Anasayfa Genel Bilgiler Coğrafya İdari Yapı Sosyal ve Kültürel Yapı Tarih ve Mitoloji Turizm-Gezi Ulaşım-Konaklama Resimler Haberler Ziyaretçi

                               TURİZM VE GEZİ


 

TURİSTİK DEĞERLER VE TURİZM ÇEŞİTLİLİKLERİ

 

 

Çakraz isminin neyi çağrıştırdığı bilinmiyor. Fakat Çakraz dallardaki yeşili, göğün engin maviliğini, denizin uçsuz bucaksız güzelliğini, dağların denize değmesini hissetmedir. Ya da Çakraz İnce Mehmed romanını İsfendiyar Dağlarının denize değen eteklerinde yazabilmektir. Evet Çakraz sıra dağlar, sıra tepeler, minyatür bir ova, deniz ve gökyüzü demektir. Köyüstü, Topallar, Bozköy ve Düz İlit Tepeleri otantik dokunun baki noktalarını oluşturur. Tepelerin ve arazinin yarısı kızıl, diğer yarısı da kahve rengini sunar. Dokuz köy bir benek misali ovada, bayırda, tepelerde konuşlanmış ve gizemlerle doludur. Kızılca Yokuş çamurlarının inatçılığını, oradan geçenler bilir. O inatçı çamurlar “Çakraz çökelez arabası göveles” söylemini üretmiştir. Karadeniz’e gelenler çok iyi bilirler ki, kıyılardaki kumsallar kendilerini gizlerler. Arabaların geçtiği yollardan görünmezler. Ama aşağılara yürünürse önce evlerin damlarındaki kırmızı kiremitler ve sonrada kumsallar ortaya çıkar. Aynı Çakraz ve Delikli Şile kumsallarında olduğu gibi. 

 

Hele Çakraz plajı bütün sıcaklığıyla bedenleri sarmak ister. 1960 yılından bu yana İsveçli, Finlandiyalı, Belçikalıları sardığı gibi. Aynı plaj Osmanlılardan 20. yy.ın ilk yarısına kadar sürtme sandalların, çektirmelerin ve salapuryaların imal yeriydi. Mitolojideki yunusların, sebebiyet verdiği yıldızın ismiyle de zaman zaman anılmıştır. Yani Şimal Yıldızı. Şimal Yıldızı’ndaki Karadeniz kara değil, ya mavi, ya yeşil yada turkuvaz renklidir. Kara kısmı ak ve kahverengine bürünmüş. Bazı kısımlarına yeşille sürme çekilmiş. Erik, elma ve armut çiçekleri bembeyaz bir gelinlik gibi ağaçlarını örter. Serçe, çekirge ve Ağustos böceği sesleri ortalığı doldurur. Bülbüller en güzel şarkılarını sanki Çakraz için söylerler. Anlatılanlar yaza ait görüntüler. Ya sonbahar! Hem şölen, hem de hüzün sunar. Sabahları ay, sararmış ağaçlara. Selam vererek gökyüzüne çekilir. Sular üzerinde hep yaprak taşır. Su için yaprak bir yük değil, yitirilen bir dosttur.  

Grup vaktini ise söylemek gerçekten zor. İlk önce Bozköy’ün koyu gölgesi Şeyhlere ve Ovaya düşer. Göğün maviliği, turkuvaz suların rengi usulca sarıya çalar. Güneş adeta kızıl bir top olur. Delikli Şile ve Ali Obası ağır ağır hüzne boğulur.  

 

Başka bir romantik görünüm ise yağmur ve sistir. Sis kış ve baharların esrarlı tezahürüdür. Beyaz bir tül gibi denizden gelir ve ovayı örter. Bakı noktaları o sisin üzerine abanarak göğe yükselirler. Bu manzaralar görenlere hep tiryakilik vermiştir. Onun için Çakraz, 1960 yılından bu tarafa Karadeniz’in küçük bir turizm köşesidir.       

 

 

DOĞA YÜRÜYÜŞÜ SEÇENEKLERİ

 

Otellerin yoğun olduğu Çakraz Körfezi ile Delikli Şileden başlamak üzere dağlara doğru bir çok trekking rotası bulmak mümkündür. Örneğin; 

 

Çakraz, Delikli Şile, Kemen Tepesi ve Göçgüne doğru bir parkurdur. Ortalama 2 saatlik bir zaman alır (Sadece gidiş). 

 

Çakraz, Kızılca yokuşu. Ali Obası ve İncivez Köyü ikinci bir parkur. Ortalama 3 saatlik bir zaman dilimini içerir (Sadece gidiş). 

 

Çakraz, Bozköy Virajı, Kuyupınar ve Gürcüoluk Mağarası parkurunda 2,5 saatlik bir zaman kullanılır (Sadece gidiş). Trekking için patika yolları bilen Çakrazlı yerel rehberler tırmanmayı zevkli hale getirecektir.

OVAKÖY PARKURU

 Daha kısa doğa yürüyüşleri için de şunlar önerilebilir:Çakrazova köyünün içinden geçilerek doğu yönünde Akkonak yoluna çıkılır ve oradan yürüyerek Akkonak köyü sahiline inilebilir ve aynı yoldan geriye dönülebilir.Gidiş dönüş ortalama 2 saat sürebilir.Daha kısa süreli bir seçenek de anılan yol takip edilerek Akkonak yoluna çıkıldıktan sonra aynı yolu izleyerek geri dönmektir. Bu durumda normal bir yürüyüşle bu gidiş - dönüş olarak yaklaşık 45 dakikalık bir zamanınızı alır. Özellikle sabah yürüyüşü yapmak isteyenler için tavsiye edilebilecek bir yürüyüş seçneğidir.Yürüyüşün sonunda Çakraz'a döndüğünüzde küçük simitçi fırınından çıkan sıcacık simitleri sahildeki çay bahçelerinde yeni demlenmiş çayla birlikte yudumlayarak masmavi denizi seyretmek tadına doyum olmayan bir mutluluktur.

         
         

 

 

ŞEYHLER SIRTI - BOZKÖY PARKURU

 

 

                   

 

Yine, ister sağlık ocağının arkasındaki biraz dik olan patikadan tırmanıp batıdaki tepelere çıkılarak ileri ve sonra da sola doğru dönen patikayı takip ederek Çakrazşeyhler köyünün içine inilerek sahile gelinebilir.Ya da bu yolun tersine Çakraz şeyhler köyü içinden yolu takip edip  kuzeye doğru yönelerek tepelerden ilerlenir ve sağlık ocağının arkasındaki patikadan caminin önüne inilebilir. Bu yarım saatlik bir yürüyüştür.  Aynı güzergahta bir başka seçenek de tepelere çıktıktan sonra batıya doğru ilerlenerek Bozköyaltı plajına inilip,oradan da plaj yolu izlenerek asfalta çıkılıp Çakraz'a dönülebilir. Bu bir veya bir buçuk saatlik saatlik bir yoldur. Bu gezinti sırasında tepelerden Çakraz ve çevresini kuşbakışı olarak görmek mümkündür.Görülecek manzaralar bir ömür boyu hafızalardan çıkmayacak kadar etkileyicidir.

           

 

 

saklı cennetLER

GÖÇEBE KÖYÜ değirmen parkuru

Bir başka yürüyüş parkuru da şudur: Şenyurt köyünden Topallar köyüne çıkılıp oradan Topallar'ın Küçükören mahallesinin alt tarafındaki yamaçtan vadiye inilip, ağaç bir köprü üzerinden dere geçildikten sonra,orman yolundan davam edilip, Şenyurt Köyünün göçebe mahallesi içinden geçilir ve Çakraz'a dönülür.Bu yürüyüş normal olarak dört saatlik bir zaman alır.Ama, nefis dağ ve orman havasını içinize çekerek, zaman zaman ağaç dallarından oluşan yemyeşil bir tünelin içinden geçerek yürürsünüz.Yürüyüş  sırasında, yol kenarlarındaki,böğürtlen, kızılcık ve daha birçok meyve ağaçlarının  dallarından meyve toplarsınız.Normal yürüyüşle gidiş dönüş ortalama 4 saat sürmektedir. Aynı parkurda, daha kısa ve daha az yorucu bir yürüyüş için de Topallar köyüne çıkışı iptal ederek, Göçebe köyü tarafından Çakraz çevresindeki gizli cennete ulaşmanız mümkündür.yürüyüşün sonunda sizi eski bir değirmen karşılayacak ve bir de minik bir şelale...

DİĞER RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ

 

             

 

YÖRÜK KÖYÜ PARKURU

    Yörük köyü, Çakraz' ın 3 - 4 km batısında, sık ağaçlarla kaplı bir tepenin güneye bakan yamaçlarında kurulmuş, muhteşem bir doğaya sahip 7 - 8 hanelik bir köydür.Tepenin yamacına neredeyse tek sıra dizilmiş 7 - veya 8 ev ağaçların arasında adeta kaybolmuştur. Yazın Çakraz' ın sıcağından uzaklaşıp da nefis bir dağ ve orman havasını içinize çekmek, şahane dağ manzaralarını doyumsuz güzelliklerini seyretmek isterseniz, Yörük Köyü sizin için  mükemmel bir seçenek oluşturur. Yörük Köyü'ne ulaşmak için iki seçenek önerilebilir. Muhteşem dağ ve orman manzaralarını seyrederek, güzel bir doğa yürüyüşü yapmak istiyorsanız, size tavsiye edeceğimiz yol şudur: Çakraz içinden Ovaköy' e doğru yürüyün. Ovaköy' ün içinden geçerek doğuya doğru ilerleyip,  bir süre düz bir yoldan yürüdükten sonra eğimli bir patikadan ilerleyerek, Akkonak yoluna çıkın. Yola çıktığınız yerden karşıya geçtiğinizde, yolun karşı kıyısında, önünüze bir başka patika çıkacaktır. Bu patikaya girdiğinizde, yol boyunca ağaçların sizi kucakladığı 5 dakikalık  bir yürüyüşten sonra Yörük Köyü  yoluna çıkacaksınız. Buradan yarım saatlik bir yürüyüşle Yörük Köyü'ne varacaksınız. Göreceğiniz manzara sizi kendisine hayran bırakacaktır. Bu yürüyüşü, sabahın erken saatlerine getirirseniz, doğu tarafından güneşin yükselirken dağlarda oluşturduğu muhteşem manzara karşısında küçük dilinizi yutabilirsiniz.

Yörük köyü'ne otomobille de ulaşabilirsiniz. Çakraz' dan Kurucaşile yönüne doğru çıkıp,3 km ilerledikten sonra,  Akkonak yol ayrımını geride bırakıp bir kaç yüz metre ileriden sağa doğru döndüğünüzde Yörük köyü yoluna giriyorsunuz. Yol çakılla kaplı  bir köy yolu olup otomobil ve diğer araçların gitmesi için uygun  özelliktedir.Bu yolu takip ederek birkaç dakika içinde Yörük Köyüne varabilirsiniz. Özellikle  arabası olup da öğlen sıcağından bunalıp serin bir dağ ve orman havası almak isteyenler için, öğle saatlerinde tavsiye edilen seçenek budur.

Unutmadan söyleyelim: Giderken piknik malzemelerinizi ve mangalınızı da yanınıza almayı unutmayın

İster yürüyerek olsun, ister otomobille; akşama doğru dönüş başladığında da bu sefer sizi, yüksek tepelerden Çakraz üzerinde güneşin batışı beklemektedir. Güneşin önce tepelerin ardına geçip daha sonra denizin üzerinde alçalışını seyrederken, kendinizi bambaşka bir dünyadaymış gibi hissedeceksiniz.

Fazla söze ne hacet var?.. İşte resimler... Tıklayın ve kelimelerin tarif etmekte aciz kaldığı bu güzellikleri kendiniz görün.

 

Yörük Köyü yolundan Çakraz' ın görünüşü

Yörük Köyü'nden bir görünüş

Yörük Köyü'nde bir ev

Yörük Köyü yolunda güneşin doğuşu

Yörük Köyü yolunda güneşin doğuşu

Yörük Köyü yolunda güneşin doğuşu

Yörük Köyü yolunda güneşin batışı

Yörük Köyü yolundan Çakraz üzerinde güneşin batışı

 

 

 

 

EFSANEVİ AĞAÇ:

DEDE MEŞESİ

 

   

Dede Meşesi, Çakraz ve çevresindeki en ilginç doğa ve kültür varlığıdır. Çakraz' ın doğusunda, Ova köyün yakınındaki bir tepede tek ağaçtır. Bu ağaç çok yaşlı bir meşe ağacıdır. Çok uzun yıllar önce, ağaca düşen bir yıldırım sonucunda, ağacın gövdesi oyulmuş ve sadece kalın bir kabuk kalmıştır. Fakat ağaç kurumamış ve bu kabuktaki dallardan sürgün vererek varlığını sürdürmüştür. Çevre insanları tarafından bazı kutsal özellikler yakıştırılan bu ağaç, yakın yıllara kadar dilek ağacı olarak kabul edilmiş ve dallarına tel , mendil, renkli kumaşlar bağlanmıştır. Buraya dilek dilemek için gelenlerin dileklerinin kabul edildiğine dair inançlar vardır.Eski yıllarda, köylerdeki yağmur duaları için Dede Meşesi' ne gidilir ve burada yağmur duası yapılırmış. Köyün yaşlılarından, İbrahim TEZEL, böyle bir yağmur duası için Dede Meşesi' ne gittiklerinde, yağmur duasının bitiminde hemen sonra, daha yamaçlardan aşağı inmeye başladıkları anda, gökten bardaktan boşanırcasına bir yağmurun başladığını anlatıyor.

Hem bu ilginç ağacı görmek, hem de bir doğa yürüyüşü yapmak ve Çakraz  çevresinin muhteşem doğal güzelliğini bu tepeden seyretmek çok güzel ve dinlendiricidir. Buraya ulaşmak için iki veya üç alternatif yürüyüş seçeneği vardır. Bunlardan birincisi, Çakraz' dan ova köyüne yürüyüp, Ova köyün içinden geçerek yüz metre kadar ilerledikten sonra GÜRPINAR ailesinin eski evlerinin bahçesinden geçilip, nispeten dik bir patikadan Dede Meşesi'ne ulaşılabilir. İkinci seçenek de, biraz daha ilerlenerek, yol kenarından tepenin güney yamacından çıkmaktır. Bu yol daha az engellidir. Fakat fazla dik değildir. Üçüncü ve en uygun seçenek ise, Ova köy çıkışından itibaren yolu takip ederek, Akkonak asfaltına çıkıp, nispeten daha az eğimli ve yorucu olmayan sırtlardaki patikalardan ilerlenerek Dede Meşesi' ne varılabilir. Bu seçenek en iyisidir.Akkonak yoluna erişinceye kadar,  yol boyunca muhteşem doğa güzelliklerinin içinden yol alınır.

             
 

Dede Meşesi'ne değişik zamanlarda yapılan doğa yürüyüşlerinden bazı görüntüler

 
         

 

ÇAKRAZ-KÜÇÜKÖREN-KUYUPINARI-BOZKÖY PARKURU

 

Çakraz’ dan yola çıkılarak topallar köyüne ve oradan köy yolu takip edilerek Küçükören Köyü üzerinden Kuyupınar’ a ve yine köy yolu takip edilerek Bozköy’ e çıkılır ve bu yoldan Çakraz’a dönülebilir. Yaklaşık olarak 4 saat sürecek olan bu yolculuk sırasında sık ormanlık alanlardan oluşan yemyeşil bir dünyadan Çakraz ovasını kuş bakışı seyretmek mümkündür.

KARACAKAYA PARKURU

 

 

 

 

 

Araçla Akkonak Köyü’ ne varılıp burada araçlar bırakıldıktan sonra Akkonak Köyü’ nün doğu yönünde çıkışından itibaren yol takip edilerek 1 saatlik bir yürüyüşten sonra kuzeye dönülür. Buradan daha sonra batıya doğru 2 saatlik bir yürüyüş sonunda tekrar güney yönüne dönülerek 1 saat süreyle ilerlenir ve tepenin Akkonak köyüne bakan yamacından Akkonak Köyü’ ne inilir.

Ortalama 3 ila 4 saatlik bir parkurdur. Bu yürüyüş sırasında kuzeye dönüldüğünde sağ tarafta Avara – Göçgün düzlüğü ve çevresindeki köyler bütün güzellikleriyle sanki bir uçaktan görünüyormuşçasına gözlerinizin önüne serilir. Parkur Akkonak köyü çıkışından itibaren çok yumuşak bir eğimle yükselir ve yükseldiğinizin farkına varmazsınız. Yol stabilize bir orman yoludur. Düzgündür ve yürüme zorluğu yoktur. Kuzeyden batıya dönülen noktadan itibaren bu kez de deniz görüş alanınıza girer. Batı yönünden güneye dönüldüğünde ise bir süre sonra Karacakaya hizasına gelirsiniz. Karacakaya’nın bu çalışmanın mitoloji bölümünde detaylarıyla anlatılan ilginç bir efsanesi de vardır. Bu noktadan itibaren ise Akkonak kıyıları ve ünlü Delikli Kaya bütün ihtişamıyla ayaklarınızın altına serilir. Aynı noktada batı yönüne baktığınızda da Amasra’ yı da görürsünüz. Yamaçtan aşağıya inen patikadan da Akkonak köyü bütünüyle ayaklarınızın altındadır. 

 

KUYUPINARI-ORMANİÇİ-KÜÇÜKÖREN PARKURU

Bu parkur da Çakrazboz Köyü Kuyupınarı Mahallesi’ nin doğu yönüne doğru Topallar Köyü çıkışından başlar. Kuyupınarı köyü’ nün topallar yönünde çıkışından itibaren yaklaşık 100 metre sonra topallar yönüne girmeden sağdaki orman yoluna sapılarak orman içinden ilerlenir. Orman içindeki geniş patikadan yaklaşık 3 – 4 saatlik ve rahat bir yürüyüşle Topallar Köyü’nün Küçükören Mahallesi’ nin batı tarafında ve tahminen 50 – 60 metre berisindeki orman yolu çıkışından ana yola çıkılır. Buradan istenirse Küçükören Mahallesinin içinden geçilerek kuzeye bakan yamaçtaki patikadan şelalelerin bulunduğu Mangır’ın Değirmeni denilen yere inilir. Buradan da yine orman yolu takip edilerek Şenyurt Köyü Göçebe Mahallesi üzerinden geçilerek Çakraz’ a dönülebilir. Bu şekilde Kuyupınarı’  ndan başlayarak toplam yolculuk 5 – 6 saati bulur. Bu yolculuğu ilginç hale getiren şeylerden biri dış dünyadan tamamen koparak sadece ormanın birbirinden güzel manzaraları içinde, tertemiz havayı teneffüs ederek yürümek ve yolculuğun son etabı olan Küçükören Mahallesi’nden Çakraz ovasını uçaktan bakarmışçasına seyretmek…

 

DEĞİRMENDERESİ VE YAZILIGÖKÇEAĞAÇ PARKURU

 

 

 

          

        

 

 

 

    

         

   Çakraz ve çevresindeki en muhteşem yürüyüş parkurunu bu olduğunu söylemek abartı sayılmaz. Çünkü hem zorlu bir parkurdur. Hem de çevredeki orman varlığının en muhteşem ve etkileyici manzaralarını içinde barındırır. Buna ek olarak muhtemelen yörenin en eski yerleşim yerlerinden birini barındırması dolayısı ile metruk bir kilise kalıntısının ayakta kalan temelleri ve yıkılmış ve defineciler tarafından tahrip edilmiş alçak duvarlarını da görmek ilgi çekici olabilir.

 

Bu parkur gidiş ve dönüş olarak ortalama 6 saatlik bir yoldur. Topallar Köyü’ ne araçla çıkıldıktan sonra araçlar köyde bırakılıp köyün doğu tarafından ilerlenir. Bir süre sonra güneye dönülür ve bir orman yolu takip edilir. Bu orman yolu bir süre sonra doğuya doğru döndüğünüzde sizi Kıranköy mevkii denilen bir düzlüğe ulaştırır. Bu düzlükten yine doğu yönünde orman yolunu takip edilerek sonra tekrar güneye dönülür. Bir süre sonra da bir yol ayrımına gelinir. Bu yol ayrımından sola sapılarak Aliobası Köyü’ nün üstündeki ham yolda ilerlenir ve ormana girilir. İnişli çıkışlı ve sık bitki örtüsüyle kaplı bu orman yolunun girişinden itibaren yaklaşık 45 dakikalık zorlu bir yürüyüşten sonra Yazılıgökçeağaç mevkiine varılır. Yolun bu kısmının en büyük zorluğu sık bir bitki örtüsü ile kaplı olmasıdır. Adeta Amazon ormanlarını andıran bir görüntüsü vardır. Değirmenderesi ve Yazılıgökçeağaç bölgesi yükseklikleri 20 metreyi bulan ağaçlarla kaplıdır. Ağaçlar daha çok kayın ve gürgen ağaçlarıdır. Bu orman örtüsünün altında gökyüzü zor görülür. Böyle bir orman manzarası sadece kartpostallarda görülebilecek bir orman manzarasıdır.

 

 

DENİZ TURİZMİ 

Deniz turizmi Haziran’da başlayıp Ekim’in sonuna kadar sürer. Bozköyaltı, Çakraz ve Delikli Şile plajları her türlü gereksinimi karşılayabilecek donatılara sahiptir.  

 

Çakraz sahili ve kumsaldan görünüşler

 

  

Bozköyaltı plajı ve kumsalından görünüşler

 

YAYLA TURİZMİ

 

 

Yazılı Gökçeağaç ve Gürcüoluk Dağlarının içinde bulunan boşluklar; çobanların, yöre halkının yayla havasını teneffüs ettikleri alanlardır. 

 

MAĞARA TURİZMİ

      

   

Çakraz ve yöresi karbonatlı kayaçların yoğun olduğu bir yer olarak dikkati çeker. Bu jeolojik yapı mağara oluşumunu kolaylaştırmıştır.

Çakraz bölgesinde bilinen ve tanınan tek mağara Gürcüoluk Mağarasıdır.  Ancak bu mağaradan başka Ovacık köyü ile Kuyupınarı arasındaki arazide yerleri sadece bazı köylüler tarafından bilinen birkaç mağara daha bulunmaktadır.

2008 yılı yaz ayında bu mağaralardan biri olan Ovacık Mağarası ünlü bilim adamı Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Okan TÜYSÜZ başkanlığında, içinde yabancı mağara uzmanların da bulunduğu bir ekip tarafından incelenmiştir. Mağaranın çok derin ve güzel olduğu belirtilmiştir.

 

GÜRCÜOLUK MAĞARASI

 

Gelişimini tamamlamış, ancak iç şekillenmesi devam eden Gürcüoluk Mağarası; görünümleri son derece güzel ve ilginç sarkıt, dikit, sütun, makarna sarkıtları, duvar ve perde damlataşları ile bezeli rengârenk bir dünyadır.
            Gerek ulaşım kolaylığı ve doğal çevrenin güzelliği; gerekse renkleri gri, krem ve bej arasında değişen rengârenk damlataşları ve fiziki özellikler; mağarayı çekici kılmaktadır.
                                                                                                 Coğrafi Konum ve Ulaşım
            Gürcüoluk mağarası Bartın’a bağlı Amasra’nın yaklaşık 10 km güneydoğusunda, geniş bir karstik platonun üzerinde bulunan Gölleryazı mevkiinde, Makaracı köyünün 2 km doğusundaki iki büyük dolini birbirinden ayıran bir sırtın kenarında yer alır. Mağaraya birkaç yoldan ulaşılabilir. Bunlardan birincisi: Amasra-Çakraz (Bartın-Sinop) karayolu üzerinde bulunan İnpiri – Makaracı sapağından girilip yol takip edilerek mağaraya varılabilir..

            Başka bir ulaşım yolu da Karakaçak köyünün Ovacık mahallesindedir. Çakraz-Bozköy virajından güneye dönen yolu takiben, Karakaçak köyünün Konuklar mahallesini geçtikten sonra, Ovacık mahallesi üzerinden yine güneye doğru, bazen orman içi, bazen de patika yollarda 3–4 km. yürümek gerekmektedir

Gürcüoluk mağarası Bartın’a bağlı Amasra’nın yaklaşık 10 km güneydoğusunda, geniş bir karstik platonun üzerinde bulunan Gölleryazı mevkiinde, Makaracı köyünün 2 km doğusundaki iki büyük dolini birbirinden ayıran bir sırtın kenarında yer alır.

                                                                                                                             
Özellikler
            Toplam uzunluğu 169 metre girişe göre en derin noktası -5 metre olan Gürcüoluk mağarası yatay olarak gelişmiş geçit konumlu fosil bir mağaradır. Mağara tek bir galeriden oluşmuştur ancak damlataşı sütunları mağarayı çok sayıda salon ve odacığa ayırmıştır. Genişliği 2–2,5 metre, yüksekliği 1–7 metre arasında değişen mağaranın içi, görünümleri son derece güzel sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları ile kaplıdır. Ayrıca tabanında, özellikle doğu giriş galerisinde kalın bir erime ve birikim toprağı vardır

            Gürcüoluk Mağarası, üçgen şeklindeki ana girişten sonra, 2-3 m. yüksekliğinde, 3-4 m. genişliğinde ve 4-5 m. uzunluğunda meyilli bir ara oda çevresindeki yaklaşık 15-20 odadan oluşmaktadır. İlk oda takriben 6 x 7 m. ölçülerinde, dikit ve sarkıtlarıyla rengârenk bir dünyadır. Burasının doğu, kuzey ve kuzeydoğu yönlerinde yer alan irili ufaklı odalarda yine dikit ve sarkıtlarla bezenmiştir. Bu odalardan birinden üst kattaki odalara geçilebildiği gibi, bir diğerinden ancak bir insanın sığabileceği büyüklükteki bir dehlizle yeryüzüne çıkmak mümkündür. Odalar dar dehlizlerle birbirine bağlanmıştır
.           Bu topraklar büyük ölçüde fosilleşmiştir. Gelişimini tamamlamış ancak, mağara içi şekillenmesi devam eden Gürcüoluk mağarası gerek görünümleri son derece güzel damlataşları gerekse kolay ulaşım imkanı ve güzel doğal bir çevreye sahip olması nedeniyle cazibesini korumaktadır.Mağarada sıcaklık hayli düşük olup, gezi sırasında solunum güçlüğü çekilmesi, karbondioksit miktarının fazlalığından kaynaklanmakta, bu özelliği ile de astım hastalarının şifa aradığı mağaralardan birisi olabileceği düşünülmektedir.

 

OVACIK MAĞARASI

        

     

               Ovacık köyünün doğusunda bulunan bu mağara ile ilgili olarak ünlü bilim adamı ve Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Başkanı  Prof. Dr. Okan TÜYSÜZ başkanlığında yerli ve yabancı mağara uzmanlarından oluşan bir grup tarafından 28–29 Ağustos 2008 tarihlerinde bir keşif çalışması yapılmıştır

            Prof. Dr. Okan TÜYSÜZ’ den almış olduğumuz  bilgilere göre küçük bir mağara ve içinde sarkıt ve dikitler halen oluşmaya devam ediyor. Yani bilimsel terminolojide AKTİF MAĞARA olarak tanımlanan mağara türüne giriyor.

            Ovacık köyü’ nün içinden geçilerek köyün doğu yönündeki çıkışından yarım saatlik bir yürüyüşten sonra mağaranın girişine varılıyor.

            Mağaranın giriş de çok ilginçtir. Bir kayanın içinde yaklaşık iki metre genişliğinde ve 2 veya 3metre derinliğinde küçük bir kuyu vardır ve bunun dibinden küçük bir giriş yeri görülür. Bu girişten sonra 90 derecelik dik bir eğimle 12 – 13 metrelik bir yükseklikten tabana varılır. Dar bir girişten içeri 90 derece dik ve 12- 13 metre derinlikle iniliyor ve daha sonra galerilere varılıyor. Mağara muhteşem sarkıt ve dikitleri barındırıyor. İlginç kireç taşı oluşumları var.

            Kendisiyle görüştüğümüz Prof. Dr. Okan TÜYSÜZ, mağaranın küçük ama çok güzel bir mağara olduğunu ve dikkatle korunması gerektiğini söyledi.

 

Mağara araştırma kurum ve grupları ile temasa geçilerek bu bilinen mağaraların incelenmesi, şu ana kadar bulunamamış olanların bulunması ve turizmin hizmetine verilmesi Çakraz’ın turizm açısından gelişmesine çok büyük ve önemli bir katkı yapacaktır.

 

 

KAMP-KARAVAN TURİZMİ

 

Bozköyaltı, Çakraz plajı ve Delikli Şile’nin egzotik doğasında Kamp ve Karavan için uygun alanlar bulunmaktadır. 

 

AV TURİZMİ

 

Çakraz, av ve yaban hayatına sahip bir bölgedir. Mevsimine göre bıldırcın, çulluk, tavşan ve çok miktarda yaban domuzu gibi av hayvanları bulmak mümkündür.Çakraz’da bazı yanlış avlanmalar neticesinde yaban domuzunun sayısı hızla artmıştır. Köylerin çoğu bu hayvandan muzdariptir. Bartın Valiliğinin Yaban Domuzu avı konusundaki başvurusu Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğünce uygun görülmüştür. “A” ve “B” grubu Seyahat Acenteleri bu konudaki yabancı turistleri, organizasyonlarına dahil edebilirler. 

 

SUALTI DALIŞ

 

Deniz Salyangozu avcıları, Çakraz plajının 1,5 mil açıkları ile Karacakaya önlerinde batık gemilerin bulunduğunu ifade etmektedirler. 

 

YAMAÇ PARAŞÜTÜ

               

 Türkiye’de revaçta olan yamaç paraşütünü Çakraz’da icra etmek mümkündür. Bozköy Tepesi ile Delikli Şile yakınındaki Köyüstü Tepesinin atlama için uygun noktalar olduğu tahmin edilmektedir. 2009 yılı Ağustos ayı içinde THK İzmir Şubesi’nden gelen yamaç paraşütçüleri iki gün boyunca Çakraz ve çevresindeki bazı mevkilerden çeşitli atlayışlar gerçekleştirmişlerdir. Yamaç paraşütçülerinin atlayış yaptığı yerler şunlardır:

1.      Çakrazboz Köyü nün güneyinde şu anda baz istasyonunun olduğu tepe

2.      Çakrazboz Köyü plajının falezi

3.      Cakraz sahilinin batı tarafındaki denize bakan yamaç

 

 

 

RÜZGAR SÖRFÜ

 

Bozköyaltı, Çakraz ve Delikli Şile’de sörf yapmak mümkündür. Sörfçüler için yarımadaların denize uzanışı ile denizlerin de karaya sığınmasını, otantik dokuyu birde denizden görme fırsatı doğar. 

                                                                                                                              DENİZ MOTORU

    

 

Çakraz, Delikli Şile’de bir çok sandal ve deniz motoru bulunmaktadır. Buralardan kiralık motorlarla; 

 

Çakraz- Değirmenağzı- AMASRA-Tavşan Adası-Katır izine kadar olan mesafe 1,5 saatte gidilmektedir. 

 

Çakraz- Delikli Şile- Göçgün- Gökyar- ÇambuTekkeönü- Kurucaşile rotasına 2 saatte gidilmektedir. 

ÖNEMLİ UYARI

Sitemizde yayınlanmakta olan tüm haber, bilgi ve resimler aksi belirtilmedikçe  ticari amaçla  kullanılmamak şartıyla, izin alınarak ve kaynak belirtilerek kullanılabilir

 

 

TEŞEKKÜR

Bu sayfada yer alan mitoloji ile ilgili bilgiler Bartın İl Turizm Müdür Vekili sayın İsmail AKTAŞ'ın Çakraz' la ilgili bir çalışmasından derlenmiştir.Bu sebeple kendisine teşekkür ederiz.