sosyal etkinliklerden biri olarak spor etkinliği ile ilgili bilgiler. !971- 1972 yıllarında Çakraz' da Çakrazspor adında bir futbol takımı kurulur. Çift dişli Çapa olan amblemi ve kırmızı - beyaz çizgili formasıyla Çakraz spor kısa bir süre içinde rakiplerine kök söktüren bir takım haline gelir. Kurucuları arasında Selahattin GÜRPINAR, Erdoğan KOÇER (İlk başkanı) Merhum Cavit KAYAŞİMŞİR (Cavit Amca)gibi kişilerin olduğu Çakrazspor 1982 - 1983 yıllarına kadar süren spor faaliyetleri sırasında Bartın, Cide, Kurucaşile, Tekkeönü ve Amasra takımlarına kök söktürür. Stad olarak kullanılan yer ise bugünkü şantiyenin Karakaçak tarafında kalan düzlüktür. Burada yapılan maçlara da çevre halkından büyük ilgi gösterilirmiş. Turan KAYA' dan almış olduğumuz bilgilere göre maçlar en az 2000- 2500 (İki bin, iki bin beş yüz) seyirciyle oynanırmış.
VE KIŞ BEYAZ YÜZÜNÜ GÖSTERDİ
Dün gece geç saatlerde başlayan ve aralıklarla sabaha kadar devam eden kar yağışından sonra Çakraz ve çevresi beyazlara büründü
Çakraz' a dün gece ilk kar yağdı. Gece geç saatlerde başlayan kar yağışı aralıklarla sabaha kadar devam etti. Kar yağışı sebebiyle Çakraz ve çevresi ince bir kar örtüsüyle kaplandı. Çakraz' ın içinde fazla etkili olmayan kar yağışının yüksek kesimlerdeki topallar, Aliobası, Ovacık, Konuklar ve Kuyupınarı gibi köylerde daha etkili olduğu öğrenildi. Bugün ise sabah saatlerinden itibaren hava yeniden açtı. Ancak hava sıcaklıklarında bir değişiklik olmadı. Çakraz' da bugün gün boyunca parçalı bulutlu bir hava hüküm sürdü.
4 Ocak 2010
AMASRA' YI TANITAN YENİ BİR WEB SİTESİ YAYINA BAŞLADI
Çok zarif bir şekilde düzenlenmiş olan web sitesinin Amasra'nın tanıtımına büyük katkı yapacağı tahmin ediliyor
Amasra' yı tanıtan yeni bir web sitesi daha yayına başladı. Amasra ile ilgili tarihi ve turistik bilgilerin yanı sıra yeme - içme konaklama yerleri ile ilgili detaylı bilgilerin de yer aldığı web sitesi Amasra ya ait olağanüstü güzellikte fotoğraf ve video görüntülerini de yayınlıyor. Amasra ile ilgili belgesel nitelikli tarihi konuların da çok profesyonel bir yaklaşımla ele alındığı web sitesinin Amasra' nın tanıtımı konusunda önemli bir işlev göreceği tahmin ediliyor.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Amasra'nın bu yeni web sitesine başarılı bir yayın hayatı diliyoruz
HOŞ GELDİN
YÜKSEK KESİMLERE KAR YAĞDI
Çakraz' da henüz kar yok
Dün geceden itibaren meteorolojik tahminlere uygun olarak Çakraz' ın çevresindeki yüksek kesimlere ilk kar yağdı. Özellikle Topallar köyü içinde yağana kar çok az da olsa tuttu. Öte yandan Topallar köyünün güneyinde kalan ve bölgenin en yüksek tepesi olan Akçaotluk tepesinin de ince bir kar örtüsüyle kaplı olduğu görüldü. Gündüz de öğle saatlerinden sonra ve akşam da 18.30 - 19.00 saatleri arasında aralıklı olarak dolu ve karla karışık yağmur yağdı. Yine hava sıcaklığı da hissedilir derecede azaldı.
3 Ocak 2010
KAR GELİYOR
Hava sıcaklığı hissedilir derecede düştü.
Bir süredir devam eden ılık hava yerini soğuk ve yağışlı bir havaya bırakmaya başladı. Bugünden itibaren yağmur ve rüzgarla birlikte hava sıcaklığı hissedilir derecede düşmeye başladı. Meteoroloji uzmanları Batı kara denizin iç ve yüksek kesimlerinde kar, kıyı kesimlerinde ise karla karışık yağmur ve kar yağışı görüleceğini bildiriyorlar.
2 Ocak 2010
"YENİ YILIN KUTLU OLSUN SEVİM TEYZE"
Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu 3/A sınıfı öğrencileri yeni yılda sınıflarına sandalye ve mekanik çöp kovası bağışlayan Sevim Teyzelerini unutmadılar
Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu 3/A Sınıfı öğrencileri yeni yılda, öğretim yılı başında sınıflarına sandalye ve mekanik çöp kovası bağışlayan Sevim Teyzelerini unutmadılar ve sitemiz aracılığı ile kendisinin yeni yılını kutladılar.
Öğrenci velilerinden Sevim YILDIZ bu öğretim yıl başında Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu 3/A sınıfındaki sıraların kaldırılıp yerine masa ve sandalye uygulamasının başlaması sırasında, sınıfa alınacak sandalyeleri kendisinin bağışlayacağını söylemiş ve hemen ardından da sandalyeleri alarak sınıfa teslim etmişti. Sevim YILDIZ ayrıca çöplerin el değmeden kovaya atılacağı mekanik ve metal bir çöp kovasını da 3/A sınıfına hediye etmişti. Bu bağış okul yönetimi ve öğrenciler arasında büyük bir mutluluk yaratmıştı.
3/A sınıfı öğretmeni Salih TİRYAKİ de sıra yerine masa uygulamasının sınıf içi etkinlikler için daha yararlı olduğunu ve öğrencilerin de çok rahat ettiğini belirterek sandalye bağışlayan Sevim YILDIZ ile masa uygulamasına katkı sağlayan öğrenci velilerine teşekkür etmişti.
1 Ocak 2010
BAZILARI DENİZ MEVSİMİNİ BUGÜN AÇTI
Bugün bir vatandaş denize girdi
Bir vatandaş yeni yılın ilk günü ile birlikte deniz sezonu açtı. Sahilde oturan vatandaşların şaşkın bakışları altında mayosu ile denize dalan vatandaş bir süre denizde yüzdü. Daha sonra gayet sakin bir şekilde denizden çıkan vatandaş, olağan bir şey yapmış gibi giyindi ve konakladığı otele döndü. Bu olay vatandaşlar arasında " Artık burası da Antalya gibi kışın denize girilen bir yer haline geldi." şeklinde esprilerin yapılamasına sebep oldu
YILBAŞI GECESİ ÇAKRAZ BOMBOŞTU
Gecenin tek eğlencesi Yakamoz Balık Evi' ndeki müzik şöleniydi
Yılbaşı gecesi Çakraz' daki İşletmeler bomboştu. Gecenin tek eğlencesi ünlü balık evi YAKAMOZ' da canlı müzik eşliğinde yemekli eğlenceydi. İki köçeğin de oynadığı yılbaşı eğlencesinde konuklar gecenin ilerleyen saatlerine kadar gönüllerince eğlendiler. Daha önceki günlerde bazı işletmelere yapılan rezervasyonların sonradan iptal edilmesi yüzünden dün gece Çakraz' daki işletmelerin tamamı kapalıydı. İşletmeciler ve halk çok uzun yıllardır böyle bir şeyin yaşanmadığını belirterek sorunun sebebini ekonomik kriz yüzünden halkın alım gücünün düşmesine ve harcamalarını kısmasına bağladılar.
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ’UN
2010 YILI KUTLAMA MESAJI

2009 yılını geride bırakarak yeni bir yıla 2010’a adım atıyoruz. Yeni yıl yeni umutlar demek, taze bir başlangıç demek. Ülkemizin her bir ferdi için sağlık ve esenlik dolu huzur ve başarı dolu bir yeni yıl hepimizin temennisi.
Bir önceki yıldan daha ileriye gitmek, sevginin barışın kardeşliğin daha da kökleştiğini, milli birlik ve beraberlik duygularının pekişerek, milletimizin huzur ve kardeşlik atmosferinde aydınlık yarınlara yol alması ve ülkemizin son yıllarda kat ettiği mesafeye yeni yılda eklenecek yeni başarılarla dünyadaki saygın konumunun giderek güçlendiğini görmek milletçe hepimizi gururlandıracaktır.
Ülkemiz 7 yıllık Ak Parti iktidarında izlenen aktif dış politika ile dünya barışına önemli katkılar sağlamış, 151 ülkenin oyunu olarak BM Güvenlik Konseyinin üyesi seçilmiştir. Dünyada ve Bölgemizde ülkemizin giderek artan etkinliği sayesinde tüm komşularıyla kavgalı olan bir Türkiye bu gün komşuları arasında çıkan anlaşmazlıklarda arabulucu olan İslam Konferansı Teşkilatının genel sekreterliğini üstelenen bir ülke konumuna gelmiştir. Yıllardır Avrupa Birliği yolunda ağır aksak ilerleyen Türkiye ilk kez Ak Parti iktidarıyla siyasi ve ekonomik kriterleri yerine getirerek AB ile müzakere aşamasına gelmiştir. Bu gün Türkiye dünyanın 17. Avrupa'nın 6. Büyük ekonomisi, ihracatını 32 milyar dolardan 132 milyar dolara çıkaran üreten bir ülke konumundadır.
Bütün dünya ülkelerini etkileyen küresel krize rağmen AK Parti hükümetinin aldığı tedbirler sayesinde ülkemiz ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Geçmişte dünyada kriz yokken kriz çıkaranları, Merkez Bankası kasalarını boşaltanları milletimiz işbaşından uzaklaştırdığı için bu gün Merkez Bankası rezervlerimiz 20 milyar dolardan 75 milyar dolara çıkmış Türkiye artık Anayasa kitapçığının fırlatılarak krizlerin patlatıldığı eski Türkiye olmaktan kurtulmuştur.
Türkiye, Ak Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana her alanda gelişmesini sürdürmüş, bu gelişme 2010 yılında da devam edecektir. Vatandaşlarımızın en iyi sağlık hizmetini alabilmesi, en iyi eğitim imkanına kavuşabilmesi için yapılan yatırımlar, duble yollar, toplu konutlar, sosyal yardımlar, Köydes ve Beldes Projeleri yeni yılda da hız kesmeden devam edecektir.
2010 yılının milletçe birlik ve beraberliğimizin arttığı, kardeşlik duygularının pekiştiği, herkesin birbirine sevgi ile yaklaştığı, dünyada savaşların olmadığı bir yıl olmasını temenni ediyorum.
2010 yılının Bartın İlimiz ve Bartınlı hemşerilerim için sağlık huzur ve başarılarla dolu bir yıl olmasını diliyor, tüm hemşehrilerimin yeni yılını kutluyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
Ak Parti Bartın Milletvekili
26 Aralık 2009
BARTIN İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ ÇAKRAZ İLE İLGİLİ BİR BROŞÜR YAYINLADI
Broşür Çakraz ve çevresi ile ilgili tanıtıcı yazı ve resimlerden oluşuyor
Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Çakraz ile ilgili bir tanıtım broşürü yayınladı. Yeşil Çakraz sitesinin yöneticisi Salih Tiryaki ile Çakraz Gezi sitesinin yöneticisi Kerim Boz' un yazı ve resimlerinden oluşan broşürde Çakraz'ın tarihi ile ilgili kısa bilgiler verildikten sonra çevredeki doğa yürüyüşü parkurları ile Çakraz yakınlarındaki diğer plajlar, mağaralar ve mesire yerleri anlatılıyor. Bunlarla ilgili resimlerin ve bir bölge haritasının da yer aldığı broşürden çok sayıda bastırılıp dağıtıldığı öğrenildi. Çakraz' ın tanıtımına büyük katkı yapması beklenen bu güzel girişim için Çakraz halkı, başta bu broşürün yayınlanmasını sağlayan Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Mehmet ALTAŞ olmak üzere Salih TİRYAKİ ve Kerim BOZ ile emeği geçen diğer ilgililere şükranlarını bildirdiler.
20 Aralık 2009
HAYIRDIR İNŞALLAH

Çakraz' daki hayalet iskele görenleri şaşırtıyor
Bugünlerde Çakraz' da kahvehanelere girenler kahvehanelerin duvarlarında ki bir haritayı görünce hayretlerini gizleyemiyorlar. Bartın İli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği isimli bir kuruluşun bastırıp dağıttığı haritada Çakraz kıyısında bir iskele olduğu belirtilmiş. Harita üzerindeki "liman ve balıkçı barınağı" işaretini görenler derhal sahile bakıyorlar ve olmayan bir balıkçı barınağını arıyorlar. Bazı vatandaşlar da "Allah Söyletiyor." şeklindeki bir halk deyimini hatırlatırcasına "Hayırdır inşallah. Allah işaret ettirmiştir.Belki de yakın bir zamanda bir liman ve balıkçı barınağı yapılır" diyerek gülümsüyorlar. Bu arada belirtmeliyiz ki harita kahvelere asıldığından bu yana vatandaşlar o kadar bakmalarına rağmen henüz Çakraz kıyılarında bir liman ve balıkçı barınağı görebilmeyi başaramadı. Ne diyelim. Belki haritayı çizenler böyle bir hayalet liman ve balıkçı barınağı görüp de gerçek zannederek bunu haritaya işlemiş olabilirler.
14 Aralık 2009
FIRTINA İLE BİRLİKTE GELEN HOŞ BİR SÜRPRİZ
Milletvekili TUNÇ Çakraz' ı ziyaret etti
Çakrazlılar akşam saatlerinde başlayıp gece boyunca devam eden şiddetli yağmur ve fırtınanın şokunu yaşarken bir de beklenmedik bir sürprizle karşılaştı. Ak Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, beraberinde İl Genel Meclisi Üyesi Uğur Timur ile birlikte Çakraz’ ı ziyaret ederek, Çakraz Turizm Derneği, Ziraat Odası, Muhtar ve Çakrazlılar ile sohbet etti.
Hiç beklemedikleri bir anda Milletvekilimizi karşılarında gören Çakrazlılar büyük bir şaşkınlık ve memnuniyet içinde milletvekili TUNÇ ile sohbet ettiler.
Çakraz Turizm Derneği Başkan vekili Selahattin GÜRPINAR, Ziraat Odası Başkanı Rıdvan ÖZMEN, Çakrazşeyhler Muhtarı ve Çakrazlı esnaflarla toplantı yapan Milletvekili TUNÇ’a, Bartın-Çakraz arasında gerçekleştirilen duble yol çalışmalarından dolayı teşekkür eden Çakrazlılar, Çakraz’ ın kanalizasyon probleminin giderilmesi için talepte bulundular.
Milletvekili TUNÇ da Çakraz’ ın Bartın’ın önemli turizm merkezlerinden birisi olduğunu karayolu çalışmalarının Çakraz-Kurucaşile bölümünün de programda olduğunu kanalizasyon projesinin yapımı ile ilgili olarak ta girişimlerde bulunduklarını ve konunun takipçisi olduklarını söyledi.
KASIRGA GİBİ…
Fırtına Çakraz’ ı fena vurdu
Dün
akşam saatlerinde başlayan şiddetli fırtına ve yağmur Çakraz’ ı çok fena vurdu.
Saat 16.00 sıralarında başlayan ve gittikçe şiddetlenen fırtına ve yağmur
sırasında çok sayıda ev ile bazı iş yerlerinin çatıları ve bacaları uçtu.
Birçok yerde ağaçlar da kökünden söküldü. Öte yandan dün sabah saat 04.00
sıralarında kesilen elektrikler de bugün saat 116 sıralarında yeniden geldi.
Fırtına sırasında Paşaoğlu Rıza’ nın yol kenarındaki
arsasında bulunan kavak ağacı devrilerek yolun bir kısmını kapattı. Bugün öğle
saatlerinde de ağaç yoldan kaldırıldı. Köy Muhtarı Cengiz KOÇER’ in evinin
çatısındaki kiremitlerin neredeyse tamamı da uçtu. Sahilde ise fırtına bazı
işletmelerin çatılarına zarar verdi. Huzur Motel’ e ait gölgelik de çöktü. Yine
sahilin Kayaaltı tarafında bulunan yazlıkların
bazılarının da kapalı olan panjurları söküldü.
Fırtına ve yağmur çevre
köylerde de hasara yol açtı. Aliobası, Çakrazova, Hatipler köyü ve diğer köy ve
mahallelerde de hasar meydana geldi. Fırtına ve yağışın dinmesinden sonra bu
sabahtan itibaren vatandaşlar oluşan hasarları gidermek için çalışmaya
başladılar.
HABERLE İLGİLİ RESİMLER HAZIRLANIYOR
9 Aralık 2009
ÇAKRAZ' DA ESRARENGİZ İNTİHAR
Kimliği öğrenilemeyen 35 yaşları civarında bir erkek Kayaburnu mevkiinde ölmüş olarak bulundu
Bugün Çakraz' da esrarengiz bir intihar olayı meydana geldi. İstanbul plakalı bir şahıs altında bir otomotiv şirketine ait olduğu sanılan İstanbul plakalı bir arabayla bir süre Cakraz' da dolaştı.Daha sonra saat 16.30 civarında Kayaaltı mevkiindeki burundaki kayalıklarda cesedi bulunan şahsın ölüm sebebinin intiharolduğu tahmin ediliyor.Vatandaşların ihbarı sonucunda Çakraz' a gelen Jandarma komutanlığına bağlı olay yeri inceleme ekipleri uzun süren çalışmalardan sonra olay yerindeki mevcut delilleri toplayarak cesedi otopsi yapılmak üzere Çakraz 47 No' lu aile Sağlığı Merkezi' ne getirdiler. İntihar ettiği sanılan kişinin kimliği öğrenilemedi. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
8 Aralık 2009
BATSIN BU AÇILIM!..
Kudurmuş PKK sürülerinin İstanbul'un Kanarya semtindeki otobüs durağında bir belediye otobüsüne, içinde yolcuların da olduğu bir sırada attıkları molotof kokteyli sonucunda yanarak hastaneye kaldırılan Serap ESER yaklaşık bir aylık hayatta kalma mücadelesinde yenik düştü.
Açılımın PKK vahşetinin zirveye çıkarak saçılıma dönüştüğü şu günlerde birbiri ardından gelen acı haberler Türk milletini derin bir üzüntü, öfke ve kızgınlığa doğru götürüyor. Ajanslara düşen son haber geçtiğimiz ay belediye otobüsüne içinde yolcuların da bulunduğu bir sırada atılan molotof kokteyli yüzünden yanarak hastaneye kaldırılan Serap kızımız hayat mücadelesini kaybetti. Gözü dönmüş kuduruk PKK sürüsünün diri diri yakarak katlettiği Serap ESER' in acısı tüm Türk milletinin bağrında derin bir yara daha açtı. Bu vahşeti yapanlara ve onların destekçilerine hayvan demek sanırız ki hayvanlara hakaret olur.
O televizyondan bu televizyona koşarak açılım pazarlaması yapan ve kendilerini aydın sıfatıyla tanımlayan insanlıktan nasibini almamış işbirlikçilerden bu konuda hiç ses çıkmaması dikkat çekiciydi.
Şimdi Türk milleti soruyor:
"Serap da bu açılım uğruna tıpkı vatan için şehit düşmüş körpecik ana kuzuları gibi öldüğüyle mi kalacak? "
Yine Türk milleti soruyor:
Ülkenin birçok şehri savaş alanına döndü. Askerlerimiz kahpe pusularda şehit oluyor. İmralı köpeği ise yattığı lüks konutu beğenmeyerek adeta Türk Milleti ile alay ediyor. PKK destekçisi milletvekilleri ve belediye başkanları her gün birbirinin peşi sıra Türk Devleti ve Milleti' ni tehdit eden konuşmalar yapıyorlar
"Bu kudurmuşluk nereye kadar?...Türk Milleti' nin, Türk Devleti' nin sahibi var mı?.."
7 Aralık 2009
KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ...
Yıl 1939-1940
Şimdi hiçbiri hayatta değil...
Bu resme baktığınızda Tarihe bakmış oluyorsunuz. Yıl 1939 veya 1940...Yani yaklaşık 69 yıl öncesi... Yer eski caminin yanı...Çakrazlılar bir arada... Hiçbiri hayatta değil. Bu resimde kiminizin dedesinin babası var. Bu resim Çakraz' la ilgili bilinen en eski resim. Muhtemelen bir cuma veya bayram günü çekilmiş. Resmin Merhum Öğretmen Nurettin ÇAKIROĞLU tarafından çekildiği söyleniyor. Bu resimdeki kişileri teşhis edip kimliklerini bulabilmek için oldukça titiz bir şekilde çalıştık ve bir kısmını bulabildik. Bulamadıklarımız konusunda da sizlerden yardım istiyoruz.

Ayaktakiler: Soldan 1 ve 2 bilinmiyor. 3.kişi: Yörük Köyü'nden Merhum Ahmet FERHAT, 4 bilinmiyor.5ci Kişi: Çakrazova' dan Ahmet TEZEL.
Ortada Oturanlar: Soldan 1 ve 2 bilinmiyor. 3cü kişi: Hüseyin ÇEVİK, 4cü bilinmiyor.
Önde Oturanlar: Soldan 1ci kişi: Çakrazşeyhler' den Mustafa DEMİRTAŞ (Fırıncıoğlu Necmi DEMİRTAŞ' ın dedesi), 2ci kişi: Fırıncıoğlu Mehmet DEMİRTAŞ, 3cü kişi: bilinmiyor.

Ayaktakiler: Soldan 1ci kişi: Ali ÖZDAL (Yıldıray' ın babası),2ci kişi. Bilinmiyor. 3cü kişi: Çakrazşeyhler Köyü' nden Mustafa KAYALI. 4cü Kişi: Bilinmiyor.
Ortada Oturanlar: 1 ci kişi:Memiş Ağa Karakaçak Köyü' nden (Mehmet FIRAT), 2ci kişi: bilinmiyor 3cü kişi:Mahmut ÇAKIROĞLU
Önde Oturanlar: Soldan 1ci kişi: Karakaçak Köyü' nden Köse Mehmet, 2ci kişi: Şabanların Mustafa ÖZKAN

Ayaktakiler: Soldan 1ci kişi:Bilinmiyor. 2ci kişi: Çakrazova Köyü' nden Haytaoğlu Mehmet BALCI (Haytalar' ın Ali BALCI' nın babası), 3cü kişi: Ovacık Köyü' nden Rasim UTGUN. 4cü kişi: Bilinmiyor.5ci kişi Çakrazova Köyü'nden Ali GÜLPINAR. 6cı kişi: Çakrazşeyhler Köyü'nden Mustafa ÖZCAN
Ortada Oturanlar: Soldan 1ci kişi: Ovacık Köyü'nden Mehmet KAHRAMAN. 2ci kişi: Çakrazboz Köyü'nden Kart Hüseyinoğlu (Çolaklar' ın Hasan ÇILGIN' ın babası) 3cü kişi: Kılıf Ali
Önde Oturanlar: Soldan 1ci kişi: Şenyurt Köyü' nden Tahir ÇETİN.(Tom Tahir). 2ci Kişi: Hasan ÖZCAN.(Hasanko)

Ayaktakiler: soldan 1ci kişi.Çakrazşeyhler Köyü' nden Kahyalar' ın Mustafa ÖZCAN. Arkada yüzü görünmeyen 2ci kişi: bilinmiyor. Onun önünde 3cü kişi: Çakrazova Köyü' nden Hüsnü GÜLPINAR. 4cü kişi bilinmiyor. 5ci kişi: Ahmet ÇAKIROĞLU. 6cı kişi: Bilinmiyor. 7ci Kişi: Bilinmiyor.
Ortada Oturanlar: soldan 1ci kişi: Kara İmam. (Sefer Hoca'nın dedesi) 2ci kişi: Bilinmiyor. 3cü kişi: Bilinmiyor. 4cü kişi: Bilinmiyor
Önde Oturanlar: Soldan 1ci kişi: Bilinmiyor. 2ci kişi: Bilinmiyor. 3cü Kişi: Ovacık Köyü' nden Fevzioğlu İbrahim.

Ayaktakiler: Soldan 1ci kişi: Akkonak Köyü' nden Laz Rıza. 2ci Kişi: Aliobası Köyü' nden Dırımlar' ın Mehmet YENİCE.
Ortada Oturanlar: 1ci Kişi. Çakrazboz Köyü Kuyupınarı Mahallesi' nden Kartboğa lakaplı Mehmet BOZKIR. 2ci Kişi: Bilinmiyor
Önde Oturanlar: 1ci kişi: bilinmiyor. 2ci kişi: Bilinmiyor. 3cü kişi: Bilinmiyor.
SAYIN ZİYARETÇİLERİMİZ
Bu resmin orjinal boyutlu örneğini isteyen ziyaretçilerimize ücretsiz olarak göndereceğiz. Bu resimlerde tespit edebildiğimiz kimliklerdeki hataları ve kimliği tespit edilemeyenlerden çevrenizdeki yaşlıların yardımıyla kimliklerini tespit ettiklerinizi bize bildirirseniz Çakraz' a büyük bir hizmette bulunmuş olacaksınız. Bu sebeple bu resmin orjinal boyutta olan örneğini almak isteyenlerin aşağıdaki mail adresimize ileti göndermeleri halinde kendilerine maille bu resmi göndereceğiz.
ADRESİMİZ
6Aralık 2009
YAĞIŞLI VE SİSLİ GÜNLER KAPIDA
Bu sabaha karşı başlayan sağanak yağış aralıklarla devam ediyor
Bu sabah erken saatlerde başlayan sağanak yağış Halen aralıklarla devam ediyor. Hava sıcaklığı da 10 derece olarak ölçüldü. Sağanak yağışlı havanın pazartesi ve salı günleri de etkili olacağı öğrenildi. Çarşamba ve perşembe günleri yağmurun dineceği ve sisli bir havanın hakim olacağı Çakraz cuma gününden itibaren de yeni bir yağışlı hava dalgasının etkisine girecek. Hava sıcaklıkları hafta ortasına doğru gece 0 dereceye kadar inecek olan Çakraz' da gündüz sıcaklıkları da hafta boyunca 12 - 13 derece civarında seyredecek.
2 Aralık 2009
ÇAKRAZ ŞEHİT AHMET TELLİ İLKÖĞRETİM OKULU'NUN ÇEVRESİNE ÇEKİLEN TEL ÖRGÜNÜN BİR BÖLÜMÜ SÖKÜLDÜ

Tel örgüyü sökenlerin kimlikleri tespit edildi
Okul bahçesini korumaya almak amacıyla bahçe etrafına çekilen tel örgünün bir bölümü bazı kişiler tarafından sökülmüş halde bulundu. Tatil dönüşü sabah okula gelen nöbetçi öğretmenler, okul çevresindeki tel örgünün, kantin binasının arkasındaki bir bölümünün sökülmüş halde ve yerde olduğunu görerek durumu Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU' na bildirdiler. Bunun üzerine derhal Jandarma' ya haber verildi. Okula gelen Jandarma görevlileri derhal soruşturmaya başladılar. Yapılan soruşturma sonucunda olayı gerçekleştirdikleri sanılan kişilerin kimlikleri tespit edilerek haklarında yasal işlemlere başlanıldı.
29 Kasım 2009
BAYRAMIN ÜÇÜNCÜ GÜNÜ HAVA KAPATTI
Yağışlı hava bir gün etkili olacak
Bayram tatilinin ilk günlerinden itibaren açık ve güneşli hava yerini kapalı ve yağışlı bir havaya bıraktı. Sabah saatlerinden itibaren Çakraz' da kapalı bir hava hüküm sürüyor. Kapalı havanın etkiisini sadece bu gün etkili olacağı ve yarından itibaren havaların yine açacağı tahmin ediliyor. Şu anda Çakraz' da gündüz ortalama sıcaklık 18- 19 derece civarında seyrediyor. Gece ise sıcaklık 2-3 dereceye düşüyor
28 Kasım 2009
BAYRAM GÜZEL GEÇİYOR

Havaların güzel olması sebebiyle bu yıl bayram gezintilerine ilgi büyüktü.
Havaların güzel olması bayram gezintilerine olan ilgiyi arttırdı. Bayram'ın ilk günü Akkonak köyünde yapılan kutlamaların çok kalabalık olduğu öğrenildi. Bugün de Çakraz oldukça kalabalık ve hareketli bir bayram geçirdi. Bayramın ikinci günü özellikle Ankara ağırlıklı olarak büyük bir misafir yoğunluğu yaşandı.Bazı işletmeler müşterilerine canlı müzik programları hazırlayıp sundular.
26 Kasım 2009
BU BAYRAMDA DA GELEMEDİN YAVRUUUM!...

AY YILDIZLI BAYRAĞIMA DOKUNMA SAKIN,
ATEŞ OLUP ELLERİNİ YAKARIM SENİN,
YAŞADIĞIN ÜLKEYE ŞÖYLE BİR BAK,
TÜRK ADINI AKLINA ÇAKARIM SENİN!
Bu bayramda da mübarek şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.
Şehit analarının ellerinden saygıyla öpüyoruz.
Buruk geçen bayramınız mübarek olsun
25 Kasım 2009
BAYRAM SÜRESİ BOYUNCA ÇAKRAZ' DA HAVA AÇIK

Dört gün boyunca hava sıcaklığı 18 - 19 derece arasında seyredecek
Meteoroloji bilgilerine göre bayram tatili boyunca Çakraz' da havanın açık olacağı ve hava sıcaklıklarının 17 - 18 derece civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Bu sıcaklık dereceleri mevsim normallerinin 4 derece üstü oluyor.Bayram süresince yağış olmaması tatilcilerin Çakraz' a ilgisini arttırıyor. Bu sebeple bayramda Çakraz' a büyük bir talep olması bekleniyor. İşletmeler de şimdiden buna göre hazırlıklarını yapmış durumda.
21 Kasım 2009
SİTEMİZİN ZİYARETÇİ SAYFASINDA YAŞANAN SORUN GİDERİLEMEYİNCE GEÇİCİ BİR UYGULAMA BAŞLATTIK
Bu uygulamaya göre ziyaretçi mesajları ziyaretçi sayfasında verilen mail adresine gönderilerek yayınlanacak
Bilindiği gibi web sitemizin ziyaretçi sayfası teknik bir sorun sebebiyle aktif hale gelememişti. Bu durum da ziyaretçilerimiz açısından bir olumsuzluk ortaya çıkarmıştı. Bu soruna geçici bir çözüm olarak ziyaretçi sayfasında verilen mail adresimize mesajların gönderilmesini istedik. Bu mail adresimize gönderilen mesajlar incelenip onaylandıktan sonra yayınlanacak.
Ayrıntılı bilgi için sitemizin ziyaretçi sayfasına tıklamanız yeterli olacaktır.
ÖĞRENCİ VELİLERİ DOMUZ GRİBİ AŞISINA GÜVENMEDİ
173 öğrencinin eğitim gördüğü okulda sadece 6 öğrenci velisi çocuğuna aşı yapılmasına onay verdi
Domuz gribi salgınına karşı geliştirilen ve kademeli olarak tüm Türkiye' de uygulanmasına başlanan domuz gribi aşısının yapılabilmesi için Çakraz' daki Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu Müdürlüğü tarafından öğrenci velilerine dağıtılan 173 onay formundan sadece 6 tanesinin öğrenci velileri tarafından onaylandığı görüldü. Bir öğrenci velisi de formu KABUL veya RED yönünde de olsa imzalamayacağını belirterek formu imzasız olarak geri gönderdi. Bu durumda öğrencilerin yüzde doksan altısı aşı olmayacak.
Bir velinin ilginç yaklaşımı
Bir öğrenci velisinin ilginç yaklaşımı da dikkat çekti. Öğrenci velisi kendisine gönderilen formu hiç imzalamadan geri gönderdi. Buna gerekçe olarak "Kabul etme veya reddetme olarak da olsa" bu şekilde gizlice bir taahhüde girmiş olacağını gerekçe göstererek formu imzalamayacağını belirten öğrenci velisi bu konudaki sözlerine şu şekilde açıklık getirdi.
"Ben aşı yapılmasını veya yapılmamasını onaylayınca kendiliğinden bir taahhüde girmiş oluyorum. Mesela çocuklarımın aşı olmasına onay verdiğimde sonradan ortaya çıkacak bir olumsuz durumda bir hak iddia etme imkanım olmayacak. Bana sen kendin istedin denilecek. Öte yandan aşı uygulanmasını kabul etmezsem de bu sefer hastalığın ortaya çıkması ve olumsuz bir olayın yaşanması durumunda da yine bana ' Çocuklarının aşı olmasını sen kendin istemedin' şeklinde bir cevap verilecek. Bu durumda yetkililerin sorumluluğu ortadan kalkacak. Bu yanlış bir uygulamadır. Bu yüzden kabul ve ret yönünde de olsa hiçbir belgeye imza atmayacağım. Eğer yetkililer bu aşının gerçekten zararsız olduğunu söylüyorlarsa bize sormadan yapmalı. Eğer uygun değilse yapmamalı. Bu konuda sorumluluk vatandaşın üzerine bırakılmamalıdır." dedi.
Öğrenci velisinin bu farklı yaklaşımı çok ilginç bulundu ve birçok kişinin kafasını karıştırdı.
10 Kasım 2009
BUGÜN ATATÜRK' Ü ANDIK
Atatürk' ü anmak için yapılan törende öğrenciler çeşitli etkinlikler sergilediler
Türkiye Cumhuriyeti' nin Kurucusu, Ulu Önder, Büyük insan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK vefatının 71 ci yıl dönümünde okulumuzda yapılan bir törenle anıldı. Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU' nun Atatürk anıtına çelenk koymasıyla başlayan tören Atatürk'ün vefat ettiği saat dokuzu beş geçe, siren eşliğinde yapılan saygı duruşu ve söylenen İstiklal Marşı' nın ardından öğrenciler şiirler okudular ve konuşmalar yaptılar. Programın sonunda 8/A Sınıfı Öğrencilerinden oluşan koro, Atatürk' ün sevdiği şarkılardan oluşan bir mini konser sundular. Törene Öğretmenler, ve öğrencilerin yanı sıra vatandaşlar da katıldı.
|
BUGÜN 10 KASIM
Saygıdeğer baylar, pek güzel bilirsiniz ki,
padişahlarla, halifelerle yönetilmiş ve yönetilen ülkelerde yurt için, ulus
için en büyük tehlike, padişahların ve halifelerin düşmanlarca satın
alınmalarıdır. Bu, çoğu zaman kolaylıkla sağlanabilmiştir.
Meclislerle yönetilen ülkelerde ise en yıkıcı durum, kimi milletvekillerinin,
yabancılar adına ve çıkarına çalınmış ve satın alınmış olmalarıdır. Millet
meclislerine dek girmek yolunu bulabilen vatansızlara rastlanabileceğine
tarihin bu konudaki örnekleriyle inanmak zorunluluğu vardır. Bunun için ulus,
vekillerini seçerken çok dikkatli ve kıskanç olmalıdır. NUTUK'
tan... Mustafa Kemal ATATÜRK HASRETİNDEYİZ
ATATÜRK’Ü ANARKEN
10 Kasım 1938 tarihi biz Türkler için, tarihimizin en elemli olayının gerçekleştiği acı bir gündür. O gün, ömrünün her saniyesini Türklüğe veren, Türklük için nefes alan yaşayan bir Türk’ü sonsuzluğun kucağına bıraktık. Ancak Cumhuriyetle bize yakmış olduğu ışık, geçmişten geleceğe doğru yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir Kurmuş olduğu Cumhuriyet, bu yıl seksen altı yaşındadır. Ancak bu kadar yıl sonra bile, Türkiye ve dünyada ortaya çıkan gelişmeler onun nasıl haklı olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. O ne yapmıştır, ne söylemiştir ki; hala haklı çıkmaya devam etmektedir? O, üzerine geçmiş asırların miskinliği çökmüş, fakirlik ve yokluklardan harap ve bitkin düşmüş, geleceğinden ümidini kesmiş, vatanının her köşesi bilfiil işgal edilmiş olan bir millete ümit vermiş, cesaret vermiş, onu silkindirip ayağa kaldırmıştır. Köhneleşmiş bir dünya görüşü ve bu dünya görüşü üzerine kurulmuş olan çürümüş bir binaya benzeyen imparatorluğun yıkıntıları arasından, güçlü, şerefli, gururlu geleceğe güvenle bakan bir millet ve devlet çıkarmıştır. Tarih Atatürk’ü kendi milletine olduğu kadar, insanlığa da büyük hizmetler veren çağların en seçkin kişisi olarak kaydedecektir. Çünkü onun en büyük başarısı, bir milletin milli idealleri ve değer hükümleriyle insanlık idealleri ve evrensel değer hükümlerini birleştirmiş olmasıdır. Bu yüzdendir ki; onun döneminde kurulan devlet ve yönetimlerin birçoğunun, bugün yıkılıp tarihin çöplüğüne atılmış olmasına karşılık, onun kurmuş olduğu devlet ve yönetim bugün tüm olumsuz şartlara rağmen hala dimdik ayaktadır. Üstelik dünyanın birçok ülkesine ve o ülke liderlerine örnek olmaya devam etmektedir. Ancak bugünlerde Cumhuriyete ve Atatürk’ün ilke ve inkılâplarına karşı, içeriden ve dışarıdan yönelen tehdit, tehlikeli boyutlara varmıştır. O’ nun özgürlük ve bağımsızlık ruhunu aşıladığı bu millet, kendine kurulan tuzaklarla boğuşmaktadır. Dini cahillik ve taassuba dayalı yönetim biçimlerinin sergilediği insanlık dışı vahşet uygulamaları, her gün, televizyonlar aracılığı ile gözlerimizin önüne serilirken, Türk milletini o karanlık taassubun içine yeniden sokmak isteyen kişi ve gruplar, her türlü sinsi metodu kullanarak, Cumhuriyetin temel niteliklerine, Atatürk ilkelerine saldırmaya, onları etkisiz duruma getirmeye çalışmaktadırlar. Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet ettiği biz Türklerin yapması gereken şey, her 10 Kasım’ da ağlayıp dövünmek değil, Cumhuriyete, Atatürk’e ve Türklüğe yönelen tehdit ve saldırılara karşı, büyük bir cesaret ve uyanıklıkla tavır almak, onun ilke ve inkılaplarına ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerine, ne pahasına olursa olsun sahip çıkmak, korumak ve kollamaktır. Bu, Atatürk’ün bize bırakmış olduğu bir vasiyetten öte, bir emir, bir sorumluluktur. Sonbahar bir hüzün mevsimidir. Biz her yıl On Kasımlarda, sonbahar hüzünlerinin en derinini yaşarken, kalbimizde Atatürk’ün sevgisi, beynimizde O’ nun yakmış olduğu ışık ve bu ışığın bize gösterdiği yoldan yürümeye devam edeceğiz. Her birimiz birer Atatürk olacağız... Evet, 1938’in böyle hüzünlü bir sonbahar gününde kalplerimize derin bir hüzün çökmüştü. Bu hüzün gönlümüzde bugüne kadar hep taptaze kaldı. Türklüğün, o günden bu yana geçmiş olduğu her tarihi dönemeçte, hep onu aradık onun yokluğunu hissettik. Hala hissediyoruz ve hissedeceğiz. Ama, Atatürk’ün açtığı kutlu yolda, hiçbir engel tanımaksızın, bıkmadan yorulmadan yürüyeceğiz. |
9 Kasım 2009
ALAYOĞULLARI' NDAN SELAHATTİN KAYA' NIN ANNESİ FATMA KAYA VEFAT ETTİ
Fatma KAYA' nın cenazesi öğlen namazından sonra toprağa verildi.
Alayoğulları' ndan Fatma KAYA vefat etti. Fatma KAYA' nın cenazesi bugün öğle namazından sonra kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Fatma KAYA' nın cenazesine Ailesi, yakınları ve köy halkı katıldı.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Fatma KAYA' ya Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
31 Ekim 2009
KIŞ KENDİNİ HİSSETTİRMEYE BAŞLADI
Yurt genelinde etkili olan soğuk ve yağışlı hava Çakraz' da da etkisini göstermeye başladı
Yurdun büyük bir bölümünde etkili olan soğuk ve yağışlı hava Çakraz' ı da etkisi altına aldı. İki gündür hava sıcaklıklarında 5 - 6 derece düşüşler oldu. zaman zaman kısa aralıklarla meydana gelen yağışla birlikte rüzgar ve fırtına da zaman zaman etkili oluyor.
30 Ekim 2009
OKULUMUZDA ONARIM
Kalorifer dairesinin çatısı ve okul tuvaletleri yenileniyor, bahçe duvarına tel örgü yapılıyor
Daha önce yağmurlu havalarda sürekli akma yapan okulumuzun kalorifer dairesinin çatısı yeniden yapılıyor. Ayrıca kullanışsız ve sağlığa uygun olmayan tuvalet ve musluklar da aynı çalışma çerçevesinde yenileniyor. Buna ek olarak daha önce korumasız olan okul bahçesini çevreleyen duvarın üstüne tel örgü çekilerek okul bahçesi daha korunmalı hale getirilecek. Çalışmaları yürütmekte olan onarım ekibi geceleri de dahil olmak üzere çalışmalarını durmaksızın sürdürüyor.
BİNLERCE YILLIK TÜRK GELENEĞİ
Kiremitle kaplanmadan önce çatıya Türk bayrağı çekildi
Kökü Hunlar' a kadar giden bir Türk geleneğinin okulumuzun çatısı yapılırken hala yaşadığını gördük. Çakraz ve çevresinde, hatta Bartın' ın birçok yerinde devam eden bu geleneğe göre yeni yapılan bir binanın çatısı kiremitle kaplanmadan önce çatıya bir Türk bayrağı asılır ve 1 gün bekler. Daha sonra çatının üzeri kapatılır.
Bu gelenek Türklerin millet olma niteliğini kazandığı binlerce yıl öncesine iniyor. Bu eski Türk geleneğinde Türkler yeni bir yere yerleşip çadırlarını kurarlarken daire biçimindeki Türk çadırının önce ana direği dikilir ve etrafı çevrilip kapatılır. Çadırın tavanını da tamamlanmasından sonra üstüne o zamanki tuğ veya bayrak asılarak 1 gün beklendikten sonra tavan kapatılırdı. Türkler açısından bunun mitolojik ve felsefi anlamı şuydu:
Çadır dünyayı temsil ederdi. Çadırın ortasındaki ana direk Türk devletini simgeliyordu. Türklerin inancına göre Türk devleti dünyanın merkezi idi ve dünya Türk devletinin etrafında dönerdi. Daha o dönemlerde Türkler Göktanrı tarafından kendilerinin "DÜNYAYI TÜRK TÖRESİNE GÖRE DÜZENLEME" ile görevlendirilmiş olduklarına inanırlardı. Çatı kapatılamadan önce bayrak veya tuğ dikilmesi egemenlik simgesi olarak düşünülürdü.
Çakraz ve çevresinde bu ve buna benzer Türk geleneklerinin binlerce yıllık süre içinde hala canlı bir şekilde yaşıyor olması bu yörenin en ilginç özelliklerinden biridir.
29 Ekim 2009
CUMHURİYET BAYRAMI KUTLANDI
Okulumuzda yapılan törene öğrenci velileri öğretmenler ve öğrenciler katıldı
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı okulumuzda yapılan bir törenle kutlandı. Törene Öğrenci velileri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Yağışlı hava yüzünden köy içindeki tören yürüyüşü yapılamayan kutlama töreni okulun girişindeki salonda yapıldı. Atatürk ve Türk Büyükleri adına yapılan saygı duruşunun ardından Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU Günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından öğrenciler şiirler okudular. Daha sonra okul korosu marşlardan oluşan mini bir konser sundu. 6/A sınıfı öğrencilerinin sergilediği mini skeç de seyredenlerin büyük beğenisini topladı.
Törenin en ilginç sürprizi de henüz okula gitmeyen Mertcan GÜRGÜN' ün okuduğu şiir oldu. Küçük Mertcan çok güzel okuduğu şiiriyle büyük alkış aldı.
28 Ekim 2009
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ CUMHURİYET
BAYRAMI DOLAYISIYLA BİR MESAJ YAYINLADI

"Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizi
dünyanın 10. büyük ekonomisi yapmaktır."
AK Parti Bartın Milletvekili Av.
Yılmaz TUNÇ, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla vatandaşlara hitaben bir
kutlama mesajı yayınladı. Son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti' nin gelmiş olduğu
seviyeyi anlatan Milletvekili TUNÇ, hedeflerinin Cumhuriyetin 100. yılında
Türkiye'yi dünyanın 10. büyük ekonomisi yapmak olduğunu ifade etti. Mesajının
son bölümünde "Türkiye Cumhuriyeti' nin demokratik, laik ve sosyal bir
hukuk devleti" olduğuna vurgu yapan Yılmaz TUNÇ Vatandaşların bayramını
kutladı.
Adalet ve Kalkınma Partisi Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ' un
mesajı şöyle:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının en olumsuz
şartları aşarak yükselttikleri bağımsızlık ruhu ve ülkeyi muasır medeniyet
seviyesinin üstüne çıkarma azmi ile kurdukları Cumhuriyetimizin 86. kuruluş
yıldönümünü milletçe kutlamanın sevinci içerisindeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti bu gün dünyanın 17. büyük
ekonomisi Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi haline gelmiştir. Avrupa Birliği ile
müzakere aşamasında olan ülkemiz aynı zamanda İslam Konferansı Teşkilatının
Genel Sekreterliğini üstlenmiş ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine 151
ülkenin desteğini alarak seçilmeyi başarmış dünyada söz sahibi bir ülke
konumuna gelmiştir.
Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yılında ülkemizi
dünyanın 10. büyük ekonomisi yapmaktır. Özellikle son yıllarda; Eğitimde,
Sağlıkta, Adalette, Ekonomide, Dış Politikada, Sosyal politikalarda ve
Bayındırlık alanında gerçekleştirilen hizmetlerle ülkemiz Atatürk'ün gösterdiği
muasır medeniyetler hedefine doğru hızla ilerlemektedir.
Ülkemizin gelişmesini ve kalkınmasını istemeyen
Cumhuriyet ve demokrasimizi sekteye uğratmak isteyen kötü niyetli çevreler hiçbir
zaman emellerine ulaşamayacaklardır. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti
olan Türkiye Cumhuriyeti, milletiyle ve ülkesiyle bir bütün olarak birlik ve
beraberlik içerisinde yoluna devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle, Milletimizin ve Bartınlı
hemşerilerimizin Cumhuriyet Bayramını kutluyor, bu vatanı bizlere emanet eden
Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm şehit ve
gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ
ÇAKRAZ ŞEYHLER KÖYÜNDEN KOPUK MURAT' IN OĞLU NAİM ÖNEL' İN EŞİ FATMA ÖNEL VEFAT ETTİ
Fatma ÖNEL' in cenazesi öğle namazından sonra toprağa verildi
( Kopuk) Muratın oğlu Naim Önelin eşi Fatma Önel tedavi gördüğü hastanede vefat etti. cenazesi Bugün öğle namazından sonra toprağa verildi.merhume Allahtan rahmet diler kederli ailesine bas sağlıgı dileriz
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Fatma
ÖNEL' e Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına
başınız sağ olsun diyoruz.
22 Ekim 2009
AMASRA KAYMAKAMI MEHMET YILDIZ OKULUMUZU ZİYARET ETTİ
Ziyarette Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK de Kaymakam Mehmet YILDIZ' a eşlik etti
Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ bugün, beraberinde Amasra İlçe Milli Eğitim Müdür Adnan ÖZKÖK ile Okulumuzu ziyaret etti. Öğretmenlerle sohbet eden Kaymakam Mehmet YILDIZ okulda ve bazı sınıflarda incelemelerde bulundu. Okul düzeni ve öğretmen kadrosu hakkında olumlu izlenimler edindiğini ifade eden Kaymakam Mehmet YILDIZ öğretmenlerin dile getirdiği çeşitli görüşleri dinledi Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU' ndan okulun sorunları ve ihtiyaçları ile ilgili bilgiler aldı. Kendisinin her türlü yapıcı öneri ve fikre açık olduğunu ve özellikle öğretmenlerimizin her konudaki görüş ve düşüncelerini kendisiyle paylaşmasından büyük mutluluk duyacağını ifade edene YILDIZ yapılabilecek olanların gerçekleştirilmesi için elinden gelen her katkıyı sağlayacağını sözlerine ekledi. Sohbetten sonra bazı sınıfları gezen Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ 3/A sınıfında öğrencilerle kısa sohbetlerde bulundu ve sınıftaki çalışmaları inceledi. Sınıf öğretmeni Y. Salih TİRYAKİ bu öğretim yılında sınıf düzeninde değişiklik yaparak öğrenci velilerinin de katkı ve işbirliği ile sıra düzeninin kaldırıldığını; bunu yerine masa ve sandalye düzeninin uygulandığını açıkladı. BU sistemin öğrencilerin sağlığı ve başarısı açısından daha olumlu ve yararlı olduğunun görüldüğünü belirten f Öğretmeni Salih TİRYAKİ öğrenci ve velilerin yeni uygulamadan çok memnun olduklarını sözlerine ekledi.
İncelemelerini bitiren Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK daha sonra öğretmen ve yöneticilerle vedalaşarak okulumuzdan ayrıldı. Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ' ın ziyareti büyük moral desteği sağladı ve okulumuzun öğretmenleri tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı.
MEHMET YILDIZ KİMDİR

Göreve başlamış olduğu ilk günden itibaren yapmış olduğu çalışmalarla her kesimin takdirini toplayan Amasra Kaymakamı Mehmet YILDIZ' ın biyografisi şöyle:
07.11.1970 tarihinde Antalya-Gazipaşa'da doğdu. İlköğrenimini 1981 yılında Gazipaşa'da, orta ve lise öğrenimini 1987 yılında Antalya Aksu Öğretmen Lisesinde tamamladıktan sonra, 1987 yılında başladığı İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümündeki üniversite eğitimini 1991 yılında tamamladı. Kısa sürelerle turizm ve tekstil sektörlerinde çalıştı. 1996 yılının sonunda kaymakamlık mesleğine atandı. 1997-1998 yıllarında eğitim amacıyla 8 ay süre ile İngiltere'de bulundu. 1998 Sinop-Türkeli kaymakam vekilliğine atandı. 1999 yılında 5 ay süre ile Milli Güvenlik Akademisi kursunu bitirdi.
1997 yılında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yönetim Bilimleri dalında başladığı yüksek lisans eğitimini 2000 yılında "Türkiye'de Belediyelerin Mali Yapıları ve 1980 Sonrası Değişim" konulu tezi ile tamamladı. Daha sonra sırasıyla 2000-2001 yılları arasında Eskişehir-Günyüzü, 2001-2003 yılları arasında Van-Özalp, 2003-2006 yılları arasında Çorum-Mecitözü, 2006-2009 yılları arasında Sivas-Gemerek Kaymakamlığı yaptı. 28 Ağustos 2009'dan bu yana Amasra Kaymakamlığı görevinde bulunan Mehmet YILDIZ evli ve iki çocuk babası olup, İngilizce bilmektedir.
30 Eylül 2009
İLKÖĞRETİM HAFTASI KUTLANDI
Kutlama töreninde gitar çalan 3/A sınıfı öğrencisi Melek GÜRGÜN büyük takdir topladı
Her yıl okulların açıldığı ilk hafta içinde kutlanan geleneksel İlköğretim haftası bugün okulumuzda yapılan bir törenle kutlandı.Törende bir konuşma yapan 3/A sınıfı Öğretmeni Salih TİRYAKİ, ilköğretimin önemine değinen bir konuşma yaptı. daha sonra çeşitli sınıflardan öğrenciler konuşmalar yaptılar ve şiirler okudular. Törenin sonunda 3/A sınıfı ö-Öğrencisi Melek GÜRGÜN gitarıyla minik bir konser verdi. Yetenekli öğrencinin gitar konseri töreni seyreden öğretmenler, öğrenciler ve veliler tarafından büyük takdir topladı. Melek GÜRGÜN gururla kameralara poz verdi.
Melek GÜRGÜN' ün öğretmeni Salih TİRYAKİ, bu başarısından dolayı öğrencisiyle gurur duyduğunu söyleyerek, öğrencinin anne ve babasını tebrik etti ve kızlarına sağladıkları bu imkandan dolayı tüm velilere örnek olduklarını söyledi.
26 Eylül 2009
ULAŞ ATASOY VE FATOŞ BAYRAKTAR EVLENDİLER
ULAŞ ATASOY ve FATOŞ BAYRAKTAR Çakraz Emek Pansiyon' un bahçesinde yapılan güzel bir düğünle hayatlarını birleştirdiler. İçlerinde Ulaş ATASOY' un Trabzon' dan gelen ailesi ve yakınlarının da bulunduğu kalabalık bir davetli grubunun katıldığı düğün töreninde konuklar,Çakrazlı ünlü sanatçı YILDIRAY' ın muhteşem yorumuyla seslendirdiği birbirinden güzel parçaların eşliğinde gönüllerince eğlendiler. Düğünün en ilginç olaylarından biri Sadık, Yaşar ve Sadettin' den oluşan ÇÖLLÜ FERDİ SHOW KÖÇEK ekibi ve diğeri de Trabzon'dan gelen konukların oynadığı HORON ve KOLBASTI oyunları oldu.
24 Eylül 2009
"ŞİMDİ OKULLU OLDUK, SINIFLARI DOLDURDUK..."
Yeni öğretim yılı bugün başladı
2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılı bugün başladı. Yeni eğitim ve öğretim yılının başlaması dolayısıyla Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu' nda bir tören yapıldı. Törende bir konuşma yapan Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU öğrencilere yeni eğitim ve öğretim yılında yapılacak olan uygulamalarla ilgili bilgiler verdi. Öğrencilere tavsiyelerde bulundu.Daha sonra öğrencilerle birlikte söylenen İstiklal Marşı ve Andımız'ın ardından öğrenciler sınıflara girdiler. Okula yeni başlayan öğrencilerin heyecanlı oldukları gözlendi.
23 Eylül 2009
YARIN ZİL ÇALIYOR
Bu yıl 15 ana sınıfı ve 23 Birinci sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 172 öğrenci ders başı yapacak
Son yılların en uzun yaz tatilinden sonra yarın tüm yurtta olduğu gibi Çakraz' da da öğrenciler ders başı yapacak. Bu yıl okulumuzda 15 ana sınıfı ve 23 Birinci sınıf öğrencisi okula başlayacak. Bu yıl 9 köy ve merkezden gelen öğrencilerle birlikte toplam 172 öğrenci eğitim görecek. Öte yandan yeni öğretim yılında bütün branşlarda öğretmen eksiğinin giderildiği ve yeni atanan öğretmenlerle birlite12 öğretmenin görev yapacağı öğrenildi. Yine bu yıl da okulumuzda forma uygulamasına geçilmeyeceği, mavi önlük uygulamasını devam edeceği öğrenildi. Mavi önlük uygulamasının devam etmesi öğrenci velilerini de memnun etti. Zor ekonomik şartlarda forma uygulamasının kendilerine ek maddi yük getirmiş olacağını söyleyen öğrenci velileri, mavi önlük uygulamasının devam etmesini istediler ve bu konuda okul yönetimine destek verdiler.
ÇAKRAZ' DA "SİGARA YASAĞI" UYGULAMASINDAN GÖRÜNTÜLER
Sigara tiryakileri oyun arasında sigara molası veriyor.
TİRYAKİLERİN SON SÖZLERİ
"Aaah ah!.. Biz bu duruma düşecek insan mıydık?"
Geçtiğimiz aylarda başlayan kapalı yerlerde sigara içilmesini engelleyen yasanın uygulanmaya başlamasından sonra Çakraz ' da da sigara tiryakileri bu yasaktan nasibini almaya başladı. Sigara kullanmayanları memnun eden yasa sigara tiryakisi olan kahve müşterilerini ve kahvehane işletmecilerini zor durumda bıraktı. Yasağa uymak zorunda kalan müşteriler oyun sırasında zaman zaman sigara molası vererek kahvehanenin dışında sigaralarını içip tekrar oyuna dönüyorlar. Bu durumda da yukarıda resimlerini gördüğünüz sahneler ortaya çıkıyor. Bu resimleri çekerken sizi biraz gülümsetmeyi düşündük.
21 Eylül 2009
OKULLAR PERŞEMBE GÜNÜ AÇILIYOR
Öğrenci ve öğretmenler 24 Eylül günü ders başı yapacak
Bayram tatili sonrası okulların 24 eylül Perşembe günü açılacağı bildiriliyor. Bu yıl öğrenci velilerinin merak ettiği "Forma giyilecek mi?"sorusunun cevabı da belli oldu. Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU' ndan almış olduğumuz bilgilere göre okulumuzda bu yıl da forma uygulaması yapılmayacak. öğrenciler okula mavi önlükle devam edecek. Forma uygulamasının vatandaşa ek mali yük getireceği düşünülerek önlük uygulamasının devam edilmesine karar verildi.
İKİNCİ GÜN YAĞMUR...
Gece yarısından sonra başlayan yağmur tatilcilerin keyfini kaçırdı
Bayramın birinci günü parçalı çok bulutlu olan hava, yerini yağışlı bir havaya bıraktı. Gece yarısından sonra başlayan yağmur aralıklarla devam ediyor.Hava sıcaklığında da 5-6 derece düşüş oldu. Bu sebeple tatilcilerin bugün kapalı mekanları tercih edeceği tahmin ediliyor. Dün Çakraz oldukça kalabalıktı. Kalabalık ve hareketlilik yaz günlerini aratmadı. İşletmelerin büyük bir çoğunluğunda canlı müzik programları yapıldı. Konuklar gecenin ilerleyen saatlerine kadar doyasıya eğlenerek vakit geçirdiler. Bu akşam da işletmelerde müzik programlarının devam edeceği öğrenildi.
20 Eylül 2009
ÇAKRAZ SAKİN BİR BAYRAM GEÇİRİYOR
Çakrazlılar geleneksel bayram ziyaretlerini yaparken, misafirler de sahilde gezip çay bahçelerinde oturuyorlar
Çakraz' da sakin bir bayram yaşanıyor. Havanın korkulduğu gibi yağışlı olmaması vatandaşları sevindirdi. Çakrazlılar geleneksel bayram gezmelerini yaparken, dışarıdan gelenler de sahilde gezmeyi ve çay bahçelerinde oturmayı tercih ediyorlar. İşletmelerin tamamını dolu olması sonucu otellerde yer bulamayanlar ev pansiyonlarında kalıyorlar. Bayramın bu ilk gününde Çakraz' da parçalı, çok bulutlu bir hava var.
19 Eylül 2009
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ
TUNÇ RAMAZAN BAYRAMI DOLAYISI İLE
BİR KUTLAMA MESAJI YAYINLADI

YILMAZ mesajında Sevgi, dostluk barış,kardeşlik
ve dayanışma duygularına vurgu yaptı
Rahmet ve bereket
ayı olan ramazan ayının sonuna gelerek bayrama ulaşmanın sevincini yaşıyoruz.Bayramlar, birlik ve beraberlik duygularının
pekiştiği, insan olmanın güzelliklerinin yaşandığı, kırgınlıkların unutulup,
dostluk ve sevgiyle gönüllerin birbirine yakınlaştığı, karşılıklı sevgi ve
saygının geliştiği müstesna günlerdir.Milletimiz her ramazanda olduğu gibi yine
bu ramazanda da birlik ve beraberliğini, yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel
örnekleriyle göstermiştir.Ramazan ayı boyunca sergilenen bu güzel hasletler
bayramla birlikte çok daha büyük bir anlam kazanmaktadır.
Bu anlamlı bayramın Bartın halkına, milletimize ve ülkemize hayırlar getirmesi
temennisiyle, tüm hemşerilerimin ramazan bayramını tebrik ediyor, sağlık,
mutluluk ve huzur içerisinde nice bayramlar diliyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ
ÇAKRAZ' DA BAYRAM HAREKETLİLİĞİ
Otellerin tamamı doldu
Yaz sezonunda umduğunu bulamayan Çakraz esnafının yüzü bayramda biraz oldun gülecek gibi görünüyor. Bayramdan çok önceleri yapılmış olan rezervasyonlar dolayısıyla Çakraz' da otel, motel ve pansiyonlar tamamen doldu. Ramazan bayramı' nın meydana getirdiği bu hareketlilikten diğer esnafın da yararlanması bekleniyor. Diğer yandan vatandaşların bayram hazırlıkları da devam ediyor. Bayram tatili dolayısıyla Çakraz' da iki gün süreyle ekmek çıkmayacağı için fırınlar vatandaşın iki günlük ekmek ihtiyacını karşılamak için geç saatlere kadar çalışıyorlar.
18 Eylül 2009
İNCİĞEZ MAĞARASI'NDA İKİ SAAT
YAZI: Salih Tiryaki
Resimler: Salih TİRYAKİ - Mahir İNCEREİS
FOTO: Salih TİRYAKİ
Oluşumu devam etmekte olan bir mağara olduğu sanılan İnciğez Mağarası Muhteşem güzellikleri barındırıyor
Yaz mevsiminin son demlerinde olduğumuz Ağustos Ayı' nın son haftası bizi hiç de hesapta olmayan bir yolculuğun beklediğini bilmiyorduk. 21 Ağustos akşamı her zamanki gibi yürüyüş ekibimizin değerli üyesi Mahir İNCEREİS ve Aytekin İNCEREİS ile birlikte sahildeki çay bahçelerinden birinde çaylarımızı yudumlarken, Pastane işletmecisi Erbil GÖKSOY' un, yanında biri bayan iki kişiyle geldiğini gördük. Erbil GÖKSOY yanındaki misafirlerin bizimle görüşmek istediklerini söyledi. Mehmet Bey ve İmren Hanımla böyle tanıştık. Kendilerinin Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) üyesi olduklarını söylediler ve doğa resimleri çekmek istediklerini belirterek kendilerine yardımcı olup olamayacağımız sordular. Anlaşılan yeni ve heyecanlı bir gün bizi bekliyordu. Tanışma faslından sonra kendileriyle Çakraz ve çevresinin doğal güzellikleri hakkında uzun bir sohbet yaptık. Bu arada Mehmet Bey Gürcüoluk Mağarası' nı fotoğraflamak istediklerini söyledi. Bir de İNCİĞEZ MAĞARASI' nı da görmek istediklerini sözlerine ekledi. Biz de kendisine mağaranın işletme ile özel idare arasındaki bir sorundan dolayı kapalı olduğunu ama bir şekilde belki açılmasını sağlayabileceğimizi söyledik ve planımızı yaparak ertesi günü buluşmak üzere ayrıldık. İNCİĞEZ MAĞARASI ile ilgili olarak ne yapacağımız bilemediğimizi belirttik.
NEYE NİYET NEYE KISMET
Sabah buluştuğumuzda planımızı son bir kez gözden geçirdik ve otomobille yola koyulduk. İlk olarak Makaracı Köyü üzerinden GÜRCÜOLUK MAĞARASI' na gitmek üzere köye girdiğimizde karşılaştığımız vatandaşlar boşuna gitmememizi çünkü mağaranın kapalı olduğunu söylediler. Bunu üzerine mağaranın işletilmesini üzerine almış olan işletmeye giderek mağaranın kapısının anahtarını alıp alamayacağımızı sorduk. İşletmedeki görevli bayan anahtarın kendilerinde olmadığını mevcut anlaşmazlık sebebiyle İl Özel İdaresi'nde olduğunu belirtti. Moralimiz biraz bozuk olarak Amasra' da bir çay içmeye inelim dedik. Amasra' ya geldiğimizde çay içmek üzere bir çay bahçesine giderken aklımızda İnciğez mağarası geldi. Ama itiraf edelim ki biz de İnciğez Köyü' ne hiç gitmemiştik ve mağaranın da nerede olduğunu bilmiyorduk. Bunları konuşarak caddede ilerlerken emekli öğretmenimiz Osman Bey' le karşılaştık. Osman beyle beraber Han Kafe' de oturup çaylarımızı yudumlarken bir yandan da İnciğez mağarasına gitmek istediğimizi ve bunu nasıl yapacağımızı sorduk. Doktor hastanın ayağına gelirmiş. Osman Hoca köy muhtarını iyi tanıdığını ve bize yardımcı olabileceğini söyledi ve derhal muhtara telefon etti. Muhtar kendisinin köyde olmadığını ama köy halkından bize yardımcı olabilecek birilerini bulabileceğini söyledi. Daha sonra öğrendiğimize göre İnciğez Muhtarı köye telefon ederek haber vermiş ve yardımcı olacak arkadaşların bizi köyde beklediklerini söylemiş. Bu haber bizi çok mutlu etti ve o her zaman duyduğumuz yeni bir yer görmenin heyecanı bizi sardı
Osman Hoca' ya teşekkür ederek harekete geçtik. Artık hedefimiz belliydi ama
bizleri nelerin beklediğini bilmiyorduk. İnciğez köyü
makaracı köyünün yaklaşık
Virajlı yollardan köyün içine indik ve bize yardımcı olacak arkadaşları aramaya başladık. görüştüğümüz kişiler aradığımız arkadaşların köyün ilerisinde bir yol çalışmasında olduklarını söylediler. Biz de o yöne yürüdük. Biraz sonra kendilerini gördük. Köy İhtiyar Heyeti' nden Aza Tekin bey yanımıza gelerek bize kendini tanıttı ve yardımcı olacağını söyledi. Beraberce mağaraya hareket ettik. İnciğez ile Makaracı arasında kesim yapılan yerde arabamızı park ettik. Burada kesim yapan bir vatandaş bize kim olduğumuzu sordu. Biz de mağaraya girmek istediğimizi ve bunun için burada olduğumuzu söyledik. Bize "Mağaraya girme izniniz ve yetkiniz var mı?" diye sordu.
Duyarlı bir vatandaşla karşı karşıyaydık ve elimizde böyle bir belge yoktu. Ama
yanımızda köyün ihtiyar heyetinden birinin olduğunu, ayrıca köy muhtarının da
bu konuda bilgisi olduğunu söyledik. Ama vatandaşımız giremezsiniz diye ısrar
ediyordu. Uzun tartışmalardan sonra biz kendisine gireceğimizi söyleyerek yola
koyulduk. Bu olay biraz canımızı sıkmıştı. Yoldan batı yönüne doğru bir patika
yola girerek
MAĞARANIN İÇİNDE
Mağaranın içinde girişten itibaren birkaç metre emekleyerek yürüdükten sonra ayağa kalkabildik. İçerideki koyu karanlık el fenerlerimizin ışığında aydınlanıyordu ama yine de ilerisi bizim için bir bilinmeyen dünya idi. İçimizi kaplayan ürperti ve heyecan, mağaranın içindeki ilk oluşumları görünce yerini tarifsiz bir mutluluğa bırakmıştı.Muhteşem sarkıt ve dikitler binlerce yıllık oluşumlarıyla karşımızdaydı. Kimi zaman ayakta, kimi zaman eğilerek ve kimi zaman da emekleyerek yolumuza devam ettik. Mağara tek galeriden oluşmuştu. Bir dehlizde ilerliyor ve yüksek tavanlı bir bölüme geliyorduk. Oradan galeri devam ediyor ve bir süre sonra yeni bir yüksek tavanlı bölüme geliyorduk.
Mağaranın tek sakini yarasa
Başka yarasa görmedik
Bazen de dehlizin ortasında oluşmuş olan sarkıt ve dikitler geçişimizi zorlaştırıyor ve bir kişinin ancak geçebileceği daracık geçişlerden mağaranın içlerine doğru ilerlemeye devam ediyorduk.bu arada her geniş bölümde mola vererek içerideki ilginç oluşumların resimlerini çekiyorduk.
Mahir Hoca çok mutlu görünüyordu
Ekibimiz iki profesyonel ve iki amatör fotoğrafçıdan oluşmuştu. profesyonel olan Mehmet Bey ve İmren Hanım, amatörler ise ben ve Mahir İNCEREİS idi. Biz kimi zaman kendi basit makinelerimizle görebildiklerimizin resimlerini çekiyor; kimi zaman da profesyonel arkadaşlarımıza yardımcı oluyorduk.
Resim çekilecek o kadar çok şey vardı ki, hangi birine yetişeceğimizi
bilmiyorduk. Ama gerçekten çok muhteşem oluşumlar gördük. bazıları
usta bir sanatçının elinden çıkmış gibiydi. Bu şekilde ilerleyerek bir süre
sonra mağaranın dibine vardık. Burası 8 -
Mağaranın sonuna kadar vardık
Rehberimiz İnciğez Köyü Azası Tekin Bey
Sarkıt oluşumu devam ediyor
Mağaranın içindeki sarkıtlardan birinden damlayan su

Nihayet mağaranın çıkışına vardık ve girişten içeri süzülen güneş ışığını gördük
Artık yolun sonundaydık. Ama biz sürprizlerin bittiğini düşünerek dışarı çıkmaya hazırlanırken hiç ummadığımız başka bir sürprizin bizi beklediğinin farkında değildik.
VE SÜRPRİZ....
Mağaradan ilk önce Tekin bey çıktı. Arkasından ben dışarı başımı uzatıp "Oh bee!.. Nihayet gün yüzünü gördük." derken Aza Tekin Bey' in sessiz ve tedirgin bir şekilde bana baktığını gördüm. Başımı sola çevirdiğimde gördüm ki bir jandarma astsubay ve yanında bir jandarma eri bizi bekliyordu. Benim arkamdan Mahir Hoca sevinçli bir gülümsemeyle başını dışarı çıkartır çıkartmaz o da astsubayı gördü ve şaşırdı. Daha sonra sırayla önce Mehmet Bey ve ardından İmren Hanım dışarı çıktılar. Bu durum bize Hababam Sınıfı filminin en komik sahnelerinden birini hatırlattı. Filmi seyredenlerin de hatırlayacağı gibi Hababam Sınıfı'nın kopyacıları, Müdür Yardımcısı Kel Mahmut' un kendilerini beklediğinden habersiz teker teker saklandıkları yerden çıkarken birden karşılarında Kel Mahmut' u görüyorlardı. Bizim durumumuz ona benzemişti. .
Komutan görevi gereği önce kimliklerimizi kontrol eti ve ardından burada ne amaçla bulunduğumuzu sordu. Biz de resim çekmek amacıyla buraya girdiğimizi kendisine ifade ettik. Daha sonra birlikte yol kenarında arabamızı park ettiğimiz yere geldik. Burada da komutanımızla bir süre sohbet ettikten sonra kendisi yanımızdan ayrıldı. Biz de arabamıza atlayarak Çakraz' a döndük.
Heyecan dolu bir maceranın daha sonuna gelmiştik. Akşam sahilde misafirlerimizle birlikte çaylarımızı yudumlarken gün boyu yaşamış olduklarımızı konuşuyorduk...
Bu gezimiz sırasında bize rehberlik eden değerli İnciğez Köyü Azası Tekin Bey' e teşekkürlerimizi sunuyoruz
14 Eylül 2009
AK PARTİ BARTIN MİLLETVEKİLİ AV. YILMAZ TUNÇ 2009–2010 EĞİTİM
ÖĞRETİM YILININ BAŞLAMASI DOLAYISIYLA BİR MESAJ YAYINLADI
"Bu Eğitim öğretim yılı da ülkemizin
gelişme ve kalkınmasında önemli bir kilometre taşı olacak, milletimizin
aydınlık yarınlara doğru giden yolda çok önemli mesafeler alacağı bir yıl
olacaktır."
AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ yeni eğitim ve öğretim yılı dolayısı ile bir mesaj yayınlayarak tüm öğretmen ve öğrencilere yeni eğitim ve öğretim yılında başarılar diledi.
Milletvekili TUNÇ' un Yenöğretim yılı ile ilgili mesajı şöyle
Yaz tatilinin bitmesinin ardından
yeni bir eğitim öğretim yılının başlangıcındayız. Taze bir başlangıcın
mutluluğunu, yeni başarılara doğru koşmanın heyecanını yaşayan tüm
öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize yeni eğitim öğretim yılının
hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.
Bu Eğitim öğretim yılı da ülkemizin gelişme ve
kalkınmasında önemli bir kilometre taşı olacak, milletimizin aydınlık yarınlara
doğru giden yolda çok önemli mesafeler alacağı bir yıl olacaktır.
Hükümetimiz, eğitim sistemimizi çağın gerektirdiği bir yapıya kavuşturmak
için tarihi adımlar atmaya devam etmektedir. 7 yıldan beri bütçeden en
büyük pay eğitime ayrılmıştır.
Ülkemizin en köklü meselelerinin temelinde eğitimin
yattığının farkında olan ve "İnsanı yücelt ki devlet yücelsin"
anlayışı ile hareket eden AK Parti hükümetleri döneminde 130 bin derslik
yapılmış, ilköğretimde ve liselerde kitaplar ücretsiz verilmiş, 600 bin adet
bilgisayar öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. 7 yılda 355 bin
personelin ataması yapılmış, 2002 yılında 470 TL. olan en düşük öğretmen maaşı
ek ders ücretleri hariç 1200 TL.ye
çıkarılmıştır. Yardıma muhtaç öğrencilerimize eğitim yardımları yapılmış,
yurtların sayıları artırılmıştır.
Bartın ilimizde de eğitim alanında kısa süre
içerisinde önemli başarılar elde edilmiştir. Bartın Üniversitesinin
kurulması ile birlikte halkımızın en önemli beklentisi gerçekleşerek ilimiz
Üniversiteye kavuşmuştur. Fen Lisesinin açılması ile birlikte de ilimizin
eğitim kalitesi artmıştır. Türkiye'de 10 ilde açılan Anadolu Denizcilik Meslek
Lisesinden biri de Bartın'da açılmış, geçen yıl, Bartın Bilim Sanat Merkezine
kavuşmuştur. Kumluca Lisesi, Geriş İlköğretim Okulu, Kozcağız Ahmetler
İlköğretim Okulu, 23 Nisan Anaokulu, TOKİ ilköğretim okulu inşaatları 1 yıl
içerisinde başlanıp bitirilmiştir. 250 kişilik Orta öğrenim kız yurdu inşaatı
bitirilmiş, 500 kişilik Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurdunun inşaatına başlanmış, 3
bloktan oluşan 14 milyon TL. ye mal olacak olan yurt
inşaatı hızla devam etmektedir. Fen Lisesine yeni bir bina ve yurt yapımını
başlanmış olup, Bartın Modern bir Fen Lisesi binasına kavuşacaktır.
Bundan sonra da öğrencilerimizin çok daha çağdaş, ileri teknoloji ile
donatılmış okullarda eğitim almaları için gerekli her türlü çalışma
yapılacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle
yeni eğitim öğretim yılının tüm öğretmen ve öğrencilerimize hayırlı ve
başarılarla dolu bir yıl olmasını diliyor, selam ve saygılarımı sunuyorum.
Av. Yılmaz TUNÇ
AK Parti Bartın Milletvekili
13 Eylül 2009
BEKLENEN YAĞIŞLI HAVA ÇAKRAZ' I ETKİSİ ALTINA ALMAYA BAŞLADI
Saat 16:00 sıralarında hafif çiseleyerek başlayan yağmur gece zaman zaman şiddetlenerek devam ediyor
Günlerdir bölgemizi etkisi altına alacağı söylenen yağışlı hava nihayet Çakraz' ı etkisi altına aldı. Akşamüstü saat 16:00 sıralarında hafif şekilde çiselemeye başlayan yağmur ilerleyen saatlerde fırtınanın da etkisiyle şiddetlenerek aralıklarla devam ediyor.Ancak şu ana kadar korkulduğu gibi yağıştan günlük hayat olumsuz etkilenmedi. Yağış normal düzeyde...
9 Eylül 2009
YENİ KURULAN CAMİ DERNEĞİ HIZLI BAŞLADI
ÇAKRAZ CAMİSİ' NİN ÇATISI ONARILDI
Yeni kurulan Çakraz Cami Derneği' nin girişimiyle sürdürülen çalışmalar dün bitti
Geçtiğimiz ay kurulan ÇAKRAZ CAMİ DERNEĞİ çalışmalarına hızlı başladı. Dernek tüzüğünün amaçlar bölümünde belirtilen hususlar çerçevesinde caminin kiremitleri değiştirildi. Daha önce çatının kiremit altı tecridi yapılmamış olduğundan yağışlarda akma yapan çatının kiremit altı izolasyonu yapıldı.Ayrıca Çatını eskiyen bölümlerindeki kiremitler yenileriyle değiştirilerek onarıldı.
8 Eylül 2009
ÇAKRAZ AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ'NDE YENİ DÖNEME HAZIRLIK

Aile sağlığı merkezinde boya ve badana işleri ve yeni düzenlemeler yapılıyor
47 No'lu Çakraz Aile Sağlığı Merkezi' ndeki görev değişikliğinden sonra sağlık merkezi binasında bakım, onarım ve yeniden düzenleme çalışmaları yapılıyor. Bu amaçla yapılan çalışmalar ilk olarak boya ve badana işleri ile başladı. Boya ve badana işlerinin ardından temizlik yapıldıktan sonra yeni eşya ve malzemeler getirilip sağlık merkezi yeniden düzenlenecek.
6 Eylül 2009
ÇAKRAZ AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ' NDE GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ
Çakraz Aile Sağlığı Merkezi'nde görevli olan Aile Hekimi Dr. Çiğdem GENÇ Amasra' da göreve başlıyor. Dr. Çiğdem GENÇ' ten boşalan Aile Hekimliğine Dr. Nilay GÜRCAN geliyor.
47 No'lu Çakraz Aile Sağlığı Merkezi' nde görev değişikliği oldu. Aile Sağlığı Merkezi'nde görevli olan Aile Hekimi Dr. Çiğdem GENÇ Amasra' ya gitti. Dr. Çiğdem GENÇ' ten boşalan Aile Hekimliği' ne daha önce de Çakraz' da görev yapmış olan ve aile hekimliği uygulamasından sonra Kurucaşile' ye giden DR. Nilay GÜRCAN geliyor. Nilay GÜRCAN daha önceki görevi sırasında başarılı teşhis ve tedavileri ile Çakraz halkının büyük takdirini toplamıştı. Devir - teslim işleminin önümüzdeki hafta içinde yapılacağı öğrenildi.
YEŞİL ÇAKRAZ WEB SİTESİ olarak sempatik doktorumuz Dr. ÇİĞDEM GENÇ' e yeni görevinde başarılar diliyor ve yeniden Çakraz' a gelen Nilay GÜRCAN' a da hoş geldin diyoruz.
AÇIKLAMA VE ÖZÜR
ELİMİZDE OLMAYAN BAZI TEKNİK SEBEPLERDEN DOLAYI HABER SAYFAMIZI UZUN BİR SÜRE GÜNCELLEYEMEDİK.
BU YÜZDEN SAYIN ZİYARETÇİLERİMİZDEN ÖZÜR DİLİYOR VE GÜNCEL HABER YAYINIMIZA DEVAM EDECEĞİMİZİ BİLDİRMEKTEN MUTLULUK DUYUYORUZ
7 Ağustos 2009
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI YILMAZ ATEŞ ÇAKRAZ' DAYDI
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ geçtiğimiz hafta tatil amacıyla Çakraz' a geldi.
CHP genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yılmaz ATEŞ, ailesi ile birlikte, geçtiğimiz hafta tatil amacıyla Çakraz' a geldi. Tatil ve dinlenme amacıyla geldiği Çakraz' da ÖZMENLER OTEL' de ailesi ile birlikte dinlenen ve tatil yapan ATEŞ, özellikle dinlenmek amacıyla geldiği için kimseye haber vermediğini belirttiği ziyareti sırasında kendisinin Çakraz' da olduğunu öğrendiğimizde, ziyaretine gittik. Bu ziyaret sırasında kendisi ile Türkiye ve Dünya gündemi üzerinde bir röportaj yapıp yapamayacağımızı sorduk. Kendisi son derece bir alçak gönüllülükle bu dileğimizi kırmadı. Kendisine Türkiye ve Dünya gündeminden iktidar ve muhalefet ilişkilerine kadar çok geniş bir yelpazede sorular sorduk ve olanca açıklığı ile cevaplar aldık.
Aşağıda bu röportajı sunuyoruz
YILMAZ ATEŞ KİMDİR

Yılmaz Ateş, 2 Ocak 1953'de Tunceli Ovacık'ta dünyaya geldi. Babasının adı Doğan, annesinin adı Şehriban'dır. Gazeteci ve Yayıncı; Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü'nü bitirdi. Çeşitli gazetelerde muhabirlik, istihbarat şefliği, yazı işleri müdürlüğü, DİSK Sosyal-İş'te basın müşavirliği yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) işyeri temsilciliği, Türkiye Gazeteciler ve Basın Sanayi İşçileri Sendikası (Basın-İş) genel yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) kuruluş çalışmalarına katıldı ve dört dönem genel başkanlık yaptı. Tunceli Kültür ve Dayanışma Vakfı kuruculuğu ve iki dönem yönetim kurulu üyeliği, Türk-İsveç Dostluk Derneği kuruculuğu ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. 20, 22. Dönem Ankara Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekili. 22. Dönem'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yürüttü. Ateş, evli ve 3 çocuk babasıdır.
RÖPORTAJ
Röportaj: Salih TİRYAKİ
Sayın Yılmaz ATEŞ, öncelikle Çakraz' da sizi görmekten dolayı mutlu olduğumuzu belirtiyorum. Gerçi tatil amacıyla ve politikadan uzak bir dinlenme ortamında iken bizi kırmayarak bu röportaj dileğimizi kabul ettiğiniz için size teşekkürlerimizi sunuyoruz. İlk sorumuza Türkiye gündemi ile başlamak istiyoruz.
2009 Temmuz ayı itibariyle Türkiye’ nin genel görünümü ile ilgili değerlendirmeleriniz nelerdir?
— Şimdi tabi Türkiye’ nin genel görünümüyle ilgili 2009 Temmuzundaki durum şudur: Siyasal anlamda bu hükümet terörü sıfır noktadan aldı. Bugün PKK ile
Masaya oturma konusu tartışılıyor yani terör konusunda hükümet sınıfta kalmıştır.
Dış politikada maalesef gemiyi karaya oturtmuştur.
"Yoksulluğu yolsuzluğu yasakları kaldıracağım." dedi ama maalesef Türkiye yoksulluğun yolsuzluğun cenneti haline dönüştü. Siyaseten durum bu… Ama ekonomi daha vahim bir durumda… Bunlar hükümeti 220 milyar dolar borçla şu anda 500 milyar dolar bir de Etibank’ ıydı Tüpraş’ ıydı Petkim’ iydi, Telekom ‘uydı PTT siydi bunları da satarak bunlardan da 40 milyar dolar bir gelir elde edildi. O da gitti
Bunlar iktidara geldiklerinde işsizlik ortanı yüzde 10 idi; şu anda yüzde 15 işsizlik…
Şu anda her 100 üniversite öğrencisinin otuzu işsiz. Yani Türkiye’deki işsizlik oranı yüzde 15 ama bu oran üniversite gençleri arasında daha vahim bir durumda
Bunlar iktidara geldiklerinde Türkiye’nin cari açığı 1 buçuk milyar dolardı, şu anda 50 milyar dolar
Bunlar iktidara geldiklerinde Türkiye' nin bütçesi aşağı yukarı denkti ama su anda bunlar 2009 yılı için bütçe açığını 10,3 milyar TL ön görmüşlerdi şu anda sadece ilk beş ayda 23 milyar TL ye çıktı Bunlar ekonomiyi maalesef böyle bir noktaya getirdiler. Neredeyse her 4 fabrikadan ikisi kapanmış durumda. Ekonomi olarak Türkiye’yi maalesef bu noktaya getirdiler. Ekonomik yönden de siyasal yönden de dış politika yönünden de Adalet ve KALKINMA Partisi AKP Türkiye’yi çok gerilere götürdü. Genel görüntü bu
Hükümetin Kürt Açılımı ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Sorun bazılarına göre “Kürt Sorunu”, bazılarına göre “Terör Sorunu” olarak tanımlanıyor. Siz bu tanımlardan herhangi birine katılıyor musunuz? Yoksa bu tanımların dışında daha kapsayıcı ve çok yönlü bir tanım yapmak mümkün mü? Sizce sorun nedir?
Bu sorun Türkiye’yi 300 milyar dolar bir ekonomik kayba uğrattı. 40 bin kadar insanını kaybettirdi. Bunu adına ne denirse densin ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Ama az önce de söyledim. Bu terörünün öne çıktığı bir sorun. Bu terör de AKP iktidara geldiği zaman sıfır noktasındaydı. Ama bugün o terör odaklarıyla masaya oturma konusunu tartışılma noktasına gelmiştir. Sayın Erdoğan’ ı anlamak mümkün değildir. Tabii bir 2005 yılında Diyarbakır’da yaptığı bir açıklama var. Ama arkasından ya sev ya terk et noktasına geldi. Seçimler yaklaştıkça Sayın Erdoğan Kürtsever oluyor. Seçimler uzaklaştıkça ya sevin ya terk edin diyor. Yani ikiyüzlü bir politika izliyor Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda da. Bu konu su: Şimdi son günlerde sayın cumhurbaşkanının tarihi fırsat dediği, sayın başbakanın desteklediği, Sayın iç işleri bakanının da böyle ikide birçok önemli bir açıklama yapıyorum deyip aslında hiçbir açıklama yapmadığı konunun özeti şu: Bildiğiniz gibi Amerikan askeri ıraktan çekilecek. Doğan bu güç boşluğunu ABD Türkiye ile kapatmaya çalışacak. Yani ABD Ortadoğu’da Türkiye’ye yeni bir görev, yeni bir rol biçmek istiyor. Fakat biçtikleri rolün ne olduğunu daha bizim hükümete veya cumhurbaşkanına söylemedikleri için, doğrusu bizim cumhurbaşkanı ve hükümet de tarihi fırsat deyip ağzında eveleyip geveliyor. Olay budur.
Son günlerde içişleri bakanı toplantılar yapıyor, üçlü toplantılar deniyor, tarihi açılım deniyor, yakında açıklanacak deniliyor, arkası var diyor. Neredeyse pembe diziye dönüşecek. Ama somut da bir şey söyleyemediler. Söyleyemiyorlar çünkü, Amerika daha bunlara söylemedi. Amerika söylerse bunlar da Türk kamuoyuyla paylaşırlar. Bize henüz daha gelen yansıyan bir sorun yok. Geçen gün bildiğiniz gibi Ankara’da bir görüşme yapıldı. Türkiye bu güne kadar tarihinin en utanç duyduğu bir toplantıya bir bakanını koydu. Şimdi dikkat edin.
Türkiye iç işleri bakanıyla temsil ediliyor. Irak savunmadan sorumlu bakanıyla temsil ediliyor. Ama Amerika oraya Irak kuvvetleri komutan yardımcısını gönderiyor. Komutanı bile değil… Türkiye Cumhuriyeti kuruldu kurulalı hiçbir dönem, bu dönem olduğu kadar hiç bir olayda olmadığı kadar onuruyla oynanmıştır. Türkiye’nin içişleri bakanının muhatabı Amerika’ nın ırakta ki işgal güçlerinin komutanı bile değil komutan yardımcısıdır. Bu Türkiye için utanılacak bir durumdur. AKP bunu sindirse de biz CHP olarak da Türkiye cumhuriyeti olarak da bunu içimize sindirmemiz mümkün değildir. Ne oluyoruz ya. Nedir bu ya. Bu ülke müstemleke mi. AKP bu ülkeyi bu hale getirdi. Utanılacak bir durum. Bundan AKP' nin utanması lazım. Ama bunlarda bu utanç yok. Biliyorsunuz bir dönem de başbakanın bir danışmanı gitti Amerika’ya dedi ki Ya bu başbakanı işte, delikten aşağı süpürmeyin. Bunu kullanın dedi. Şimdi o sözleri
Türkiye’yi nasıl kullandıkları bir bir ortaya çıkıyor. O zaman da biz buna tepki göstermiştik. AKP bunu içine sindirebilir ama biz CHP olarak bir Türkiye cumhuriyeti başbakanının bir danışmanı tarafından bu konuma düşürülmesini içimize sindirememiştik.
Bugün de o toplantıyı içimize sindiremiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri bakanının muhatabı işgal kuvvetlerinin komutan yardımcısı olamaz. O da ilgili bakan olmalıdır. O sebeple bu Kürt açılımı veya tarihi fırsatın ne olduğunu bekliyoruz. Göreceğiz AKP ne yapacak bunu değerlendiririz
Bakın 25 yıldır Türkiye bir iç Savaş yaşıyor. Bu savaşı çıkartanlara şunu sormak lazımdır. Tabii kimin taşeronuydunuz? Bununla ne elde ettiniz. Bakınız Kürt kadını kadınlığını yaşayamadı. Kürt kızı kızlığını yaşayamadı. Genci gençliğini yaşayamadı, ne oldu. Türkiye’nin 300 milyar dolarlık kaynağına mal oldu ve 40 bin insanının telef olmasına neden oldu Şehit vermemize neden oldu. Şimdi O nedenle bunun mutlaka bu sorun çözümlenirken bu noktanın dikkatten kaçmaması gerekir. Ne oldu da kardeşim biz yüzyıllardır. iç içe barış içinde yaşar iken bu son 25 yılda ne oldu. Bunlar kimin piyonluğunu yaptılar. Bunlar Kimin maşalığını yaptılar ve Türkiye’ye bu zulmü yaşattılar? Oraya elbette kilitlenip kalmayalım tamam ama bunu da unutmadan yarınımıza bakmamız lazım
Resmin bütünün görmek gerekir diyorsunuz öyle mi?
Tabi ne oldu da biz bu noktaya geldik o nedenle bu konu çözümlenirken bu noktayı gözden uzak tutmamak lazım
Bu kadar acı tabloya rağmen Kürt halkıyla Türk halkı birbirine düşman
edilememiştir Bir arada yaşama iradesini halen göstermektedirler. Bir devlete
iki ordu olmaz, Bir devlette iki silahlı kuvvet olmaz. Öyle silahların
gölgesinde Türkiye Cumhuriyeti' ne bir çözüm dayatılması söz konusu olamaz. O
nedenle resmin bütünü görülerek olaya bakılırsa bu sorun çözülür. İki: Maalesef
ateş düştüğü yeri yakar. Ne Amerika’ sı Ne AB’ si ne şu ne bu. Bu onların
sorunu değil bu bizim sorunumuz. Emperyalizm kullanabildiği maşa bulduğu her
bölgeyi kan gölüne çevirmiştir. Bakın ne oldu.
Anayasa değişikliği ile ilgili görüş ve düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Anayasa değişikliğini kiminle yapacaksınız? Türkiye Cumhuriyeti demokratik laik sosyal hukuk devletidir. Ana yasası da devlet yapısı da bu ana omurga üzerine oturmuştur. Bu AKP değil mi Anayasa Mahkemesi tarafından neredeyse oybirliğine yakın bir oranda laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği yüksek mahkemenin kararına bağlanmıştır. Bu anayasa değişikliği bu iktidara, bu AKP’ ye teslim edilebilir mi? Böyle bir partiye Anayasa değişikliği teslim edilebilir mi? Bu sebeple Anayasa değişikliğinin Türkiye’ nin gündeminde yeri yoktur ve zaten AKP' nin de böyle bir hevesinin olmadığını görüyorum. Onlar bu hâkimler ve savcılar yüksek kurulunu tehdit etmek için gözdağı vermek için bak Anayasayı değiştiririm sizi de esir alırım demek istiyorlar. O konuda ısrarcı olacaklarını sanmıyorum.
Kıbrıs Sorunu ile ilgili görüş ve düşünceleriniz nelerdir. Sizce şu anda Kıbrıs' ta neler oluyor?
Kıbrıs bildiğiniz gibi meşhur Annan Planı doğrultusunda bir çözüme kavuşturulmak istendi. Kuzey Kıbrıs Türk kesimi o plana evet dedi. Ama buna rağmen Rumlar hayır dediler. Bunlar bu plana uygun olarak Kıbrıs’ta o felsefeyi benimseyen bir cumhurbaşkanı vardı. Daha önce bir hükümet vardı. Ama o hükümet dahi bu sorunu çözemedi. O kadar çok yönlü bir politika uygulayamadı. O nedenle bu iktidar da maalesef Kıbrıs konusunda uluslararası güçler karşısında tutarlı bir politika uygulamamaktadır.. Ama Kıbrıs’ ta yapılması gereken şey şudur: İki ayrı devletin kurulmasıdır. Yani Bunu dışında Kıbrıs’ ta bir çözüm görülmemektedir. Onun için de hükümetin yapması gereken şey bu doğrultuda bir gayretin içine girmesidir.
Kafkasya
da bizim için en az Kıbrıs kadar önemli bir konu. Özellikle Enerji projeleri
gündeme geldikçe Kafkasya’ nın önemi daha da artıyor. Şimdi Gürcistan’
Kafkaslarda Rusya’ nın Amerika’ nın Çin’ in Avrupa Birliğinin kendilerine göre çok önemli projeleri var. Onun yanı sıra saydığınız gibi, Türkiye’nin var İran’ın var. Komşu orta ölçekli ülkelerin de kendine göre planları var. Niye herkesin gözü Kafkasların üzerinde? Önümüzdeki dönemin en önemli gücü enerji konuşulacaktır. Enerjinin temel kaynakları doğal gaz ve petrol de en belirgin biçimde Kafkasya da var. Şimdi Kafkasya’ daki soruna biz Türkiye olarak sadece enerji sorunu olarak bakamayız. Doğrudur… Enerji de bizim için önemli bir konudur. Nabucco projesinin boru hatlarının bizim topraklarımızdan geçmesi bizim için önemlidir. AB nin enerji sorununa bir geçiş hattıyla sahip olmak bizim için önemlidir ama Kafkaslarda bizim çok tarihi bağlarımız da var. Mesela bir Azerbaycan var ki mesela iki devletiz ama tek milletiz diyor. Diğer taraftan Abazalar var. Onlarda önemli ölçüde bizim akrabaları bizim vatandaşlarımız. O nedenle Türkiye çok daha hassas olarak o rayı izlemelidir. Bir de Ermenistan var. Türkiye’ ye her fırsatta dayatılmak istenen bir sorun olarak görülüyor. CHP nin dirayetli duruşuyla Türkiye Azerbaycan dostluğunun zedelenmesi şimdilik önlendi. Ermeni görüşmeleri sınırların açılması ile ilgili olarak Allah akıl fikir versin bizim başbakana ve hükümete. Ermenistan’ ın nüfusu 4 milyondan 2 milyona indi. Kapıları bir açsak tamamı Türkiye’ye iltica edecek gelecekler. Şu anda Türkiye bunu mesele yapmıyor büyük düşündüğü için. Şu anda Türkiye’de işsizlik yüzde 15 lere varmışken şu anda Türkiye’de 70 bin dolayında ermeni kaçak olarak çalışmakta ve onlar da himaye edilmektedir. Bilinerek himaye ediliyor. Ama nedense Amerika’nın mı başka birinin mi kimin etkili talebiyle Cumhurbaşkanı maça gitti. Sınırları açarız dedi hükümet. Ama CHP nin kararlı duruşuyla bu sorun da çözümlendi. Elbette ki Ermenistan’la sınır da açılabilir. O konuda CHP olarak çok katı bir tutum içinde değiliz. Ama geriye dönüp şuna bakmamız lazım. Dünü unutmamamız lazım. Dününü unutanın gelecek için projesi olamaz. Biz bu ambargoyu niye koyduk? Niye Ermenistan sınırını kapattık. Ermenistan gitti Azerbaycan topraklarını. Karabağ’ ı işgal etti ve şu anda Azerbaycan topraklarının yüzde 20 si Ermenistan’ın işgali altındadır. Kaldır şu işgali biz de açalım kapıları dedik. Bu yüzden bu ambargo konmuştu. Ama Sayın Erdoğan bunda da bir şey görmedi. Devletteki sürekliliği dikkate almadan bir adım atmak istedi. Ama neyse ki CHP nin bunu kamuoyuna iyi anlatmasıyla bu sorunu da şimdilik çözdük.
Nabucco Projesinin aslında Türkiye için abartıldığı kadar büyük bir avantaj sağlayamayacağı söyleniyor. Siz de bu düşünceye katılıyor musunuz?
Şimdi tabi bizim hükümet her şeyi böyle ya gece yarısı operasyonuyla ya da karanlık bir ortamda sürdürdüğü için bizim hiçbir bilgimiz h yok bu konuda. Hangi metinleri imzaladığını bilmiyoruz. Ama ben doğrusu bu boru hattının Türkiye’den geçmesini önemli buluyorum. Yoksa Kafkasların ve bütün petrolü ve gazı da Rusya üzerinden geçmiş olacaktı ve bu büyük önemli bir tekelin oluşması demekti. Ama proje, boru hattı buradan geçiyor da ama bizim hükümet hangi metne imza attı bunu bilemiyoruz. Bunu da açıklamıyorlar. Oysa bence bunu da açıklamaları lazım ki, kamuoyunda da bu tereddütler ortadan kalksın.
Balkanlardaki durumu analiz eder misiniz?
Şimdi tabii maalesef bu hükümet Balkanlardaki Türk kökenli soydaşlarımızın hakları konusunda da gerekli duyarlılığı göstermiyor. Gerekli girişimlerde bulunmuyor. O insanların Türkiye’ ye karşı bir burukluk yaşadıklarını biliyoruz. Ama bunu işte balkanlar önemli ölçüde AB ne üye oldular. Sanırım AB ülkeleri çifte standart bir politika izlemezlerse ve bu hükümet bu soydaşlarımızın sorunları ile ilgili olarak duyarlı hale gelirse bir sorun çok ciddi boyutlarda olmayacak gibi görünüyor.
Türkiye’ nin Avrupa birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerin son durumunu analiz eder misiniz?
Avrupa Birliği konusunda şunlar söylenebilir:
Bir: bizim hala Müslüman bir ülkeyi içlerine almak konusunda tereddütleri var.
İki Nüfus artış hızımız onları çok ciddi olarak kaygılandırmaktadır.
Üç Türkiye’deki işsizlik oranı Avrupa’ dakinin ortalamasının 4 katı kadar.
Bu Avrupa birliğini çok ciddi olarak kaygılandırmaktadır. Enflasyonun yüksekliği, yani AB ülkelerinde 1.25 iken bizde yüzde halen yüzde 7 veya 8 lerde. Bunlar esas AB ülkelerini endişelendirmektedir. Çünkü bu nüfus artışı böyle devam ederse bir süre sonra Türkiye 20 yıl sonar AB nin en büyük ülkesi konumuna gelecek. Avrupa Birliği halen buna hazır değil.
Öne sürülen bütün koşulları yerine getirmiş olsa bile Türkiye’ nin AB' ye alınmasını mümkün görüyor musunuz?
Şimdi tabi bu hükümet gerçekten ab ye üye olmayı istiyor mu buna bakmak lazım. Hükümet bu güne kadar AB sopasını Türkiye’de demokratik laik cumhuriyeti savunan, gerçek demokrasiyi gerçekten savunan kişi ve kurumlar üzerinde Demokles’in kılıcı olarak sallıyor.
Yani son olaylarda da görülüyor. Mesela Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması olayı AB müktesebatında böyle bir olay yok. AB nin böyle bir talebi yok. Bunu AB de istiyor diye geçirmişler. Ama Ab bir şey istiyor mesela… AB diyor ki bizdeki milletvekilli dokunulmazlığı dünyanın hiçbir yerinde yok. Yani Meclisi bunlar hırsız yolsuz suçlu mekânına çevirecekler. E. milletvekili dokunulmazlığını kaldırmıyorlar. Gerçek anlamda hangi AB ülkesinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’ nun başkanı Adalet bakanıdır. Hangisinde müsteşar üyedir. Ve hangisinde adalet bakanı orada sayısal olarak ama hayır ben imzalamam diyebilmektedir. Yani AB de yargının da bağımsızlığı istenmektedir. AB de vergi kurumu bağımsızdır. Ama Türkiye de bunların hiç biri yapılmamaktadır. Yani Türkiye’nin esas en önemli bu üç temel sorunu konusunda hükümet bir ilerleme kaydetmemektedir. O nedenle bu oluşan durumdan AB tamam doğrudur Türkiye’ yi istemiyor ama bizim hükümet de en az onlar kadar Avrupa Birliği'ni istememektedir. Hükümet maalesef sadece kendi vatandaşlarının değil Avrupa Birliği’ ni de yanıltmaktadır. Dünkü basında da var Mesela Yeşiller’ in eş başkanı olan Cloudia Roth bu hükümeti daha doğrusu, ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ nii destekliyordu. Şimdi diyor ki “Aldattı bizi. Bunlar bu işi yapmayacaklar. En önemli sorun Türkiye nin Ab üyeliği konusunda en büyük engel Adalet ve Kalkınma Partisi’ nin kendisidir”
Türkiye’ de yazılı ve görüntülü basının durumunu, eski bir gazeteci olarak nasıl yorumluyorsunuz?
Türkiye deki basının durumu içler açısı. Hükümet bir defa özgür bir basını istemiyor. Ya medya gruplarına diz çökertecek, diz çökertemezse satın alacak, satın alamazsa batıracak. Politikası budur hükümetin.
Dünyanın hangi demokratik ülkesinde bir başbakanın aracılığı ile 750 milyon dolar devlet hazinesinden kredi alınacak ve üstelik garantisiz, ek bir garanti alınmadan, Türkiye’nin ikinci büyük medya grubunu damatlarının başında olduğu bir şirkete hediye ettiler. Şimdi böyle bir olay dünyanın neresinde var? İki.. Maalesef bu iktidar bununla da yetinmedi. Bir yandaş medya yarattı. Devletin bütün kaynaklarını bunlara aktararak yandaş bir medya yarattı. Bu medya dik duran, hükümetin usulsüzlüklerini, yolsuzluklarını yazan gazeteleri televizyonları da susturmaya çalışmamaktadır. RTÜK, ceza üzerine ceza yazmaktadır. Hükümet şundan rahatsızdır. Özellikle sayın başbakan. Örneğin bakın Avrupa da deniyor ki dolandırıcılık davası DENİZ FENERİ davasıdır.. Ana o deniz fenerinin bir numaralı sanığını RTÜK’ te üye olarak barındırmaya devam etmektedirler..Oysa Zahit AKMAN için Alman Yargısının kararı şudur. Dolandırıcılığı, nitelikli dolandırıcılığı meslek edinmiş kişi olarak bahsetmektedirler. Ama sayın başbakan iki yıl önce bir karar çıkardı. Üst kurul başkan ve üyelerinin yargılana bilmesini başbakanın iznine bağladı. Oysa bütün devlet memurları hangi statüye tabiyse bunlar da aynı statüye tabi olmalıydı. Bundan haberdarmış gibi onu koruması altına aldı. Düşünün dolandırıcılığı meslek haline getirmiş birisi şu anda televizyonları denetliyor. Yine Başbakan şundan rahatsız… 2003 yılında çıktı meclis kürsüsünde dedi ki: Benim başbakanlık maaşım çocuklarımı yurt dışında okutmaya yetmiyor. O nedenle hayırsever bir iş adamı arkadaşım çocuklarımı hayrına okutuyor dedi. Şimdi ne olduysa 2003 yılında sadakayla okuyan çocuklar mezun olup geldikleri zaman 2 buçuk milyon dolarlık gemicik sahibi oldular. Onunla da yetinilmedi. Basına yansıyan kısmını söylüyorum. Daha geçtiğimiz günlerde Başbakanın her bir çocuğuna yakınına birer buçuk milyon dolar değerinde 5 tane bir kalemde 5 tane villa aldığını da yine basın yazdı. Tabii bunların yazılmasından hükümet son derece rahatsız… O nedenle de medya üzerinde terör estirmektedir. Ya yandaş olacaklar. Ya da her türlü belanın başlarına gelmesine hazır olacaklar gibi bir politika izlemektedir. Hükümet gerçekten özgür bir basın, özgür bir medya istememektedir. Siyasal iktidarın çizdiği sınırlar içerisinde bir özgürlük yoluna gitmektedir. Bu da tıpkı taa 1800 li yıllarda meşhur bir durum vardı Basın kanun çerçevesinde hürdür. Sözü vardı Aradan geçen 150 yılı aşkın bir süre sonunda iktidar da şimdi Türk basınını siyasal iktidarın çizdiği sınırlar içerisinde basın hürdür noktasına getirmeye çalışıyor. Ama benim başbakana önerim şudur: Bu yolu birçok iktidar denedi. Kendine yandaş medya yaratmaya kalktı. Besleme gazeteciler yarattılar. Besleme basın yarattılar ama bunların ayağı ilk defa tökezlediğinde ilk saldırılar da onlardan geldi. Şimdi sayın başbakan da süratle ona doğru gidiyor. Bu tehlikeli bir yoldur. Bu yoldan kısa sürede dönmesini öneririm.
Karadeniz Bölgesi bildiğiniz gibi Türkiye’ nin en çok göç veren bölgelerinden biri. Bu göçün önüne geçmek mümkün mü? Sizce neler yapılabilir? Partinizin bu koınudaki çözüm teklifleri nedir?
Önce bir defa bu Karadeniz’in AKP den vazgeçmesi lazım… Karadeniz AKP ye oy verdikçe yoksullaştı. Karadeniz Bölgesi AKP ye böyle çuval çuval oy verdikçe giderek yoksullaştı.. Önce bu tercihini değiştirmesi lazım… Gerçekten bu iktidar döneminde son 7 yılda bu iktidar bölgeye hiçbir yatırım yapmadığı gibi, dünyada tekel konumunda olduğumuz fındık üretiminde dahi maalesef Karadeniz halkının çıkarlarını gözetmedi. Uluslar arası tekel fındıkçılarının isteklerine boyun eğdi. Bunu bir Karadenizlinin çok iyi görmesi lazım… Karadenizli bunu görürse çok şey değişir. Çünkü az önce işsizlik oranını söyledim. Ya Allah’tan revamıdır. Kendi damadına hazineden 750 milyon dolar veren başbakan bağ kur emeklisine aylık 5 lira işçi emeklisine de 10 lira zammı reva görüyor. Bu çekilen sıkıntı ve acı yalnız Karadeniz bölgesinin değil Türkiye’nin sıkıntısı. Ama Karadenizli de tam çökertilmiştir. En son işte fındık ekim sahalarını daraltılıyor. Karadeniz’e tek kuruş yatırım yapmadı. Ama Karadenizlinin elinde olan fabrikasını kapattı. Fisko birliği ölüm noktasına sürükledi. Çay kur perişan durumda, çay üreticisi perişan durumda. Türkiye nin bu hükümetten kurtulması lazım. Neden kurtulması lazım? Çünkü bu hükümet üretime dayalı bir kalkınma politikasını terk etti. Yan gelip yatma politikası uyguluyor. Türkiye halkına çocuk yapın diyor doğurganlaştırmaya çalışıyor, ama Türkiye’ nin ekonomisini de kısırlaştırıyor. Ekmeden, biçmeden, çalışmadan, böyle faizdi, bonoydu repoydu üzerine kurulu sahte bir cennet oluşturdu. Bundan kurtulmamız lazım. Bu politikadan, bu hükümet iş başına olduğu sürece kurtulamayız.
Almanya mahkemeleri Zahit Akman hakkında nitelikli dolandırıcı dedi ya. Bunlar da Türkiye’ nin nitelikli dolandırıcıları. Her türlü yalanı, dolanı söylüyorlar. O nedenle şimdi Anadolu’ da AKP nin adına Aldatma ve Kandırma partisi diyorlar. Yani halka elbette bir şey diyemeyiz. Ama bunlar halkın oyunu almak için her yolu mubah gören bir zihniyet bir zihniyet.
CHP’ nin etkili bir muhalefet yapamadığı, meydanlara inmediği ve sadece grup toplantılarında mesajlar vermek ve sorunları Anayasa Mahkemesi’ ne götürmekten öte bir şey yapmadığı şeklinde halk arasında seçmen tabanında bazı serzenişler var. Sizce CHP’ nin şu anda yürütmekte olduğu muhalefet politikası yeterli midir? Daha başka neler yapılabilir?
Şimdi bakınız. Bu iddia Sayın Erdoğan’ ın iddiası… CHP yetersiz muhalefetse, Sayın Erdoğan’ ın bundan memnun olması lazım. Ama Sayın Erdoğan şikâyetçiyse bundan, o zaman bunun etkisiz muhalefet olmadığı tam tersine etkili muhalefetin olduğunun kanıtıdır bu…
Bakın seçimden sonra biz 42 ile gittik.
Bu gezilerin tamamın a ben de katıldım. Bu sadece genel başkanın yaptığı çalışma. El insaf. Mesela AKP Erdoğan biliyorsunuz gitti Davos’ ta İsrail başbakanına güya kafa tuttu. Onlar hepsi oynanan bir oyun biçilen bir roldü. Oradan geldi. Dedi ki mesela, İsrail başbakanına Siz sadece adam öldürmesini bilirsiniz dedi. Mesela. Peki, bu adam öldürenlere getirdi Türkiye’ nin Suriye sınırındaki mayınlı arazileri efendim, siz temizleyin biz bu toprakları 49 yıllığına size verelim dedi. O topraklar dediği İsrail’in bugünkü yüzölçümüne eşit, Ve 49 yıl siz İsraili oraya sokar iseniz, 50 ci yıl onu oradan çıkaracağınızın garantisi var mıdır? İsrail Ortadoğu’da Müslüman halkın üzerinde en büyük zulmü yapan bir devlettir. Yani iki Müslüman ülkenin arasına getirecekti, o tahrip kalıbını yerleştirecekti. Şimdi biz bunu hem meclis grubumuzla TBMM’ de büyük kavgasını verdik, hem de döndük, genel başkanla beraber Suriye sınırına kadar gittik ve orada üç gün birçok eylem yaptık. O sebeple bu sayın başbakanı son derece rahatsız eden çalışmalarımızı başbakan kamuoyuna böyle sunuyor.
Çakraz ve Çakrazlılar hakkındaki gözlem, düşünce ve duygularınızı öğrenebilir miyiz?
Çakraz Türkiye’ nin en güzel yerleşim alanlarından biridir. Özellikle Ankaralılar için muhteşem bir yerdir. Çünkü müthiş güzel bir denizi, güzel bir kumu, güzel bir coğrafyası, güzel bir doğası güzel bir havası var. O nedenle diğer bütün Ankaralı hemşerilerimi de Çakraz’ a davet ediyorum. Gelsinler Çakraz’ ı yakından görsünler. Çakraz’ın halkı da müthiş hoşgörülü, müthiş misafirperver bir halkı var. Çakraz’ ın tabiî ki bir de kendi sorunları var. Statüsünden kaynaklanan sorunları var. ( Köy statüsünde halen... Keşke zamanında belediyelik olabilseydi.) Öncelikli sorunu tabii kanalizasyon sorunu... Buranın doğa kirletilmeden varlığını sürdürmesi gerekir. Bunun için de öncelikle Altyapı meselesinin ele alınması gerekir. Bu konuda Çakrazlılar gerekli öz veride bulunmaya hazırlar. Devlete başvurmuşlar, Çevre ve Turizm Bakanlığı'na; demişler ki; "Yarısını siz karşılayın, yarısını da biz karşılayalım" diye... Ankara’ ya dönünce bunu da takip edecem. Çakraz’ a mutlaka sahip çıkmaları gerekir. Çakraz Türkiye için büyük bir nimet... Biz Ankaralılar için de daha büyük bir nimet olduğuna inanıyorum.
YEŞİL ÇAKRAZ WEB SİTESİ hakkında değerlendirmeleriniz öğrenebilir miyiz?
Genel olarak bir şeyler söylemek gerekirse. Sizin bu duyarlılığı göstermiş olmanızdan büyük mutluluk duydum. Nasıl bir dünyada yaşamak istiyorsak, o dünya ancak koyduğumuz katkı oranında gerçekleşir. Siz de bir ÇAKRAZ GÖNÜLLÜSÜ olarak böyle bir çalışmayı başlatmışsınız. Siz de kutluyorum, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
28 Temmuz2009
ÇAKRAZ' IN ÇATISI AKÇAOTLUK
YAZI: Salih TİRYAKİ
Resimler: Salih TİRYAKi - Kerim BOZ -
Mahir İNCEREİS
Akçaotluk Tepesi'nden Çakraz
ve Çevresinin görünüşü
Foto: Kerim BOZ
Yeni yürüyüş yolumuzu planlarken Akçaotluk tepesine
tırmanmak aklımızda yoktu. Amacımız yine Değirmenderesi ve Yazılıgökçeağaç
bölgesindeki önceki gidişimizde bulamadığımız eski bir kilise kalıntısını
bulmak ve resimlemekti. Ayrıca fırsat ve imkan bulabilirsek Kurucaşile' deki
BAŞKÖY çevresinden başlayarak Aliobası, ve Topallar' dan
geçtiği rivayet edilen tarihi su yolunun toprak üstündeki izlerini de
araştırmayı düşünüyorduk. Bu arada Yazılıgökçeağaç ve Değirmenderesi' nin doğal
güzelliklerini yeniden görmek ve daha sonra yürüyüş gruplarının kullanabileceği
en uygun yürüyüş güzergahını da tespit etmek de
planlarımız arasındaydı. Ama Sarı Mehmet' in yönlendirmesiyle AKÇAOTLUK tepesi
de yürüyüş planımıza dahil oldu.
Bu seferki grubumuz daha da kalabalıktı. Rehberimiz de Topallar Köyü'nden Sarı
Mehmet' ti. Ancak bir sorunumuz vardı. Kendisine daha önceden ulaşıp haber
vermemiştik. Topallar Köyü' ne çıktıktan sonra onu bulmayı düşünüyorduk. Her
zamanki gibi önce sahildeki marketten yol boyunca ihtiyaç duyacağımız kumanya
ve suyumuzu aldıktan sonra Şantiye mevkiinde ekibin diğer üyeleri ile buluştuk
ve araçlarla Topallar köyü'ne doğru hareket ettik. Yol
boyunca aklımızda Sarı Mehmet 'i nasıl bulacağımızı düşünüyorduk. Öyle ya,
belki de işi vardı ve bize katılamayacaktı.. Bu
düşünceler içinde Topallar köyü' ne girdiğimizde "Doktor hastanın ayağına
gelirmiş" sözünü hatırlatırcasına hoş bir sürprizle karşılaştık. Köyün
girişinde Sarı Mehmet karşımıza çıkıvermişti. Hemen arabayı durdurduk ve
kendisinden bize rehberlik edip edemeyeceğini sorduk. " Tamam,
bekleyin." dedi. "Eve gidip geleyim."
HEDEFİMİZ AKÇAOTLUK TEPESİ

FOTO: Kerim BOZ
Çok sürmedi. Sarı Mehmet yanımıza geldi ve "Buyurun gidebiliriz."
dedi. Yolculuğun başında bu güzel rastlantı bizim moralimizi yükseltmişti. Sarı
Mehmet " Önce size tarihi su yolunu
göstereyim." dedi Bir süre yürüdükten sonra Kıranköy mevkiine geldik. Bu
arada KIRANKÖY adının nereden geldiği hakkında da Sarı Mehmet bize şu bilgiyi
verdi. Çok eski zamanlarda burada bir köy varmış. Bu köyde sebebi bilinmeyen
bir salgın hastalık baş göstermiş. Salgın hastalık yüzünden köy halkının
neredeyse tamamı kırılmış. Sadece topal bir kadın ve birkaç yakını kurtulup
bugünkü Topallar köyünün bulunduğu yere gelip yerleşmişler ve orada
hayatlarını sürdürmüşler. Topallar Köyü' nün adı da buradan gelmiş.
Kıranköy Mevkii
FOTO: Mahir İNCEREİS
Kıranköy mevkiini geçtikten sonra kestirme bir orman yolundan Aliobası Köyü'
nün güneyindeki tepenin zirvesinin hemen altından açılan yeni yola çıktık.
Bu Bu yol mermerciler tarafından açılmış olan geniş bir patika yoldu.
Yolun güney tarafında dozer'in indirdiği bölümde kırmızı horasan taşından
yapılmış olan su yolunun tabanı kesit halinde
görülüyordu. horasan tuğlanın alt kısmı su
yolunun tabanına destek olmak üzere taşlarla doldurulmuş durumdaydı. Sarı Mehmet
bize bu su yolu ile ilgili bir hikaye anlattı.
Rivayete göre Amasra' daki kralın çok güzel bir kızı varmış. Bu kızı isteyen
çokmuş. Kral bir şart koşmuş: " Kim Amasra' ya su getirmeyi başarırsa
kızımı onunla evlendireceğim." demiş. İki aday bu işi göze alarak
çalışmaya başlamışlar. Gençlerden biri Bartın tarafından su
yolu inşaatına başlamış. Diğeri de Kurucaşile tarafından işe girişmiş.
Yolun tamamlanması üzerine, kızı ve damat adaylarını çekemeyenler iki gence de
aynı yalanı söylemişler. Bartın'dan su yolu kazan
gence öbür aday su yolunu senden önce tamamladı diye haber uçurmuşlar. Bu
haberi alan genç bu acıya dayanamayıp intihar etmiş. Aynı yalanı Kurucaşile
tarafından gelen su yolunu yapan gence de söylemişler.
O da ilginç bir şekilde intihar etmiş. Elindeki su yolunu
açarken taş kırmak için kullandığı balyozu havaya fırlatıp tam altına geçmiş. havadan yere düşmekte olan balyoz kafasına gelmiş ve ölmüş.
Bu rivayetin Kurucaşile tarafında da anlatıldığını öğrendik
Dağlara Doğru
FOTO: Kerim BOZ
Bu incelemelerimizi bitirip fotoğraf çektikten sonra yeniden yola koyulduk.
Düzlük denen ve daha önce de bahsetmiş olduğumuz mermer kayalarının bulunduğu
yere geldik. Sarı Mehmet bize " Gelmişken size Amasra' yı
da göstereyim." diyerek yine önümüze düştü. Tabii bizde onun peşinden bizi
neyin beklediğini bilmeden yürüdük. Düzlük mevkiinin güneyindeki küçük yamacı
tırmanıp kısa bir dinlenme molası verdikten sonra doğu yönüne doğru yeniden
tırmanmaya başladık. Sık bir orman örtüsüyle kaplanmış kayalık ve dik
patikalardan döne döne tırmanmaya devam ettik.
Tırmanma
FOTO: Kerim BOZ - Salih TİRYAKİ
Kerim Hoca'nın Zirve Keyfi
Ekip Zirvede
FOTO: Kerim BOZ - Salih TİRYAKİ
Akçaotluk Zirvesi' nden
Amasra' ya Bakış
FOTO: Kerim BOZ
Akçaotluk
Zirvesi'nden Mermer Ocağının Görünüşü
FOTO: Kerim
BOZ
Gerçekten de hayli yorucu bir
tırmanma oldu. Sarı Mehmet "AKÇAOTLUK tepesine çıkıyoruz." dedi. Bu
zorlu tırmanışın ardından zirveye eriştiğimizde gördüğümüz manzara, çektiğimiz
zorluklara değecek kadar muhteşemdi. Tam Karşımızda Çakraz ve çevresi adeta
uçaktan bakıyormuşçasına ayaklarımızın altındaydı. Sol tarafımızda ise Amasra
neredeyse bütünüyle görünüyordu. Sağa baktığımızda ise Avara - Cumayanı tarafı vardı Yine bu bölgedeki mermer ocağı da
yemyeşil orman örtüsünün içinde kirli beyaz bir leke gibi gözlerimizin
önündeydi. Bu ocak gittikçe büyüyen kanser yapıcı bir ur gibi ormanı yutarak genişliyordu.Bu da bizi hüzünlendirmişti. Doğanın nasıl yok
edildiği burada oldukça net bir şekilde görülüyordu. Aslında yok edilen doğa
değil, bu doğaya bağlı olarak bu bölgenin geleceğiydi. Türkiye'nin ender bitki
ve orman varlığının bulunduğu ve küresel ısınmanın etkilerinden en az
etkilenerek geleceğin doğa ve turizm merkezi olmaya aday olan bir yerin
geleceğinin bu şekilde yok edilmesi içimizi gerçekten de burkmuştu.
Burada muhteşem manzarayı seyrederek bayağı bir süre dinlendik. Resimler
çektik. Tırmanmış olduğumuz zirve deniz seviyesinden ortalama
AKÇAOTLUK zirvesinden görünen manzaranın tadını çıkardıktan sonra inişe
başladık. Nispeten kolay bir inişten sonra bizi yine sık ağaç, çalı ve
dikenlerle kaplı zorlu bir orman yolu bekliyordu. Artık hedefimiz
Değirmenderesi ve Yazılıgökçeağaç' tı. Geçilmesi çok
zor bir bitki örtüsü ile kaplı orman yolundan ilerlerken başımıza ilk aksilik
geldi. Rehberimiz bizi daha rahat geçebilecek bir yol ararken yolumuzu
kaybettik. Geldiğimiz yolu kullanarak başladığımız yere döndük. Bu durum
ekipteki herkesin moralini bozmuştu. Çünkü çok zaman kaybetmiş ve dört buçuk
veya beş saatlik yürüyüşün yorgunluğu tümüyle üzerimize çökmüştü. Ormanın
içindeki dik patikanın bir kesiminde onbeş yirmi
dakika kadar dinlendikten sonra yeniden yola koyulduk. bir
süre sonra sık orman örtüsünden kuzey yönünde çıkarak açık bir düzlüğe geldik.
Karşımızda Değirmenderesi mevkii artık beş on dakikalık bir mesafedeydi.
Yürüyüşün bu bölümü önceki bölümlere göre daha kolay geçmişti. Bir süre sonra
muhteşem ağaç denizinin içindeydik. Aramızda daha önce buraya gelmemiş olan
arkadaşlarımız büyülenmişçesine karşılarındaki manzarayı seyrediyor ve resim
çekiyorlardı.
FOTO: Kerim BOZ - Salih TİRYAKİ
VE HAYAL KIRIKLIĞI
Biz daha önceden buraya gelenlerin aklında ise eski kilise harabesi vardı. Sarı
Mehmet elinle koymuş gibi bizi kalıntıların olduğu yere götürdü. Ancak burada
bizi bekleyen şey tarifsiz bir hayal kırıklığı idi. Çünkü,
kilisenin yerinde yeller esiyordu. Gördüğümüz şey temel taşları ve bazı yerleri
iki üç karış yüksekliğinde duvar kalıntılarıydı. Bir de parçalanmış ve
küçük bir bölümü kalmış bir sütun parçası vardı.Definecilerin
doymak bilmeyen kazanma hırsı tarihi acımasızca yok etmişti. Hem de
insafsızca... Bazı yerlerde dinamit atılmış olduğunu gözlemledik. Sarı Mehmet'
in ifadesine göre kilisenin biraz aşağısında güney kısmında dört basamaklı
taştan oyulma bir merdiven ve bunu başında da bir dibek taşı varmış. Ama para
hırsı ile gözleri kararmış vicdansız kafalar, hoyrat elleriyle bu kayadan
oyulmuş basamaklardan oluşan merdiveni dinamitle havaya uçurup
parçalamışlar ve dibek taşını da bir şekilde götürmüşlerdi. Bazı yerlerde
de yıkılmış veya gövdesinin bir kısmı yanmış ağaçlara da rastladık.
FOTO: Kerim BOZ - Salih TİRYAKİ
Artık karnımızın acıktığını daha
fazla hissetmeye başlamıştık. Ormanın uygun bir yerinde çantalarımızdaki
kumanyaları çıkararak bize göre çok güzel bir sofra kurduk. Domates, salatalık,
peynir, helva ve benzeri yiyeceklerden oluşan yemeğimizi yerken, domates ve
salatalığın insana ne kadar lezzetli geldiğinin farkına varmıştık. Ormanın
serin kucağında, esen hafif rüzgarın oluşturduğu yaprak hışırtılarını
dinleyerek yediğimiz bu yemeğin tadı gerçekten de çok başkaydı.Yaklaşık
bir saatlik bir moladan sonra artık dönüş yoluna girmek zorundaydık. Çünkü saat
bayağı geç olmuştu. Değirmenderesi' nden Yazılıgökçeağaç mevkiine geçtikten
sonra oradan da Dönmezgölge tarafına doğru
yolumuza devam ettik. Kullanmış olduğumuz bu orman yolu da tarihi bir yolmuş.
Yüzyıllarca bu bölge ile Kurucaşile arasındaki yolculuklarda bu yol
kullanılmış.
Ekibimiz Kıranköy mevkiinden Topallar Köyü'
ne dönüş yolunda
FOTO: Kerim BOZ
Yaklaşık kırk beş dakikalık bir yürüyüşten sonra Aliobası Köyü' nün üstündeki
yola çıktık. Yürümüş olduğumuz zorlu orman yollarından sonra bu yol bize TEM
OTOYOLU gibi gelmişti. Üzerimizde tatlı bir yorgunlukla Aliobası üzerinden
Topallar Köyü' ne gelmemiz uzun sürmemişti. Köye girdiğimizde Caminin
karşısındaki çeşmede yüzümüzü ve kollarımızı yıkayarak serinledik ve
susuzluğumuzu giderdik.
Mutlu Son
Bizim Taner: " Hangi akıla uydum ben yaa?..." der gibi çeşmenin
beton zeminine serilmiş
Ekibin yorgunluğu burada belli olmuştu. Herkes bir yer bulup oturmuş ve kendini
salmıştı. Ekibin toplanmasından sonra araçlarımıza bindik ve yaşamış olduğumuz
güzel bir günün acı, tatlı ve kimi zaman da insanı güldüren anıları ile Çakraz'
a döndük.
Yol boyunca yaşanan gülünç konuşmalar yolculuğumuzun başka bir güzelliğini
oluşturmuştu.
Çakraz' ın gençlerinden Taner yolculuğumuzun beşinci saatinden sonra sık sık Salih Hoca' ya " Hocam ne kadar kaldı?" diye soruyor,
Salih Hoca da " Az kaldı neredeyse geldik.
" diye cevap veriyor,.Taner
de büyük bir yılgınlık içinde " Hocam iki saat önce de aynı şeyi
söylüyordun yaa!" deyip derin bir offf çekiyor ve bu da ekibi neşelendiriyordu. Ekibi
neşelendiren bir başka şey de Kerim Hoca' nın telaşıydı. Yola çıkmadan önce
Kerim Hoca Salih Hocaya " Yürüyüş tahminen ne kadar sürer diye
sorduğunda Salih Hoca " Dört saat falan sürer." diye cevap vermişti.
Kerim Hoca da "İyi o zaman. çünkü bu akşam
Amasra' da bir düğün var ve ben orada kamera çekimi yapacağım. O zaman
yetişebilirim." demişti. Yolculuğun süresi uzadıkça
Kerim Hoca' nın yakınmaları artmaya başladı ve hafızalarımızda ekibi katıla katıla güldüren şu sözleri kaldı: " Eyvaaah'. Yetişemeyeceğiz galiba. Valla adamlar çok önemli
kişiler. Yetişemezsem kesin beni ayağımdan vurular yaa"
Öte yandan bazı sözler de en az diğerleri gibi güldürücüydü.
Taner: " Rahmetlinin son sözü: Ne kadar güzel bir
manzara."
Salih Hoca: "Size söylemiştim di mi? Bana
takılmayan bir pişman, takılan da bin pişman."
.
27 Temmuz2009
MİLLETVEKİLİ TUNÇ, BARTIN-AMASRA ÇİFT YOL ÇALIŞMALARINDA İNCELEMELERDE BULUNDU

AK Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, Bartın-Amasra arasında yapımı devam eden çift yol çalışmalarında incelemelerde bulundu. Ak Parti Bartın İl Başkanı Yakup ULUPINAR ve bazı teşkilat mensupları ile birlikte yol yapım çalışmalarını inceleyen TUNÇ, müteahhit firma Çelikler İnşaatın şantiyesini de ziyaret ederek, yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Bartın-Amasra çift yol çalışmalarının hızla devam ettiğini belirten TUNÇ, Ahatlar köyünden Amasra’ya kadar olan yolun bitirilemeyen kısmında kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini, yolun Amasra ilçe merkezine kadar yapımının 2009 programında yer aldığını söyledi.
Milletvekili TUNÇ; “Amasra-Çakraz-Kurucaşile yolu ile ilgili olarak ta, sahil yolunun Kurucaşile’ye kadar yapılması için Sayın Ulaştırma Bakanımızla sürekli irtibat halindeyiz. Sayın Bakanımız Kurucaşile ilçesine karayolundan giderek yolun acilliğini bizzat gördü. Çakraz’da kamulaştırma ile ilgili problemlerin çözümünün ardından yol inşaat çalışmaları devam edecek” dedi.
24 Temmuz2009
HAFTA SONU GÜZEL GEÇECEK
Cumartesi günü Çakraz' da güneşli ve sıcak bir hava bekleniyor
Bu hafta sonu tatilcilerin yüzü gülecek. Cumartesi günü Çakraz' da sıcak ve
güneşli bir hava bekleniyor. Hava sıcaklıkları 33 derece ve üzerinde olacak.
Deniz de sakin görünüyor. Hafta sonu için birçok rezervasyon yapıldığı
öğrenildi.
18 Temmuz2009
KABUS BİTTİ

Üç gündür devam eden fırtına ve yağış dün akşamdan itibaren sona
erdi
Üç gündür Çakraz' ı etkisine alan şiddetli fırtına ve yağış sona erdi. Bu
sabahtan itibaren güneş yeniden yüzünün gösterdi ve Çakraz eski canlılığına
kavuştu. Bu sabahtan itibaren vatandaşlar güneşli ve sıcak bir güne başlamanın sevincini
yaşadılar. yağışlı havanın sona ermesiyle birlikte
Çakraz yine eski canlılığına kavuştu.
16 Temmuz2009
SEZEN YILMAZ VE ŞERİF ÖZTEKİN MUHTEŞEM BİR DÜĞÜNLE EVLENDİLER

Düğüne çok sayıda davetli katıldı
Rafet YILMAZ' ın (Rafet Kaptan) ve Sakine YILMAZ' ın kızı Sezen YILMAZ,
Lüleburgaz' dan Muradiye ve Hulusi ÖZTEKİN' in oğlu Şerif
ÖZTEKİN' le, hayatını birleştirdi. Çakraz' daki
KAFE GÜR AİLE ÇAY BAHÇESİ 'nde yapılan muhteşem bir düğünle dünyaevine giren genç çiftin mutluluğu gözlerinden
okunuyordu. Bir kısmı Lüleburgaz' dan gelen çok sayıda
davetlinin katıldığı düğünde gelin ve damat ile konuklar geç saatlere kadar
eğlendiler.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak SEZEN VE ŞERİF ÖZTEKİN çiftini
tebrik ediyor ve mutluluklarını bir ömür boyu devam etmesini diliyoruz
15 Temmuz2009
SANKİ GÖKYÜZÜ DELİNDİ
Şiddetli yağış devam ediyor
Birkaç gündür Çakraz' ı etkisi altına alan yağışlı hava etkisini sürdürüyor.
Dün geceden bu yana devam eden yağış hız kesmedi. Kısa aralıklarla yavaşlayan
fakat sonra tekrar hızlanan yağış tüm tatilcilerin tatil planlarını altüst
etti. Yağışlı havanın hafta sonuna kadar etkisini sürdüreceği tahmin ediliyor.Yağmur sırasında oluşan sel suları Çakraz ve
çevresindeki köylerde ekili ve dikili alanlara zarar verdi. Çakraz deresinin
kumsaldaki yatağı değişti. Sel sularının dağlardan getirdiği kütükler ve
dallarla, diğer atıklar dere yoluyla denize karıştı ve oradan da dalgaların
etkisiyle sahile vurdu. Yağışın kesilmesinden sonra bazı vatandaşların sahile
vuran odun parçalarını toplamaya başladıkları görüldü. Öte yandan dalgaların
etkisiyle sahile vuran pet şişe ve benzeri plastik atıklar sahilde çirkin bir
görüntü oluşturdu. Yağış ayrıca Avara ve İnpiri
çevrelerinde de etkili oldu. İnpiri de sel sularının
caminin önüne kadar geldiği ve bir ara evleri trafonun üst tarafında olan
vatandaşların evlerine ulaşamadıkları öğrenildi. Kurucaşile tarafında da Avara
çevresinden itibaren ulaşımın geçici olarak aksadığı da gelen haberker arasında bulunuyor.
14 Temmuz2009
YAĞMUR VE FIRTINA DEVAM EDİYOR
Zaman zaman şiddetlenerek esen fırtına
ve sağanak yağış sebebiyle gün boyunca elektrik kesintileri yaşandı
Dün akşam saatlerinde başlayan fırtına ve yağmur, zaman zaman
şiddetini arttırarak devam ediyor. Özellikle 18.30 sıralarından itibaren
aralıksız olarak devam eden yağış ve fırtına gün boyu çeşitli sürelerle
elektrik kesintilerine sebep oldu. Yaşanan elektrik kesintileri sebebiyle başta
işletmeler olmak üzere vatandaşlar mağdur oldu. Haberin yayına hazırlandığı şu
saatlerde (20.09) fırtına ve sağanak yağış bütün şiddetiyle devam ediyordu.
13 Temmuz2009
AKŞAM SAATLERİNDE BAŞLAYAN YAĞMUR HAYATI FELÇ ETTİ
Yağmur üreticiyi sevindirirken tatilcileri üzdü
Akşam saatlerinde başlayan şiddetli yağmur ve fırtına Çakraz' da hayatı felç
etti. Tatilcilerin bir kısmı tatillerini yarıda kesip giderken, ev
pansiyonlarında kalanlar da içeriye kapandılar. Sahildeki bahçelerdeki bütün
sandalyeler toparlandı. Bazı GSM telefon hatları da çalışmıyor. Şiddetli yağmur
aralıklarla devam ediyor.
YENİ KONTÖR DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT
Kontör dolandırıcıları MSN listenizdeki kişilerin MSN adreslerini
ele geçirip,karşınızdaki o kişiymiş gibi sizden
acil kontör istiyorlar
Son yılların en ilginç dolandırıcılığı haline gelen kontör dolandırıcılığında,
dolandırıcılar akıl almaz yöntemler uygulamaya başladılar. Yeni uygulama şöyle
oluyor: MSN listenizdekilerden bazı kişilerin adreslerini bir şekilde ele
geçiren dolandırıcılar MSN de oturum açarak selamlaşıyorlar ve kendilerine acil
kontör göndermenizi istiyorlar.
Bunu son örneğini bugün sitemizin yöneticisi Salih TİRYAKİ yaşadı. Site
yöneticimizin MSN i açıkken, listede bulunan arkadaşlarından biri oturum
açarak kendisine acil kontör göndermesini rica etti. 250 lik iki kontör
istenince durumdan şüphelenen site yöneticimiz karşısındakinin kim olduğunu sordu.
cevap alamadı.
Daha önceden cep telefonu ile size ulaşıp çeşitli gerekçelerle kontör isteyen
dolandırıcılar, çağ atlayarak internet üzerinden aynı işlemi gerçekleştirmeye
başladılar. Sayın ziyaretçilerimizin bu haberi okudukları andan itibaren
listelerindeki tüm MSN adreslerindeki kişilere bir mail zinciri
oluşturarak bu uyarıyı yapmalarının doğru olacağını düşünüyoruz
5 Temmuz2009
CENNETE YOLCULUK...
YAZILIGÖKÇEAĞAÇ VE DEĞİRMENDERESİ
FOTO: Em. Alb.
Adil DURUSU
Uzun zamandır gitmek istediğimiz fakat bir türlü fırsat bulamadığımız Çakraz'
ın güneydoğusunda bulunan DEĞİRMEN DERESİ ve YAZILIGÖKÇEAĞAÇ' a yürümeye karar
verdiğimizde bizi nelerin beklediğinden habersizdik. Geçen yıl da oraya gitmek
üzere yola çıktığımızda KIRANKÖY mevkiine kadar gelmiş ve oradan nereye
gideceğimizi bilemeyerek geri dönmüştük. Tabii yine Mahir Hoca ile.... O zamanki hatamız yanımıza rehber almamış olmamızdı.
İyi ki de o zaman geri dönmüşüz. Zira rehbersiz olarak gitmeye kalktığımız
bölge bir ağaç okyanusu imiş... Bu deyim size abartıcı gibi gelebilir belki ama
resimlere baktığınızda bu kelimenin bile yetersiz kalacağını anlayacaksınız.
Gerçekten de yola devam etseymişiz o yemyeşil okyanusun dalgaları arasında
kaybolmak işten bile değilmiş. Bunu bu seferki gidişimizde yanımıza rehber
alarak daha kalabalık bir grupla oraya vardığımızda anladık.
Bu gidişimizde daha kalabalık ve donanımlıydık. Rehberimiz de Topallar Köyü'
nün genç ve faal olan başarılı muhtarı Şaban BAYRAK idi. Ekibimizdeki diğer
kişiler arasında Ankara' dan Emekli Albay Adil DURUSU,
Kurucaşile Nüfus Müdürü Aytekin İNCEREİS, Hatipköy' den Ahmet SAKA bulunuyordu. Ve tabii ki Mahir
İNCEREİS ve ben...
Yürüyüş planımıza göre sabah saat 9.00 sıralarında Şantiye mevkiinde
buluşacaktık. Buradan Emekli Albay Adil DURUSU' nun otomobili ile Topallar
Köyü' ne çıkarak Topallar köyü Muhtarı Şaban BAYRAK ile buluştuktan sonra onun
rehberliğinde yürüyüşümüze başlayacaktık . Rotamız
DEĞİRMENDERESİ VE oradan da YAZILIGÖKÇEAĞAÇ olacaktı. Planımızın bu bölümünü
sorunsuz uyguladık. Topallar Köyü Muhtarı Şaban BAYRAK ile buluştuk ve köyün
doğusundan yola koyulduk.
KIRANKÖY mevkiine kadar daha önce açılmış ve genişletilmiş orman yolunu takip
ederek yürüdük. KIRANKÖY mevkiine geldiğimizde burada mermercilerin yapmış
oldukları bir taş kesme işleminin kalıntılarına rastladık. Gideceğimiz yönde
daha önceden mevcut olan patika, bu taş kesme işleminden sonra kaybolmuştu.
Ekibimizle kısa bir değerlendirme yaptıktan sonra kesim yapılan kayanın bize
göre sol tarafından kayanın üstüne çıkmamız gerektiğini anladık. Ama burada
Mahir Hoca ile benim açımdan bir sorun çıkmıştı. Yükseklik korkusu. Ekibimizin
diğer üyeleri hemen tırmanıp kayanın üst tarafına çıktılar. Biz Mahir
Hoca ile başka bir yol aramaya başladık. Bu arada Muhtarımız Şaban Bey
imdadımıza yetişti. Mermer bloğunun solundaki dere yatağının içinden doğu
yönünde ilerleyerek orman içinden yukarı tırmanabileceğimizi söyledi. Mahir Hoca
ile dere yatağının içinde ilerlemeye başladık. Kısa bir süre sonra kendimizi
çok sık ve dikenlerle kaplı bir orman ve bitki örtüsünün içinde bulduk. Orman
ve bitki örtüsü o kadar yoğundu ki, gökyüzünü görmek mümkün değildi. Zorlukla
da olsa yürümeye devam ettik ve muhtarımızın yukarıdan gelen sesini duyduk.
Biraz daha ilerleyince büyük bir ağacın yanına geleceğimizi ve oradan yukarı
tırmanabileceğimizi söylüyordu. Gerçekten de o ağacın yanına vardık ve hayli
dik bir yerden ağaç kökleri, dallar ve çalılara tutunarak yukarı tırmandık ve
ekibin diğer üyeleriyle buluştuk. Karşımızda geniş bir düzlük vardı.
Buradan Değirmenderesi' ne kadar olan yürüyüş yolunda yine yer yer sık ağaçlarla kaplı yerlerden geçtik. ağaçlık olmayan yerlerde de eğrelti otları boyumuzu
aşıyordu.
Topallar Köyü' nden çıktıktan yaklaşık üç buçuk saat sonra Değirmenderesi' ne
vardık. Karşılaştığımız manzara kelimenin tam anlamıyla büyüleyiciydi. Böyle
bir manzara ancak kartpostallarda olabilirdi. Dev gibi ağaçların arasında
büyülenmiş gibi çevreyi seyrettik ve fotoğraf çekmeye başladık. Buradaki hedeflerimizden
biri de bir kayanın içinden çıkarak döküldüğü söylenen suyu ve eski bir kilise
kalıntısını bulmaktı. Çeşitli yönlere doğru giderek bulmaya çalıştık ama
bulamamıştık. Neden sonra Muhtarımızın sesini duyduk. O yana yürüdük. Fakat
karşılaştığımız görüntü bizim için tam anlamıyla bir hayal kırıklığı olmuştu.
Çünkü sözü edilen kaya oyuğu duruyordu ama su yoktu. Bir şekilde kaybolmuştu.
Sadece çanak şeklinde bir oyuk vardı ve içinde pek az miktarda su birikmişti.
Öte yandan bulmak istediğimiz kilise kalıntısının da ne tarafta olduğunu
kestiremedik. Birkaç başarısız teşebbüsten sonra bundan vazgeçtik. Oysa
farkında olmadan çok yakınındaymışız. Sadece ters yöne bakmışız. Bunu da
yürüyüşümüzün sonunda anlattığımız ve yöreyi önceden bilenlerin
söylediklerinden anladık.
Değirmenderesi' nin bu kesiminde ağaç ve bitki örtüsü diğer kesimlere göre daha
yoğundu. Çeşitli kalınlıklarda dev gibi ağaçlar ve bitki örtüsünün eğimli
arazide oluşturduğu görüntü yükseklerden dökülen dev bir şelaleyi andırıyordu.
Yemyeşil bir şelale...Aklımıza ilk gelip dudaklarımızdan
dökülen söz, " Cennet dedikleri yer burası olmalı" diye mırıldanmak
oldu.
Dakikalarca bu manzarayı seyrederken acıktığımızı hissettik ve ormanın geniş
bir yerinde dev gibi ağaçların gölgesinde çeşitli yiyeceklerden oluşan kumanyamızı
açtık. Domates, salatalık,biber, yaz helvası, ekmek
şeftali, erik, kiraz ve içecek olarak kola ve sudan oluşan kumanya bizim için
dünyanın en muhteşem ziyafeti gibi gelmişti. Yemekten sonra biraz daha
dinlendik. Yolumuzun üzerinde YAZILIGÖKÇEAĞAÇ vardı. Kumanyalarımızı topladık.
Atıklarımızı da ayrı bir poşete toplayarak yanımıza alarak hedefimize doğru
yola koyulduk.
Değirmenderesi mevkiinin nerede bittiği ve Yazılıgökçeağaç mevkiinin nereden
başladığını kestirmek bizim için imkansızdı. Çünkü
kesintisiz bir ağaç denizinin içinden yol alıyorduk. Kısa bir süre sonra
muhtarımız bize Yazılıgökçeağaç mevkiine geldiğimizi söyledi. Evet. gerçekten bazı ağaçların üzerine çok eski yıllarda bir takım
yazılar yazılmış, isimler kazınmıştı. Burada fazla oyalanmadık. yine sık diken ve çalılarla kaplı daracık orman yollarından
DÖNMEZ GÖLGE denilen yere geldik. Rivayet edilir ki; buradaki ağaçlardan
birinin gölgesi hiç hareket etmezmiş. Bunun saçma bir şey olacağını
düşündük. Ama ne yazık ki gölgesi dönmeyen ağacın yerinde yeller esiyordu. Kim
bilir, belki sert bir rüzgarın belki de hoyrat bir baltalı elin gazabına
uğramış olabilirdi.Rivayetin aslını çevreyi görünce
anladık. İki dik kayanın arasında sık ağaç dallarıyla yapraklarının gökyüzünün
kapattığı böyle bir yerde zaten bir ağacın gölgesi olmazdı. Bulunduğumuz yer
zaten çevredeki ağaçların dal ve yapraklarıyla gökyüzünü tamamen kapatması
sonucu bütünüyle gölge içinde kalıyordu.
DÖNMEZ GÖLGE mevkiini geçtikten sonra yine sık çalı ve dikenlerle kaplı ve
inişli çıkışlı bir orman yolundan Aliobası Köyü' nün güneyindeki tepenin
yamacının kenarındaki yola çıktık. Buradan sonrası bizim için dönüş anlamına
geliyordu. Yürüdüğümüz zorlu orman yolları ve patikalardan sonra bu kaba toprak
yol bize TEM OTOYOLU gibi gelmişti. Buradan tekrar Topallar Köyü' ne geldik.
Muhtarımıza teşekkür ettikten sonra Adil Albayımız' ın otomobiline
kurulduk. Malzemelerimizi yükledik ve Çakraz' a döndük.
Yaklaşık 7 saat süren bu yürüyüşten sonra sahilde yorgunluk çayımızı
yudumlarken aklımız hala yaşamış ve görmüş olduklarımızın büyüsüyle dolu olarak
YAZILIGÖKÇEAĞAÇ ve DEĞİRMENDERESİ' inde kalmıştı.
Fotoğraflar
Salih TİRYAKİ - Mahir İNCEREİS - Adil DURUSU
SABAH SAATLERİNDE BAŞLAYAN HAFİF YAĞMUR KISA ARALIKLARLA DEVAM
EDİYOR
Yağmur vatandaşların deniz keyfini kaçırmadı
Çakraz' da sabah saatlerinde çiseleyerek yağan hafif yağmur aralıklarla devam
ediyor ve hava kapalı. Buna rağmen tatil için Çakraz' da bulunan vatandaşların
bir kısmı deniz keyfine ara vermedi. Bağ bahçe sahibi üreticiler ise yağmurun
yetersiz olduğunu belirterek daha çok yağması için dua ettiklerini söylediler.
4 Temmuz2009
ULAŞTIRMA BAKANI PAZAR GÜNÜ BARTIN’DA
Bartın' da çeşitli açılış ve incelemelerde bulanacak olan Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM buradan Kurucaşile' ye geçecek
Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM, 5 Temmuz Pazar günü Bartın’a geliyor. Saltukova Havaalanına saat:13:45 civarında inmesi beklenen Bakan YILDIRIM’ ı burada Ak Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, Bartın Valisi Halil IŞIK, Ak Parti Bartın İl Başkanı Yakup ULUPINAR ve diğer protokol mensupları karşılayacak.
Saat:14:30’da Bartın-Safranbolu arasında yapımı tamamlanan duble yol açılışını gerçekleştirecek olan Bakan YILDIRIM, açılış töreninin ardından Kurucaşile ilçesine hareket edecek. Kurucaşile’de Geleneksel Ahşap Yat ve Tekne festivaline katılacak olan Ulaştırma Bakanı Binali YILDIRIM, Bartın’da yapımı devam eden karayolları çalışmalarını yerinde inceleyecek ve Kurucaşile ilçesinde Ahşap Yat ve Tekne Atölyelerinde incelemelerde bulunacak.
2 Temmuz2009
HAFTA SONU ÇAKRAZ' DA AÇIK VE GÜNEŞLİ BİR HAVA BEKLENİYOR
Önümüzdeki hafta sonu turistik açıdan büyük bir yoğunluk olacak
Uzun bir süredir tatilcilerin vazgeçilmez dinlenme tercihini oluşturan Çakraz'
da Güneşli ve açık bir hava bekleniyor. Hava sıcaklıklarının 30 ila 32
derece olacağı tahmin edilirken hafta içi de denize girenler çoğunluktaydı.
Deniz suyu sıcaklığının da 23 - 24 derece civarında
olacağı tahmin ediliyor. Hava ve deniz suyu sıcaklığının elverişli olması
sebebiyle de hafta sonu Çakraz' da büyük bir ziyaretçi yoğunluğu yaşanacak.
Birçok işletmenin rezervasyonları doldu.
30 Haziran 2009
SICAKLAR BASTIRDI
Geçen hafta içinde serin ve yağışlı geçen hava bugünden itibaren
yeniden ısınmaya başladı
Bir hafta boyunca serin ve zaman zaman gök
gürültülü kısmen yağışlı geçen hava bugünden itibaren ısındı. Bugün
sıcaklık 30 derecenin biraz üzerine çıktı. Hava sıcaklığının artarak gelecek
hafta sonu da dahil olmak üzere tüm hafta boyunca 33
dereceyi bulacağı tahmin ediliyor.
29 Haziran 2009
AMASRA' NIN YENİ YÜZÜ
Geçtiğimiz ay yayına başlayan yeni site büyük ilgi topluyor
Şirin ilçemiz Amasra' nın tanıtımına büyük katkı yapması beklenen www.amasrarehberi.com isimli web
sitesi ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor ve büyük ilgi görüyor. Kurulduğu
ilk günlerden itibaren arama motorlarında ilk sıralara giren site yoğun bir
emek ve muhteşem bir estetik anlayışla hazırlanmış. Amasra' yı her yönüyle doyurucu bir şekilde tanıtan site,
kurucularından Hakan TOPUZ ve Kerim BOZ' un çekmiş olduğu mükemmel resimlerle
desteklenmiş. Sitenin ana sayfasını açtığınız andan itibaren resimlerle Amasra'
nın büyüsüne kendinizi kaptırıyor ve geleneksel bir deyimle "MASALSI
GÜZELLİKLER DİYARI" na muhteşem bir yolculuk yapıyorsunuz.
Sitenin düzenleniş biçimi Amasra ile ilgili her türlü bilgi ve belgeye en kolay
ve çabuk şekilde erişebileceğiniz biçimde. Bu anlamda da şu ana kadar Amasra
ile ilgili olarak yayınlanmış olan web siteleri içinde hemen hemen en derli toplu ve doyurucu bilgi sunan bir
site. Siteyi daha ilginç yapan başka bir yön de tüm Amasra severleri ve
daha önce Amasra' da bulunmuş entelektüel kişilikleri, sanat ve kültür
insanlarını ve Amasra da çeşitli zamanlarda görev yapmış olan eski yöneticileri
bile buluşturması.
Site' nin ziyaretçi sayfasındaki mesaj ve değerlendirme yazılarına baktığınızda
bunu en güzel şekilde görebiliyorsunuz.
Yeryüzündeki cennet Amasra' ya böyle bir tanıtım sitesi kazandıran Başta Hakan
TOPUZ ve Kerim BOZ olmak üzere tüm site ekibine tebrik ve
teşekkürlerimizi sunuyor ve yayın hayatında başarılarını sürekli olmasını
diliyoruz.
HOŞ GELDİN AMASRA REHBERİ
YENİ YOLUN ÇAKRAZBOZ KÖYÜ İLE ÇAKRAZ ARASINDAKİ KISMININ YAPIMI
BAŞLIYOR
Yeni yolun geçeği bölümlerin işaretlenmesi dün başladı
Karadeniz Oto Yolu' nun Çakrazboz Köyü ile Çakraz arasındaki bölümünün
yapılması için çalışmalar başladı. Geçtiğimiz hafta içinde yeni yolun geçeği
kesimlerdeki arsa ve arazi sahiplerinin bilgilendirilmesi amacıyla Amasra
kaymakamı Hasan ÖZTÜRK tarafından Çakraz' da düzenlenen toplantıda köylüler
bilgilendirildi. Dünden itibaren de yolun geçeceği kesimlerin işaretlenmesine
başlandı. İşaretleme ve ölçüm çalışmaları halen devam ediyor.
23 Haziran 2009
ELEKTRİK KESİNTİLERİ HALKI VE ESNAFI CANINDAN BEZDİRİYOR
Bu sabah 09.30 sıralarında 1 saat süreyle yine
elektrikler kesildi
Yaz başından bu yana Çakraz' da sık sık meydana gelen
elektrik kesintileri halkı ve esnafı zor durumda bırakıyor. Yaz günü ve tam da
turizm sezonun sırasında meydana gelen bu kesintiler hem esnafın hem de halkın
tepkisine sebep oluyor. Bazen hafta sonu ve turizm açışından büyük bir yoğunluk
yaşandığı sırada meydana gelen kesintiler otel müşterilerini de rahatsız
ediyor. İşletmeciler müşterilere karşı zor durumda kalıyor. Öte yandan bu ani
ve habersiz elektrik kesintilerinden dolayı özellikle dondurma ve soğuk içecek
satışları da olumsuz etkileniyor. Yine aynı sebeplerden dolayı evlerdeki
elektrikli cihazlarda da arızalar meydana geliyor. İnternet kafe
işletmecileri de bu tip kesintilerden bilgisayar sistemlerinin olumsuz
etkilendiğini ve kendilerinin bu yüzden büyük zararlara uğradıklarını
ifade ediyorlar.
Bazı vatandaşlar fatura tahsili sırasında çok hassas olan elektrik şirketinin
ödemelerin gecikmesinde derhal elektrik kesme işlemini uyguladığı halde hizmet
kusurları için aynı hassasiyeti göstermediklerinden yakınıyorlar.
Bazı vatandaşların da tüketici haklarını koruma kuruluşlarına başvuru yapmaya
hazırlandıkları öğrenildi.
22 Haziran 2009
MERHUM FIRINCIOĞLU TAHİR DEMİRTAŞ' IN EŞİ VE RASİH DEMİRTAŞ' IN
ANNESİ SAFİYE DEMİRTAŞ VEFAT ETTİ
Safiye DEMİRTAŞ' ın cenazesi bugün Çakraz' da
toprağa verilecek
FIRINCIOĞLU Merhum Tahir DEMİRTAŞ' ın eşi ve Rasih DEMİRTAŞ' ın annesi Safiye
DEMİRTAŞ vefat etti. Safiye DEMİRTAŞ' ın cenazesi bugün öğle namazını
müteakip Çakrazşeyhler Cami' inde kılınacak olan cenaze namazından sonra
toprağa verilecek.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Safiye
DEMİRTAŞ' a Allah'tan rahmet diliyor,
kederli ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
21 Haziran 2009
ÇAKRAZ TURİZM ÇEVRE VE KALKINDIRMA DERNEĞİ KONGRESİ YAPILDI
Çok sayıda üyenin katıldığı kongrede yeni yönetim ve denetleme
kurulları belirlendi
Çakraz Turizm Çevre ve Kalkındırma Derneği Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz pazar
günü yapıldı. çok sayıda üyenin katılmış olduğu Genel
Kurul' da Divan başkanlığı ve üyelerinin seçiminden sonra saygı duruşu yapıldı.
Bunu ardında yönetim kurulu faaliyet raporu ve hesap raporları ile denetleme
kurulu raporlarının okunmasından sonra yeni yönetim kurulunun belirlenmesi için
seçim yapıldı. Yapılan seçimin sonuçlarına göre yeni yönetim kurulu Fahri
ÇINAR, Ali ÖZMEN, Rıdvan ÖZMEN,Cengiz KOÇER ve Alay KAYA' dan
oluştu. Denetleme Kuruluna ise Mustafa ALPER, Zeki KOÇER ve Alaattin
KAYA seçildiler. Dilek ve temenilerin
belirtildiği konuşmaların ardından genel kurul sona erdi.
20 Haziran 2009
İNCESU LİONS KULÜP YÖNETİCİLERİ GÖREV DEVİR TESLİM TÖRENİNİ ÇAKRAZ'
DA GERÇEKLEŞTİRDİ
İncesu Lions üyeleri ve yöneticileri
Özmenler Otel' de gönüllerince eğlendiler
Çakraz Türkiye genelinde birçok
önemli gruplara ve toplantılara ev sahipliği yapmaya başladı. Bugün İncesu Lions Kulüp üyeleri yönetim değişikliği ile ilgili devir
teslim törenini Çakraz' ın ünlü oteli ÖZMENLER OTEL' de gerçekleştirdiler. Eski
Başkan Perihan HOŞER görevini Yeni Başkan Kemal BAYIK ' a teslim etti. Yeni
Başkan Kemal BAYIK, "Bu tören için neden Çakraz' ı seçtiniz. Çakraz
aklınıza nereden geldi? " şeklindeki sorumuza, İlginç bir cevap verdi.
"HİÇ AKLIMIZDAN ÇIKMIYOR Kİ?" Müzisyen Ufuk ULUS' un başarılı
yorumuyla renk kattığı gecede konuklar geç saatlere kadar gönüllerince eğlendiler.
Öte yandan Samsun' dan gelen büyük bir
misafir grubu da gecenin ayrı bir rengini oluşturdu. Yemekten sonra
müziğin namelerine kendini kaptıran konuklar oyunlar oynadılar ve şarkılar
söylediler. Gecenin en ilginç olayını Samsunlu konuklardan oluşan küçük bir amatör
koro oluşturdu.Samsunlu bayanlardan oluşan amatör bir
koro müzisyen Ufuk ULUS' un eşliğinde birbirinden güzel şarkı ve türküler
sunarak geceye ayrı bir neşe ve hareketlilik kattılar.
18 Haziran 2009
HAFTA SONU SICAK GEÇECEK
Hava sıcaklığı 31 dereceye çıkacak
Çakraz' da hafta sonu açık ve az bulutlu bir hava bekleniyor. Hava
sıcaklıklarının da 30 - 31 derece civarında olacağı
tahmin ediliyor. Deniz suyu sıcaklığı ise 20 - 21
derece civarında olacak. Önümüzdeki hafta Çakraz' da büyük bir turizm
hareketliliği bekleniyor.
14 Haziran 2009
ÇAKIR KIZ EFSANESİNE YOLCULUK
Ünlü
KARACAKAYA
Akkonak Koyundaki DELİKLİ KAYA
Foto: Salih
TİRYAKİ
Foto: Mahir İNCEREİS
Karacakaya doğa yürüyüş yolu, muhteşem doğal güzellikleri
barındırıyor
Çakraz 'ın en güzel efsanelerinden biri de bilindiği gibi ÇAKIR KIZ
efsanesidir. Derler ki:
Çakraz’ın köylerinden birinde gözlerinin renginden
dolayı Çakır Kız lakabıyla anılan genç kız büyüyüp serpildiğinde
delikanlıların ve zengin erkeklerin gözdesi olur. Onunla, yaşıt bir çok kişi evlenmek ister. Fakat ailesi olgun yaşta
olmadığını mazeret göstererek teklifleri geri çevirir. Hüsrana uğrayanlar kız
hakkında dedikodu çıkartırlar. Söylenenler gerçekten ağır niteliktedir. Başta
aile dedikodulara pek kulak asmasa da, evin reisi olan baba kahır içine düşer.
Lafları kaldıramaz. Netice de Çakır Kızı katletmeğe karar verir. Konu için en
uygun yerin Karacakaya civarı olabileceğini düşünür. Tanyeri ağarırken yola
koyulup anılan yere varırlar. Soluklanmaları bitmeden Çakır Kız ve babasının
etrafını karacalar sarar. Karacaların kimi babaya kimi de kıza bakar.
Bu durum karşısında baba sevgi içinde kalır. Ceylan bakışlı kızına kıyamaz. Köylülere
duyduğu kinden hiçbir şey kalmaz. Köye dönmek yerine orada yaşamaya karar
verir. Gel zaman git zaman karacalarla dostluk kurulur. Keklik eti yiyerek
karınlarını doyururlar. Oralara gelenlere yardım ederler. Çobanların kaybolan
kuzularını bulurlar. Susayanlara su temin ederler. Çakır kız babasına neşe
saçsa da köyden geliş nedenlerini unutamaz. Her şeyi derin derin
düşünür. Neticede verem olup yatağa düşer. Baba yiyecek aramaya gittiğinde
hüngür hüngür ağlar. Kızın gözyaşları görünmesin
diye, yavru karacalar siler. Kız sonunda ölür. Babası derin bir mezar kazıp onu
defneder. Ardından orada kalacak cesareti kendinde göremez ve köye döner.
Dedikodular canlanmasın diye kızını kestiğini ilan eder. Bu seferde iftira
edenler vicdanlarıyla baş başa kalırlar. Söylediklerini vicdanları kaldıramaz.
Birer birer ölürler. Bundan böyle her kim
Karacakaya’ya yalnız giderse bazen atlı, bazen de yalnız vaziyette güzel bir
kız gördüğünü ve o kızın kendine yardım ettiğini söyler.
İşte Mahir İNCEREİS hocamızla bu pazar nereye yürüyeceğimiz konusunda bir karar
vermeye çalışıyorduk. Değişik yürüyüş yolları arasında karar vermeye çalışırken
bir anda aklımıza KARACAKAYA geldi. ÇAKIR KIZ efsanesinin geçtiği yerleri
görmek bizim için ilginç olabilirdi.Önümüzde iki
yürüyüş seçeneği vardı. Bunlardan birincisi bir araçla Akkonak köyüne gitmek ve
oradan Karacakaya' ya yürümek. İkincisi de Çakrazova köyü ve
Akkonak yolu parkurunu kullanarak yürümek ve oradan Akkonak Köyü' ne çıkarak
Karacakaya' ya doğru devam etmek. Biz ikinci seçeneği tercih ettik ve bu ani
kararla hemen yürüyüş hazırlıklarımızı yaparak yola koyulduk.
Yolculuğumuzun Akkonak bölümüne
kadar olan kısmında gördüklerimiz bilindik manzaralardı. Çakraz'
dan Çakrazova yönünde ilerleyerek Ova Köy' ü geçtik ve mezarlık yanından orman
yolunu tırmanarak Akkonak Asfaltına çıktık. Burada yine sıkı bir yürüyüşle köye
vardık. Akkonak Köyü kahvesinde bir süre dinlendik ve Muhtar Naci Bey' ile
diğer vatandaşlardan gideceğimiz yol ile ilgili bilgiler aldık. Bu
moladan sonra tekrar yürüyüşe başladık.
Akkonak Köyü' nün doğu yönündeki çıkışından itibaren bizi daha önce hiç
görmediğimiz bir dünya bekliyordu. Muhteşem güzellikte bir orman varlığının
içinden tertemiz havayı ciğerlerimize çekerek ilerliyorduk. Yol stabilize bir orman yoluydu ve araba gidebilirdi ve tatlı
bir eğimle yükseliyordu. Öyle ki; yürüdükçe ne kadar yükseldiğimizi yolun
kuzeye kıvrılan ve devam eden bölümüne geldiğimizde anladık. Sağ tarafımızda
bütün AVARA, GÖÇGÜN ve CUMAYANI köyleri ayaklarımızın altındaydı. Kuzeye doğru
yürüyüşümüzü sürdürürken sanki ovaya bir uçaktan bakıyorduk. Bir süre sonra yol
tekrar Batı yönüne kıvrıldı. Bu dönemeçte de deniz karşımıza çıkmıştı. Yeşilin
mavi ile bütünleşmesi ancak bu kadar ahenkli olabilirdi. Dağların kıvrımlarının
yeşilin sayısız farklılıktaki tonlarıyla muhteşem bir yağlı boya tablo gibi
denizle bütünleştiği yeşil - mavi cennet insanı büyülüyordu. Bir süre daha
devam ettiğimiz yol tekrar güneye kıvrıldı. Artık Karacakaya' nın bulunduğu
yere varmak üzereydik.
Yolun bu kesiminden itibaren
orman daha da sıklaşıyor ve uzun süre gölgelerin altından yürüyorduk. Meşe,
kayın, kestane ve çam ağaçlarından oluşan bir zenginliğin ardından bu
sefer denizi batı yönünde görmeye başladık. Karacakaya hizasına ulaştığımız
zaman karşımıza çıkan manzara olağanüstü idi. Bulunduğumuz yerden Amasra ve
özellikle Boztepe bile görünüyordu.Karacakaya
yakınlarında bulunduğu söylenen yatır mezarına ulaşamadık. Ama gördüğümüz
manzaraların tarifsiz güzellikleri tüm yorgunluğumuzu alıyordu. Yürüyüşümüzün
başlangıcından bu yana ilk defa acıktığımızı hissettik. Yemek zamanı gelmişti.
Uçurumun kenarında ayaklarımızın altındaki muhteşem deniz manzarasına karşı
yanımızda domates, salatalık, kiraz ve erikten oluşan ziyafetimizi büyük bir
keyifle yaptık. Bir süre daha dinlendikten sonra artık yeniden yola devam
etmenin vakti gelmişti. Toparlandık ve devam ettik. Karacakaya' yı arkada bıraktıktan bir süre sonra aşağıya baktığımızda
Akkonak Koyu ve özellikle DELİKLİ KAYA gözlerimizin önüne serildi. Uzun süre
seyrettik ve resim çektik. Buradan koyun tüm kıvrımları olağanüstü
güzellikte görünüyordu.
Bir süre daha gittiğimizde yol bitmişti. Akkonak Köyü'ndeki vatandaşlarımızdan
almış olduğumuz bilgilere göre bundan sonrasında yolumuza sık ağaçların
arasından geçen dar bir bir patikadan devam
edecektik. Bu patikayı bulduk ama bir süre sonra yolumuzu karıştırdık. Çünkü
bazı yönlere doğru birkaç sapak vardı. Bir süre değişik yönleri denedikten
sonra doğru yönü bulmuştuk. Sık orman arazisinin içinden Akkonak Köyü' nün doğu
yamaçlarına ulaştığımızda karşımıza köyün yemyeşil bir fon içinde dizilmiş
evleriyle başka bir manzarası çıktı. bizi köye
götürecek olan patikadan devam ederek girişe vardık. eski
bir hatıl evin yanından geçerek çeşme tarafından tekrar köye döndük.
Yolculuğumuzun bu bölümü 3 saat kadar sürmüştü. Çakraz' dan
itibaren de ortalama altı buçuk saat yol yürümüş oluyorduk ama gördüğümüz
tarifsiz güzellikler buna değmişti.
12 Haziran 2009
YAŞASIN TATİL!..

Öğrenciler karnelerini aldılar
2008 - 2009 Eğitim ve Öğretim Yılı dün sona erdi.
Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu öğrencileri bugün karnelerini alarak uzun
bir tatile başladılar. Karnesindeki notları iyi olan öğrenciler sevinç
çığlıkları atarken, umduğu gibi olmayanlarda da üzüntü hakimdi.
Bu arada son sınıf öğrencileri arasında da hüzünlü vedalaşmalar yaşandı.
11 Haziran 2009
OKULUMUZDA YIL SONU COŞKUSU
Bugün Aramızdaydılar
Her Zaman Kalbimizdeler
Sonsuz Teşekkürler...
Sizleri Çok Seviyoruz...
Okulumuzda her yıl geleneksel olarak yapılan yıl sonu töreni bugün, seçkin konuklar, öğrenci velileri ve
kalabalık bir halk topluluğunun katılımıyla gerçekleştirildi
Çakraz Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu' nun her yıl geleneksel
olarak gerçekleştirdiği yıl sonu töreni Amasra Kaymakamı
Hasan ÖZTÜRK, Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK, Çakrazşeyhler Köyü
Muhtarı Cengiz KOÇER ve ÇAKIROĞLU AİLESİ' nin değerli üyeleri Doğan ve Mine
ÇAKIROĞLU, Altan Perihan ÇAKIROĞLU, Beril ÇAKIROĞLU, Mustafa ve
MİNE MONUŞ' un katılımıyla gerçekleşti. Törene Öğrenci velileri ve
halktan da büyük katılım oldu. Bir şenlik havası içinde geçen törende
öğrencilerimiz çeşitli gösteriler sundular.
Tören Atatürk' ün manevi huzurunda yapılan 1 dakikalık saygı duruşu ve
Öğretmen Salih TİRYAKİ' nin yönetiminde söylenen İstiklal Marşı ile
başladı. Daha sonra Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU konuklara ve öğrencilere
hitaben bir konuşma yaparak gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkürlerini iletti.
Konuşmanın ardından ana sınıfı öğrencilerinden başlayarak tüm sınıfların
öğrencileri çeşitli oyunlar ve gösteriler sundular. Törenin en güzel
gösterilerinden biri özel kıyafetleriyle çok güzel bir halk oyunu sergileyen
okulumuzun folklor ekibinin gösterisi oldu.
Gösteri ve oyunlardan sonra törenin en heyecanlı bölümüne gelindi. Sınıf
birincileri, ikincileri ve üçüncülerinin açıklanması ve kendilerine
hediyelerinin verilmesine geldi. Sınıflarında dereceye giren öğrencilere
konuklar ve ÇAKIROĞLU AİLESİ tarafından çeşitli armağanlar verildi. 8/A
sınıfı birincisi Selin GÜRPINAR, ödülünü Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK' ün
elinden aldı. Sınıf ikincisi olan Nilüfer KANMAZ' ın Hediyesi ise Amasra
İlçe Milli Eğitim Müdürü Adan ÖZKÖK tarafından verildi. Sınıf
üçüncüsü olan Canan GİRGİN de hediyesini 8/A Sınıfı Öğretmeni Murat
KAZANCI' nın elinden aldı. Daha sonra diploma töreni yapıldı. Yine gruplar
halinde sahneye çağırılan 8/A sınıfı öğrencilerine konuklar Tarafından
diplomaları verildi. Diploma dağıtım töreninin ardından Mezun olan öğrenciler adına
8/A sınıfı öğrencisi İlayda IŞIK duygulu ve anlamlı bir konuşma yaptı. Ardından
Okul Birincisi olan 8/A sınıfı öğrencisi Selin GÜRPINAR' a Perihan ÇAKIROĞLU
tarafından hediyesi verildi.
Son olarak Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK tarafından Altan ve Doğan
ÇAKIROĞLU' na okulumuza yapmış oldukları olağanüstü katkılardan ötürü teşekkür
belgeleri verildi. Bu sırada kısa bir konuşma yapan Amasra Kaymakamı Hasan
ÖZTÜRK, Altan ve Doğan ÇAKIROĞLU' na ve onların şahsında ÇAKIROĞLU AİLESİ' ne teşekkür
etti. Konuşmasında, Sadece ÇAKIROĞLU AİLESİ' nin değil daha çok kişinin
eğitimimize bu tip katkılarını beklediklerini söyleyerek, bu şekilde eğitimde
verim ve kalitenin daha da ileri bir boyuta taşınabileceğini vurguladı. Bartın genelinde ve ilçemizde altyapı açısından birçok ile kıyasla
çok ileri bir seviyede olduklarını ve bunu daha da geliştirmek istediklerini
söyleyen Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK, İlköğretim süresinin 9 yıla çıkarılarak
ana sınıfının da zorunlu ve taşımalı eğitim kapsamına alındığının altını
çizerek kız öğrencilerin de okumasına büyük önem verdiklerini sözlerine ekledi.
"Her zaman söylediğim gibi; okumak isteyenin velisi de vasisi de
ben olacağım. Okumak isteyen fakat imkanları kısıtlı
olan tüm vatandaşların bana başvursun. Bütün imkanlarımızı kullanarak
okumalarını sağlayacağım." diyen Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK,Amasra ilçesinde görev yaptığı süre içinde birçok
kişiye bu imkanı sağladıklarını ve en son bu imkanlardan yararlanak
yüksek öğrenimini tamamlayan bir öğrencinin kendisini ziyarete geldiğini ve
bunun kendisinin çok mutlu ettiğini ve duygulandırdığını ifade etti.
Bunun ardından tören sona erdi ve konuklar Çakraz' dan ayrıldılar.
8/A
BİRİNCİLER
İKİNCİLER
ÜÇÜNCÜLER
Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK
Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK
8/A Sınıf Öğretmeni Murat Kazancı
Selin GÜRPINAR
Nilüfer KANMAZ
Canan GİRGİN
7/A
Doğan ÇAKIROĞLU
Mİne
ÇAKIROĞLU
Fen Bilgisi Öğretmeni Fatma AYDIN
Dilek ÖZDEMİR
Ergünay
ÖZDİLKURAL
Gizem YALÇIN
6/A
Altan
ÇAKIROĞLU
Perihan ÇAKIROĞLU
Beril ÇAKIROĞLU
Gizem TIRIŞ
Metehan ERGİN
Mehmet Ümit GÖKÇİMEN
5/A
Çiğdem
MONUŞ
Mustafa
MONUŞ
5/A Sınıf Öğretmeni Ebru FİLİZ
Erhan
GÜRPINAR
Rümeysa Betül
GÜNEY
Berk GİRGİN
4/A
3/A Sınıf Öğretmeni Hüseyin Kadir
YÜKSEL Emekli Öğretmen Hüseyin
DİLMEN
Müdür Yardımcısı Ayhan AKTURAN
Berkay BAYRAK
Melisa BAYKARA
Selma KURT
3 /A
k.jpg)
3/A Sınıfı Öğretmeni İlknur
ÖZPINAR Bilgisayar
Öğretmeni Perihan
CEYLAN
Emekli Öğretmen Fahri ÇINAR
Ozan
KALAFAT
Erkay
AZAKLI
Umut TIRIŞ
2/A
k.jpg)
2/A Sınıfı Öğretmeni Salih
TİRYAKİ Beden
Eğitimi Öğretmeni Murat KAZANCI Fen
Bilgisi Öğretmeni Fatma AYDIN
Tarık
ÖZDİLKURAL
Gökcan
GÖKSOY
Emirkan BALCI
1/A
k.jpg)
1/A Sınıfı Öğretmeni Tufan ÖZPINAR Beden Eğitimi
Öğretmeni Murat KAZANCI Okul
Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU
İpek
KAYA
Uğur GİRGİN
Eren CANER
9 Haziran 2009
VALİMİZ ÇAKRAZ' DA
Bartın Valisi Halil IŞIK beraberinde bürokratlardan oluşan
kalabalık bir heyetle Çakraz' ı ziyaret etti
Çakraz bugün tarihi günlerinden birini yaşadı. Bartın Valisi Halil Işık
beraberinde İl Genel Sekreteri İbrahim KAYIŞ, Amasra Kaymakamı Hasan
ÖZTÜRK ve bürokratlardan oluşan kalabalık bir heyetle Çakraz' ı ziyaret etti.Çakrazlıların yoğun ilgisi karşılaşan Bartın Valisi
Halil IŞIK önce ÇINARALTI Aile Çay bahçesi' nde Çakraz Turizm Çevre ve
Kalkındırma Derneği yöneticileri, Köy Muhtarları, esnaf ve vatandaşlarla bir
araya geldi. Burada önce bir konuşma yapan Bartın Valisi
Halil IŞIK, daha önce geldiği nde Çakraz'ın
sorunlarını dinlediğini, bu arada Dernek Yöneticilerinin ve sitemizin
yöneticisi Öğretmen Salih TİRYAKİ' nin Çakraz la ilgili olarak kendisine
sunduğu geniş çaplı raporlarla sorunlar hakkında daha da geniş bilgiler
edindiğini ve bunların çözümü için derhal çalışmalara başladıklarını ve
kendilerine iletilen sorunların büyük bölümünü hallettiklerini ve diğer
sorunların çözümü için de Başta Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK olmak üzere bütün
yöneticilerin çalıştıklarını ifade etti. Bu sırada söz alan Amasra
Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK de Çakraz'ın eskiyen su
şebekesinin ıslah edilmesi için bu sene olmazsa da gelecek sene KÖYDES PROJESİ
kapsamında ele alınacağını açıkladı.
Daha Sonra beraberindekilerle Çakraz' ın ünlü balık evi YAKAMOZ' a geçen Bartın
Valisi Halil IŞIK' a burada meyve ve geleneksel ünlü BALLI YOĞURT ikram edildi.
Bu sırada YAKAMOZ BALIK EVİ İşletmecisi Ramazan TIĞ konuklara Ballı yoğur ile
ilgili bilgiler verdi yoğurdun Makaracı köyünden özel tavalara hazırlatılarak
getirildiğinin belitti. Burada bir süre dinlendikten sonra heyet Çakraz'ın diğer ünlü işletmelerinden biri olan ÖZMENLER
OTEL' de düzenlenen yemeğe katıldı. Burada kendisine Ünlü Lezzet Ustası
BEYKOZLU KAMİL USTA' nın hepsi birbirinden ilginç ve lezzetli deniz
ürünlerinden oluşan muhteşem bir menü sunuldu.
BEYKOZLU KAMİL USTA' nın hazırladığı lezzetli menüde Çakraz' da şimdiye kadar
bilinmeyen birbirinden güzel yiyecekler yemeğe katılanlar tarafından çok
beğenildi. Menüde balık mücveri, torik kavurma,balık
böreği,pavurya bacağı,karides ve kaşarpeynirli kalamar güveç torik köfte
ve kalkan tandır vardı. Son olarak YAĞDA KIZARMIŞ DONDURMA yemeğe katılanlar
için tam bir sürpriz oldu.
ÖZMENLER OTEL' in işletmecisinden personeline kadar sunmuş oldukları
profesyonel hizmete hayran kalan Bartın Valisi Halil IŞIK ve beraberindekiler
İşletmeci Ali ÖZMEN' e teşekkürlerini belirttiler. Bartın Valisi HAlil IŞIK otelin şeref defterine de izlenimlerini yazarak
otel personelinin profesyonel bir anlayışla sunmuş oldukları hizmet için
takdirlerini belirtti. Şeref defterine yazmış olduğu yazıda ünlü lezzet
ustası BEYKOZLU KAMİL USTA' yı özellikle tebrik
eden IŞIK, Çakraz Turizm Çevre ve Kalkındırma Derneği' ni
de bu başarılı organizasyondan dolayı kutlayarak teşekkür etti ve
çalışmalarında başarılar diledi.
Yemek sırasında da Çakraz' ın sorunları ve çözüm yolları üzerinde karşılıklı ve
yararlı görüş alışverişinde bulunuldu. Bu arada Bartın Valisi Halil IŞIK' ın
verdiği en önemli mesaj, turizm konusunda ilçe ve il düzeyinde tüm işletmelerin
birbiriyle iş birliği içinde çeşitli etkinlikler düzenleyerek birbirlerine
destek olmalarını istedi. Bu konuda vermiş olduğu örnekte,Çakraz'
daki işletmelerin konuklarına doğa turizmi, mağara turizmi, Bartın İli' nin
diğer ilçelerine tarihi ve turistik mekanlarına geziler düzenlemeleri ve
aynı şekilde diğer ilçelerdeki işletmelerin de Çakraz' a benzer etkinlikler
düzenlemelerinin Bartın İli' nin topluca kalkınması için çok önemli bir
husus olduğunu belirtti.
Çöp sorununun çözümü için de çeşitli alternatiflerin denenmesi
gerektiğinin altını çizen Bartın Valisi Halil IŞIK bu konuda da muhtarlar,
işletmeler ve resmi kuruluşların ortak çaba sarf etmeleri, çeşitli görüşlerin
bir arada ele alınarak ortak kararlar alınıp uygulanmasının doğru olacağını
sözlerine ekledi.
Yemeğin bitiminden sonra Bartın Valisi Halil IŞIK, ilgililerle vedalaşarak
Çakraz' dan ayrıldı.
Valimizin Çakraz' dan ayrılmasından sonra Amasra
Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK ve Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan
ÖZKÖK' bir süre daha Çakraz' da kalarak dernek yöneticileri
ve muhtarlarla sohbet ettiler ve çay içtiler. Çay sohbetinin ardından Amasra
Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK ve Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK Amasra'
ya döndüler.
2 Haziran 2009
ESKİLER VE YENİLER BİR ARADA

Amasra'nın eski ve yeni İl Genel Meclisi üyeleri dün bir
aradaydılar
Çakraz dün çok güzel bir görüntüye şahit oldu. Önceki yıllarda Amasra' dan CHP İl Genel Meclisi Üyesi olarak görev yapan Mevlut İNCEREİS ile DSP ' den Eski İl Genel Meclisi Üyesi
Selahattin GÜRPINAR, yeni il genel meclisi Üyeleri CHP' li
Orhan ÇAÇA ve AKP' li Uğur TİMUR la bir araya
geldiler. Önceki yıllarda görev yapan meclis üyeleri geçmişte yaşadıkları
ilginç olayları anlatırken yeni üyelere de çeşitli tavsiyelerde bulundular. AKP
Amasra İL Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR ve CHP Amasra İl Genel Meclisi Üyesi
Orhan ÇAÇA da , iktidar ve muhalefet partilerinin
temsilcileri olarak Amasra, Çakraz ve Bartın için medeni bir işbirliği içinde
çalıştıklarını ve yöreye ve insanımıza ayrım yapmaksızın hizmet etmek istediklerini
belirttiler.
Benzer iş birliğinin Bölge milletvekilleri arasında da devam ettiğini Bartın ve
ilçeleriyle köylerinin gelişmesi için resmi ve sivil tüm kurum ve kuruluşlarla
iş birliği ve koordinasyon içinde çalışmaya devam ettiklerini sözlerine
eklediler.Yanlarına gelen bazı vatandaşlarla da sohbet eden
konuklar daha sonra Çakraz' dan ayrıldılar
30 Mayıs 2009
OKUL SOKAĞI ASFALTLANMASI TAMAMLANDI
Asfaltlama çalışmaları devam edecek
Çakraz' da dün başlayan asfaltlama çalışması devam ediyor. Bu sabahtan itibaren
yeniden çalışmaya başlayan asfaltlama ekibi, okulu ana caddeye bağlayan okul
sokağının asfalt çalışmalarının bitirdiler. Ekip daha sonra Ana caddenin kalan
kısmında çalışmalarını sürdürecek
29 Mayıs 2009
KANALİZASYON VE ALTYAPI PROJESİ SON AŞAMAYA GELDİ

Bartın Valisi Halil IŞIK
Proje dosyası Bartın Valisi Halil IŞIK tarafından
imzalanarak Ankara' ya gönderildi
Çakraz' ın yıllardır çözümlenemeyen en önemli sorunlarından bir olan
kanalizasyon ve alt yapı projesi gerçekleşme aşamasına geldi.AKP Amasra İl
Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR' dan aldığımız
bilgilere göre 3 Trilyon bedel biçilen projenin mali külfetinin yarısı İl Özel
İdaresi; diğer yarısı da Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanacak.
Önümüzdeki yaz sezonunun sona ermesinden hemen sonra başlanacağı bildirilen
proje Çakraz için çok büyük bir önem taşıyor.
ANA CADDE VE OKUL SOKAĞI ASFALTLA KAPLANIYOR
AKP İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR
Bugün başlayan asfalt yenileme çalışmasının 2 gün süreceği tahmin
ediliyor.
Yıllardır yama üstüne yama yapılarak görünümü iyice bozulan ana caddede bugün
asfalt yenileme çalışması başladı. Ana caddeye sıcak asfalt dökülerek devam
eden çalışma sırasında AKP İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR da çalışmaları
bizzat takip etti. Ana caddedeki yenileme çalışmasına ek olarak yıllardır
düzenlenemeyen okul sokağının da asfaltlanacağı öğrenildi.
28 Mayıs 2009
EL SANATLARI SERGİSİ AÇILDI
Açılışını Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK' ün yaptığı
sergiye katılım büyük oldu
AMASRA İLÇE MİLLİ EĞİTİM
MÜDÜRLÜĞÜ tarafından Amasra Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde her yıl olduğu
gibi bu yıl da açılmış olan EL SANATLARI KURSU öğrencileri, Kurs Öğretmenleri Sündüz TEZEL ve Fatma AKTAŞ' ın yönetim ve rehberlikleri
altında bütün yıl boyunca sürdürdükleri çalışmalarını bugün sergiledi. Sergide
geleneksel tel kırma işlerinden boyamaya, nakış işlerine kadar hepsi
birbirinden güzel çok sayıda el işi sergilendi.
Açılışı Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK tarafından yapılan sergiye
Amasra Halk Eğitimi Merkezi ve A.S.O. Müdür vekili Sema ENGİN, Amasra Mal
Müdürü Ayhan AYDAR, Amasra Müftüsü Şahin YILDIRIM, Amasra Nüfus Müdürü
Nizamettin ELİEYİOĞLU Amasra İlçe Tarım Müdürü Atilla Beyazıt, Amasra İlçe
Milli eğitim Şube Müdürleri Mehmet KAYRAK ve Erkan ÇETİN, muhtarlar, Amasra
Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Müdürü Yılmaz ÖZDAL, Şehit Ahmet Telli
İlköğretim Okulu Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU, öğretmenler, çevre köylerde
düzenlenen kurslardan gelen misafir öğrenciler, kurs öğrencileri ve Çakraz
halkı katıldı.Amasra Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK ' de
İldeki önemli bir toplantı sebebiyle törene katılamadığını belirten bir mesaj
göndererek kursiyerleri ve öğretmenlerini tebrik etti ve çalışmalarında
başarılar diledi
Atatürk ve Türk Büyükleri için yapılan Saygı duruşu ve İstiklal Marşından sonra
bir konuşma yapan Amasra Halk Eğitimi Ve A.S. O Müdür vekili Sema Engin Amasra
halk Eğitimi Merkezinin Çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Bunun ardından kursu bitirerek Belge almaya hak kazananların belgeleri, Başta
İlçe Milli eğitim Müdürü Adnan ÖZKÖK olmak üzere protokolde bulunanlar
tarafından sırayla verildi. Serginin açılış törenine Bartın Valisi Halil IŞIK
da bir mesaj göndererek tebriklerini bildirdi.
Daha sonra ÖZKÖK ve diğer konuklar ikinci kattaki sergi salonuna geçtiler.
Sergi salonunun girişinde açılış kurdelesini kesen Amasra İlçe Milli Eğitim
Müdürü Adnan ÖZKÖK kurs öğretmenlerini tebrik etti. Sergide hepsi
birbirinden güzel çok sayıda el işi örnekleri sergiyi gezenlerin büyük
beğenisini topladı. Konuklar Her örneği dikkatle inceleyerek hayranlıklarını
belirttiler. Bazı eserler hakkında bilgi aldılar.
Serginin gezilmesinden sonra konuklara kurs binası olarak kullanılan binada bir
ziyafet verildi. Daha sonra konuklar sahildeki çay bahçesinde çay içerek sohbet
eden konuklar sohbetin ardından da Çakraz' dan
ayrıldılar.
24 Mayıs 2009
KAYIP GENÇ ANTALYA' DA ORTAYA ÇIKTI
Şaban DURAN' ın arkadaş (veya arkadaşlarıyla) ailesine haber
vermeden Antalya' ya gittiği öğrenildi
Bir haftaya yakın bir süredir kayıp olduğu bildirilen ve hem ailesi, hem de
emniyet birimlerince aranmakta olan Çakrazboz Köyü' nden Şaban DURAN ANTALYA'
da ortaya çıktı. Antalya da güvenlik güçleri tarafından bulunan ve ailesine
haber verilen Şaban DURAN' ın Antalya'da kalmak istediği öğrenildi.
Şaban DURAN' ın bulunmasından sonra Ailesi, yakınları ve arkadaşları rahat bir
nefes aldılar
22 Mayıs 2009
ŞABAN DURAN
BEŞ GÜNDÜR KAYIP
Çakrazboz Köyü'nden Necdet DURAN' ın oğlu Şaban DURAN' dan beş gündür haber alınamıyor
Çakrazboz Köyü'nden Kaptan Necdet DURAN' ın Bartın Orman Fakültesinde okuyan
oğlu Şaban DURAN' ın beş gündür kayıp olduğu öğrenildi. En son BARTIN' da
çarşıda ablası tarafından görülen Şaban DURAN' dan
daha sonra haber alınamadı. Ailesi ve yakınları tarafından her yerde aranan
Şaban DURAN' ın izine rastlanmadı. Ailesi kendisini gören veya
tanıyanların haber vermesi için ilanlar bastırarak dağıtıyor. Bu ilanlar
Çakraz' da kahvelere de asıldı. İlanda kendisini görenlerin insanlık
adına 0533 627 64 02 numaralı telefonu aramaları rica edildi
KENDİSİNİ GÖREN VEYA TANIYANLARIN
155 POLİS 156 JANDARMA
VEYA
AŞAĞIDAKİ NUMARAYI ARAMALARI RİCA OLUNUR
0533 627 64 02
20 Mayıs 2009
TURLARIN BİRİ GİDİYOR BİRİ GELİYOR
Hafta arası olmasına rağmen turların Cakraz' a ilgisi kesilmedi
Hafta arası olduğu halde çeşitli gezi grupları Çakraz' a gelmeye devam ediyor.
Bugün de birçok tur otobüsü günübirlik ziyaret amacıyla Çakraz' a geldi.
Grupların bazıları serin havaya rağmen sahilde ve kumsalda gezinmeyi tercih
ederken bazı gruplar da balık yemeyi tercih ettiler.
19 Mayıs 2009
|
KUTSAL BİR IŞIK GİBİ TOPRAĞA DÜŞTÜ
TÜRKAN HOCAYA SAYGI
GÜNEŞ UFUKTAN ŞİMDİ DOĞAR |
|
NUR İÇİNDE YAT |
19 MAYIS ATATÜRK' Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI TÖRENLE KUTLANDI
Törende öğrenciler çeşitli gösteriler sundular
19 Mayıs Atatürk' ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı okulumuzda yapılan güzel bir
törenle kutlandı. Tören öğrencilerin Çakraz' içinde bando eşliğinde
yapmış olduğu yürüyüşten sonra okul bahçesinde halk ve öğrencilerin saygı
duruşu ve birlikte söylediği İstiklal Marşı ile başladı. Saygı duruşu ve
İstiklal Marşı' ndan önce Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU tarafından iki öğrenci
eşliğinde Atatürk Anıtı' na çelenk koyuldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı' nın
ardından Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU günün anlam ve önemini belirten bir konuşma
yaptı. Konuşmadan sonra öğrenciler çeşitli gösteriler sundular. Şiirler
okudular.
18 Mayıs 2009
ÇAKRAZ HAREKETLİ BİR HAFTA SONU GEÇİRDİ
Bugün daha çok gezi gruplarını ağırlayan
Çakraz' da hafta sonu bereketli geçti
Havanın ısınmasıyla birlikte Cakraz bu hafta sonu da
çok sayıda konuk ağırladı. Bugün daha çok günü birlik gelen gezi gruplarının
fazlalığı dikkati çekti. Bu grupların büyük bir kısmı ünlü balık evi YAKAMOZ'
da balık yedikten sonra sahildeki çay bahçelerinde vakit geçirdiler.
Konaklamalı olarak gelenler de pazar gününü denize girerek ve kumsalda
yürüyerek değerlendirdiler. Çakraz' ın harika doğası ve denizinin çok
beğendiklerini belirten konuklar ilk fırsatta yeniden gelmek istediklerini
sözlerine eklediler.
17 Mayıs 2009
ÇAKRAZ' DA DENİZ MEVSİMİ BAŞLADI
Dün bazı vatandaşlar saatlerce denize girdi
Sıcak ve günlük güneşlik bir hafta sonu geçirmekte olan Çakraz' da denize
girilmeye başlandı. Cuma günü akşamından itibaren çok sayıda gezi grubu
otobüslerle Çakraz' a geldiler. Bazıları günü birlik ,
bazıları da konaklamalı olarak gelen gezi gruplarından başka özel
otomobilleri ile gelenler de çoktu. Havanın ve denizin güzelliğine
dayanamayan birçok vatandaş saatlerce denize girdi ve kumsalda güneşlendi.
Çeşitli işletmelerde canlı müzik programları vardı
8 Mayıs 2009
BARTIN İL KÜLTÜR MÜDÜRÜ MEHMET ALTAŞ ÇAKRAZ' DA
Bartın İl Kültür Müdürü Mehmet ALTAŞ Çakraz' da
incelemelerde bulundu
Bartın İl Kültür Müdürü Mehmet ALTAŞ Çakraz'da incelemelerde bulunarak bazı
işletmecilerle görüştü. Çakraz'ın tanıtımı için
işletmelerin yetersiz kaldığını belirterek kendilerinin her türlü zeminde bu
konuda yardım ve destek verebileceklerini belirtti. sitemizin
yöneticisi Salih TİRYAKİ ile de görüşen Bartın İl Kültür Müdürü Mehmet ALTAŞ
Çakraz' ın doğal, kültürel sosyal ve turistik potansiyeli hakkında kendisinden
bilgi aldı. Çakraz'ın ve Çakraz' daki işletmecilerin
sorunlarını dinledi
Sitemizin yöneticisi Salih TİRYAKİ Çakraz' ın doğal, kültürel ve turistik
potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirterek bu potansiyelin geliştirilmesi
gerektiğini söyledi. Turizmin sadece deniz turizmi olarak
anlaşılması yüzünden sezonun kısa olduğunu ama doğa turizminin geliştirilmesi
ile sezonun en az on aylık bir süreye yayılabileceğini ifade eden Salih
TİRYAKİ, doğa yürüyüşü gruplarının dikkat ve ilgisi bu alana çekildiğinde
turizm sezonunun daha uzun olacağını ve bu şekilde doğa yürüyüşü etkinlikleri
için gelenlerin konaklamasından sahildeki işletmelerin, yürüyüş yolları
üzerindeki köylerde de köy ürünlerinin gelenlere satılmasından çevre köylerin
halkının da gelir sağlayabileceğini söyledi. Bu şekilde Çakraz' da
turizm geliri ve hareketliliğinin Çakraz çevresindeki tüm köylere
yayılabileceğini sözlerine ekleyen Salih TİRYAKİ, Çakraz ve çevresinde çok
güzel yürüyüş yollarının bulunduğunu sözlerine ekledi.
Bartın İl Kültür Müdürü Mehmet ALTAŞ da sitemizin yöneticisi Salih
TİRYAKİ' nın Çakraz' la ilgili fotoğraf ve bilgi arşivinden yararlanılarak
Çakraz' ı tanıtan bir broşür oluşturulabileceğini ve bu broşürün Türkiye genelindeki
tüm turizm şirketlerine ulaştırılabileceğini söyledi.
Dede Meşesi' nin Anıt Ağaç statüsüne alınarak korunması isteğine de olumlu
cevap veren Bartın İl Kültür Müdürü Bu konularla ilgili olarak sitemizin
yöneticisini Bartın'a davet etti.
Daha sonra İşletmeci ali ÖZMEN' in sahibi olduğu ÖZMENLER APART OTEL' de yemek
yiyen Bartın İl Kültür Müdürü Mehmet ALTAŞ ve beraberindekiler Çakraz' dan ayrılılar.
5 Mayıs 2009
OKULUMUZUN ÖĞRENCİLERİ BAŞARIYA DOYMUYOR
İlçemizdeki ilköğretim okulları arasında düzenlenen proje
yarışmasında İki dalda Ergünay ÖZDİLKURAL, Tuğçe KAYA ve Berfin GÜL isimli
öğrencilerimiz birinci oldu.
Geçtiğimiz hafta okulumuzun eğitim kalitesinin başarısı bir kez daha
perçinlendi. Amasra İlçesindeki ilköğretim okulları arasında düzenlenen proje
yarışmasında sosyal Bilgiler dalında okulumuzun 8 /A sınıfı öğrencisi Ergünay ÖZDİLKURAL kendi hazırladığı " COĞRAFİ
KEŞİFLER" isimli projesi ile ve 6/A sınıfı
öğrencilerinden Berfin GÜL ile Tuğçe KAYA' nın beraber hazırladıkları Matematik
dalındaki " GÜNLÜK HAYATTA MATEMATİĞİ KULLANIYORUM" isimli proje
birinci seçildi.
Sosyal Bilgiler dalında Öğretmen Nilüfer ERGİN' in r ve Matematik dalında
Öğretmen Fatma AHİ' nin rehberliğinde yarışmaya katılan öğrencilerimizin
başarısı Çakraz' da büyük sevinç yarattı
ÖĞRENCİLERİMİZİN BİR BAŞARISI DAHA
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı
tarafından Bartın genelinde düzenlenen şiir yarışmasında okulumuzun 8/A Sınıfı
Öğrencisi Canan GİRGİN İl birincisi oldu
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı tarafından ilköğretim okulları
arasında düzenlenen Şiir yarışmasına okulumuz adına katılan 8/A Sınıfı
Öğrencisi Nurdan GİRGİN yazmış olduğu " BU ÜLKE SANA EMANET" isimli
şiiri ile birincilik kazandı.
OKULUMUZUN BİR ÖĞRENCİSİ ŞİİR YARIŞMASINDA ÜÇÜNCÜ OLDU
Amasra İlçe Milli eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir
yarışmasında okulumuzun 8/A öğrencisi İlayda IŞIK üçüncülüğü elde etti
Amasra İlçe Milli eğitim Müdürlüğü tarafından ilçemizdeki 23 Nisan ulusal
Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ilköğretim okulları arasında düzenlenen
şiir yarışmasında okulumuzun 8/A sınıfı Öğrencisi İlayda IŞIK üçüncülüğü
kazanarak okulumuzun başarılarına yeni bir başarı ekledi.
3 Mayıs 2009
ÇAKRAZ' DA TURİZM HAREKETLİLİĞİ BAŞLADI
1 Mayıs İşçi Bayramı tatili hafta sonu tatili ile birleşince
Türkiye' nin değişik yerlerinden vatandaşlar Çakraz' a akın etti
1 Mayıs İşçi Bayramı ile hafta sonu tatilinin birleşmesini fırsat bilen
vatandaşlar Çakraz' a akın etti. Havanın zaman zaman
kapanması ve hafif yağmur olmasına rağmen Çakraz' da bütün oteller doldu. Günü
birlik ve gecelik konaklamalı çok sayıda tur grubunun yanı sıra özel
otomobilleriyle gelenler de Çakraz' da büyük bir turizm hareketliliği
oluşturdular. Bazı işletmeler müşterilerine canlı müzik programları sundular.
Geçen hafta sonundan beri devam eden bu turizm hareketliliği bu hafta sonu
zirveye ulaştı.. Geçen yılın aynı ayında bu kadar
hareketlilik görülmediğini ifade eden vatandaşlar bunda web sitemizin Çakraz ve
çevresinin tanıtımındaki büyük etkisinin olmasından kaynaklandığını tahmin
ettiklerini belirttiler.
25 Nisan 2009
SELAHATTİN GÜRPINAR HELSİNKİ' DEN DÖNDÜ
AVRUPA BİRLİĞİ proje etkinliklerinden "Kırsal Bölgelerde
Sivil ve Sosyal İşbirliğiyle Kimlik Oluşturulması" adlı proje kapsamında
çeşitli etkinliklere katılmak üzere Helsinki' ye giden Eski İl Genel Meclisi
Üyesi Selahattin GÜRPINAR Finlandiya'da çeşitli toplantılara katıldı
AB projelerinin proje
etkinliklerinden olan ve Almanya'nın Kabelskatal
Belediyesi'nin koordinatörlüğünde uygulanan; Bartın Valiliği'nin de ortağı
olduğu "Kırsal Bölgelerde Sivil ve Sosyal İşbirliğiyle Kimlik
Oluşturulması" adlı proje kapsamında Çakraz Turizm Çevre ve Kalkındırma
Derneği adına Helsinki' ye giden heyette yer alan Eski İl Genel Meclisi Üyesi
Selahattin GÜRPINAR, Finlandiya'nın başkenti Helsinki' de birçok etkinliğe
katıldıktan sonra Türkiye' ye döndü.
Amacı Kırsal Bölgelerde bulunan üçüncü sektör organizasyonlarının
kapasitelerini geliştirerek kimlik oluşturulmasına katkıda bulunmak olan ve
Almanya (Leipzig), Türkiye (Bartın), Finlandiya (Hesinki)
ve Fransa'dan (Reunion Island) çeşitli kamu ve sivil
toplum kuruluşların yer aldığı konsorsiyum tarafından
gerçekleştirilmekte olan projeye Bartın Vali Yardımcıları Ali AKÇA ve Türker
ÖKSÜZ refakatinde İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Ahmet KUTLUHAN, İl Çevre
ve Orman Müdürü Zeki ŞALTU, Valilik AB Projeleri Sorumlusu Simten
BİRSÖZ, Bartın Kadınlar Dayanışma Derneği'ni temsilen Avukat Göknur GÜNKIZILI, Kurucaşile Ekolojik Turizm ve Ekolojik
Tarım Derneği Başkanı Bünyamin ACINAL ile Çakraz
Turizm Çevre ve Kalkındırma Derneği adına Selahattin Gürpınar katıldı.
Helsinki'de çeşitli görüşme, ziyaret ve seminerlere katılan ve incelemelerde
bulunan Selahattin GÜRPINAR, bu çalışmanın kendileri için çok yararlı olduğunu
belirtti.
Söz konusu proje Özel amaçları yerel mirası korumakla yükümlü ve Sosyal ve
kültürel faaliyetlerde bulunan diğer kurumların desteklenmesi ve
canlandırılması, 3. sektör organizasyonlarının etkili yönetim, finansman
kaynakları, ağ kurma ve gönüllü çekme konularında desteklenmesi, toplumu
gönüllü çalışma yönünde motive etme ve kültürler arası yeterlilikler
kazandırmak, bölgesel planlama ve kalkınma (doğa parkları, sportif aktiviteler,
kültürel faaliyetler, turist çekme vb.) konularında stratejiler
geliştirmek, kırsal alanları çekici kılarak daha büyük şehirlerdeki
kişilerin rekreasyon için bu bölgeleri ziyaret
etmeleri, kültürel mirasın korunması ve yaşatılması, ortaklar arasında
gerçekleşecek olan deneyim alışverişi iyi uygulamalar raporunun ve sosyal
içerme ve farklı konularda eğitimleri içeriyor. 2009 Yılının Ekim ayında
Fransa'nın Reunion Adasında gerçekleşecek olan
görüşmelerin ardından Uluslararası Konsorsiyumun 2010 Haziran ayı başlarında
Bartın'ı ziyaret etmeleriyle 3. Sektör Kılavuzunun ortaya çıkması ve projenin
tamamlanması hedefleniyor.
24 Nisan 2009
ESKİ ÖĞRETMENLERİMİZDEN CENGİZ BÜYÜKADIGÜZEL YILLAR SONRA ÇAKRAZ' DA

1975-1976 yılları arasında okulumuzda görev yapmış olan Cengiz BÜYÜKADIGÜZEL 33 yıl sonra Çakraz' ı ziyaret etti.
1975-1976 yılları arasında Çakraz2 da görev yapan öğretmenlerimizden Cengiz BÜYÜKADIGÜZEL geçtiğimiz gün Çakraz' daydı. 33 yıl sonra geldiği Çakraz ın çok değiştiğini ifade eden BÜYÜKADIGÜZEL burada eski dostlarıyla da hasret giderdi. Okulumuzdan yıllar önce emekliye ayrılan hizmetli Halit SANCAK tarafından ağırlanan Cengiz Öğretmen okul ve Çakraz' la ilgili anılarını anlattı.2000 yılında emekli olduğunu söyleyen BÜYÜKADIGÜZEL daha sonra Hukuk fakültesini bitirerek avukatlığa başladığını ve Konya Kadınhanı İlçesi'nde avukatlık yaptığını anlattı. Dün erken saatlerde Çakraz' dan ayrılan öğretmenimiz memleketine döndü.
23 Nisan 2009
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLANDI
Yağışlı hava yüzünden okulun salonunda yapılan kutlama da
öğrenciler çeşitli gösteriler sundular.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Okulumuzda yapılan bir törenle
kutlandı. Olumsuz hava şartları ve yağış yüzünden bu yıl ki tören okulun
girişindeki salonda yapıldı. Tören sırasında öğrenciler konuşmalar yaptılar,
şiirler okudular ve çeşitli gösteriler sundular. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı
ile başlayan törende önce Okul Müdürü Veysel ÇİMKEOĞLU günün anlam ve önemine
değinen bir konuşma yaptı. Daha sonra öğrencilerin gösteri ve sunumları
başladı. Hepsi birbirinden güzel etkinliklerin sergilendiği törende okulumuzun
ana sınıfı öğrencileri gösterileriyle göz doldurdu ve büyük bir beğeni topladı.
Koro ve tiyatro gösterilerinden sonra tören sona erdi.
18 Nisan 2009
ÇAKRAZ BUGÜN DEĞERLİ KONUKLARINI AĞIRLADI
Amasra Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi' tarafından her yıl
düzenlenen geleneksel DOĞA YÜRÜYÜŞÜ ETKİNLİĞİ bugün
gerçekleştirildi.
Amasra Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi tarafından her yıl geleneksel olarak
düzenlenmekte olan Turizm Haftası Etkinlikleri çerçevesinde düzenlen doğa
yürüyüşü bugün gerçekleştirildi. Doğa yürüyüşüne Başta Amasra
Kaymakamı Hasan ÖZTÜRK olmak üzere, Amasra İlçe Milli Eğitim Müdürü Adnan
ÖZKÖK, Amasra Akaryakıt Depo Komutanı Makine Üsteğmen Levent TOKSÖZ, AKP Amasra
İl Genel Meclisi Üyesi Uğur TİMUR, Ziraat Bankası Amasra Şubesi Müdürü Füsun
Öz, Amasra Müzesi Müdür Vekili Yeşim OZAN, CHP Amasra İlçe Başkanı Bora IŞIKAL
Amasra Atatürkçü Düşünce Derneği Yöneticileri ve çok sayıda kişi katıldı.
Amasra Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Müdür Yardımcısı Yılmaz ÖZDAL' ın
organizasyonu ve YEŞİL ÇAKRAZ Web Sitesi' nin yöneticisi Salih TİRYAKİ'
nin rehberliğinde yapılan yürüyüş sabah saat 11.00 sıralarında Çakraz' dan başladı.Araçlarla Şenyurt Köyü' ne bağlı GÖÇEBE
Mahallesine kadar giden yürüyüş grubu, burada Araçlarını bırakarak şelaleler ve
Eski değirmene giden yürüyüş yolunda yürüyüşe başladılar.Yaklaşık 40 dakika
kadar süren bier yürüyüşün sonunda MANGIR'IN
DEĞİRMENİ adıyla bilinen eski değirmene varıldı. Burada kısa bir süre
dinlenildikten sonra Değirmenin üst tarafından şelalenin bulunduğu yere
gelindi. Şelalenin ve doğanın güzelliğinden çok etkilenen konuklar bir süre
burada dinlendikten sonra, yine aynı yoldan geriye dönerek araçlarla Çakraz' a
döndüler.
Yaklaşık iki buçuk saat süren yürüyüşten sonra Çakraz' da konuklara Amasra
Otelcilik ve Turizm Lisesi tarafından mangalda köfte, tavuk ve salatadan oluşan
bir yemek verildi. Bu arada Amasra CHP İl Genel Meclisi Üyesi Orhan ÇAÇA ve beraberindekiler da Çakraz' a geldiler. CHP heyeti
misafirlere Çikolata ikram ederken Ali Obası Muhtarı ve YAKAMOZ BALIK EVİ
İşletmecisi Ramazan TIĞ da konuklara Baklava ikram etti.
Bir süre dinlenen ve Çay içerek sohbet eden konuklar daha sonra Çakraz' dan ayrıldılar.
Doğa yürüyüşünden büyük zevk aldıklarını ve Çakraz' da gördükleri ilgiden çok
memnun olduklarını ifade eden konuklar en kısa zamanda benzer yürüyüşler için
Çakraz' a gelmek istediklerini sözlerine eklediler.
17 Nisan 2009
ÇAKRAZ' DA DOĞA YÜRÜYÜŞÜ ETKİNLİĞİ
Turizm haftası etkinlikleri içerisinde Amasra Turizm ve Otelcilik
Meslek Lisesi' tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen DOĞA YÜRÜYÜŞÜ
ETKİNLİĞİ bu yıl Çakraz' da Gerçekleştirilecek
Amasra Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi tarafından her yıl geleneksel olarak
düzenlenmekte olan Turizm Haftası Etkinlikleri çerçevesinde yapılan doğa
yürüyüşü etkinliği bu yıl Çakraz' da gerçekleştirilecek. Amasra' dan çok sayıda katılımcının geleceği doğa yürüyüşü sabah
saat 10.30 sıralarında başlayacak.
Yürüyüş rehberliğini sitemizin yöneticisi Salih Tiryaki' nin yapacağı ve Göçebe
Köyü Değirmen Parkuru'nda gerçekleştirilecek olan doğa yürüyüşü etkinliğinin
ardından Çakraz' da katılımcılara yiyecek ikramı yapılacak .
16 Nisan 2009
ÇAKRAZ' DA KONFERANS
Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle Çakraz' da" İslam'da Kadın
Hakları" konulu bir konferans verildi.
Amasra İlçe Müftülüğü tarafından düzenlenen ve yürütülen KUTLU DOĞUM HAFTASI
etkinliklerinden biri de Çakraz' da düzenlendi.S.K.K
Öğretmeni Hatice AKYÜZ tarafından verilen Konferans ilgiyle karşılandı.
Konferansa Çakraz ve çevre köylerden gelen çok sayıda kadın katıldı. konferansın ardından dinleyicilere yemek ikram edildi.
14 Nisan 2009
ÇAKRAZ' DA İKİNCİ ECZANE
Eczacı Buse KAYA' nın işleteceği
eczanenin açılışı yapıldı.
Geçtiğimiz hafta Çakraz' da ikinci bir eczane açıldı. Bartınlı Eczacı Buse KAYA
tarafından işletilecek olan eczanenin açılışı geçtiğimiz hafta yapıldı.
Eczanenin açılışına vatandaşlar katıldı. Çok sayıda kurum ve kuruştan da
çelenkler gönderildi. Eczane,daha önce kahvehane
işletilen Paşaoğlu Rıza' nın kapattığı iş yerinde
açıldı. Eczanede Eczacı Buse KAYA ile birlikte 3 yardımcı da görev yapıyor.
Kendisiyle konuştuğumuz Eczacı Buse KAYA Çakraz' da eczane açmaktan dolayı
mutlu olduklarını ve günün her saatinde Çakrazlıların tüm sorunlarını çözmeye
çalışacaklarını belirtti.
Biz YEŞİL ÇAKRAZ olarak Eczacı Buse KAYA' ya Başarılar diliyoruz.
8 Şubat 2009
BAHAR GİBİ GÜNLER BİTTİ
Çakraz yine yağışlı havanın etkisine girdi
Yaklaşık olarak 10 gündür devam eden bahar havası yerini serin ve yağışlı bir
havaya bıraktı. Çakraz' da öğlen saatlerinden itibaren hafif yağış başladı.
Meteorolojiden elde edilen bilgilere göre önümüzdeki hafta boyunca Çakraz
çok bulutlu ve yağmurlu bir havanın etkisinde kalacak.
Bugün tek tük de olsa İstanbul ve Ankara' 'dan
gelenler oldu. Sahilde çay içen ve kumda gezinene misafirler daha sonra Çakraz'
dan ayrıldılar
6 Şubat 2009
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ;
Çakraz Eskiden Böyleydi
Fotoğrafın alındığı kaynak: Ahmet GÜRPINAR
Yıl 1962 veya 1965
Şair demiş ki: " Geçmiş zaman olur ki: hayali
cihana değer" .. Bugün sizleri geçmişe götürmek istedik. Çakraz' ın 45 veya 47 yıl
öncelerine..İşte size o günlerin Çakraz' ı. Sahildeki
beton yığınları yok. Tertemiz, geniş bir kum, pırıl pırıl
bir deniz ve yapım ı süren ahşap tekneler....Sahilde,
bugünkü gibi insanın içine sıkıntı veren ruhsuz beton yığınları yok..
Resimde görülenleri sağdan sola açıklayalım. En sağda uzakta Çakraz' ın ilk
oteli " ÇAKRAZ PALAS".Aslan Bey' in oteli. Otelin hemen sağ yanında
çay bahçesi görülüyor.Otelin hemen arkasında çatısı ve
üst kat pencereleri görülen ev Aslan Bey' in evi. Merhum Cavit Amca' nın da bir
zamanlar oturduğu ev. Her ikisi de bugün metruk bir durumda. Biraz daha beriye
gelelim. Otelin berisinde küçük bir köy evi. Bu da Alaattin KAYA' nın Halası Mükerrrem
Abla' nın evi. Hemen arada bir boşluk var. Burası da bugünkü UMUT OTEL;
ALAADDİN OTEL ve DENİZ OTEL' in bulunduğu yer. Onun berisinde Mustafa Reis'in
(YALÇIN)evi, onun berisinde küçük bir boşluk daha ve sonra Alay
Ahmet' in evi görülüyor.( Burada şimdi Karadeniz Pide salonu var). Alay
Ahmet' in evine bitişik Şaban Ağa' nın evi. (Burada da şimdi bir
kahvehane var) ve onun berisinde de Sefer Aga (Sefer ÇINAR) ın evi. Burası da şimdi Fahri'nin Kahve olarak bilinen kahvehane. Bunun
solu yani berisindeki boşlukta bugün PASHA MOTEL ve HUZUR OTEL var. Biraz daha
beride bugünkü SAHİL MOTEL' in bulunduğu yer. O zaman orada hem gemi yapımında
çalışan işçilerin kaldığı bir barınma yeri, hem de bir mağaza var. Özmenlerin
yeri.
Kumsalda görünenlere gelince.ortada yapımı süren bir
ahşap tekne ve onun solunda ancak dikkatle bakıldığında fark edilebilecek olan
bir başka ahşap geminin taban kısmı yeni konulmuş. Bu iki teknenin isimlerini
sorduğumuzda değişik cevaplar aldık. ama sonunda anlaşıldı ki; bu tekneler
Cumalılar' ın BANGOĞLU ve BATI KARADENİZ isimli gemileri olabilir.Yapımı
süren teknenin etrafında briket blokları dizilmiş.O zamanlar Çakraz' da briket
kesenler Tahsin, Mehmet ve Hasan Özmenler ve muhtemelen bunlar onların kestiği
briketler. Resmin solunda, dere üzerindeki eski ahşap köprü de görülüyor.
Cami görülmüyor. Çünkü o zaman yıkıkmış. muhtemelen inşaat halindeydi.arkada
Merhum YAZICIOĞLU' nun o zamanlar işlettiği otelin teras katı yani yazlık
kısmı. Bu bina bugünkü Gürpınar MARKET' in karşısında, köşedeki bina. Halen
burası pansiyon olarak kullanılıyor ve altında da elektrikçi Selahattin GÜNENÇ'
in küçük dükkanı, Avaralı kasap ve Berber Serkan
ÖZDİLKURAL' ın dükkanı var.
Bu resim Mehmet GÜRPINAR' ın ifadesine göre 1965 yılına ait. Yozgat Akdağmadeni
İlçesi' nden Teğmen Ali KAYALAR tarafından bugünkü Yakamoz Balık Evi' nin
bulunduğu yerden çekilmiş.Bu kişi yine Mehmet
GÜRPINAR' ın ifadesine göre onun askerlik yaptığı yerdeki komutanı ve onu
ziyarete geldiğinde çekilmiş. Resmin sağında görülen çam ağacı da bugün gövdesi
YAKAMOZ BALIK EVİ' nin içinde olup balık evinin çatısından dalları dışarı çıkan
çam ağacı.
Fotoğrafın
alındığı Kaynak: Turan KAYA
Yıl 1979
Bu fotoğraf da 1979 yılına ait ve o yıl Çakraz' ın görünüşü. Bir
kartpostal resmi. Turan KAYA tarafından o zaman 5.000 tane bastırılmış
ve gelen turistlere satılıyormuş. Fotoğraf muhtemelen Basri
GÜZEL (FOTO SARAY) tarafından çekilmiş. pek ciddi bir
değişiklik yok. Yalnız bazı binalar ağaçların arkasında kalmış. Dikkat çeken
şey, aslan Bey' in otelinin ilerisinden itibaren KAYAALTI' na kadar olan sahil
kesimi bomboş ve eskilerin ifadesine göre mısır ekim yerleriymiş.
ÖNEMLİ RİCA
Bu resimler hakkında yapılan
açıklamalardaki bilgilerde yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız ve düzeltilmesi ya
da eklenmesi gereken bilgiler varsa lütfen ziyaretçi sayfamıza veya aşağıdaki
mail adresimize yazınız.
Ayrıca.
Elinde bu tip resimlerden olanlar
varsa iade edilmek şartıyla bize gönderin ve sizi kaynak göstererek
yayınlayalım.
Bu şekilde Çakraz' ın geçmişi
hakkındaki merak edilen soruların cevaplarına ulaşalım
30 Ocak 2009
ÇAKRAZ TURİZM ÇEVRE VE KALKINDIRMA DERNEĞİ TEMSİLCİSİ VE MUHTARLARDAN OLUŞAN BİR HEYET BARTIN VALİSİ HALİL IŞIK’ A BİR NEZAKET ZİYARETİNDE BULUNDU.
Ziyaret sırasında heyet üyeleri Vali Halil IŞIK’ a Çakraz ve sorunları ile ilgili bilgi verdiler
Çakraz Turizm Çevre ve Kalkındırma Dermeği temsilcisi ve Muhtarlardan oluşan bir heyet 28 Ocak 2009 Çarşamba günü Bartın Valiliği’ giderek göreve yeni başlamış olan Vali’ mize bir nezaket ziyaretinde bulundular.
Çakrazşeyhler Muhtarı Cengiz KOÇER, Hatipköy Muhtarı Hüseyin SAKA, Çakrazova Köyü Muhtarı Bahattin DİLDAL, Şenyurt Köyü Muhtarı Ertan GÜRGÜN ve Çakraz Turizm, Çevre ve Kalkındırma Derneği Temsilcisi olarak Eski Encümen Üyesi Selahattin GÜRPINAR’ dan oluşan heyet Bartın Valisi Halil Işık tarafından İl Genel Meclisi Salonu’nda kabul edildiler. Bartın Valisi Halil IŞIK’ a hoş geldiniz diyerek yeni görevinde başarılar dileyen heyet üyeleri Çakraz’ın çeşitli sorunları hakkında da bilgi verdiler.
Heyet üyelerinden Eski İl Genel Meclisi Üyesi Selahattin GÜRPINAR’ dan almış olduğumuz bilgilere göre, heyet üyeleri Bartın Valisi Halil IŞIK, Özel İdare Genel Sekreteri ve diğer encümen üyeleri tarafından yakın ilgiyle karşılandılar.
Ziyaret sırasında söz alan Eski İl Genel Meclisi Üyesi ve Çakraz Turizm, Çevre ve Güzelleştirme Derneği Temsilcisi Selahattin GÜRPINAR, “Çakraz’ ın ne kasaba olabildiğini, ne de köy olarak kalabildiğini” söyledi.
Selahattin GÜRPINAR “Bu haliyle Çakraz’ ın yönetilmesinin zor olduğunu ve sorunların çözümü için sığınılacak yegâne yerin Valilik ve İl Genel Meclisi ve Özel İdare Müdürlüğü olduğunu” sözlerine ekledi.
Bartın Valisi Halil IŞIK, İl Özel İdare Müdürlüğü ve İl Genel Meclisi üyelerinin Çakraz’ ın sorunlarının çözümü için yardım dileklerini de ifade eden heyet üyeleri daha sonra Valilikten ayrıldılar.
Görüşüne başvurduğumuz Eski İl Genel Meclisi Üyesi Selahattin GÜRPINAR ve köy muhtarları, valimizin Çakraz’ ın sorunlarının çözümü ile ilgili yaklaşımını olumlu bulduklarını ve kendisinin hem Bartın hem de Çakraz için bir şans olduğunu belirttiler.
28 Ocak 2009
ÇAKRAZ' DA BİR "MEMATİ"
Yaşayan Bir Tarih

Yazının başlığını okuyunca
hepinizin aklına ünlü dizi KURTLAR VADİSİ dizisinin karakter oyuncusu MEMATİ
gelebilir. Ama şimdi size tanıtacağımız MEMATİ bu değil ve kendisinin hem
fiziki hem de karakter olarak dizideki mafya karakteri ile hiç mi hiç ilgisi
yok.
Asıl adı İbrahim MENEKŞE. Ama aile lakapları MEMATİ olarak geçiyor. Ailesi Anne
tarafından Rize' de Başbakanımızın köyü Güneysu' ya baba tarafından da kökleri
yine Rize'nin Gündoğdu nahiyesine dayanıyor. Ancak
kendisi İstanbul' da doğmuş. Ailesi atadan dededen balıkçı...İlk
gördüğünüzde 65 veya 70 yaşları civarında sanıyorsunuz. Ama 90 yaşını geçtiğini
öğrenince ilk şaşkınlığınızı yaşıyorsunuz. Şu anda Türkiye' de yaşayan en
eski balıkçılardan diyebiliriz. Bir asra merdiven dayamış
olan ömrüne sığan nice hatıralar var. Kendisine yaşayan bir tarih
demek sanırız ki en doğru ifade olacak. Yine kendisini ilk
gördüğümüzde aklımıza hemen şu soru geliyor: "Acaba hangi Türk
romanının sayfalarından dışarı çıkmış?"
Çakraz' la olan ilgisine gelince...
Bartın, Amasra, Çakraz, Kurucaşile, Cide kısacası tüm Batı Karadeniz' de
kendisini tanımayan pek az kimse var. Buralarda MEMATİ KAPTAN (Halk
şivesiyle "MAMATI KAPTAN") olarak tanınıyor. Denizcilik ve balıkçılık
yaptığı yıllar boyunca tüm Karadeniz kıyılarından olduğu gibi Çakraz' dan da birçok
kişi tayfa olarak yanında çalışmış. Kendisinin Çakraz' la ilgisi
Kendisiyle sohbete başladığımızda, 90 yaşını geçmiş olmasına rağmen berrak bir
zihinle zaman zaman en ince ayrıntılara da girerek
yılların hatıralarını anlatıyor. Hiç bozulmamış ve abartılı olmayan gerçek bir
Doğu Karadeniz şivesiyle konuşuyor. Balıkçılığa ne zaman başladığını soruyoruz.
" İlk mektebi bitirdikten sonra. " diyor. ve Cumhuriyetten önceki mekteplerden birinde okumuş. "
Eski mektepler başkaydı. " diyor. Her sabah okula başlarken derse girmeden
önce "PADİŞAHIM ÇOK YAŞA" diye bağırdıklarını anlatıyor ve şimdiki
okullarla o zaman ki okullar arasındaki farkı kendine özgü cümlelerle ifade
ediyor. Atatürk' ün özellikle eğitim alanında yapmış olduğu inkılapların
kıymetinin mutlaka bilinmesini özellikle vurguluyor.
Kendisi şu anda İstanbul SARIYER ' de yaşıyor. İşlerinin büyük bölümünü
torunlarına devretmiş. Şu anda dalyancılık yapıyorlar. Rumeli Feneri, Bağlaraltı, Filburnu, Beykoz, Marmaloz dalyanlarını işletiyorlar.Torunu
Mustafa KILINÇ dedesinin Çakraz' da 27 metrelik ve o zamanlarda Türkiye' nin en
büyük ahşap teknesini yaptırmış olduğunu ekliyor. (Bu arada eklememiz gerekir
ki Torun Mustafa KILINÇ Türkiye' de "SON DALYANCI" olarak
tanınıyor.) Çakraz' da inşa edilmiş olan bu teknenin yapımında kimler
çalışmamış ki...O günlerde kendisine en büyük
yardımcısının Aliobası Köyü'nden Mehmet BAŞARAN olduğunu söylüyor. Mehmet
BAŞARAN' a soruyoruz. O yıllarda dağdan tekne yapımında kullanılan
meşeleri kendisinin getirdiğini söylüyor ve zorluklarını anlatıyor. Üstelik bu
teknenin yapıldığı yıllarda elektrik olmadığı için tamamen klasik marangozluk
araçları olan testere, keser, çekiç, balta gibi araçlar kullanıldığını
anlatıyor.
MEMATİ KAPTAN, eskiden dalyanlardaki balık bolluğundan ve çeşitliliğinden
bahsederken, o yıllarda özellikle Beykoz Dalyanı'nda kılıç balığı orkinos gibi
balıklar tutulduğunu fakat artık bunların kalmadığını, şimdi ise istavrit, çinekop, çipura gümüş balığı gibi balıkların
kaldığını anlatıyor.
Tam bu sırada sözünü kesip "Peki" diyoruz, " Karadeniz' de balık
neslinin tükenmesi ve birçok balık türünün kaybolmasının sebebi sizce
nedir?" kendine özgü şivesiyle, "Ha pu SONAR
vardur ya.." diyor,
"Pu radarlar paluğu kaçiriyi. Paluk bir yerde durmayu." ve devam ediyor. "Büyük teknelerin çok
ağır radarları var balığı kaçırıyor."
1930'lu veya
Yazının başında demiştik ki kendisi canlı tarih. Amcası' nın mütareke
yıllarındaki İstanbul' un işgal altında olduğu günlerde İngiliz işgal subayı
ile ilgili bir anısını anlattı bize.
İngilizler, İstanbul'un işgali sırasında bunların yaşadığı köyü de işgal
ederler. İşgali yöneten İngiliz subayı, yanındaki tercümanla birlikte gelerek Memati Kaptan' ın amcası Memiş' i
yanlarına alarak yüksek bir yere çıkarırlar. İngiliz subayı Memiş'
in şakağına silahını dayayarak; " Köylülere söyle, herkes
silahını bize teslim etsin. yoksa seni
vuracağım." der. Buna rağmen Memiş Kaptan,
" Ey ahali. Sakın silahlarınızı teslim etmeyin. Gömün. Bulara silahlarınız
vermeyin" diye bağırır. İngiliz komutan anlamaz ama yanındaki tercüman Memiş Kaptan' ın sözlerini kendisine tercüme edince öyle
kızar ki, hemen Memiş kaptanı köyün yakınındaki bir
uçurumun başına getirip oradan aşağı atmak ister. Ancak bu arada başka bir
İngiliz subayı gelerek bunu engeller.Böylece Memiş Kaptan' ın da hayatı kurtulur. Bu olaydan sonra Memati Kaptanın Amcası olan Memiş'
in lakabı "İNGİLİZ MEMİŞ" olarak kalır.
Sohbetimiz uzadıkça uzuyor ama tabii ki artık bitme zamanı. Alay Motel' in
lokantasında başlayan sohbetimiz esprilerle sona eriyor. Sohbetin tadı
damağımızda kalmış durumda kendisiyle vedalaşarak ayrılıyoruz.
27 Ocak 2009
EL SANATLARI KURSU BAŞARIYLA DEVAM
EDİYOR
Çakrazşeyhler ve Çakrazovalı Bayanlara Yönelik Kursta Hepsi Birbirinden
Güzel Eserler Ortaya Çıkıyor

AMASRA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ tarafından Amasra Halk Eğitim Müdürlüğü
bünyesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da açılmış olan EL SANATLARI KURSU, Kurs
Öğretmenleri Sündüz TEZEL ve Fatma AKTAŞ' ın yönetim
ve rehberlikleri altında başarıyla devam ediyor. Kursa katılan Çakrazşeyhler ve
Çakrazovalı bayanlar, hepsi birbirinden güzel eserler
ortaya koyuyorlar. Daha önceki yıllarda ayrı ayrı
kurs merkezlerinde çalışan kadınlar bu yıl yer yokluğu sebebiyle Şehit Ahmet
Telli İlköğretim Okulu bahçesinde okula ait bir binayı kurs merkezi olarak
beraberce kullanıyorlar.
Çakrazşeyhler Köyü' nden kursa katılan kadınlara Kurs Öğretmeni Fatma AKTAŞ;
Çakrazova Köyü' nden kursa katılan kadınlara da kurs öğretmeni Sündüz TEZEL rehberlik ediyor. Kendileri ile görüştüğümüz
bayanlar bu tip kursların kendileri için çok yararlı olduğunu belirtirken kurs
öğretmenleri de kadınların kurslara göstermiş olduğu ilgiden memnun olduklarını
ifade ettiler
23 Ocak 2009
KARNE SEVİNCİ
Yarıyıl Tatili Başladı
Öğretim kurumlarının yarıyıl tatili bugün başladı. Çakraz' da da Şehit Ahmet Telli İlköğretim Okulu öğrencileri yapılan
bir törenle karnelerini aldılar. Tören sırasında konuşma yapan Okul Müdürü
Veysel ÇİMKEOĞLU dönem sonunda başarılı olan öğrencileri kutlarken ikinci
dönemde de aynı başarılı çalışmalarına devam etmelerini istedi. Karnelerinde
kırık not olan öğrencilerin ise ikinci dönemde daha da fazla çalışarak
notlarını düzeltebileceklerini söyleyen ÇİMKEOĞLU Öğrencilere tatil boyunca bol
bol kitap okumalarını öğütledi. Daha sonra takdir
alan öğrenciler takdirnameleri verildi.Hep birlikte
okunan İstiklal Marşı'nın ardından öğrenciler evlerine dağıldılar
21 Ocak 2009
ÇAKRAZOVA KÖYÜ HALKINDAN "SAKAR
MEHMET" LAKABIYLA TANINAN MEHMET ERDEM VEFAT ETTİ
Mehmet ERDEM' in Cenazesi Bugün
İkindi Namazından Sonra Toprağa Verilecek
Uzun bir süredir rahatsız olan Çakrazova Köyü Halkından "SAKAR"
lakabıyla tanınan Mehmet ERDEM vefat etti. Mehmet Erdem! in
cenazesi bugün ikindi Namazından sonra kılınacak olan cenaze namazının ardından
toprağa verilecek. Mehmet Erdem çok uzun bir süredir hasta idi ve evinde
yatıyordu. Mehmet ERDEM' in vefatı büyük üzüntü yarattı.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Mehmet
ERDEM’ e Allah'tan rahmet diliyor, kederli
ailesi, yakınları ve dostlarına başınız sağ olsun diyoruz.
19 Ocak 2009
TAŞIMALI EĞİTİM SERVİS ŞOFÖRLERİNİN SORUNU ÇÖZÜLDÜ
Servis Ücretleri hafta Başından İtibaren Ödenecek
Geçen hafta Cuma günü İl Özel İdaresi önünde toplanarak, 5 aydır servis ücretlerini alamadıklarının iddia eden taşımalı eğitim servis şoförlerinin sorunu çözüldü.
Konu ile ilgilenen Ak Parti Bartın Milletvekili Av. Yılmaz TUNÇ, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü ile yaptığı görüşmelerin ardından ücretler Bartın’a gönderildi. Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl özel idaresi ödeme işlemlerini hafta başında gerçekleştirecek.
12 Ocak 2009
YENİ İMAM - HATİBİMİZ GÖREVE BAŞLADI
16 Aralık 2008 Tarihinde Göreve
Başlayan Muhammet GÜNEY İlahiyat Mezunu

Çakrazşeyhler Camii' nin emektar imam-Hatibi Sefer Hoca' nın emekli olmasından
sonra köyümüzün camiine İmam Hatip olarak atanan Muhammet GÜNEY görevine
başladı.
2 Şubat 1978 Kumluca doğumlu olan Muhammet GÜNEY 1995 yılında Beypazarı İmam
Hatip Lisesi' ni bitirdikten sonra 1996 yılında
Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesine girdi.2003 yılında Erciyes
Üniversitesi İlahiyat Fakültesini bitiren Muhammet Güneyi.2003 yılında
Ankara'nın Nallıhan İlçesi' nde Aşağı Kavacık
Camii imam - hatibi olarak .5 yıl boyunca görev
yaptı. GÜNEY daha sonra Çakrazşeyhler Köyü' ne tayin edilerek 16 Aralık 2008
tarihinde Çakrazşeyhler Camii İmam Hatibi olarak köyümüzde göreve başladı.
YEŞİL ÇAKRAZ OLARAK DEĞERLİ İMAM HATİBİMİZ Muhammet
GÜNEY'İN KÖYÜMÜZDE GÜZEL VE VERİMLİ HİZMETLER YAPACAĞINA İNANIYOR, HOŞ
GELDİNİZ DİYOR VE YENİ GÖREVİNDE KENDİSİNE BAŞARILAR DİLİYORUZ
11 Ocak 2009
ÇAKRAZ' DA
31 Aralık Günü Yağan Kar Kartpostal Manzaralarını
Aratmayacak Görüntüler Oluşturdu
Çakraz' da 2008 Yılı' nın son günü yağan kar
Çakraz! da inanılmaz derecede güzel görüntüler
oluşturdu. Teknik sorunlar sebebiyle o gün yayınlayamadığımız fotoğrafları şimdi
yayınlıyoruz. İşte 2008 Yılı' nın son günü Çakraz...
1 Ocak 2009
ÇAKRAZ 2009 YILI’ NI SAKİN KARŞILADI
Gecenin Tek Eğlencesi YAKAMOZ BALIK EVİ’ nde Düzenlenen
Müzikli Yılbaşı Ziyafetiydi
Geçmiş yılların aksine Çakraz 2009 Yılı’ nı sakin karşıladı. Olumsuz hava ve yok koşulları sebebiyle
otel, motel ve pansiyonlar bomboştu. Gecenin tek eğlencesi YAKAMOZ BALIKEVİ’
nde düzenlenen Yılbaşı Programı oldu. Herkes için uygun bir fiyatla sunulan
canlı müzik eşliğindeki ziyafette konuklar gönüllerince eğlendiler.
ÇAKRAZBOZ KÖYÜ HALKINDAN RIZA DURANIN KIZI HALİSE DURAN
İLE KUYUPINARI MAHALLESİNDEN MEVLUT YENİCE’ NİN ANNESİ HATİCE YENİCE VEFAT ETTİ
Halise DURAN ve Hatice YENİCE Bugün Toprağa Verildi
Yeni yılın ilk günü Çakrazboz Köyü ve aynı köye bağlı Kuyupınarı
Mahallesindeki iki üzücü olay güne damgasını vurdu. Çakrazboz köyü’ nden Rıza
DURAN2 ın kızı Halise DURAN vefat etti. Bir süredir rahatsız olan Halise DURAN’
ın vefatı Çakrazboz Köyü’ nü yasa boğdu. Halise DURAN bugün ikindi vakti
kılınan cenaze namazının ardından Çakrazboz Köyü Mezarlığında toprağa verildi.
Yine Çakrazboz Köyü’ ne bağlı Kuyupınarı Mahallesi halkından Mevlut YENİCE’ nin annesi Hatice YENİCE de vefat etti.
Yaşlı olan Hatice YENİCE’ nin cenazesi de Kuyupınarı Camiinde kılınan Cenaze
namazının ardından Kuyupınarı mezarlığında Toprağa verildi.
Yeni yılın ilk günü yaşanan bu elim olaylar halkı yaza boğdu.
YEŞİL ÇAKRAZ olarak Halise
DURAN ve Hatice YENİCE’ ye Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesi, yakınları ve dostlarına
başınız sağ olsun diyoruz.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu sayfada yayınlanmış olan resimlerin telif hakları www.yesilcakraz.com sitesine aittir. KAYNAK GÖSTERİLEREK DAHİ YAYINLANAMAZ |
|||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|